Kadına yönelik şiddet ile mücadeleye ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 119 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim
Uluslararası normlar ve iç hukukumuz bakımından kadına yönelik şiddet, ülkemizde temel bir insan hakkı ihlali ve güvenlik sorunu olarak varlığını sürdürmektedir. Bu şiddetin önlenmesi, kadınların yaşam hakkı başta olmak üzere sağlık, özgürlük ve güvenlik gibi temel haklarının korunmasının da ön koşuludur. İstanbul Sözleşmesi, bu açıdan kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası bağlayıcılığı bulunan en kapsamlı sözleşmelerden biridir. Ancak ülkemiz imzaladığımız bu sözleşmeden Cumhurbaşkanlığı Kararıyla çekilmiştir.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun açıkladığı 2025 yılı ilk 6 ayına ilişkin raporuna göre, en az 136 kadın erkekler tarafından öldürülmüş ve 145 kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetmiştir. Sadece Ağustos Ayında ise 29 kadın cinayeti, 28 şüpheli kadın ölümü görülmektedir. Bu kadınların 9072si aile bireyleri tarafından öldürüldüğü ve bunların 9059"nun ise evlerinde öldürüldüğü raporda yer verilmiştir. Bu veriler, ortalama her gün en az bir kadının öldürüldüğü ve bununda en yakınları tarafından yapıldığı anlamı taşmaktadır. Bu durum açıkça kadınların en güvende olması gereken alanlar olan evlerinde dahi korunamadığını ve kadın cinayetlerinin münferit değil sistematik bir hal aldığını göstermektedir.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Erkek şiddetinin artmasında; toplumsal kodlar, "iyi hal indirimi" yargı süreçlerinin hızlı işlememesi, yeterli koruma tedbirlerinin alınmaması, yasal mevzuattaki kimi boşluklar veya uygulama eksiklikleri gibi sebepler etkili olmaktadır. Bununla birlikte kadınların şiddete uğramaları sonucu başvurabileceği sığınma evi sayısı ise yetersizdir. Türkiye genelinde kadın nüfusuna oranla kadın sığınma evleri, psikolojik destek birimleri ve acil müdahale merkezlerinin dağılımı oldukça az olduğu görülmektedir. Büyük şehirlerden uzaklaştıkça bu hizmetlere erişim zorlaşmakta ve hatta birçok kadın bulunduğu şehirde destek alabileceği bir kuruma dahi ulaşamamaktadır. Aynı şekilde Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri'nde personel eksikliği, kurumsal kapasite eksikliği ve bölgesel dağılım eşitsizlikleri nedeniyle istenilen düzeyde ve nitelikte bir hizmet sunulamadığı anlaşılmaktadır.
18 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi, kadına yönelik şiddetinin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir göstergesi hangi bahaneyle öldürüldükleri dahi tespit edilemeyen kadın sayısındaki fazlalıktır. Sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, gereği gibi önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet artarak devam edecektir. Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA
Ülkemizde derinleşen yoksulluk, temel haklara erişimde yaşanan eşitsizlikler ve sosyal destek mekanizmalarının zayıflaması bu şiddetin diğer sebebidir. İktidarın odağına kadının ekonomik bağımsızlığını ve yaşam tercihlerini alan kamusal politikalar yerleştirmelidir. Ancak güçlü bir toplum; kadınların özgür olduğu, çocukların güvende büyüdüğü, eşit ve erişebildiği koşullarda mümkündür.
Tüm bu veriler toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ataerkil yapı, koruyucu ve önleyici politikalardaki birçok eksikliklerin sonuçları olarak karşımıza çıkmaktadır. Kadına yönelik şiddet sistematik bir sorun olmuştur. Kadına şiddete karşın cinsiyet eşitliği esaslı, kadın örgütleri, uzmanlar ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde sosyal yapıya uygun, denetlenebilir ve uygulanabilir politikaların ve eylemlerin geliştirilmesiyle mümkündür.
Bu bağlamda;
İ. Göreve başlama tarihiniz olan 4 Haziran 2023'ten itibaren şiddete maruz kalan ve yaşamını yitiren kaç kadın bulunmaktadır? Türkiye genelinde işlenen kadın cinayetlerinin yıllara göre dağılımı nedir? Bu cinayetlerin kaçı savcılığa şikâyet etmelerine ve haklarında tedbir kararı bulunmasına rağmen işlenmiştir?
SORULAR
2025 yılı içerisinde adli makamlara intikal etmiş kaç şiddet vakası bulunmaktadır? Bunların kaçı cinayet sonucu devam eden adli olaydır? Söz konusu vakaların adliyeye intikal etmeden önce diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla uzlaşma vb. yollarla çözmeye ilişkin bir çalışma yapılmaktadır?
Görev sürecinizde şiddete maruz kalan, resmi makamlara başvuran ve koruma talep eden toplam kaç kadın bulunmaktadır? 2025 yılının ilk 6 ayında öldürüldüğü tespit edilen 136 kadından kaçı hakkında koruma kararı bulunmaktaydı? Söz konusu kadınlardan kaçına koruyucu hizmet sağlanmıştır?
Ülkemiz genelinde koruma ya da uzaklaştırma kararı almasına rağmen şiddet görmekten ya da cinayete kurban gitmekten kurtulamayan birçok kadın olduğu bilgisi dikkate alınarak; koruma veya uzaklaştırma kararı alınmış kadınların güvende olması için hangi tedbirler uygulanmaktadır?
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'una ilişkin toplumda var olan şikâyetler, boşluklar, ihmaller ve uygulama sorunları hakkında tarafınıza iletilen toplam başvuru sayısı nedir? Buna karşın ilgili sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarının iş birliğinde bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?
Kamuoyunda yaygın kanaat haline gelen "iyi hal indirimi", "haksız tahrik indirimi", vb. gerekçelerle birçok şiddet failinin tahliye edildiği, şartlı salıverildiği veya az ceza aldığı hususunda ne tür tedbirler alınmaktadır? Kadın cinayetlerinin önüne geçmek amacıyla bakanlığınızın nezdinde yasal düzenlemelerin daha caydırıcı tedbirler barındırması ve Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA
N ğ vive W kadını koruma odaklı bir şekilde düzenlenmesi adına herhangi bir çalışma mevcut mudur?
Söz konusu şiddete maruz kalan kadınlara yönelik hukuki destek ve danışmanlık başta olmak üzere bakanlığınız tarafından ne tür çalışmalar yapılmaktadır? İ Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1710225 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7134128 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden EOFCNIJ - cr4HExo - C7S 8f4g - S9evt1I ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1639-5/5 Konu : Yazılı soru önergesi 29401. rob
Sayın Cem AVŞAR Tekirdağ Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34128 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.
• 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Nitelikli haller" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kasten öldürme suçunun kadına karşı işlenmesi halinde, kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılacağı hükmünün yer aldığı malumlarıdır
11- A) 10/06/2020 tarihli ve 31151 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 18. maddesiyle 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine "Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı" kenar başlıklı 53. madde eklenmiş ve bu Başkanlık, Bakanlığımızın hizmet birimleri arasında yerini almıştır. Bu maddeye göre Başkanlığın görevleri; kırılgan gruba yönelik hak ve hizmetlerin geliştirilmesi ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, mağdurların kendilerine tanınan haklar ve yardımlar konusunda bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yürütmek, adli desteğe ihtiyaç duyanlara uygun müdahale programları geliştirmek, tekrarlanan mağduriyetleri
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http:/vatandaş.uyap.gov.tr adresinden NRİVMGC - Ahzr/nd - UOPyMIP - Tm3BSC- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü önleyici tedbirler almak, psiko-sosyal destek hizmetlerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına yönelik faaliyetleri yürütmek, mağdurların adalete erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak ve uygulamak, adli süreçte tanıklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, adliyelerde görev alan pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanların çalışma usul ve esaslarını belirlemek, adli yardımla ilgili mevzuatın Bakanlığa verdiği görevleri ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği halinde yürütmek ve adli yardım hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde işleyişine yönelik tedbirleri almak, görev alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşları veya sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapmak, mağdurların her alanda desteklenmesini sağlamak amacıyla toplumsal farkındalığı artırıcı faaliyetlerde bulunmak şeklinde belirlenmiştir.
Başkanlığın başlıca hedefleri arasında; başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelli bireyler olmak üzere tüm suç mağdurlarının ve tanıkların, sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulabilecek yardım ve destek hizmetleri konusunda bilgilendirilmeleri ve kırılgan gruba mensup mağdurların adli süreçte etkin şekilde desteklenerek adalete erişimlerinin kolaylaştırılması yer almakta olup Başkanlığın çalışmaları bu yönde devam etmektedir.
02/09/2022 tarihinde Başkanlık bünyesinde çocuk, kadın, yaşlı, engelli ve tanıklara yönelik politikalar geliştirilmesi ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince sunulan hizmetlerin etkinliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yürütmek üzere Bakan Oluru ile Çocuk Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Kadın Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Adli Destek ve Yardım Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulmuştur.
B) Bakanlığımızca 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca adliyelerde kurulan "adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri" bünyesinde yer alan bürolar aracılığıyla suç mağdurlarına yönelik bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri ile kırılgan gruba dahil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik hizmetler, tüm ülke genelinde yürütülmektedir.
Müdürlüklerin kurulmasıyla birlikte; daha önce çocuk ve aile mahkemelerinde görev yapan uzmanlar aracılığıyla sağlanan psiko-sosyal destek faaliyetleri Cumhuriyet başsavcılıkları ile tüm mahkemeleri kapsayacak şekilde genişletilmiş, hizmet sunumuna ilişkin standartlar geliştirilmiş, vaka yönetiminin uygulandığı etkin bir sistem oluşturulmuştur.
Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri bünyesinde yer alan "bilgilendirme ve yönlendirme büroları"nda tüm suç mağdurları; adli süreç ve bu süreçte sahip oldukları haklar ile kendilerine hizmet sunan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları konusunda bilgilendirilmekte ve ihtiyaçları doğrultusunda hizmet alabilecekleri kurum ve kuruluşlara yönlendirilmektedir. Bu sayede değişik kurumlar tarafından mağdurlara sunulan hizmetlerin etkin, kesintisiz ve bütüncül bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmaktadır.
Çocuklar ve kadınlar gibi bireysel özellikleri nedeniyle suçtan daha fazla etkilendiği tespit edilen kırılgan gruba dâhil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik çeşitli hizmetler de sunulmaktadır. Maruz kalınan suçtan daha fazla etkilendiği ve desteğe ihtiyaç duyduğu anlaşılan bu kapsamdaki mağdurlara yönelik olarak "kırılgan grup destek büroları'nda çalışan adli destek görevlileri tarafından yapılan bireysel değerlendirme sonucunda adli destek planı hazırlanmakta ve gerektiğinde vaka yönetimi uygulanmak suretiyle etkin bir şekilde psiko-sosyal destek hizmeti sunulmaktadır.
C) Bakanlığımız tarafından, faille yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http:/vatandaş.uyap.gov.tr adresinden NRİVMGC - Ahzr/nd - UOPyMIP - Tm3BSC- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü değerlendirilen, öncelikli olarak cinsel suç ve aile içi şiddet suçu mağdurları, engelli birey ve kırılgan gruba dâhil mağdurlar, diğer mağdurlar ve tanıklar ile suça sürüklenen çocukların ifade ve beyanlarının uzman eşliğinde özel ortamda alınması için 2017 yılında adli görüşme odaları (AGO) uygulamasına geçilmiştir.
Ç) Suç mağdurlarının bilgilendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında mağdurların sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulan hizmetlere dair bilgilerin yer aldığı "https://magdurbilgi.adalet.gov.tr/" internet sitesi üç farklı dilde erişime açılmıştır. Suç mağdurları internet sitesini ziyaret ettiklerinde yaşadıkları mağduriyet türüne göre hangi haklara sahip olduklarını, hangi hizmeti hangi kurumlardan alabileceklerini ve bunun için nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini kolaylıkla öğrenebilmektedir.
Suç mağdurlarının adli süreç hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla bazı temel haklar ile suç türleri hakkındaki bilgilerin yer aldığı çeşitli broşürler de fiziki ve dijital ortamda erişime sunulmuştur.
Belirtilen hususlara ek olarak; "mağdur(Dadalet.gov.tr" e-posta hesabı üzerinden mağdurların başvuruları Başkanlık tarafından ivedi bir şekilde ele alınarak gereğinin yapılması için ilgili yerlere yönlendirilmektedir.
IWV- A) 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun "Teknik yöntemlerle takip" kenar başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanun hükümlerine göre verilen tedbir kararlarının uygulanmasında hâkim kararı ile teknik araç ve yöntemlerin kullanılabileceği, ancak bu suretle, kişilerin ses ve görüntülerinin dinlenemeyeceği, izlenemeyeceği ve kayda alınamayacağı hükmüne yer verildiği malumlarıdır.
B) 6284 sayılı Kanun kapsamında hükmedilmiş olan koruyucu ve önleyici tedbirlerin, 81 ilde ve ilçelerde, polis ve jandarma bölgelerini kapsayacak şekilde elektronik yöntemler ile denetim ve takibi için İçişleri Bakanlığı bünyesinde ayrı bir elektronik izleme merkezi kurulmuş olup, bu merkez 25/01/2021 tarihinde faaliyete geçmiştir. Bakanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren Elektronik İzleme Merkezinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında izlemesi devam eden vakaların İçişleri Bakanlığı Elektronik İzleme Merkezine aktarım süreci 12/02/2021 tarihinde tamamlanmıştır. Bu tarih itibarıyla 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan mahkeme kararları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı olarak görev yapmakta olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri ve İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı olarak görev yapmakta olan Elektronik İzleme Merkezi tarafından takip edilmeye başlanmıştır.
V- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, İkinci Kısım, Birinci Bölümünde düzenlenen "Hayata Karşı Suçlar"a ilişkin Cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma evresinde açılan ve karara bağlanan dosya, şüpheli ve suç sayıları ile ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayılarına ait istatistiklere (o Bakanlığımız (Adli Sicil oOve İstatistik (Genel (Müdürlüğünün "bttps:/www.adlisicil.adalet.gov.tr" oadresli ointernet sitesinden (o ulaşılması mümkün
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden NKRJvVMGc - Ahzr/nd - U8PyMIP - Tm3B5cile erişebilirsin biye
Mevzuat Genel Müdürlüğü olabilecektir.
VI- Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden hRJvMGC - Ahzr/nd - UOPyMIP - Tm3BSC- ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan