Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde bulunan bir toplu konutun yönetimiyle ilgili iddialara ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 21 Ağustos 2025 tarihinde 7/33520 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 231 gün sonra, 9 Nisan 2026).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde bulunan bir toplu konutun yönetimiyle ilgili iddialara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/33520, 21 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33520-hakkari-nin-yuksekova-ilcesinde-bulunan-bir-toplu-konutun-yonetimiyle-ilgili-iddialara-ili (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4c2f6547-7a41-41f1-8558-0198d088fb53
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlığa iletildi
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 231 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 206 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Öznur Bartin |
Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinde bulunan BAJERGE (Yüksekova Birinci Bölge 1. ve 2. Etap Toplu Konutları), binlerce yurttaşın yaşam alanı olan bir toplu konuttur. Bu ölçekteki bir yapının yönetim süreci, yalnızca teknik bir mesele değil, aynı zamanda kamusal bir güvenlik, mali şeffaflık ve demokratik katılım meselesidir.
Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
2025 yılı içerisinde burada yaşananlar, hukukun siyasallaştırılması, yargı bağımsızlığının zedelenmesi, koruculuk sisteminin kötüye kullanılması, kamu görevlilerinin tarafsızlığının sorgulanması ve yurttaşların ortak malvarlıklarının kişisel çıkarlar için gasp edilmesi gibi çok katmanlı sorunları gün yüzüne çıkarmıştır.
Davacı Abdulsamet Barut, kat maliklerinden imza topladığını iddia ederek site yönetimini ele geçirdiğini ileri sürmüştür. Ancak Kat Mülkiyeti Kanunu açıkça göstermektedir ki, yönetim değişikliği yalnızca kat malikleri kurulunun usulüne uygun toplantısıyla mümkündür. Somut olayda herhangi bir toplantı yapılmamış, maliklere çağrı gönderilmemiş, sadece imza listeleri düzenlenmiştir. Bu listelerde malik olmayan kiracıların imzaları bulunmakta, pek çok imza da maliklerin dilekçeleriyle sahte olarak beyan edilmektedir.
Buna rağmen Yüksekova Sulh Hukuk Mahkemesi, 09 Temmuz 2025'te yapılan ilk duruşmada yalnızca birkaç dakika içerisinde davacı lehine karar vermiş, bu karar kesinleşmeden yönetim yetkisi Barut'a fiilen tanınmıştır. Bu durum, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 33 ve 34. maddelerine ve Yargıtay içtihatlarına açık aykırılık teşkil etmektedir.
BAJERGE'nin toplu yapı niteliği taşıması sebebiyle görevli mahkeme. Asliye Hukuk Mahkemesi iken, Sulh Hukuk Mahkemesi görevsiz olduğu halde esasa girip karar vermiştir. Ayrıca üç üyeden oluşan yönetim kurulundan yalnızca bir üyeye karşı dava açılmış, eksik hasım olmasına rağmen bu usulsüzlük görmezden gelinmiştir.
En kritik hususlardan biri, HSK'nın 20 Haziran 2025 tarihli kararnamesi ile başka bir mahkemeye atânan Hâkim Hicran Al Parlak'ın 09 Temmuz 2025'te duruşmaya girip karar vermesidir. Görev yeri değişmiş bir hâkimin karar vermesi, hukuki güvenliği temelden sarsmakta, yargıya duyulan güveni zedelemektedir. Ayrıca hâkimin davacıyla sosyal ilişkiler kurduğu yönündeki iddialar, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesini derinden yaralamaktadır. Karar kesinleşmeden, 21 Temmuz 2025'te saat 11:30'da Abdulsamet Barut silahlı korucularla site yönetim ofisine baskın yapmış, mevcut yönetime fiilen el koymaya çalışmıştır. Devletin güvenlik mekanizmalarının bir siyasi parti yöneticisinin kişisel çıkarları için kullanılması, yalnızca hukuka değil, aynı zamanda barışa ve toplumsal güvenliğe aykırıdır. Bu olay, yıllardır tartışılan koruculuk sisteminin demokratik hukuk devletiyle bağdaşmadığını somut biçimde ortaya koymaktadır.
Barut, yönetime fiilen el koyduktan sonra, siteye ait banka hesaplarından önce 27.800 TL, ardından yaklaşık | milyon TL."yi kişisel hesabına aktarmıştır. Banka dekontlarında bu işlemler için "icradan dolayı parayı güvende tutmak" açıklaması yapılmıştır. Oysa, site yönetimine karşı açılmış bir icra takibi bulunmamaktadır ve hiçbir koşulda ortak hesapların kişisel hesaplara aktarılması hukuken mümkün değildir. Bu işlem, güveni kötüye kullanma ve olası zimmet suçu niteliğindedir.
Bankaların ve MASAK'"ın bu işlemleri "şüpheli işlem" kapsamında incelememiş olması, finansal denetim mekanizmalarının da etkisiz bırakıldığını göstermektedir.
Abdulsamet Barut'un yönetimi ele geçirmesinin hemen ardından yedi çalışanın iş akdi feshedilmiş, 46. kodla işten çıkarılan bu işçilerin baskılar sonucu 22. kod ile yeniden düzenlenmesi gerekmiştir. Bu durum, işçilerin haklarının keyfi biçimde gasp edildiğini göstermektedir.
Abdulsamet Barut hem MHP ilçe başkan yardımcılığı hem de koruculuk sıfatlarını kullanarak üstünlük sağlamıştır. Bu durum, iktidar çevreleriyle kurulan ilişkilerin, hukuku ve idareyi araçsallaştırarak yerelde çıkar gruplarına hizmet ettiğini ortaya koymaktadır.
Yüksekova BAJERGE sitesinde yaşanan süreç; hukukun siyasallaştırılması, koruculuk sisteminin sivillere baskı aracı olarak kullanılması, mali şeffaflığın ortadan kaldırılması ve yurttaşların haklarının gasp edilmesi yönünden çarpıcı bir örnektir. Bu olayda Adalet Bakanlığı'nın yargı sürecindeki usulsüzlüklere ilişkin denetim sorumluluğunu, İçişleri Bakanlığı'nın silahlı baskı ve koruculuk sistemine dair iddiaları inceleme yükümlülüğünü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın site yönetim süreçlerindeki usulsüzlükleri denetleme görevini, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile BDDK'nın mali usulsüzlükleri soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmesi elzemdir. İlgili bakanlıkların eşgüdüm içinde harekete geçmemesi durumunda yurttaşların hak kayıpları derinleşecek, toplumsal güven ve adalet duygusu daha da zedelenecektir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Site yönetimi hesabından şahsi hesaplara aktarılan milyonluk transferler için MASAK tarafından şüpheli işlem bildirimi alınmadığı doğru mudur?
Bu usulsüz işlemlerin iptali, paraların yeniden site hesabına iadesi ve sorumluların cezalandırılması için hangi adımlar atılacaktır?
Ortak malvarlığının kişisel hesaba geçirilmesi karşısında maliklerin zararlarının telafisi için Bakanlığınız nasıl bir mekanizma öngörmektedir?
Bankalar, yargı kararı kesinleşmeden yönetim yetkisini nasıl devretmiştir?
Bu devrin iptal edilmesi ve sorumluluğu bulunan bankalara yaptırım uygulanması için BDDK nasıl bir süreç yürütecektir?
Kurumsal hesaplardan kişisel hesaplara yapılan transferlerde iç kontrol mekanizmalarının işletilmemesi nedeniyle başlatılan denetimler var mıdır ve iptal kararları alınacak mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·
İlgi yazınız ekinde alınan Hakkari Milletvekili Sayın Öznur BARTİN"e ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.
Yuvam
Mehmet ŞİMŞEK Bakan
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok. Kat 3-4 e-posta; subsoruiunereçler 4 hmh gın U Elektronik Ağ: wavw hmb.govir
7133520 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni
Sayın Öznur BARTİN, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, kanunlar ve diğer ilgili alt düzenlemeler kapsamında, bankalar nezdinde inceleme, denetleme ve gözetim faaliyetlerinde bulunmakta olup olağan inceleme ve denetimlerin yanı sıra, BDDK 'ya intikal eden ihbar/şikayet ve konu bazında da gerekli inceleme ve denetlemelerde bulunmaktadır.
Diğer taraftan, şüpheli işlem bildirimi, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun 4'üncü maddesinde düzenlenmiş olup anılan madde uyarınca, yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu malvarlığının, yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halinde bu işlemlerin yükümlüler tarafından Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına (MASAK) bildirilmesi zorunludur.
Bununla birlikte, şüpheli işlemlerin gizliliği ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirenlerin korunması kapsamında MASAK-'a iletilen şüpheli işlem bildirimlerine ilişkin olarak anılan Kanunda yer alan kurumlar haricinde bilgi paylaşımı yapılamamaktadır.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4
Mehmet ŞİMŞEKBakan