İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/31996 GEÇ CEVAPLANDI · 183 GÜN

Kadına karşı şiddetin önlenmesi için yürütülen çalışmalara ilişkin

Kaynak göster

İskender Bayhan (EMEP), 23 Temmuz 2025 tarihinde 7/31996 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 183 gün sonra, 22 Ocak 2026).

İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Kadına karşı şiddetin önlenmesi için yürütülen çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31996, 23 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31996-kadina-karsi-siddetin-onlenmesi-icin-yurutulen-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7ead59d7-6414-4272-a13f-01983701db57

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 183 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğünün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Vade

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre, 2024 yılı, kadın cinayetlerinin kayda geçirildiği 2010'dan bu yana en fazla kadın cinayetinin yaşandığı yıl olmuştur. 394 kadın cinayeti ve 258 şüpheli kadın ölümü yaşanmıştır. Kadın cinayetlerinde azalma yaşanan tek yıl ise Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'ni imzaladığı 2011 yılıdır. Ancak 2021 yılında Cumhurbaşkanlığı kararıyla İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması ile kadınların yaşam hakkını koruyan en güçlü uluslararası güvencelerden biri olan İstanbul Sözleşmesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Sözleşmenin kaldırılmasının ardından, 6284 sayılı kanunun uygulanmaması, yargıda cezasızlık anlayışının yaygınlaşması, iktidar temsilcilerinin kadın düşmanı söylemleri, kadınlara yönelik şiddeti körüklemiş ve kadın cinayetlerinin önü açılmıştır. Ülkemizde kadınlar koruma kararına rağmen öldürülmekte; kadın cinayetleri davalarında yargılama süreçlerinde adeta öldürülen kadınlar suçlanmakta, aileleri faillerin baskı ve tehditlerine uğramakta, failler kısa sürede serbest bırakılmakta ve caydırıcı ceza mekanizmaları işletilmemektedir. 2024 yılında öldürülen 20 kadının koruma kararına rağmen hayatını kaybetmiş olması; kadın katillerinin cezalandırılmaması, aradan geçen yıllara rağmen dava süreçlerinin başlamaması ya da sonuçlandırılmaması, devletin bu alandaki sorumluluğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Kadın cinayetleri münferit olmadığı gibi, sistematik olarak güçlendirilen kadın düşmanı politikaların bir sonucudur. Yasalar uygulanmadıkça cezasızlık algısı derinleşmekte ve şiddet uygulayıcılar cesaretlenmektedir.

Gülşen Çalışkan davası da bu cezasızlık zincirinin çarpıcı örneklerinden biridir. Mardin'in Artuklu ilçesinde 18 Ocak 2024'te çıkan kavga sırasında başına sopa darbesi alan 50 yaşındaki Gülşen Çalışkan, bilinci açıkken failin muhtar adayı Muhittin Acar olduğunu açıkça belirtmiştir. Ancak tüm bu delillerin varlığına, kolluk kuvvetlerinin tutanaklarda şüpheli Muhittin Acar'ın elinden 2 sopa aldıklarını belirtmiş olmasına rağmen şüpheli kısa süreli tutukluluğun ardından adli kontrolle serbest bırakılmış ve iddianame hâlâ hazırlanmadığı için dava açılmamıştır.

Artan şiddet, bireysel silahlanma, nefret söylemleri, emekçi mahallelerdeki güvensizlik ortamı ve kadınların şikayetlerinin dikkate alınmaması, iktidarın politikalarının sonuçlarıdır. Devletin görevi, "aileyi kutsamak" değil; her yurttaşın, özellikle de kadınların yaşam hakkını güvence altına almaktır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Gülşen Çalışkan'ın ölümüne sebep olan olayın soruşturma dosyası hangi aşamadadır?

  2. Gülşen Çalışkan'ın ölmeden önce verdiği "failin adı" beyanı neden yargı sürecinde dikkate alınmamaktadır? Delil olarak sunulan video, fotoğraf ve ses kayıtları incelenmiş midir? İncelendiyse sonuçları nedir?

  3. Olay günü köyde bulunan jandarma personelinin tanıklıklarında çelişkiler olduğu görülmüştür. Olay sırasında orada bulunan kolluk kuvvetlerinin tuttuğu tutanaklarda, şüpheli Muhittin Acar'ın elinden iki sopa alındığı belirtilmiştir. Ancak, olay yerine çok daha sonra gelen iki jandarma personelinin görüntülere bakarak ifade verdikleri ve bu şekilde adaleti yanılttıkları ileri sürülmektedir. Bu tanıkların beyanları hangi ölçüde güvenilir bulunmuştur? Bu iki tanığın HTS ve baz istasyonu kayıtlarının incelenmesi | talep edilmiş midir? |

  4. Fail Muhittin Acar'ın önce adli kontrolle serbest bırakılması, ardından yeniden tutuklanıp tekrar serbest bırakılması hangi gerekçelere dayanmaktadır?

  5. Gülşen Çalışkan'ın ölümünden bu yana geçen bir yılı aşkın sürede iddianame neden | hâlâ hazırlanmamıştır? |

  6. Ailenin defalarca yaptığı suç duyuruları ve başvurular savcılık tarafından nasıl karşılanmıştır?

  7. Failin serbest kalması, kamu güvenliği açısından risk oluşturmuyor mu?

  8. Davada cezasızlık algısının oluştuğu yönündeki toplum ve basın eleştirilerini gidermek adına Bakanlığınız hangi adımları atacaktır?

  9. Ailenin güvenliği ve davanın adil yürütülmesi için özel önlemler alınmış mıdır?

  10. Failin ve olayla ilgili diğer kişilerin hesap verebilmesi adına davanın ne zaman açılması planlanmaktadır?

  11. 2024 yılında kadın cinayetlerinin rekor seviyeye ulaşmasının ardından, Bakanlığınız bu tabloyu önlemek için hangi etkili politikaları devreye sokmuştur? İstanbul Sözleşmesi'nden çıkışın kadın cinayetlerindeki artışla ilişkisi Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?

  12. 6284 sayılı kanunun uygulanmaması ve koruma kararına rağmen öldürülen 20 kadın için, sorumlu kamu görevlileri hakkında herhangi bir idari ya da hukuki işlem yapılmış mıdır?

  13. Kadınların şikayetçi olmalarına rağmen faillerin "bir kapıdan girip diğerinden çıkması" şeklinde özetlenen cezasızlık uygulamaları nasıl mümkün olmaktadır? Yargı ve kolluk kuvvetlerinin denetlenmesi adına ne tür mekanizmalar işletilmektedir?

  14. Kadın cinayetleri davalarında verilen beraat ve tahliye kararları (örneğin Sude Naz Ak, Vesile Bingöl, Pınar Bulunmaz davaları), cezasızlık algısını güçlendirmekte ve şiddeti teşvik etmektedir. Bakanlığınız bu davaların adil ve caydırıcı sonuçlanmasını sağlamak için hangi önlemleri alacaktır?

  15. Kadın düşmanı politikaların şiddeti artırdığı yönündeki kadın platformlarının raporları ve tespitleri hakkında Bakanlığınız ne düşünmektedir? Bakanlığınızın bir mücadele programı olacak mıdır?

  16. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve etkin soruşturma yükümlülüğü olan kamu kurumlarının görevlerini yerine getirmemesinin önüne geçmek için hangi yasal ve yapısal değişiklikler gündeme alınacaktır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

GKAT 1681441 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili İskender Bayhan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31996 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden İgWS7Bg - nn5IwDp - uKTnAli - dlr548- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1351-7080/9755 Konu : Yazılı soru önergesi 25/91n02b

Sayın İskender BAYHAN İstanbul Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31996 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargi yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden LOFXeD5 - 3BcSEOL - 389t68r - ttYmil— ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.

11- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Nitelikli haller" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kasten öldürme suçunun kadına karşı işlenmesi halinde, kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılacağı hükmünün yer aldığı malumlarıdır

11- A) 10/06/2020 tarihli ve 31151 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 18. maddesiyle 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine "Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı" kenar başlıklı 53. madde eklenmiş ve bu Başkanlık, Bakanlığımızın hizmet birimleri arasında yerini almıştır. Bu maddeye göre Başkanlığın görevleri; kırılgan gruba yönelik hak ve hizmetlerin geliştirilmesi ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, mağdurların kendilerine tanınan haklar ve yardımlar konusunda bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yürütmek, adli desteğe ihtiyaç duyanlara uygun müdahale programları geliştirmek, tekrarlanan mağduriyetleri önleyici tedbirler almak, psiko-sosyal destek hizmetlerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına yönelik faaliyetleri yürütmek, mağdurların adalete erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak ve uygulamak, adli süreçte tanıklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, adliyelerde görev alan pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanların çalışma usul ve esaslarını belirlemek, adli yardımla ilgili mevzuatın Bakanlığa verdiği görevleri ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği halinde yürütmek ve adli yardım hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde işleyişine yönelik tedbirleri almak, görev alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşları veya sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapmak, mağdurların her alanda desteklenmesini sağlamak amacıyla toplumsal farkındalığı artırıcı faaliyetlerde bulunmak şeklinde belirlenmiştir.

Başkanlığın başlıca hedefleri arasında; başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelli bireyler olmak üzere tüm suç mağdurlarının ve tanıkların, sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulabilecek yardım ve destek hizmetleri konusunda bilgilendirilmeleri ve kırılgan gruba mensup mağdurların adli süreçte etkin şekilde desteklenerek adalete erişimlerinin kolaylaştırılması yer almakta olup Başkanlığın çalışmaları bu yönde devam etmektedir.

02/09/2022 tarihinde Başkanlık bünyesinde çocuk, kadın, yaşlı, engelli ve tanıklara yönelik politikalar geliştirilmesi ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince sunulan hizmetlerin etkinliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yürütmek üzere Bakan Oluru ile Çocuk Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Kadın Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Adli Destek ve Yardım Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulmuştur.

B) Bakanlığımızca 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca adliyelerde kurulan "adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri" bünyesinde yer alan bürolar aracılığıyla suç mağdurlarına yönelik bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri ile kırılgan gruba dahil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik hizmetler, tüm ülke genelinde yürütülmektedir.

Müdürlüklerin kurulmasıyla birlikte; daha önce çocuk ve aile mahkemelerinde görev yapan uzmanlar aracılığıyla sağlanan psiko-sosyal destek faaliyetleri Cumhuriyet

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden LOFXeD5 - 3BCSEOL - 389t68r - ttYmİL ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü başsavcılıkları ile tüm mahkemeleri kapsayacak şekilde genişletilmiş, hizmet sunumuna ilişkin standartlar geliştirilmiş, vaka yönetiminin uygulandığı etkin bir sistem oluşturulmuştur.

Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri bünyesinde yer alan "bilgilendirme ve yönlendirme büroları"nda tüm suç mağdurları; adli süreç ve bu süreçte sahip oldukları haklar ile kendilerine hizmet sunan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları konusunda bilgilendirilmekte ve ihtiyaçları doğrultusunda hizmet alabilecekleri kurum ve kuruluşlara yönlendirilmektedir. Bu sayede değişik kurumlar tarafından mağdurlara sunulan hizmetlerin etkin, kesintisiz ve bütüncül bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmaktadır.

Çocuklar ve kadınlar gibi bireysel özellikleri nedeniyle suçtan daha fazla etkilendiği tespit edilen kırılgan gruba dâhil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik çeşitli hizmetler de sunulmaktadır. Maruz kalınan suçtan daha fazla etkilendiği ve desteğe ihtiyaç duyduğu anlaşılan bu kapsamdaki mağdurlara yönelik olarak "kırılgan grup destek büroları"nda çalışan adli destek görevlileri tarafından yapılan bireysel değerlendirme sonucunda adli destek planı hazırlanmakta ve gerektiğinde vaka yönetimi uygulanmak suretiyle etkin bir şekilde psiko-sosyal destek hizmeti sunulmaktadır.

C) Bakanlığımız tarafından, faille yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen, öncelikli olarak cinsel suç ve aile içi şiddet suçu mağdurları, engelli birey ve kırılgan gruba dâhil mağdurlar, diğer mağdurlar ve tanıklar ile suça sürüklenen çocukların ifade ve beyanlarının uzman eşliğinde özel ortamda alınması için 2017 yılında adli görüşme odaları (AGO) uygulamasına geçilmiştir.

Ç) Suç mağdurlarının bilgilendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında mağdurların sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulan hizmetlere dair bilgilerin yer aldığı "https://magdurbilgi.adalet.gov.tr/" internet sitesi üç farklı dilde erişime açılmıştır. Suç mağdurları internet sitesini ziyaret ettiklerinde yaşadıkları mağduriyet türüne göre hangi haklara sahip olduklarını, hangi hizmeti hangi kurumlardan alabileceklerini ve bunun için nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini kolaylıkla öğrenebilmektedir.

Suç mağdurlarının adli süreç hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla bazı temel haklar ile suç türleri hakkındaki bilgilerin yer aldığı çeşitli broşürler de fiziki ve dijital ortamda erişime sunulmuştur.

Belirtilen hususlara ek olarak; "mağdur(Gadalet.gov.tr" e-posta hesabı üzerinden mağdurların başvuruları Başkanlık tarafından ivedi bir şekilde ele alınarak gereğinin yapılması için ilgili yerlere yönlendirilmektedir.

IV- A) 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun "Teknik yöntemlerle takip" kenar başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanun hükümlerine göre verilen tedbir kararlarının uygulanmasında hâkim kararı ile teknik araç ve yöntemlerin kullanılabileceği, ancak bu suretle, kişilerin ses ve görüntülerinin dinlenemeyeceği, izlenemeyeceği ve kayda alınamayacağı hükmüne yer verildiği malumlarıdır.

B) 6284 sayılı Kanun kapsamında hükmedilmiş olan koruyucu ve önleyici tedbirlerin, 8I ilde ve ilçelerde, polis ve jandarma bölgelerini kapsayacak şekilde elektronik yöntemler ile denetim ve takibi için İçişleri Bakanlığı bünyesinde ayrı bir elektronik izleme merkezi kurulmuş olup, bu merkez 25/01/2021 tarihinde faaliyete geçmiştir. Bakanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren Elektronik İzleme Merkezinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden LOFXeD5 - 3BCSEOL - 389t68r - ttYmil— ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında izlemesi devam eden vakaların İçişleri Bakanlığı Elektronik İzleme Merkezine aktarım süreci 12/02/2021 tarihinde tamamlanmıştır. Bu tarih itibarıyla 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan mahkeme kararları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı olarak görev yapmakta olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri ve İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı olarak görev yapmakta olan Elektronik İzleme Merkezi tarafından takip edilmeye başlanmıştır.

V- Mardin Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 22/10/2025 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen ölüm olayına ilişkin başlatılan soruşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden LOFXeD5 - 3BcsEOL - 389t68r - ttYmilz ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 18 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir