Kadına yönelik şiddet ile mücadeleye ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 166 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98'nci ve İçtüzüğün 99'ncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlandırılmasını arz ederim 26.11.2025.
YSAL ASLAN Şırnak Milletvekili
Nevr
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Türkiye?de kadına yönelik şiddet. yıllardır derinleşen bir kriz olarak karşımızda durmaktadır. Her yıl yüzlerce kadın. en yakınındaki erkek tarafından öldürülmekte. binlercesi şiddete, tehdide, takip ve tacize maruz kalmaktadır. Bu tablo karşısında devletin görevi veri toplamak, önleyici mekanizmaları işletmek. kurumlar arası koordinasyonu sağlamak. risk değerlendirmesi yapmak ve şiddetin gerçekleşmesini engelleyecek kapsamlı politikalar üretmektir.
Ancak son yıllarda hem verilerin düzenli açıklanmaması hem de bazı kritik koruma mekanizmalarının kapasite ve uygulanma açısından zayıf bırakılması. kadınların yaşam hakkını doğrudan tehdit eden bir politika boşluğu yaratmaktadır. 6284 sayılı Kanun'un etkin uygulanmaması, elektronik kelepçe yetersizliği, sığınak ve ŞÖNİM kapasitesinin nüfusa oranla düşük kalması ve veri paylaşımındaki kopukluklar, bu boşluğun somut göstergeleridir.
Ayrıca, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının ardından şiddetle mücadelede standartların nasıl korunacağı hâlen belirsizdir. Kadın örgütlerinin dışlandığı eylem planları. veri işbirliği yapılmaması ve uygulamadaki zayıflık, şiddetle mücadeleyi daha da kırılgan hâle getirmektedir. Kadınların çocuklarıyla kişisel ilişki kararlarında dahi yeterli risk analizlerinin yapılmaması, kimi zaman bizzat koruma amaçlı süreçlerin yeni bir şiddet alanına dönüşmesine yol açmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Kadına yönelik şiddet verilerinin düzenli, kapsamlı ve karşılaştırılabilir biçimde yayımlanması için Bakanlığınız ile TÜİK veya İçişleri Bakanlığı arasında bir veri işbirliği bulunmakta mıdır?
"Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı" hazırlanırken kadın örgütleri. feministler ve LGBTİtlar sürece dâhil edilmiş midir? Eğer edilmemişse, bu dışlamanın gerekçesi nedir?
İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin ardından Bakanlığınız. sözleşmenin öngördüğü i veri toplama. koruma tedbirleri ve politika koordinasyonu yükümlülüklerini yerine getirmek için neler yapmıştır?
Kadın Dayanışma Vakfı'nın raporuna göre. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki zorlama hapsi kararlarının yalnızca 934'ü uygulanmıştır. Bu düşük oranı artırmak için Bakanlığınız, Adalet Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı ile herhangi bir işbirliği yürütmekte midir?
Erkek şiddetine ilişkin tedbir kararlarında "Cihaz yok" gerekçesiyle takılamayan elektronik kelepçe uygulamasına ilişkin Bakanlığınızın tespit ettiği altyapı eksiklikleri nelerdir? 2025 itibarıyla kaç ilde bu sistem aktif biçimde kullanılmaktadır?
Türkiye genelinde aktif durumda olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) ve kadın sığınma evlerinin sayısı. kapasitesi ve doluluk oranı nedir? Bu kurumların yer seçiminde "güvenlik ve gizlilik" kriterleri hangi ölçütlere göre belirlenmektedir?
100.000 nüfusun üzerindeki kaç belediye sığınak açmıştır?
Şiddete maruz kalan kadınların çocukları için verilen kişisel ilişki kararlarında (örneğin babayla görüşme) risk değerlendirmesi yapılmakta mıdır?
Göçmen veya kimliksiz kadınların 6284 sayılı Kanun kapsamındaki haklara erişiminde yaşanan sorunları gidermek üzere Bakanlığınız. göçmen kadınlara özel bir sosyal destek veya koruma programı var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi (o :a)22.10.2025 tarihli ve 1720796 sayılı yazınız. — b)27.11.2025 tarihli ve 1746655 sayılı yazınız. a / 2694, ) 65
c) 05.12.2025 tarihli ve 1752363 sayılı yazınız. Gy S£
ç) 09.12.2025 tarihli ve 1754503 sayılı yazınız.
İlgi yazılar ekinde alınan Şırnak Milletvekili Sayın Nevroz UYSAL ASLAN tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/35085, 7/36632, 7/36971, 7/36972, 7/36974, 7/36975, 7/37152 ve 7/37153 Esas Numaralı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazılarımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan I - 7/35085 Cevap Metni (2 Sayfa) 2 - 7/36632, 7136974 Cevap Metni (5 Sayfa) 3 - 736971 Cevap Metni (2 Sayfa) / 1) JS 7- 2 1S?
4 - 7136972 Cevap Metni (3 Sayfa) 5 - 7/36975 Cevap Metni (3 Sayfa) Gil 6 | 6 - 7/37152 Cevap Metni (2 Sayfa) 7-7/37153 Cevap Metni (5 Sayfa)
Çocuk Gelişimcisi 5 ——— Telefon No:(312) 705 58 09
YSSL SV MSATAÇ Gsp
Şırnak Milletvekili Sayın Nevroz UYSAL ASLAN'a Ait 7/36632 ve 7/36974 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergelerine İlişkin Cevap Metni
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" © çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı, çok yönlü ve bütüncül biçimde devam etmektedir.
2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile devam eden yıllarda ilgili alt mevzuatın yürürlüğe girmesi ve Türk Ceza Kanunu'nda kadına yönelik şiddet eylemlerinin daha etkin cezalandırılmasına yönelik yapılan değişikliklerle yasal altyapı güçlendirilmiştir. 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin iradenin en üst düzeyde ortaya konduğunun göstergelerinden biri olarak mevzuatta yerini almıştır.
Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021- 2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı'nın uygulama süresinin 2025 yılı sonunda sona erecek olması nedeniyle, 2026-2030 dönemini kapsayacak V. Ulusal Eylem Planı hazırlık Bakanlığımız Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü koordinasyonunda; geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda; bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla hazırlanmıştır. V. Ulusal Eylem Planı, 25 Kasım 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 2025/19 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girmiştir. V. Ulusal Eylem Planı, önceki planlardan yapısal olarak farklılaşan Eksen Yapısı ile politika alanları, mücadelenin omurgasını oluşturan 5 Dikey Eksen ve bu eksenleri kesen 5 Yatay Eksen üzerine inşa edilmiştir. Böylelikle kadına yönelik şiddeti çok boyutlu doğası etkileşimli ve kesişimsel bir anlayışla ele alınmıştır.
Eylem Planı kapsamında 5 dikey eksende toplam 15 strateji ve 130 faaliyet bulunmakta olup Şiddetsiz Yaşam ve Saygı Kültürü, Etkin Hukuki Koruma ve Adalete Erişim, Risk Odaklı ve Uzmanlaşmış Müdahale, Psikolojik İyi Oluş ve Sosyoekonomik Güçlenme, Davranışsal Dönüşüm ve Toplumsal Katılım alanları dikey eksenleri; Bütüncül Politikalar, Dijitalleşme ve Yapay Zekâ, Afet ve Acil Durumlar, Bilimsel Bilgi Ekosistemi, Kültür-Sanat, Spor ve Medya alanları yatay eksenlerinden oluşturmaktadır.
2007 yılından bu yana çalışmalarını yürüten Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi'nden başlayarak Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile teşekkül ettirilen Koordinasyon Kurulu bünyesinde STK'lar ile sıkı iş birliği sağlanmaktadır. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu'nun 18 inci Toplantısını 4 Şubat 2025 tarihinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız başkanlığında Adalet Bakanımız ve Diyanet İşleri Başkanımızın katılımıyla kamu kurumları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları dâhil geniş bir katılımla gerçekleştirilmiştir.
Sivil toplum kuruluşlarının kadına yönelik şiddetin önlenmesine yönelik görüş ve önerilerini almak, yapılan çalışmaları STK'larla paylaşmak ve iş birliği alanlarını istişare etmek üzere "Kadın Alanında Faaliyet Gösteren Sivil Toplum Kuruluşlarıyla İstişare Toplantıları" düzenlenmektedir. Geçtiğimiz yıldan bugüne 16 Ekim 2024, 20 Aralık 2024, 20 Mayıs 2025 ve 9 Ekim 2025 tarihlerinde olmak üzere 4 toplantı gerçekleştirilmiştir. Mayıs ayında gerçekleştirdiğimiz toplantımızda STK temsilcileri İçişleri Bakanlığı Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi'nde (GAMER) ağırlanmıştır.
2026-2030 dönemini kapsayacak V. Ulusal Eylem Planı hazırlık çalışmaları çerçevesinde, sivil toplum kuruluşlarına yönelik anket hazırlanarak STK'ların konuya ilişkin görüş ve önerileri alınarak, yeni Eylem Planına yansıtılmıştır. Ayrıca yine katılımcı yaklaşımımız çerçevesinde 11 Eylül 2025 tarihinde Ankara'da düzenlediğimiz İhtisas Komisyonları Toplantımızda STK temsilcileri de davet edilmiştir.
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planı hazırlık ve uygulanma süreçleri ile Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonu toplantılarına da illerde faaliyet gösteren ilgili STK"lar dahil edilmektedir.
Bununla birlikte, şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık oluşturulması ve bilinçlendirmenin sağlanması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 6,8 milyon kişiye ulaşılmıştır. Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli (oçalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmıştır.
Öte yandan, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemine düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır.
Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. Bu "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024", "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "İhtisaslaşmış Kadın Konukevleri Hizmet Modelinin Geliştirilmesi" ve "Türkiye?de Depremlerden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi Projesi" başlıklı projeler devam etmektedir.
Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024" projesi kapsamında yürütülen saha araştırması tamamlanmış olup araştırma kapsamında elde edilen temel veriler 7 Ekim 2025 tarihinde TÜİK internet sitesinde haber bülteni olarak yayımlanmıştır. Proje kapsamında "Veri Portalı/Ambarı" ve "Şiddet Mağdurlarına Yönelik Psikososyal Destek Modeli" hedef çıktılarına ilişkin süreçler devam etmektedir.
6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarının teknik araç ve yöntemler kullanılarak coğrafi bilgi sistemleri üzerinden izlenmesi amacıyla Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı iş birliğinde Teknik Yöntemlerle Takip (Elektronik Kelepçe) Uygulaması yürütülmektedir. 2015 yılında pilot olarak başlatılan uygulama 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM),; şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde $6 ŞÖNİM hizmet vermektedir. ŞÖNİM'lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Ayrıca barınma, hukuki, ekonomik, sağlık ve eğitim desteklerinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Şiddet uygulayanlara yönelik olarak da şiddet davranışını değiştirmeye yönelik programlara katılıma, sağlık muayenesi ve tedavisine ve meslek edindirmeye yönlendirmeye yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Psikososyal destek ve müdahale hizmetlerini bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve kişinin özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde model halinde yapılandıran Ar-Ge çalışmalarımız ve personelin mesleki kapasitesinin artırılmasına yönelik temel ve ileri düzey eğitimlerimiz devam etmektedir.
Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla 439 Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuş olup ŞÖNİM ile koordinasyon içerisinde hizmet sunmaktadır.
Her ilde en az | kadın konukevi bulunmakla birlikte şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Türkiye genelinde toplam 151 kadın konukevi bulunmaktadır. Daha etkin ve verimli hizmet sunumunun sağlanması amacıyla illerde bulunan kadın konukevlerinin yoğunlukları dikkate alınarak konukevi sayısının artırılması yönünde çalışmalar yapılmaktadır.
Gizlilik, güvenlik ve güçlenme ilkeleri doğrultusunda hizmet veren kadın konukevlerinde, Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında güvenliği sağlamaya yönelik gerekli tedbirler alınmaktadır. Konukevinin adresi, telefon numarası gizli tutulmakta, bina dışına konukevini tanıtan herhangi bir tabela asılmamaktadır. Konukevinden hizmet alan kadının ve varsa beraberindeki çocukların olası güvenlik risklerine yönelik dikkat edilmesi gerekenler hakkında; sırasıyla kadın konukevinde kaldığı dönem ve konukevinden ayrılırken meslek elemanıyla birlikte yazılı olarak "Güvenlik Planı" oluşturulmaktadır. Güvenlik planı, kadın ve beraberindeki çocukların koşullarına, güvenlik risklerine, hukuki durumlarına göre her kadın ve çocuk için özel olarak hazırlanmaktadır. Diğer yandan tüm vakaları önlemek için emniyet güçlerimiz, adli makamlar başta olmak üzere tüm kurumlarımızla eş güdüm içinde çalışma yürütülmektedir.
Ayrıca, kadın konukevlerinde sunulan hizmetlerin kalite ve etkinliğinin artırılması amacıyla uygulanabilir sürdürülebilir, izlenebilir ve ölçülebilir Kadın Konukevi Hizmet Standartları Rehberi geliştirilmiştir. Rehberde; gizlilik, güvenlik ve güçlenme ilkeleri temelinde fiziksel, yönetsel ve mesleki standartlar bulunmaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanununun "Belediyelerin görev ve sorumlulukları" başlıklı 14/(a) maddesinde "....Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100.000'in üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak zorundadır." hükmü yer almaktadır.
Söz konusu kadın konukevi açma yükümlülüğü konusundaki çalışmalar İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olup konukevi açma ve işletme yükümlülüğünü yerine getirme konusunda yerel yönetimlere rehberlik edilerek destek verilmektedir.
Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin iş ve işlemler Adli Merciler ve Adalet Bakanlığı tarafından gerçekleştirildiğinden sorunun Adalet Bakanlığı tarafından cevaplandırılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir. Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, çocuklar hakkında kişisel ilişki kurulmasına, sınırlandırılmasına veya kaldırılmasına ilişkin kararlar aile mahkemeleri tarafından verilmektedir. Aile mahkemelerince verilen kişisel ilişki kararlarının uygulanması ve yerine getirilmesi ise Adalet Bakanlığına bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri tarafından yürütülmektedir. Bu birimler, kararın uygulanması sürecinde çocuğun güvenliği ve psikososyal iyilik hâlini gözetmekte; gerekli görülen hâllerde ilgili kurumlarla koordinasyon sağlanmaktadır. Bakanlığımız ise bu süreçte, sosyal inceleme ve mesleki değerlendirme yaparak ilgili yargı mercilerine bildirmek, Bakanlığımıza bağlı ilgili kurumsal hizmet birimleri aracılığıyla Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ile gerekli iş birliğini sağlamak ve çocuğun korunmasına yönelik sosyal hizmet tedbirlerini yürütmekle görevli olup kişisel ilişki kararının verilmesi veya icrası konusunda karar merci değildir.
Bakanlık olarak göçmen veya diğer statülerdeki yabancı kadınlar da dâhil olmak üzere tüm kadınlara yönelik şiddetin kabul edilemez olduğuna dair inançla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Şiddet mağdurlarının korunması ve şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenleyen 6284 sayılı Kanunun etkin olarak uygulanması için gerekli kurumsal mekanizmalar tesis edilmiştir. Bakanlığımız, İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde kadına yönelik şiddetle mücadele amacıyla kurulan ihtisas kuruluş ve birimlerle hizmetler kesintisiz bir şekilde kişinin uyruğu veya herhangi başka bir özelliğine göre herhangi bir ayrım gözetilmeksizin sürdürülmektedir.
Kadına yönelik şiddetle mücadele konusu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikalarıyla detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirilmeye devam etmekte, toplumun farklı kesimlerine ulaşılarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.
Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verileri, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair Kanun kapsamındaki tedbir kararları ise hâkim, mülki amir veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri tarafından verilmektedir. Bu doğrultuda bahse konu veri ve bilgilerin ilgili kurumdan temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Bilindiği üzere; Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair 6284 sayılı Kanun 20.03.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasların düzenlemesinin amaçlandığı mezkur Kanun, halen yürürlüktedir.
Bununla birlikte, 11.05.2011 tarihinde imzalanan ve 01.08.2014 tarihinde yürürlüğe girmiş olan "Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi"nden (İstanbul Sözleşmesi) çekilinmesi öncesinde olduğu gibi, sonrasında da Bakanlığımızın, 6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesi delaletiyle, kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet ve şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan davalara, her ne surette haberdar olunduğuna bakılmaksızın katılmaya, yargılamanın her aşamasında takibe ve anılan Kanun hükümlerince gerekli yasal işlemleri yapmaya devam edilmektedir.
6284 sayılı Kanunla; dil, din, renk, medeni durum, tabiiyet, engel durumu gibi herhangi bir ayrım yapmadan, kadınların, çocukların ve aile bireylerinin şiddetten korunmasının hedeflendiği görülmektedir.
Anılan Kanunda "şiddet"; "kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketler, buna yönelik tehdit ve baskı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış" olarak ifade edilmiştir. "Kadına yönelik şiddet" ise "kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen cinsiyete dayalı bir ayrımcılık ile kadının insan hakları ihlaline yol açan tanımlanan her türlü tutum ve davranış bu Kanunda şiddet olarak" tanımlanmıştır.
Diğer yandan; 6284 sayılı Kanun ile şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınması görevi Bakanlığımıza verilmiştir. Aynı Kanunun 20/2 maddesinde gerekli görmesi hâlinde Bakanlığımızın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabileceği hükmü getirilmiştir. Davaya müdahillik sürecimiz davanın açılması ile birlikte mümkün olup, soruşturmanın gizliliği esası uyarınca soruşturma aşamasında yalnızca dosyaya yönelik soruşturma sonucunun tarafımıza bildirilmesi talep edilmektedir.
Kadına yönelik şiddete dair yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde dosya incelenerek tarafımızca yapılan değerlendirme sonucunda itiraz edilmesi gerektiği kanaati oluşması halinde ilgili Sulh Ceza Hâkimliğine başvurularak kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilmektedir.
Soru önergesinde bahsi geçen olaya ilişkin; Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütülmektedir. Soruşturmanın akıbetinin bildirilmesi talepli dilekçe sunulmuş olup süreç Bakanlığımızca takip edilmektedir.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan