İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/31587 GEÇ CEVAPLANDI · 124 GÜN

Kars ilinde şap hastalığı ile mücadeleye ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 124 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından Anayasa'nın 98. ve içtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını rica ederim.

Gülüstan KILIÇ KOÇYİĞİT Kars Milletvekili

Kars ve çevresinde son haftalarda yaygınlaşan SAT-I serotipli şap hastalığı, bölge hayvancılığı açısından ciddi bir krize yol açmıştır. Büyükbaş hayvanlarda görülen yüksek bulaşıcılık oranı ve artan hayvan ölümleri, bu alanda yürütülen kamu politikalarının etkinliğini sorgulatmaktadır. Bölge halkı, hayvanlarına aşı uygulandığı halde hastalığın önlenemediğini, hatta bazı durumlarda aşı sonrası vakalarda artış gözlemlendiğini ifade etmektedir. Bu durum, kullanılan aşıların etkililiği ve güvenilirliğinin sorgulanması başta olmak üzere, aşı politikalarının bütünlüklü biçimde gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sahada uygulanan aşıların hangi süreçlerle denetlendiği, bu aşıların üretim ve ithalat aşamasındaki onay mekanizmaları ve etkilerine dair veriler kamuoyuyla açık bir şekilde paylaşılmamaktadır. Bu şeffaflık eksikliği, üreticilerde güvensizlik yaratmakta ve sahadaki gözlemlerle bakanlığın açıklamaları arasında ciddi bir uyumsuzluk doğurmaktadır.

Ayrıca, aşı uygulaması zorunlu tutulmakta ve aşı yaptırmayan hayvan sahipleri buzağı desteklemelerinden mahrum bırakılmaktadır. Desteklemelerin salgın hastalıkla mücadelede bir teşvik unsuru olarak değil, cezalandırma aracına dönüştürülmesi, üreticiyi daha da kırılgan bir sayi: im |V8 yo varana 91987 duruma itmektedir. Bu uygulamanın gerekçeleri, bilimsel temeli ve saha verileriyle ne ölçüde örtüştüğü kamuoyuna en hızlı şekilde açıklanmalıdır.

Öte yandan, hastalığın ithal hayvanlar aracılığıyla yayılmış olabileceğine dair şüpheler de gündemdedir. Son yıllarda artan hayvan ithalatı kapsamında ülkeye giriş yapan hayvanlara hangi testlerin uygulandığı, şap hastalığına ilişkin özel bir denetim sürecinin olup olmadığı, bölgedeki salgınla ithalat politikaları arasında doğrudan veya dolaylı bir ilişki bulunup bulunmadığı derinlemesine araştırılmalıdır.

Hastalığın yayılma hızı ve etkisi, yalnızca hayvan sağlığını değil, doğrudan halk sağlığını riske atmakta ve bölge halkının geçim kaynaklarını da tehdit etmektedir. Tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan üreticiler, hayvan kayıplarına karşı destek ve telafi mekanizmalarının yetersizliğinden şikâyetçidir. Bugüne dek hayvanlarını kaybeden yurttaşlara ne ölçüde destek sağlandığı, zararlarının tazmini için ne tür adımlar atıldığı konusunda kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapılmamıştır.

Şap hastalığı gibi hızla yayılan bir salgın karşısında alınması gereken yapısal ve idari önlemlerin yeterince uygulanmadığı görülmektedir. Hayvan hareketliliğinin denetlenmesi, karantina uygulamalarının artırılması, toplu dezenfeksiyon gibi temel halk sağlığı önlemlerinin sahada yeterince karşılık bulup bulmadığı net değildir.

Bu bağlamda;

I. SAT-I serotipine karşı kullanılan mevcut şap aşısının etkinliği bilimsel olarak test edilmiş midir? Bu aşılar hangi kurumlar tarafından üretilmiş, denetlenmiş ve ruhsatlandırılmıştır?

SORULAR

  1. Kars ve çevresinde, aşı uygulanmış olmasına rağmen şap hastalığı nedeniyle ölen hayvan sayısı kaçtır? Aşıya rağmen ölümlerin devam etme sebeplerine ilişkin Bakanlığınızın elinde herhangi bir saha araştırması veya bilimsel değerlendirme var mıdır? 3. Şap aşısı neden zorunlu tutulmaktadır?

  2. Aşısı yapılmamış buzağılara buzağı destekleme ödemesi yapılmamasının gerekçesi nedir? Bu şartlandırmanın, aşıya erişimi olmayan ya da aşının etkinliğinden şüphe duyan üreticileri cezalandırmaya dönüştüğünü düşünenlere karşı cevabınız nedir?

    Sahadan gelen bilgiler, aşı yapılmış hayvanlarda hastalığın daha yaygın görüldüğünü, aşısız hayvanlarda ise daha az görüldüğünü belirtmektedir. Bakanlığınız bu gözlemleri doğrulayan ya da yalanlayan herhangi bir bilimsel rapor yayınlamış mıdır? Tarım İl

    Müdürlüklerinden bu konuda düzenli veri toplanmakta mıdır?

  3. Kars ilinde şu ana kadar SAT-I serotipi nedeniyle kaybedilen büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı kaçtır? Bu kayıpların ekonomik karşılığı tespit edilmiş midir? Hayvanlarını kaybeden üreticilere zararlarının tazmini için bir planlama yapılmakta mıdır?

  4. SAT-I serotipli şap virüsünün Türkiye'ye ithal edilen hayvanlar aracılığıyla gelmiş olabileceği yönünde iddialar bulunmaktadır. İthal edilen hayvanlara hangi hastalık testleri yapılmaktadır? SAT-I serotipine özgü testler yapılmış mıdır? İthal hayvan kaynaklı bulaşı riski değerlendirilmiş midir?

  5. Şap hastalığının çok hızlı yayılmasının nedenleri nelerdir? Ortak sulama alanları, hayvan pazarları ve kontrolsüz hayvan hareketliliği bu yayılımda etkili olmuş mudur? Bakanlığınız bu konuda yeterli bilimsel bilgiye sahip midir?

  6. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın karantina, dezenfeksiyon, hayvan hareketlerinin kısıtlanması, ortak kullanım alanlarının kontrolü gibi önleyici uygulamaları Kars özelinde nasıl yürütülmektedir? Bu uygulamalar sahada ne sıklıkla denetlenmektedir?

  7. Şap hastalığı zoonotik karakter taşıyan, yani hayvandan insana geçebilen bir hastalık olup, özellikle bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler için tehdit oluşturmaktadır. Bu kapsamda, Sağlık Bakanlığı ile birlikte halk sağlığını korumaya yönelik bir eşgüdüm mekanizması kurulmuş mudur? Risk gruplarına yönelik uyarı ve bilgilendirme çalışmaları yapılmakta mıdır?

  8. Kars bölgesinde şap hastalığına bağlı olarak toplu hayvan ölümleri yaşanmakta mıdır? Eğer yaşanıyorsa bu ölümler kaç farklı işletmede, kaç hayvanı kapsayacak düzeydedir?

    Veteriner Hekimler Odaları, üretici birlikleri ve sahadaki bağımsız uzmanlarla birlikte yürütülen ortak bir kriz yönetimi çalışması yapılmakta mıdır? Bu kurumların görüşleri

    Bakanlık politikalarına ne düzeyde yansıtılmaktadır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·

Şap hastalığı, ülkemizin coğrafi konumu nedeniyle endemik olarak seyreden ihbarı mecburi hayvan hastalıkları arasında yer almaktadır. Hastalıkla mücadele kapsamında gerekli tüm iş ve işlemler Bakanlığımızın ilgili birimlerince hassasiyetle yürütülmektedir.

2025 yılında ortaya çıkan şap hastalığında gözlenen vaka artışlarının temel nedeni, hastalığa yol açan şap virüsünün yeni bir serotipinin (SAT-I) uzun yıllar sonra ülkemizde ortaya çıkmış olmasıdır.

Ülkemizde endemik olarak seyreden şap hastalığına karşı yılda iki defa ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde aşılama programları yürütülmektedir. 2025 yılı bahar dönemi aşılama çalışmaları Mayıs ayı itibarıyla tamamlanmış olup 2025 Haziran ayında başlatılan sonbahar dönemi şap aşılama kampanyasında ise ortalama 9099 seviyesinde ülke bazlı aşılama oranı yakalanmıştır. Risk esaslı olarak ülke bazlı baskın aşılama çalışmaları, il ve bölge bazlı ek aşılama çalışmaları ve mihrak bazlı aşılama çalışmaları yürütülmektedir.

Aşılama çalışmalarıyla birlikte sahadan düzenli olarak numune akışı sağlanmakta, virüsün genetik yapısı takip edilmekte ve değişen genetik yapıya bağlı olarak saha suşu ile uyumlu aşı üretim çalışmaları gerçekleştirilmektedir.

Şap hastalığının yeni varyantına karşı 20,7 milyon doz aşı üretimi tamamlanmış ve il/ilçe tarım ve orman müdürlüklerimize dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Aşı üretim ve uygulama çalışmaları, hastalıkla etkin mücadele kapsamında yoğun şekilde devam etmektedir.

Bölgesel incelemeler neticesinde, hayvan hareketlerinin yoğun olduğu, mera kullanımının yaygınlaştığı ve hayvanlar arasında doğrudan temasın yüksek olduğu bölgelerde, hastalığın bulaşma hızı daha yüksek seyretmektedir.

Salgın niteliği taşıyan bir hayvan hastalığının tespit edilmesi durumunda, mihraklarda koruma ve gözetim bölgesi oluşturulmakta, hastalık sönüşü yapılana kadar da belirlenen sınırlar içerisinde hayvan giriş ve çıkışları yasaklanmakta ve hastalık mihrakını çevreleyen koruma ve gözetim bölgelerinde bulunan tüm duyarlı hayvanlar aşılanmaktadır. Hastalık hakkında paydaşlara yönelik bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yapılmakta, mihraklarda ise temizlik ve dezenfeksiyon işlemleri büyük bir hassasiyetle gerçekleştirilmektedir.

Hayvan pazarları, kesimhaneler ve kurbanlık satış yerleri ile kesim yerlerine; il/ilçe tarım ve orman müdürlüklerinden alınan veteriner sağlık raporu ile sevk edilen tüm hayvanlar, sağlık taramasından geçirilerek gönderilmektedir. Yapılan kontroller sonucunda hastalık tespit edilen hayvanlar hakkında ilgili mevzuat kapsamında gerekli iş ve işlemler uygulanmaktadır.

Ülke genelinde hayvan nakillerinden önce tüm hayvanların sağlık kontrolleri "Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmelik" kapsamında yapılmaktadır. Ayrıca Veteriner Yol Kontrol ve Denetim İstasyonları 7/24 çalışmaktadır.

Hayvan pazarlarının kapatılmasının yanı sıra, yapılan epidemiyolojik çalışmalar doğrultusunda riskli illerde, Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyon Kararları ile il içi ve il dışı hayvan hareketlerine kısıtlamalar getirilmiştir. Bu kısıtlamalara uymayarak kontrolsüz hayvan hareketinde bulunan kişilere, il/ilçe tarım ve orman müdürlüklerince 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında cezai işlemler uygulanmaktadır.

Ülke genelinde yürütülen yoğun aşılama, karantina ve saha denetimleri sayesinde hastalığın yayılımı büyük oranda sınırlandırılmıştır. Aşılama oranı yüzde 85'in üzerine çıkan çoğu ilimizde hayvan pazarları açılmıştır. Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyon Kararları ile risk TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı durumu göz önünde tutularak ve önlem amaçlı olarak hayvan pazarı kapatılması kararları da mihrak alanlarından bağımsız olarak alınabilmektedir.

Şap hastalığı, aşılı ari bölgeler haricinde tazminat kapsamında bulunmamaktadır.

Şap hastalığının salgın niteliğinde seyretmesi, sınır tanımayan bir hastalık olması ve İran, Gürcistan, Irak ve Suriye gibi komşu ülkeler de dahil olmak üzere yaklaşık 104 ülkede varlığını sürdürmesi nedeniyle aşılama zorunlu tutulmaktadır.

Aşılamanın en önemli amaçlarından biri, sürü bağışıklığını sağlayarak hastalığın etkilerini en aza indirmektir. Hayvanlarına aşı yaptırmayan yetiştiriciler hem kendi hayvanlarını hem de çevredeki sürülerin sağlığını tehlikeye atmaktadır. Bu nedenle aşılama zorunlu tutulmakta, aynı zamanda destekleme ödemeleri aracılığıyla aşılamanın teşviki sağlanmaktadır.

Şap hastalığı, Dünya Hayvari Sağlığı Örgütü'nün karasal kodunda zoonoz (hayvandan insana bulaşan) hastalıklar arasında yer almamaktadır.

İbrahim YUMAKLIBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir