İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/31999 GEÇ CEVAPLANDI · 93 GÜN

Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun tahliye edilmediği iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti), 23 Temmuz 2025 tarihinde 7/31999 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 93 gün sonra, 24 Ekim 2025).

Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun tahliye edilmediği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31999, 23 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31999-tekirdag-1-nolu-f-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-tahliye-edilmedigi-iddiasina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fae1a6da-3f40-4c28-b5ab-0198371b9bbf

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 93 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın TBMM İçtüzüğü "nün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri uyarınca Adalet

Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim 20.07.2025.

Nevi Uyşal Aslan

Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Şir civekili

Tekirdağ | Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 30 yıldır tutulan Sadık Hasan isimli mahpusun, 09.01.2025 tarihinde koşullu salıverilme süresi dolmasına rağmen tahliyesi, "iyi halli olmadığı" gerekçesiyle 08.01.2025 tarihinde 6 ay süreyle ertelenmiş; 08.07.2025 tarihinde ise infazı 3 ay daha uzatılmıştır. Ancak bu kararlar yalnızca çelişkili olmakla kalmayıp, hukuki, anayasal ve vicdani boyutlarıyla kamuoyunun ciddi şekilde sorgulaması gereken bir keyfiliğe dayanmaktadır.

Altı gün arayla alınan zıt karar (02.07.2025 tarihli "iyi halli" kararı ile 08.07.2025 tarihli "iyi halli değildir" kararı) arasında objektif değerlendirme kıstasları açısından hiçbir yeni veri veya gelişme bulunmamaktadır.

"e Sadık Hasan hakkında düzenlenen gelişim raporları disiplin cezası olmadığını, sosyal etkinliklere katıldığını, cezaevi kurallarına tamamen uyumlu olduğunu, zorlayıcı hiçbir davranış sergilemediğini ortaya koymaktadır. Üstelik gelişim puanı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen 40 puanlık eşik değerin oldukça üzerinde, 55'tir. İ e Ancak bu olumlu tablonun tümü, yalnızca tek bir cümleye dayalı sübjektif değerlendirmeyle bertaraf edilmiştir:

"Yaptığı eylemleri suç kabul etmeyerek. hak arama olarak gördüğü ve bu nedenle pişmanlık duymadığı..."

" Hükümlünün yargılama süreci boyunca da "suçu işlemediğini" beyan ettiği, bu tavrını 30 yıl boyunca tutarlı şekilde sürdürdüğü ve buna rağmen "suçu kabul etmediği için pişmanlık göstermemekle" suçlandığı ve tahliyesinin ertelendiği anlaşılmaktadır.

Bu yaklaşımın, Anayasa'nın 38/5. maddesinde güvence altına alınan "susma hakkı"nı ve kimseyi kendisini suçlayan beyanda bulunmaya zorlama yasağını açıkça ihlal ettiği ortadadır. bil

Ayrıca, infazın uzatılması kararında, Sadık Hasan'ın "örgütle bağını koparmadığı" ileri sürülmektedir. Ancak bu yönde herhangi bir yeni disiplin suçu. eylem. örgütsel bağlantı ya da başka bir somut veri bulunmamaktadır. Yalnızca, kişinin suçunu kabul etmemesi ve siyasi kimliğinden vazgeçmemesi, örgütsel bağın sürdüğü şeklinde yorumlanmaktadır. Bu durum, İdare ve Gözlem Kurulu'nun yargı yetkisini aşarak örgüt üyeliği tespiti yapması anlamına gelmekte, hukuk devleti ilkelerini zedeleyen bir fiili cezalandırma rejimine dönüşmektedir.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 17.03.2022 tarihli kararında da açıkça belirtildiği üzere, bir kişinin örgüt üyeliği suçu, yakalanma anı itibariyle sona ermiş sayılmakta: cezaevinde geçen sürede örgütsel bağın sürdüğü ancak somut delillerle ispatlanabildiği takdirde geçerli kabul edilmektedir. Ancak burada, somut hiçbir delil bulunmaksızın. varsayıma dayalı "bağını koparmamış olma" iddiası infaz rejiminde hukuksuz bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Altı gün arayla alınan "iyi halli" ve "iyi hallsiz" kararları arasındaki bu çelişkinin izahı nedir? Kurulun hangi objektif ölçütlere göre karar verdiği. bu ölçütlerin değişme gerekçesi nedir?

  2. Gelişim puanı 55 olan, disiplin cezası bulunmayan, kurallara uyumlu, sosyal faaliyetlere katılan bir mahpusun yalnızca "suçu kabul etmediği" gerekçesiyle infazının uzatılması hangi mevzuata dayanmaktadır?

  3. Anayasa'nın 38/5. maddesi "hiç kimse kendisini suçlayan beyanda bulunmaya zorlanamaz" derken, Sadık Hasan'ın suçu kabul etmemesi nasıl olur da "toplumla bütünleşmeye hazır olmamak" şeklinde cezalandırılabilmektedir? o Bu yaklaşım, fiilen pişmanlık göstermeye zorlama ve anayasal hakların ihlali değil midir?

  4. Sadık Hasan'ın 30 yıllık süre boyunca "suçu işlemediğini" ifade etmesi, yargılama sürecinde de bunu savunmuş olması dikkate alındığında; infazın sonunda tekrar aynı beyanı tekrarlaması neden "pişmanlık eksikliği" olarak yorumlanmaktadır?

  5. Sadık Hasan'ın "örgütle bağını koparmadığı" iddiasına ilişkin herhangi bir disiplin cezası, örgütsel faaliyet veya dış bağlantı olduğuna dair somut delil mevcut mudur? Yoksa yalnızca kişinin kimliğini inkâr etmeyişi mi bu yorumun temelidir?

  6. Kurulun örgüt üyeliği gibi yargı kararını gerektiren bir konuda delilsiz tespit yapması, yargı yetkisini aşmak değil midir?

  7. Eğer Sadık Hasan'ın hâlâ örgütle bağlantısı olduğuna dair ciddi bir şüphe mevcutsa, neden bu durum Cumhuriyet Savcılığı'na bildirilmemiştir? Bu, TCK 279 kapsamında suç teşkil etmez mi?

  8. Sadık Hasan örneği yalnızca münferit midir, yoksa benzer "pişmanlık göstermediği" gerekçesiyle infazı uzatılan başka mahpuslar da var mıdır? Bu veriler kamuoyuna açıklanacak mıdır?

  9. Adalet Bakanlığı, İdare ve Gözlem Kurullarının yetki sınırlarını aşmasını ve yargının yerine geçerek örgütsel kimlik değerlendirmesi yapmasını önlemek üzere herhangi bir yasal ya da idari düzenleme planlamakta mıdır?

  10. Siyasi mahpuslar ile adli mahpuslar arasında "iyi hal" uygulamasında farklılık gözetildiğine dair eleştiriler hakkında Bakanlığınızın bir değerlendirmesi var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1681441 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31999 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden SXERYWNn - 3uWacAr - Z / MGS8KH - W2Uvmg- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1354-4898/6796 Konu : Yazılı soru önergesi 21/19/0025

Sayın Nevroz UYSAL ASLAN Şımak Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31999 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi mahpus" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

• Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, başta 5275 sayılı Kanun olmak üzere, ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılmakta olup, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mevzuat hükümleri, tüm ceza infaz kurumlarında, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanmaktadır.

HI- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fikrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden /doLsCB - 5t0rbl1 - CpZIİt-bW - S1 JÇME— ile erişebilirsin

Mevzuat Genel Müdürlüğü uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fikrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza

İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fikrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş uyap.gov.tr adresinden /doLsCB - 5t0rblI1 - CpZI-bW - S1 JÇME— ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

IV- Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 21/08/2025 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen ve Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlünün iyi hâlli olmaması nedeniyle koşullu salıverilmesinin uygun olmadığına ilişkin 08/07/2025 tarihinde Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından verilen kararın infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin denetiminden geçerek kesinleştiği,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

C) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap gov.tr adresinden /dolsCB - Störbil - CpZ1I*-bW - S1JÇMEZ ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 7 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir