İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/33961 GEÇ CEVAPLANDI · 81 GÜN

Tüketim malları ithalatındaki artışa ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 81 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 73 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

| Aşağıdaki sorularımın Anayasası'nın 98. maddesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96. maddesi gereğince Hazine ve Maliye Bakanı Sn. Mehmet ŞİMŞEK tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 15.09.2025

Mayıs 2023 sonrasında değişen ekonomi politikalarıyla birlikte para politikasında faiz artış dönemine girilmiş ve iki yılı aşkın süredir sıkılaşma uygulamasına geçilmiştir. Mevduat faizlerinin "040'1, kredi faizlerinin 9050"yi aştığı; şirketlerin ve hane halklarının finansmana erişimde büyük zorluk yaşadığı bir ortamda, ekonomi yönetimi ithalat artışında yavaşlama öngörmüştür. Ancak gerçekleşmeler bu beklentinin tersine işaret etmektedir.

2025'in Ocak—Temmuz döneminde ihracat 905,1 artışla 156,3 milyar dolara çıkarken, ithalat 906,9 artarak 212,2 milyar dolara yükselmiş; dış ticaret açığı ise "012,2 artışla 55,9 milyar dolara ulaşmıştır. Bu tablo, hem Hazine ve Maliye politikalarının (faiz, kur, enflasyon yönetimi) hem de Ticaret politikalarının (ithalat-ihracat dengesi, pazar payı, ürün bazlı rekabet gücü) birlikte değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

İthalatın alt kalemleri incelendiğinde, artışın temel olarak tüketim mallarından kaynaklandığı görülmektedir. 2025'in ilk yedi ayında tüketim malları ithalatı 9014 artışla 35 milyar dolara çıkmış, toplam ithalat içindeki payı 9016,4'e yükselmiştir. Buna karşılık yatırım malları ithalatındaki artış yalnızca "04 ile sınırlı kalmıştır. Bu durum, finansal sıkılaşmanın yatırımları baskıladığını; buna karşılık değerli kur, yüksek enflasyon :ve hane halkının tasarruf yerine tüketime yönelmesinin tüketim ithalatını hızlandırdığını ortaya koymaktadır.

Tüketim malları ithalatında özellikle binek otomobiller ve beyaz eşya gibi dayanıklı ürünlerin payı dikkat çekicidir. 2014"te tüketim ithalatında binek otomobillerin payı 9025 iken, 2025'in ilk yedi ayında bu oran 9636'ya çıkmıştır. Beyaz eşya ve diğer dayanıklı ürünlerin payı ise Yol4'ten 9017,5'e yükselmiştir.

Bunun yanında, Türkiye'nin ithalatında Çin'in payı giderek artmaktadır. On yıl önce 010 olan oran, 2025'in ilk yedi ayında "014'e çıkmıştır. Özellikle elektrikli otomobiller ve ileri teknoloji ürünlerde Çinli firmaların agresif fiyat politikaları, Türkiye" deki üreticiler üzerinde ciddi baskı yaratmaktadır. i

Bu bağlamda, aşağıdaki soruların yanıtlanması karhuoyunun bilgi alma hakkı açısından önem arz etmektedir;

SORULAR

  1. 2025'in Ocak-Temmuz döneminde ithalatın 06,9 artmasına, ihracatın ise yalnızca "5,1 artış göstermesine rağmen dış ticaret açığının 55,9 milyar dolara yükselmesinin nedenleri nelerdir?

  2. Yüksek faiz ve sıkı para politikasına rağmen tüketim malları ithalatının 9014 artışla 35 milyar dolara çıkmasının sebepleri konusunda Bakanlığınızca yapılan bir etki analizi var mıdır?

  3. Yatırım malları ithalatındaki artışın yalnızca 904 ile sınırlı kalmasının, reel sektörde yatırımları durma noktasına getirdiği yönündeki tespitlere ilişkin Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?

  4. Reel kurun değerli seyretmesi ithalatı teşvik etmektedir. Bu etkinin azaltılması için Bakanlığınızın aldığı veya almayı planladığı önlemler nelerdir?

  5. Hane halkının yüksek enflasyon nedeniyle tasarruf yerine tüketime yönelmesinin ithalatı artırdığı görülmektedir. Bu eğilime karşı hangi talep yönetimi politikaları uygulanmaktadır?

  6. 2014'te tüketim malları ithalatında 9025 paya sahip olan binek otomobillerin, 2025'in ilk yedi ayında 9036 paya yükselmesi karşısında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?

  7. Türkiye'nin ithalatında Çin'in payının on yıl içinde 9010'dan "014'e yükselmesinin, özellikle otomotiv ve elektronik sektörlerinde yarattığı baskıya karşı hangi finansal ve ticari önlemler öngörülmektedir?

  8. Elektrikli otomobiller ve ileri teknoloji ürünlerde Çin'in agresif fiyat politikalarına karşı, Bakanlığınızın Ticaret Bakanlığı ile koordineli yürüttüğü bir çalışma var mıdır?

  9. İthalattaki artışın özellikle dayanıklı tüketim mallarında yoğunlaşması, yurtiçinde üretim yapan sanayicileri zor durumda bırakmaktadır. Bu konuda Bakanlığınızın yerli üretimi korumaya yönelik vergi, teşvik veya finansman politikaları nelerdir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·

İlgi yazınız ekinde alınan Manisa Milletvekili Sayın Şenol SUNAT'a ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.

Mehmet ŞİMŞEK Bakan

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

7133961 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni Sayın Şenol SUNAT, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.

OVP ve kalkınma planlarında, katma değerli üretimi desteklemeye ve ithal bağımlılığını azaltmaya yönelik politikalar uygulanmakta olup hem dış ticaret açığının azaltılması hem de yerli üretimi artırarak büyümenin desteklenmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede ülkemizde, cari açığın azaltılarak ithalat bağımlılığı yüksek olan ara malı ve ürünlerin üretiminin artırılması, teknolojik dönüşümü sağlayacak yüksek ve orta-yüksek teknoloji içeren yatırımların desteklenmesi, en az gelişmiş bölgelere sağlanan yatırım desteklerinin artırılması, bölgesel gelişmişlik farklılıklarının azaltılması, destek unsurlarının etkinliğinin artırılması ile kümelenme faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla çok kapsamlı bir teşvik sistemi tasarlanmış olup, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir.

Ayrıca, Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi, Sektörel Teşvik Sistemi Uygulamaları ve Bölgesel Teşvikler ana başlıkları altında uygulanmakta olan sistem ile katma değer vergisi iadesi ve indirimi, gümrük vergisi muafiyeti, vergi indirimi, sigorta primi işçi ve işveren hissesi desteği, faiz ve kar payı desteği, yatırım yeri tahsisi, enerji tüketim harcamalarının karşılanması, ücret desteği sağlanması, yatırıma ortak olunması, alım garantisi, alt yapı yatırım desteği, faiz hibe desteği gibi teşvikler sağlanmıştır.

Sağlanan teşviklerden olan indirimli kurumlar vergisi ile yatırımcılara, yatırım yapılan bölgeye, yatırım büyüklüğüne ve yatırım konusuna göre farklı oranlarda destekler sağlanmaktadır. Ayrıca, gelir vergisi mükellefleri de ilgili şartları sağlamaları koşuluyla bu teşvikten yararlanabilmektedir.

Diğer taraftan, ülkemizin mevcut veya gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçlarını karşılayacak, arz güvenliğini sağlayacak, dışa bağımlılığı azaltacak, teknolojik dönüşümünü sağlayacak, yenilikçi, Ar-Ge yoğun ve katma değeri yüksek yatırımlar proje bazlı olarak desteklenmekte ve bu yatırımlara diğer yatırımlara göre daha fazla vergisel teşvikler sağlanmaktadır.

Bunun yanı sıra, vergi mevzuatımızda; ihracata yönelik yatırımların ve ihracatın desteklenmesi, imalat sanayiinin desteklenmesi, Ar-ge ve tasarım faaliyetlerinin desteklenmesi, sermaye artırımlarının desteklenmesi amacıyla muhtelif, indirim ve istisna düzenlemeleri de bulunmaktadır. Dolayısıyla, yürütülen ekonomi programı çerçevesinde mali disiplini de dikkate alarak yatırım, üretim ve ihracat güçlü bir şekilde desteklenmeye devam edilmektedir.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

Öte yandan, iklim dostu politikalarla elektrikli araçlara olan talep belirgin biçimde artmış olup bu durum, yerli üretim kapasitesinin artırılması ve teknolojik dönüşümün hızlandırılması için firsatlar sunmaktadır. Bu çerçevede, yerli üretimi desteklemek amacıyla son olarak İthalatta İlave Gümrük Vergisi Uygulanmasına İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar 21 Eylül 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu karar ile ülkemizin serbest ticaret anlaşmasının bulunmadığı ülkelerden ithal edilen araçlara ek mali yükümlülükler getirilmiş, böylece yerli üretim araçlar daha rekabetçi hale gelmiştir.

Diğer taraftan, 2023 yılı Mayıs ayında 254,2 milyar dolar olan yıllıklandırılmış ihracat, jeopolitik gerginlikler ve AB başta olmak üzere ticaret ortaklarımızın ekonomik aktivitelerindeki zayıf görünüme rağmen 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla 269,7 milyar dolara yükselmiştir. Aynı dönemde ithalat ise 376,4 milyar dolardan 359 milyar dolara gerilemiştir. Böylece dış ticaret açığı 32,9 milyar dolar daralarak 89,3 milyar dolar olmuştur. 2025 yılı ilk dokuz ayında ise ihracat yıllık yüzde 4,1 artarak 200,6 milyar dolar, ithalat ise yüzde 5,9 artış ile 267,6 milyar dolar olmuş, dış ticaret açığı 67,1 milyar dolar gerçekleşmiştir. Alt sektörler bazında, sermaye malları ithalatı 2025 yılının ilk çeyreğinde yıllık yüzde 5,5 daralırken, ikinci çeyrekte yüzde 9,6 ve üçüncü çeyrekte yüzde 4.3 artış kaydetmiştir.

Diğer yandan, gayrisafi sabit sermaye yatırımları 2025 yılı ilk çeyreğinde yıllık yüzde 1,8, ikinci çeyrekte yüzde 8,8 reel artış kaydetmiştir. Bu gelişmeler, reel sektörde yatırımların sürdüğüne işaret etmektedir. Tüketim malı ithalatı ise 2025 yılının ilk dokuz ayında yüzde 12,4 artış kaydetmiştir. Binek otomobillerin tüketim malı ithalatı içindeki payı 2025 Ocak-Eylül dönemi itibarıyla yüzde 36,2 olmuştur. Bu oran 2013-2024 döneminde ortalama yüzde 28,8 olup, yıllar itibarıyla dalgalı seyir izlemiştir.

Öte taraftan, makro düzeyde ihracat ve ithalat miktarının temel belirleyicilerini tespit etmek amacıyla yapılan analizler, Türkiye'nin toplam ihracatının temel olarak dış talep tarafından belirlendiğine, reel kurun ihracat üzerindeki etkisinin ise sınırlı düzeyde olduğuna işaret etmektedir. İthalat tarafında, reel kurun görece daha yüksek etkisi tespit edilmekle birlikte ithalatın ana belirleyicisi olarak iç talep öne çıkmaktadır. Bu kapsamda, 2025 yılının ilk dokuz ayında mal ticareti açığı, 2024 yılının aynı dönemine kıyasla 7,1 milyar ABD doları artmıştır. Bununla birlikte, işlenmemiş altın ve enerji ithalatı hariç tutulduğunda, dış ticaret açığındaki artış 3,0 milyar ABD doları ile sınırlı kalmıştır. Dış ticaret açığındaki artışta dış talep, iç talep ve reel kur gelişmelerinin yanı sıra ticaret belirsizlikleri kaynaklı öne çekilen ithalat talebinin de etkisi olmuştur. Ocak-Eylül döneminde, ortalama TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 10,2 oranında artarken reel dış talep ve milli gelir yılın ilk yarısında bir önceki yılın aynı yarısına kıyasla sırasıyla yüzde 1,9 ve 3,6

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat; 3-4 e-posta; suhbsoruongrgeleriahmb.gov ir Elektronik Ağ: www.hmb.gov.tr büyümüştür. Öte yandan, ilgili dönemde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla ortalama olarak artan reel kurun 2025 yılının ocak ayından Eylül ayına kadarki dönemde aylık olarak düşüş eğilimi sergilediği göz önünde bulundurulmaktadır. Nitekim, Ocak ayında TÜFE bazlı reel kur endeksi 75,2 değerinden Eylül ayında 70,8 değerine gerilemiştir. Bu çerçevede, dış ticaret açığında gözlenen artışta Türk lirasındaki reel değerlenmenin etkisinin sınırlı olduğu, asıl etkinin ise iç talep kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir.

Ayrıca, soru önergesinde bahsi geçen diğer hususlar, Ticaret Bakanlığı uhdesinde bulunmaktadır.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

Mehmet ŞİMŞEKBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir