İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/32135 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 70 GÜN

Ulusal İş Sağlığı ve Güveliği Konseyi üyelerine ilişkin

Kaynak göster

Cengiz Çiçek (DEM Parti), 1 Ağustos 2025 tarihinde 7/32135 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 70 gün sonra, 10 Ekim 2025).

Cengiz Çiçek (DEM Parti, İstanbul). “Ulusal İş Sağlığı ve Güveliği Konseyi üyelerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32135, 1 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32135-ulusal-is-sagligi-ve-guveligi-konseyi-uyelerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0c816107-4a87-47a8-b2b3-019873ede87c

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 70 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak

Cengiz ÇİÇEK yanıtlanmasını arz ederim.

Türkiye'de her yıl yüzlerce işçi, iş cinayetleri, iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmekte veya yaralanmaktadır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği politikalarının bilimsel, demokratik ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi, can kayıplarının önlenmesi için elzemdir.

Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

2012 yılında kurulan ve 2013 yılından itibaren Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Türk

Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin (TMMOB) bileşenleri arasında yer aldığı Ulusal İş

| Sağlığı ve Güvenliği Konseyi'nin kuruluşunu düzenleyen 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun bazı maddeleri, 2018 yılında yayımlanan bir KHK ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak Anayasa Mahkemesi, 2023 yılında bu kaldırma kararını iptal etmiştir. 21 Haziran 2025 tarihinde yayımlanan 2025/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yeniden kurulan

Konsey'den TTB ve TMMOB çıkarılmış, bileşenleri arasında sayılmamıştır.

Bu durum, Anayasa'ya, 6331 sayılı Kanun'a, Anayasa Mahkemesi"nin 2023 tarihli iptal kararına ve Türkiye'nin taraf olduğu ILO'nun 155 ve 187 sayılı sözleşmelerine aykırıdır. Cumhurbaşkanlığı'nın, kanunla kurulan bir konseyin bileşimini ve işleyişini düzenleme yetkisi bulunmamaktadır.

TTB ve TMMOB'un bilimsel uzmanlığı ve mesleki denetim kapasitesi, işçi sağlığı ve iş güvenliği politikalarının etkinliği için vazgeçilmezdir. Bu kuruluşların dışlanması, yalnızca hukuka aykırı değil, aynı zamanda emek ve meslek örgütlerinin sistematik olarak dışlandığı bir yönetim anlayışını yansıtmaktadır. Bu yaklaşım, yetkinin merkezileştirilmesi, bağımsız denetim kanallarının daraltılması ve hesap verebilirlik zemininin zayıflamasına yol açmaktadır.

Kartalkaya'da yaşanan felaket, denetim eksikliklerinin ve idari sorumluluğun yargılanmamasının çarpıcı bir örneğidir. İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin bir demokrasi ve insan hakları meselesi olduğu vurgusuyla, TTB ve TMMOB'un Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi'ne yeniden dahil edilmesi ve işçilerin yaşam hakkını koruyan şeffaf, bilimsel politikalar geliştirilmesi talep edilmektedir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. . 2025/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi hangi yasal yetkiye dayanılarak yayımlanmıştır? Genelge hazırlanırken Bakanlığınızın bilgi, katkı veya görüşü alınmış mıdır? TTB ve TMMOB'un Konsey'den çıkarılmasına dair Bakanlığınıza iletilen bir gerekçe var mıdır?

  2. . 6331 sayılı Kanun, Anayasa Mahkemesi'nin 2023 tarihli iptal kararı ve Anayasa yürürlükteyken, TTB ve TMMOB'un Konsey'den çıkarılmasının hukuka uygunluğu nasıl savunulmaktadır?

  3. . TTB'nin ILO'ya yaptığı başvuru sonrası, Bakanlığınız bu bildirimle ilgili bir değerlendirme yapmış mıdır? ILO sözleşmelerine uyumu sağlamak için hangi adımlar planlanmaktadır?

  4. . TTB ve TMMOB'un açtığı yürütmeyi durdurma ve iptal davası sonuçlanmadan Konsey'in fiilen çalıştırılması, hukuk güvenliği ve idarenin tarafsızlığı ilkeleriyle bağdaşmakta mıdır? Bakanlığınız bu süreçte nasıl bir tutum benimsemiştir?

  5. . TTB ve TMMOB gibi bilimsel ve mesleki uzmanlığa sahip kuruluşların Konsey?'den çıkarılması, işçi sağlığı ve iş güvenliği politikalarının etkinliğini nasıl etkilemektedir?

  6. . Çoğunluğunu emek ve meslek örgütlerinin oluşturduğu, özerk, demokratik ve mali açıdan bağımsız bir İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurumw/Enstitüsü kurulması için Bakanlığınız bir yol haritası oluşturmayı planlamakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·

İlgi (o : 15.08.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1682310 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın Cengiz ÇİÇEK tarafından yöneltilen 7/32135 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"İş sağlığı ve güvenliği alanında yaşanan gelişimin bir parçası olarak, 89/391/EEC sayılı Avrupa Birliği Çerçeve Direktifi ve İLO 133 ve İLO 161 sayılı Sözleşmelere uyumlu olarak hazırlanmış olan ve tüm çalışanları kapsayan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 30 Haziran 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Böylece iş sağlığı ve güvenliği ilk kez müstakil bir Kanunla ele alınmış ve ulusal mevzuat çok sayıda AB direktifi ve İLO sözleşmeleri ile uyumlu hale gelmiştir.

6331 sayılı Kanunun 21'inci maddesinin birinci fikrasında ülke genelinde iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili politika ve stratejilerin belirlenmesi için tavsiyelerde bulunmak üzere Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi'nin kurulduğu hüküm altına alınmıştır. Yine Kanun'un Ek birinci maddesine göre Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyine yapılmış olan atıflar, Cumhurbaşkanınca belirlenen kurul veya merciye yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi'nin çalışma usul ve esaslarını düzenleyen 2025/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ise 21/6/2023 tarihli ve 32933 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

İş sağlığı ve güvenliği alanındaki 155, 161 ve 187 sayılı İLO sözleşmelerinde; ülke genelinde iş sağlığı, iş güvenliği ve çalışma ortamına ilişkin tutarlı bir ulusal politika geliştirmek ve uygulamak için en fazla temsil kabiliyetine sahip işçi ve işveren kuruluşlarına danışılması gerektiği hükmü yer almaktadır. 2025/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde de İLO sözleşmelerinde yer alan hükümlere paralel olarak işçi, işveren ve kamu görevlileri sendikalarından ulusal düzeyde temsil gücünü haiz ve en fazla üyeye sahip üç konfederasyonun katılımıyla Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi'nin çalışmalarını yürütüleceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca söz konusu Genelgede; "Konsey çalışmalarında ihtiyaç duyulması halinde alt kurul, danışma ve çalışma grupları oluşturulabilecektir. İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, meslek birlikleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile özel sektör temsilcileri Konsey toplantılarına davet edilebilecek; alt kurul, danışma ve çalışma gruplarında yer alabileceklerdir.' hükmü bulunmaktadır."

Prof. Dr. Ved# IŞIKHAN

Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68

Telefan: (2171994 £&hNN

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir