İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/32460 GEÇ CEVAPLANDI · 403 GÜN

Bir meyve suyu fabrikası çalışanlarının mobbinge uğradığı yönündeki iddialara ilişkin

Kaynak göster

Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti), 11 Ağustos 2025 tarihinde 7/32460 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 403 gün sonra, 18 Eylül 2026).

Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti, Bursa). “Bir meyve suyu fabrikası çalışanlarının mobbinge uğradığı yönündeki iddialara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32460, 11 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32460-bir-meyve-suyu-fabrikasi-calisanlarinin-mobbinge-ugradigi-yonundeki-iddialara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/608bc016-e627-45de-ba67-019898eee93d

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 403 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorumun, Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından, Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü 'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Bursa'nın Gürsu ilçesinde faaliyet gösteren Aroma Meyve Suları Fabrikası tarafından, konkordato ilan edildikten sonra işçilere karşı adeta bir sindirme ve tasfiye harekâtı başlatıldığına dair ciddi iddialar vardır. Bu süreçte konkordato kararının kalkan yapıldığı, patronların, konkordato komiseri ve sendika yönetimi arasında kurulan ittifakla birlikte işçilerin açıkça hedef alındığı ileri sürülmektedir. Yıllarca alın teri dökmüş, üretim süreçlerine omuz vermiş işçilerin, türlü hukuksuzluklarla ve sahte gerekçelerle ya işlerinden edildiği ya da haklarından feragat etmeye zorlandıkları ifade edilmektedir. Bu politikaların son halkası ise sendikanın çağrısıyla yapılan iş bırakma eylemi sürecinde ve sonrasında yaşandığı vurgulanmıştır. Bu eylem sırasında ve sonrasında, sendika işçilerinin yalnız bırakıldığı eylemle ilgili kendilerine bilgi verilmediği öne sürülerek işçilerin hedef haline getirildiği ileri sürülmektedir. Eylemin hemen ardından 10 yıldır fabrikada çalışan bir işçinin, yalnızca sosyal medya üzerinden konkordato sürecindeki hukuksuzlukları ve sendikal iş birliğini eleştirdiği için tazminatsız olarak 25/2 maddesiyle işten atıldığı belirtilmiştir. Sonrasında ise aynı iş bırakma eylemine katılan ve sendikal faaliyetine devam eden Atakhan Baş, Mehmet Türker ve Edanur Aktaş'ın bir süre daha çalıştırıldığı, ancak haklarını aramaya devam ettikleri ve işçilere öncülük ettikleri için bu kez 49. madde bahane edilerek tazminatsız şekilde işten çıkarıldıkları ifade edilmiştir. Bu kişilerin hiçbir uyarı, tutanak ya da savunma alınmadan işlerinden edilerek hem tazminat haklarının gasp edildiği hem de işsizlik maaşı almalarının engellendiği iddia edilmiştir. Ayrıca konkordato komiserinin, işverenle doğrudan ilişkili olduğu ve aynı zamanda sendika yönetimiyle yakın bağları olduğu da iddialar arasındadır. Komiser sıfatıyla hem çıkarılacak işçilere hem de ödenecek tazminatlara tek başına karar verdiği belirtilmektedir. Yetkisini kötüye kullandığı, kendi çevresinden kişileri işe aldırdığı, çıkarılan kadrolu işçilerin yerine de kadrosuz, mevsimlik ve daha düşük ücretli işçileri yerleştirdiği gibi iddialar da çok ciddi biçimde konuşulmaktadır.

Bu kapsamda:

Gerekçenin tamamını göster (16 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

SORU 1- Aroma Meyve Suyu Fabrikası'nda konkordato ilanından bu yana kaç işçi işten çıkarılmıştır? Bunların kaçı 25/2 ve 49. maddelerden tazminatsız çıkarılmıştır?

SORU 2- Sendikanın çağrısıyla başlatılan iş bırakma eyleminde yer alan İbrahim Gül'ün, yalnızca konkordato sürecindeki hukuksuzluklara dikkat çektiği bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle işten çıkarıldığı iddiası doğru mudur?

SORU 3- Aynı eyleme katılan Atakhan Baş, Mehmet Türker ve Edanur Aktaş isimli işçilerin hiçbir tutanak, savunma ya da resmi işlem yapılmaksızın 49. Maddeden tazminatsız çıkarılmaları yasal mıdır? Bu işçilerin işten çıkarılma gerekçesi nedir?

SORU 4- Konkordato komiseri sıfatını taşıyan kişi aynı zamanda işverenin temsilcisi ve sendikanın yöneticisi midir? Bu pozisyonlar arasında açık bir çıkar çatışması yok mudur?

SORU 5- Bu komiserin, çıkarılacak işçilere ve ödenecek tazminatlara tek başına karar verdiği ve kendi tanıdıklarını işe aldırdığı iddiaları araştırılmış mıdır?

SORU 6- Kadrolu işçilerin çıkarılıp yerine mevsimlik ve düşük ücretli işçilerin alınması ile sendikalı işçilerin tasfiye edilmesi hedefleniyor mu? Bakanlığınız bu duruma müdahale edecek midir?

SORU 7- Toplu iş sözleşmesi sürecinde konkordato komiserinin baskı, tehdit ve geciktirme yöntemleriyle adeta sefalet sözleşmesi dayattığı doğru mudur? Bu sözleşmenin yasal süresi içerisinde onaylandığına dair bir denetim yapılmış mıdır?

SORU 8- EYT kapsamında emekli edilen işçilere, kıdem tazminatlarının yıllara yayılması ve değer kaybettirilerek ödenmesi ile ilgili Bakanlığınıza ulaşan bir şikâyet var mıdır? Bu uygulama yasal mıdır?

SORU 9- İşçilerin yıllardır elde ettiği sosyal haklar (Cumhuriyet altını, tamamlayıcı sağlık sigortası gibi) hangi gerekçeyle iptal edilmiş veya askıya alınmıştır?

SORU 10- Arabuluculuk adı altında Aroma Meyve Suyu Fabrikası avukatlarının, işçilere baskı yaparak usulsüz hesaplamalarla tazminatları eksik ödettiği ve buna rağmen ödemeleri geciktirdiği iddiaları hakkında Bakanlığınız bir işlem başlatmış mıdır?

SORU 11- Aroma Meyve Suyu Fabrikası'ndan işten çıkarılan işçilerin tazminat ve diğer yasal hakları, yürürlükteki iş kanunu hükümleri çerçevesinde ve usulüne uygun biçimde mi hesaplanmaktadır? Yoksa işçilerin hakları keyfi biçimde eksik mi hesaplanmakta, düşük tutarlar mı dayatılmaktadır? Bakanlığınız bu hesaplamaları denetlemiş midir?

SORU 12- Tazminat ve diğer alacakları taksitlendirilerek ödeneceği söylenen işçilerin ödemeleri, belirlenen takvimde tam ve eksiksiz biçimde yapılmakta mıdır? İşçilere bu konuda taahhüt edilen tarihler sürekli ertelenmekte midir? Geciken ya da eksik yapılan ödemelere dair Bakanlığınıza ulaşan herhangi bir şikâyet olmuş mudur?

SORU 13- Ocak 2025'te başlayan toplu iş sözleşmesi süreci devam ederken, sözleşme resmen imzalanmadan önce işten çıkarılan işçilerin, geriye dönük olarak doğan maaş farkları, ikramiyeler ve sosyal hak ödemeleri neden yapılmamaktadır? Toplu sözleşmenin kapsadığı dönemde çalışan bu işçilerin hakları gasp edilirken Bakanlığınız bu süreci neden denetlememiştir? Bu işçilere geriye dönük haklarının iade edilmesi için bir çalışma yapılacak mıdır?

SORU 14- Uzun süredir reklam ve tanıtım faaliyetlerine bütçe ayırmayan Aroma A.Ş.'nin konkordato sürecine girdikten sonra yoğun biçimde reklam yayınlamaya başlamasının gerekçesi nedir? Bu reklam bütçesinin konkordato kapsamındaki borçlu firmanın tasarrufunda olması yasal mıdır? Ayrıca, kamuoyunda bu reklam işlerinin konkordato komiserinin yakını —özellikle ablası- tarafından yürütüldüğü yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu iddialar araştırılmış mıdır? Kamu zararına yol açabilecek bu tür çıkar ilişkilerine dair Bakanlığınızın başlattığı herhangi bir denetim süreci var mıdır?

SORU 15- Bunca ağır ihlal ve mağduriyet yaşanırken, neden bugüne dek Bakanlığınızca hiçbir müfettiş görevlendirilmemiştir? Denetim yapılmışsa sonuçları nedir?

Adres: Halkla Ilişkiler Binası 6-kat No: E-611

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·

İlgi o :27.08.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1687203 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Bursa Milletvekili Sayın Yüksel Selçuk TÜRKOĞLU tarafından yöneltilen 7/32460 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Anayasamızın 53 üncü maddesinde; işçiler ve işverenlerin, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahip oldukları ve toplu iş sözleşmelerinin nasıl yapılacağının kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. 6336 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 1 inci maddesinde; bu Kanunun amacının, işçi ve işveren sendikaları ile konfederasyonların kuruluşu, yönetimi, işleyişi, denetlenmesi, çalışma ve örgütlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere loplu iş sözleşmesi yapmalarına, uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerine, grev ve lokavta başvurmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca, Anayasamız ve 6336 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, taraflar arasında serbest toplu pazarlık sistemini öngörmüştür. Bu bağlamda tarafların toplu iş sözleşmelerine yasalarca yasaklanmamış olmak koşuluyla serbest iradelerini kullanarak istedikleri hükümleri koyma konusunda serbestlikleri bulunmaktadır. Diğer taraftan, gerek toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri sırasında, gerekse taraflar arasında imzalanarak yürürlüğe konulmuş bir toplu iş sözleşmesinin hükümlerinin uygulanması aşamasında, taraflar dışında herhangi bir kişi veya kuruluşa müdahale hakkı tanınmamıştır.

Diğer taraftan, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş tefiişi faaliyetleri, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişler ile ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların tefliş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir. "

Prot. Dr. Vedat#$IKHAN

Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir