İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/34131 GEÇ CEVAPLANDI · 83 GÜN

Kadına yönelik şiddet ile mücadeleye ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 83 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 70 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından

Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99uncu maddeleri gereğince yazılı — olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim 18.09.2025

Uluslararası normlar ve iç hukukumuz bakımından kadına yönelik şiddet, ülkemizde temel bir insan hakkı ihlali ve güvenlik sorunu olarak varlığını sürdürmektedir. Bu şiddetin önlenmesi, kadınların yaşam hakkı başta olmak üzere sağlık, özgürlük ve güvenlik gibi temel haklarının korunmasının da ön koşuludur. İstanbul Sözleşmesi, bu açıdan kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası bağlayıcılığı bulunan en kapsamlı sözleşmelerden biridir. Ancak ülkemiz imzaladığımız bu sözleşmeden Cumhurbaşkanlığı Kararıyla çekilmiştir.

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun açıkladığı 2025 yılı ilk 6 ayına ilişkin raporuna göre, en az 136 kadın erkekler tarafından öldürülmüş ve 145 kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetmiştir. Sadece Ağustos Ayında ise 29 kadın cinayeti, 28 şüpheli kadın ölümü görülmektedir. Bu kadınların 9672'si aile bireyleri tarafından öldürüldüğü ve bunların 9059"nun ise evlerinde öldürüldüğü raporda yer verilmiştir. Bu veriler, ortalama her gün en az bir kadının öldürüldüğü ve bununda en yakınları tarafından yapıldığı anlamı taşmaktadır. Bu durum açıkça kadınların en güvende olması gereken alanlar olan evlerinde dahi korunamadığını ve kadın cinayetlerinin münferit değil sistematik bir hal aldığını göstermektedir.

Erkek şiddetinin artmasında; toplumsal kodlar, "iyi hal indirimi" yargı süreçlerinin hızlı işlememesi, yeterli koruma tedbirlerinin alınmaması, yasal mevzuattaki kimi boşluklar veya uygulama eksiklikleri gibi sebepler etkili olmaktadır. Bununla birlikte kadınların şiddete uğramaları sonucu başvurabileceği sığınma evi sayısı ise yetersizdir. Türkiye genelinde kadın nüfusuna oranla kadın sığınma evleri, psikolojik destek birimleri ve acil müdahale merkezlerinin dağılımı oldukça az olduğu görülmektedir. Büyük şehirlerden uzaklaştıkça bu hizmetlere erişim zorlaşmakta ve hatta birçok kadın bulunduğu şehirde destek alabileceği bir kuruma dahi ulaşamamaktadır. Aynı şekilde Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri'nde personel eksikliği, kurumsal kapasite eksikliği ve bölgesel dağılım eşitsizlikleri nedeniyle istenilen düzeyde ve nitelikte bir hizmet sunulamadığı anlaşılmaktadır.

18 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi, kadına yönelik şiddetinin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir göstergesi hangi bahaneyle öldürüldükleri dahi tespit edilemeyen kadın sayısındaki fazlalıktır. Sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, gereği gibi önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet artarak devam edecektir. Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

Ülkemizde derinleşen yoksulluk, temel haklara erişimde yaşanan eşitsizlikler ve sosyal destek mekanizmalarının zayıflaması bu şiddetin diğer sebebidir. İktidarın odağına kadının ekonomik bağımsızlığını ve yaşam tercihlerini alan kamusal politikalar yerleştirmelidir. Ancak güçlü bir toplum; kadınların özgür olduğu, çocukların güvende büyüdüğü, eşit ve erişebildiği koşullarda mümkündür.

Tüm bu veriler toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ataerkil yapı, koruyucu ve önleyici politikalardaki birçok eksikliklerin sonuçları olarak karşımıza çıkmaktadır. Kadına yönelik şiddet sistematik bir sorun olmuştur. Kadına şiddete karşın cinsiyet eşitliği esaslı, kadın örgütleri, uzmanlar ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde sosyal yapıya uygun, denetlenebilir ve uygulanabilir politikaların ve eylemlerin geliştirilmesiyle mümkündür.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Göreve başlama tarihiniz olan 4 Haziran 2023'ten itibaren şiddete maruz kalan ve yaşamını yitiren kaç kadın bulunmaktadır? Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinde yıllık artış/azalış oranına ilişkin bakanlığınızın hazırladığı resmi bir analiz var mıdır?

  2. Görev sürecinizde şiddete maruz kalan, resmi makamlara başvuran ve koruma talep eden toplam kaç kadın bulunmaktadır? 2025 yılının ilk 6 ayında öldürüldüğü tespit edilen 136 kadından kaçı hakkında koruma kararı bulunmaktaydı? Söz konusu kadınlardan kaçına koruyucu hizmet sağlanmıştır?

  3. Söz konusu kadın cinayetlerinin meydana gelme sebeplerine göre dağılımı nasıldır? Bu cinayetlerin kaçı şiddetli geçimsizlik ve boşanmadan kaynaklıdır? Aile birliğini sağlama ve geçimsizliği önleme bakımından ne tür tedbirler alınmaktadır?

  4. Yaşanan şiddet ve kadın cinayetleri göz önünde bulundurularak mevcut kadın sığınma evleri yeterli midir? Söz konusu evlerin doluluk oranı ve il/bölge bazlı dağılımı nasıldır? Yeni sığınma evleri vb. sosyal yaşam alanı açılmasına ilişkin bir planınız var mıdır?

  5. Bakanlığınız bünyesinde çalışan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin (ŞÖNİM) personel sayısı, niteliği, mesleki formasyon (uzman, psikolog, danışman vb.) bilgisi nasıldır? Söz konusu merkezleri sayı ve nitelik bakımından yeterli buluyor musunuz? Personel ihtiyacına ilişkin bir iyileştirme planınız var mıdır?

  6. Söz konusu şiddete maruz kalan kadınlara sunulan psiko-sosyal destek hizmetleri ile ekonomik şartları iyileştirmeye (geçim desteği, mesleki eğitim, istihdam programı vb.) yönelik ne tür tedbirler alınmaktadır? Yaşanan olaylar dikkate alınarak bu hususta yeni çalışmalar planlıyor musunuz?

  7. "Aile Yılı" çalışmaları kapsamında kadınların iş hayatında, sokakta, evde ve sosyal medyada yani yaşamın her alanında maruz kaldıkları -görünen/görünmeyen- eşitsizliğe, psikolojik ve fiziki şiddete karşın toplumsal ve bütüncül çözümler üretmek için ilgili Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA paydaşların iş birliğinde bir çalışma yapmayı planlıyor musunuz? Bu hususta bir eylem planı hazırlığınız var mıdır?

    Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

& it 4 a K £ İlgi a) 06.10.2025 tarihli ve 1710225 sayılı yazınız. 4) 4 5321 T b)28.10.2025 tarihli ve 1724950 sayılı yazınız. gı 32

İlgi yazı ekinde alınan Tekirdağ Milletvekili Sayın Cem AVŞAR tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/34131 ve 7/35317 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

1. 7/34131 Cevap Metni (5 Sayfa)

2. 7/35317 Cevap Metni (6 Sayfa) Telefon No:(312) 705 7330 5 Ee

Hiyia &k18

Tekirdağ Milletvekili Sayın Cem AVŞAR'a Ait 7/34131 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir.

Bakanlığımızın tüm çalışmaları, yaşamın tüm alanlarında kadınların konumlarının güçlendirilmesi; eğitim ve sağlık imkânlarından eşit bir şekilde yararlanmalarının sağlanması; istihdama ve karar alma mekanizmalarına katılımlarının arttırılması; medyada eşitlikçi temsilin sağlanması; kadın erkek eşitliğinin ana plan ve politikalara dahil edilmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanında çalışmaların sürdürülmesini desteklemek üzere yürütülmektedir.

Bu kapsamda Bakanlığımızca son dönemde gerçekleştirilen en önemli çalışmalardan biri "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı"dır. 2024-2028 yıllarını kapsayacak şekilde ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüş ve önerileri çerçevesinde kapsayıcı bir yaklaşımla hazırlanan eylem planı, 8 Mart 2024 Dünya Kadınlar Gününde kamuoyuna duyurulmuştur.

Eylem planının temel politika eksenleri; Eğitim, Sağlık, Ekonomi, Liderlik ve Karar Alma Mekanizmalarına Katılım, Çevre ve İklim Değişikliği olarak belirlenmiştir. Planda; beş temel politika eksenine ilişkin "5 Temel Amaç", "20 Strateji", "83 Faaliyet" yer almaktadır.

Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nda yer alan politika eksenleri altında ele alınmak üzere kesişen politika alanları belirlenmiş ve bunlar da "Özel Politika Gerektiren Gruplar " ile "Kesişen Çalışma Alanları" olarak iki alt başlıkta ele alınmıştır. Hem "Özel Politika Gerektiren Gruplar" hem de "Kesişen Çalışma Alanları" Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın genelinde temel amaç, strateji ve faaliyetlerin oluşturulmasında dikkate alınmıştır.

Bu kapsamda, "Kadın erkek eşitliği eğitimleri", "kadın erkek eşitliğine duyarlı bütçeleme çalışmaları" ve "cinsiyet ayrıştırmalı verilerin mevcudiyeti " kesişen çalışma alanlarından biri olarak ele alınmıştır.

Diğer taraftan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde "Kadının Güçlenmesi" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve Bakanlığımız tarafından düzenlenen "Kadınlarla Yükselen Türkiye" programında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından kamuoyuyla paylaşılmıştır.

Söz konusu Genelge kapsamında, Sayın Bakanımız başkanlığında ilgili diğer bakanlıklar ve kurumların katılımıyla kadınlara yönelik sunulan hizmetlerin etkin bir şekilde yürütülmesine yönelik tüm çalışmaların izlenmesi, değerlendirilmesi, koordinasyon ve iş birliğinin sağlanması amacıyla "Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu " oluşturulmuştur.

Ayrıca Genelgede, kadının güçlenmesine ilişkin çalışmaların yerel düzeyde etkin şekilde yürütülmesi ve takibi amacıyla, tüm illerde Vali başkanlığında "Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulları" kurulmuştur.

Bu çerçevede; Bakanlığımızca kadının güçlenmesine yönelik çalışmalar, Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ve Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulları tarafından belirlenecek proje ve politikalar çerçevesinde yürütülmeye devam edecektir.

Diğer taraftan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planları 2007 yılından itibaren sistematik şekilde hazırlanmaya başlanmış ve kadına yönelik şiddetle mücadelede temel politika belgeleri haline gelmiştir. Bugüne kadar dört Ulusal Eylem Planı, ilgili tüm tarafların katılım ve katkılarıyla hazırlanmış olup şiddetin önlenmesine yönelik çok yönlü politikalar geliştirilerek kadınların yaşamına dokunan önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.

Yeni Eylem Planı hazırlıkları kapsamında; kapsamlı doküman analizleri, stratejik paydaş ve personel anketleri, odak grup görüşmeleri, 7 bölgede istişare toplantıları ve ihtisas komisyonları toplantısı gibi katılımcı yaklaşımı esas alan çok aşamalı kapsamlı çalışmalar yürütülmüştür.

V. Ulusal Eylem Planı, 25 Kasım 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 2025/19 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girmiştir. V. Ulusal Eylem Planı, önceki planlardan yapısal olarak farklılaşan Eksen Yapısı ile politika alanları, mücadelenin omurgasını oluşturan 5 Dikey Eksen ve bu eksenleri kesen 5 Yatay Eksen üzerine inşa edilmiştir. Böylelikle kadına yönelik şiddeti çok boyutlu doğası etkileşimli ve kesişimsel bir anlayışla ele alınmıştır.

Eylem Planı kapsamında 5 dikey eksende toplam 15 strateji ve 130 faaliyet bulunmakta olup Şiddetsiz Yaşam ve Saygı Kültürü, Etkin Hukuki Koruma ve Adalete Erişim, Risk Odaklı ve Uzmanlaşmış Müdahale, Psikolojik İyi Oluş ve Sosyoekonomik Güçlenme, Davranışsal Dönüşüm ve Toplumsal Katılım alanları dikey eksenleri; Bütüncül Politikalar, Dijitalleşme ve Yapay Zekâ, Afet ve Acil Durumlar, Bilimsel Bilgi Ekosistemi, Kültür-Sanat, Spor ve Medya alanları yatay eksenlerinden oluşturmaktadır.

V. Ulusal Eylem Planı, yine katılımcı bir yaklaşımla hazırlanarak şiddetin önlenmesine yönelik kapsamlı ve güncel ihtiyaçlara uyumlu stratejiler içermektedir. Günümüzde dönüşen toplumsal yapı ve dijitalleşmeyle birlikte ortaya çıkan yeni şiddet biçimlerine karşı da proaktif ve yenilikçi bir yaklaşım benimsenmiştir.

Bu çerçevede, dijitalleşme ve yapay zekâ, risk odaklı modeller, toplumsal katılım ve çok paydaşlı müdahale mekanizmaları ön planda olarak şiddetin psikolojik ve sosyolojik kökenlerine odaklanan bütüncül politikalar geliştirilmiştir. Mağdurun güçlendirilmesi ve şiddet uygulayana yönelik etkili müdahalelerle şiddet döngüsünün kırılması, yeni Eylem Planımızın temel hedefleri arasında yer almaktadır.

Her ilde en az | kadın konukevi bulunmakla birlikte Bakanlığımıza bağlı toplam 112 kadın konukevinde 2.819 kapasite ile hizmet verilmektedir. Ülke genelinde Bakanlığımıza bağlı kadın konukevlerinin 2024 yılı doluluk oranı ortalama 9070-75 olarak gerçekleşmiştir. Daha etkin ve verimli hizmet sunumunun sağlanması amacıyla illerde bulunan kadın konukevlerinin yoğunlukları dikkate alınarak, ihtiyaç duyulması halinde sunulan hizmetlerin niteliğini arttırabilmek amacıyla kadın konukevi sayısının arttırılması yönünde çalışmalar yapılmaktadır.

Türkiye'de depremden etkilenen ve deprem sonrası yoğun olarak göç alan illerde şiddet riski altında olan kadınlar ve kız çocuklarına yönelik nitelikli önleme, koruma ve güçlendirme hizmetlerine erişimi artırmak amacıyla "Türkiye'de Depremden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi Projesi" yürütülmektedir. Proje kapsamında Adıyaman, Hatay, İstanbul ve Kocaeli olmak üzere 4 ilde toplam 4 kadın konukevinin inşa edilmesi planlanmaktadır. Bununla birlikte halihazırda Aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı 2024-2026 Yılı Yatırım Programı ile 2025- 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programında da kadın konukevi inşaat projeleri yer almaktadır.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak destek ve izleme hizmetlerinin verildiği merkezlerdir. ŞÖNİM'lerde hizmet veren birimlerin hizmet sunumlarına yetecek sayı ve nitelikte, üniversitelerin psikoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, sosyoloji ve sosyal hizmet bölümlerinden mezun olan meslek elemanları ile avukat, hemşire/sağlık memuru, veri hazırlama ve kontrol işletmeni/bilgisayar işletmeni/memur, güvenlik görevlisi, şoför ve diğer personel istihdam edilmektedir. Hâlihazırda 81 ilimizde 86 ŞÖNİM hizmet vermektedir.

ŞÖNİM"lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının travma sonrası iyileşme süreçlerinin ve sosyal işlevselliğinin desteklenerek psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Ayrıca barınma, hukuki, ekonomik, sağlık ve eğitim desteklerinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Kanun kapsamında geçici maddi yardım yapılması işlemleri Uygulama Yönetmeliği hükümlerine göre yerine getirilmektedir. Şiddet mağdurunun sosyo-ekonomik durumu göz önünde bulundurularak gerekli görüldüğü takdirde, 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümleri uyarınca maddi destek sağlanması konusunda rehberlik yapılmaktadır. ŞÖNİM'de veya ilgili kuruma yönlendirme suretiyle kurumlar arası koordinasyon sağlanarak meslek edinme, iş bulma ve benzeri konularda hizmetler verilmektedir.

Psikososyal destek ve müdahale hizmetlerini bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve kişinin özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde model halinde yapılandıran Ar-Ge çalışmalarımız ve personelin mesleki kapasitesinin artırılmasına yönelik temel ve ileri düzey eğitimlerimiz devam etmektedir.

Ayrıca, hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde oluşturulan Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları hâlihazırda 433 SHM Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.

Diğer taraftan ailenin karşı karşıya kaldığı risklerin azaltılması, ülkemizin sosyal kalkınmasının desteklenmesi, aktif ve dinamik nüfus yapısının korunması, aile ve evlilik kurumunun güçlendirilmesi ve bu sayede sosyal refahın artırılması amacıyla "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028)" hakkında 2024/6 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlanmıştır.

Öte yandan İstanbul Sözleşmesinden geri çekilme kararı hiçbir şekilde Türkiye'nin "kadınların korunmasından ve şiddetle mücadeleden taviz verdiği" anlamına gelmemektedir.

Hukuk, şiddetle mücadelede önemli bir araçtır. Uluslararası sözleşmelerden biri olan İstanbul Sözleşmesi de kültürlere ve coğrafyalara göre şekillenecek hükümlere alan açan, dolayısıyla amil hükümler içermeyen çerçeve niteliği taşıyan bir sözleşmedir.

İstanbul Sözleşmesi yürürlükteyken Resmi Gazete'de yayımlanan 6284 sayılı Kanun bizim şiddetle mücadelemizin esas lokomotifi olmuştur ve halen yürürlüktedir.

Ailenin öneminin vurgulanması, aile içindeki birlik ve beraberliğin korunması, mevcut riskler karşısında ailenin desteklenmesi, toplumun sağlıklı bir şekilde varlığını sürdürebilmesi, toplumsal değerlerin yaşatılması ve nesilden nesile aktarılması, aileyi destekleyen politikaların yaygınlaştırılması amacıyla 2025 yılı Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Aile Yılı olarak ilan edilmiştir. Aile Yılı kapsamında yıl boyunca ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik ekonomik fayda sağlayacak, farkındalığı artıracak ve ailenin sosyo-kültürel gelişimine katkı sağlayacak bir dizi faaliyet düzenlenmektedir. Aile odaklı eğitimlerin artırılması, rehberlik ve danışmanlık faaliyetlerinin etkinleştirilmesi, sosyal politika ve hizmet sunum kapasitesinin desteklenmesi, dijitalleşme sürecinde ailelerin yeni koşullara uyumunun artırılması gibi faaliyetler Aile Yılı kapsamında yürütülen faaliyetlerin temelini oluşturmaktadır.

"Küreselleşen Dünyada Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi" temalı Uluslararası Aile Forumu, ailenin korunması ve güçlendirilmesi, aileye ve çocuklara zararlı akımlarla mücadele edilmesi, güçlü bir nüfus yapısına sahip olunması amaçlarıyla; aileden sorumlu bakanlar, uluslararası kurum temsilcileri, akademisyenler ve STK üyeleri katılımıyla 22-23 Mayıs 2025 tarihlerinde İstanbul?da gerçekleştirilmiştir.

Kapanışı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ve Sayın Emine ERDOĞAN'ın teşrifleri ile gerçekleştirilen (o Uluslararası Aile Forumunda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2026-2035 dönemi "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan edilmiştir.

Aile yılı kapsamında aileyi merkeze alan politikaların küresel düzeyde tartışıldığı Forumda 27 ülkeden bakanlar ve üst düzey politika yapıcılarla bir araya gelinerek aileye yönelik ortak değerler ve karşılaşılan tehditler ile çözüm yolları masaya yatırılmıştır.

Aile Yılı uygulamaları kapsamında 2026—2035 döneminin "Aile ve Nüfus On Yılı" olarak ilan edilmesi, ulusal ve uluslararası düzeyde iş birliğinin önemini daha da artırmıştır. Bu çerçevede 2 Aralık 2025 tarihinde Aile ve Nüfus On Yılına Doğru Uluslararası Sempozyumu, gerçekleştirilmiştir. Sempozyumda, "Ailenin Güçlendirilmesine Yönelik Politikalar" ile "Ulusal ve Uluslararası Nüfus Politikaları" başlıklı iki panel gerçekleştirilmiştir.

Aile içi iletişimin güçlendirilmesi ve aile bireylerinin sorun çözme becerilerinin geliştirilmesi amacıyla eğitim ve danışmanlık hizmetleri yürütülmektedir. Çiftleri evlilik hayatına hazırlamak amacıyla iletişim, hukuk ve sağlık konularını içeren Evlilik Öncesi Eğitim Programı ve temel aile yaşam becerilerine yönelik bilgi, beceri ve tutumları edinebilmeleri için eğitim ve iletişim, hukuk, iktisat, medya ve sağlık olmak üzere 5 alandan ve 28 modülden oluşan Aile Eğitim Programı (AEP) kapsamında çalışmalar devam etmektedir. AEP'in yanı sıra anne babaların kendi potansiyellerini ve güçlü yönlerinin farkına varmalarını sağlamak, çocuklarıyla olan etkileşimini ve aile içi iletişimi güçlendirmek, ebeveynlik ile ilgili olumlu tutum ve davranışları desteklemek ve değişime yönelik aile odaklı pratikleri hayata geçirmek amacıyla Modüler Aile Eğitim Programı geliştirilmiştir.

"Aile Danışmanlığı", "Boşanma Süreci Danışmanlığı" ve "Bireysel Danışmanlık" olmak üzere 3 temel başlık altında Aile Danışmanlığı hizmeti gerçekleştirilmekte ve 81 ilde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ve Sosyal Hizmet Merkezlerindeki meslek personeli aracılığı ile ücretsiz olarak sunulmaktadır. Bu hizmet ile aile bireylerini güçlendirmek, aile içi ilişkileri düzenlemek, aile bireylerinin iletişim, stresle baş etme, problem çözme becerilerini geliştirmek, evliliğin işleyişinde yaşanan ya da yaşanması muhtemel sorunların çözümüne destek olmak hedeflenmektedir.

Diğer taraftan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden Bakanlığımız açılmış davalara katılmakta olup adli süreçlere ilişkin yargılama aşamaları sonuna kadar titizlikle takip edilmektedir.

Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde ise Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.

Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verileri, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair Kanun kapsamındaki tedbir kararları ise hâkim, mülki amir veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri tarafından verilmektedir. Bu doğrultuda bahse konu veri ve bilgilerin ilgili Bakanlıklardan temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Öte yandan Bakanlığımızca, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda çeşitli sosyal yardım programları yürütülmektedir. Yürütülmekte olan sosyal yardım programları düzenli ve süreli nitelikte olmak üzere aile yardımları, barınma ve gıda yardımları, engelli yaşlı yardımları, sağlık yardımları, eğitim yardımları ve proje destekleri olarak sınıflandırılmaktadır.

Bakanlığımızca yürütülen sosyal yardım programları, özellikle ailelerin ihtiyaçlarını gözetecek şekilde uygulanmakta olup, kadınların yoksulluktan daha fazla etkilendiği ve yoksulluk riski ile daha fazla karşılaştığı gerçeğinden hareketle düzenli yardım programlarından "61'i kadınlara verilmektedir.

Hak sahiplerinin kadın olduğu Eşi Vefat Etmiş Kadınlara Yönelik Yardım, Şartlı Sağlık Yardımı, Doğum Yardımı, Asker Ailelerine Yönelik Yardım, Çoklu Doğum Yardımı gibi düzenli yardımlar gerçekleştirilmektedir. Söz konusu yardım programlarında ödemelerin kadınlara yapılması öncelenmektedir.

Ayrıca proje desteklerimiz arasında yer alan Aile Destek Merkezi (ADEM) ve Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) Projeleri ile aile müessesini güçlendirmek, milli ve manevi değerleri korumak, kadınların aile içerisindeki rolünü ve statüsünü belirgin kılmak, kadınların yeteneklerini ortaya çıkararak gelir elde edici faaliyetler yürütebilmelerini sağlamak, toplumu ve aile yapısını tehdit eden madde bağımlılığı, kumar, şiddet ve istismar gibi zararlı alışkanlık ve davranışlardan aile bireylerini ve yapısını korumak için kurs, seminer ve eğitim programları düzenlenmektedir.

Bununla birlikte merkezlerimizde kursiyerlerimizin psiko-sosyal, sosyokültürel, mesleki ve kişisel yönden gelişimlerinin ve toplumsal entegrasyonlarının sağlanması amacıyla kurslar düzenlenmekte ve kurslara düzenli katılım sağlayan kursiyerlerimize aylık teşvik ödemeleri yapılmaktadır. Öte yandan belirli aralıklarda düzenlenen kermesler aracılığı ile de kadınların merkezlerimizde üretmiş oldukları ürünlerden gelir elde etmeleri sağlanmaktadır.

2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi doğrultusunda aile kurumunun korunması, güçlendirilmesi ve değerlerin gelecek nesillere sağlam bir miras olarak aktarılması için çalışmaların yürütülmesi hedeflenerek, ADEM ve SODAM'larda kurulan Aile İletişim Atölyelerinde; aile içi iletişimin güçlendirilmesine yönelik eğitim, seminer, atölye, açık alan ve salon etkinlikleri ile yarışmalar gibi çeşitli faaliyetler yürütülmektedir. Böylece sosyal aktiviteler ile ailelerimizin bir araya gelerek nitelikli vakit geçirmeleri sağlanmaktadır. Böylelikle kadınların ekonomik ve sosyal statülerinin güçlenmesi ile toplumsal hayata katılımlarının artması hedeflenmektedir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir