İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/34465 GEÇ CEVAPLANDI · 125 GÜN

Nadir elementlerin rezerv durumu ve üretim potansiyeline ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 125 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim

Av. Dr. ) İ, TANRIKULU

Günümüz dünyasında ekonomik gücün ve jeopolitik etkinin temelini oluşturan yüksek teknoloji ürünleri (elektrikli araç bataryaları, robotik sistemler, dronlar, güneş panelleri, rüzgar türbinleri vb.), üretim süreçlerinde kritik madenler ve nadir toprak elementlerine mutlak bağımlılık göstermektedir. Bu elementlerin tedarik zincirleri üzerinde hakimiyet kuran ülkeler, küresel rekabette belirleyici bir rol oynamaktadır. Türkiye'nin teknolojik bağımsızlık ve sanayi atılımı hedefleri doğrultusunda, bu stratejik elementlerin durumu ve geleceği hakkında kamuoyunun şeffaf bir şekilde bilgilendirilmesi elzemdir. Bu bağlamda, geleceğin teknolojilerinde kullanılan tüm kritik elementlere ilişkin aşağıdaki soruların yanıtları, Türkiye'nin bu alandaki mevcut pozisyonu ve vizyonu hakkında önemli bir ayna tutacaktır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Türkiye'nin bor rezervleri konusunda dünyada lider olduğu bilinmektedir. Ancak geleceğin enerji depolama sistemleri (bataryalar) ve yüksek teknolojili uygulamaları, sadece bor değil, aynı zamanda lityum, kobalt, nikel, vanadyum, titanyum, manganez ve doğal grafit gibi elementleri de gerektirmektedir. Bakanlığınızın, bor dışında kalan ve batarya teknolojileri için hayati öneme sahip bu elementlerin Türkiye'deki rezerv durumu ve üretim potansiyeli hakkında ne gibi net verileri bulunmaktadır? Togg gibi milli projelerimizin batarya üretiminde bu elementlerin dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik somut adımlar nelerdir?

  2. Türkiye, yenilenebilir enerji alanında önemli yatırımlar yapmaktadır. Ancak rüzgar türbinlerinde kullanılan kritik Nadir Toprak Elementleri (NTE) ve kobalt ile rüzgar enerjisi, güneş paneli ve yakıt hücreleri için elzem olan tellür, galyum, indiyum, germanyum ve silikon metalinin yerli üretimi ne durumdadır? Ülkemizde kurulan bu yenilenebilir enerji tesislerinin kritik bileşenleri için gerekli olan bu elementlerin tedarikinde tamamen ithalata mı bağımlıyız? Bu bağımlılık, enerji bağımsızlığı hedefimize nasıl çelişmektedir?

  3. Savunma sanayimiz ve endüstriyel otomasyon için stratejik öneme sahip robotik sistemler ve dronlar, titanyum, tungsten, hafniyum, krom, zirkonyum ve platin grubu metaller (PGM'ler) gibi elementleri yoğun olarak kullanmaktadır. Bakanlığınızın, bu elementlerin yerli rezervlerinin tespiti ve işlenmesi için hangi maden arama ve üretim projeleri bulunmaktadır? Savunma sanayimizin bu kritik elementler için dışa bağımlılığı, milli güvenliğimiz açısından ne tür riskler taşımaktadır ve bu riskleri bertaraf etmek için hangi somut adımlar atılmıştır?

  4. Geleceğin üretim teknolojisi olan 3D baskı (eklemeli imalat) ve bilgi-iletişim teknolojileri, stronsiyum, magnezyum, tungsten ve doğal grafit gibi elementleri gerektirmektedir. Türkiye'nin bu elementlere yönelik envanteri ve üretim kapasitesi nedir? Özellikle teknoloji şirketlerinin ihtiyaç duyduğu yüksek saflıktaki bu elementleri üretecek katma değerli tesislere sahip miyiz? Yoksa bu alanda da sadece ham madde ticaretiyle mi yetineceğiz?

  5. Kobalt, nikel, titanyum, krom, vanadyum ve NTE'ler gibi kritik elementlerin ham maddeden ileri teknoloji ürünü malzemelere dönüştürülmesi, yüksek Ar-Ge ve yatırım gerektirmektedir. Bu elementlerin ileri teknolojiye uygun saflıkta ve formda işlenmesi için Bakanlığınızın desteklediği veya bizzat kurduğu bir "Kritik Elementler Teknolojileri Vadisi" veya benzeri bir Ar-Ge ve üretim merkezi bulunmakta mıdır? Üniversiteler ve özel sektörle işbirliği içinde, bu alanda nitelikli mühendis ve araştırmacı yetiştirmeye yönelik somut bir insan kaynağı programı neden hala başlatılmamıştır?

  6. İ 6- Bakanlığınız, Niyobyum, Skandiyum, Hafniyum, Krom, Zirkonyum ve Gümüş gibi i tabloda yer alan ancak hakkında çok az veri bulunan diğer tüm kritik elementlerin Türkiye'deki rezerv ve üretim potansiyelini ne zaman tam ve şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşacaktır? Bu elementlere yönelik bir envanter çalışması başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa, sonuçları neden hala açıklanmamıştır? Bu veriler, stratejik bir devlet sırrı mıdır, yoksa envanter çalışması henüz tamamlanmamış mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·

Ülkemizde lityum, kobalt, nikel, vanadyum, titanyum, manganez ve doğal grafit gibi bu elementlere yönelik maden arama, rezerv belirleme ve üretim potansiyelinin artırılmasına ilişkin çalışmalar yürütülmekte olup, lityum başta olmak üzere çeşitli elementlerde pilot ölçekli üretim ve zenginleştirme faaliyetlerine devam edilmektedir.

Bu kapsamda bor madeninden rafine bor üretimi sırasında ortaya çıkan sıvı atığın içerisindeki lityumun geri kazanımı kapsamında devreye alınan lityum karbonat pilot üretim tesisinde faaliyetler yürütülmekte olup, Eskişehir ilimizin Seyitgazi ilçesindeki Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ETİ MADEN) uhdesinde 600 ton/yıl Lityum Karbonat Üretim Tesisi kurulması çalışmalarına devam edilmektedir.

Nadir Toprak Elementleri (NTE) rezervlerinin çıkarılması ve işlenmesi hususuyla ilgili olarak; Eskişehir ilimizin Beylikova ilçesindeki sahada yürütülen arama çalışmaları kapsamında, 310 lokasyonda yaklaşık 125 bin metre sondaj yapılmış ve sahadan 59.000'den fazla numune alınarak gerekli analiz çalışmaları tamamlanmış olup, NTE, barit, florit ve toryumdan oluşan 694 milyon ton kaynak tespit edilmiştir. Sahada dünyada bilinen 17 NTE'den 10 tanesi (lantan, seryum, neodimyum ve prosediyum vb.) bulunmakla birlikte, Nadir Toprak Oksitleri (NTO) miktarı yaklaşık 12,5 milyon ton mertebesindedir. Bu saha Çin'deki Bayan Obo sahasından sonra dünyanın ikinci büyük NTE kaynak sahasıdır. Ayrıca NTE sahasındaki kompleks cevherin ekonomiye kazandırılması faaliyetlerinde kurumsal kapasite ve uzmanlığın geliştirilmesi, teknoloji geliştirme, altyapı çalışmaları, pilot ve üretim tesisi kurulmasına yönelik çalışmaların yanı sıra, iş süreçlerinin daha etkin sürdürülmesi amacıyla "Beylikova Florit, Barit ve Nadir Toprak Elemenileri İşletme Müdürlüğü" kurulmuş olup, Ülkemizin dünyanın önemli üreticisinden birisi olma hedefi ve stratejik bakış açısıyla ilk etapta 1.200 ton/yıl kapasiteli pilot tesis kurulmuştur.

Pilot tesisde; kompleks cevherden fiziksel, fizikokimyasal ve hidrometalurjik zenginleştirme yöntemleri kullanılarak ilk etapta NTO konsantresi elde edilmesi ve üretim sürecinin oluşturulması amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Pilot tesisin kırma, öğütme, seperasyon, kavurma, liç, çöktürme, flotasyon aşamaları tamamlanmış olup, Ar-Ge çalışmalarına başlanmıştır. NTO konsantresinden nadir toprak oksitlerinin ayrı ayrı elde edileceği ünite, yapılan/yapılacak ön laboratuvar çalışmaları ile belirlenecek parametreler sonrasında mevcut pilot tesise entegre edilecektir. Pilot tesisin endüstriyel tesise dönüştürülmesine ilişkin çalışmalar, saflaştırma teknolojisi çalışmaları ile birlikte devam etmektedir. Endüstriyel Tesiste yıllık 570 bin ton cevher işlenecektir. 2026 yılında Endüstriyel Tesisin projelendirme o çalışmalarının tamamlanmasını müteakip 2027 yılında yapımına başlanması planlanmaktadır.

Bununla birlikte tellür, galyum, indiyum, germanyum ve silikon gibi elementlerde dünya genelinde sınırlı üretim söz konusu olup, Ülkemizde bu minerallerin rezerv potansiyeli ve ekonomik verimliliği üzerine çalışmalara devam edilmektedir. Mevcut durumda üretimin bir kısmı yerli kaynaklardan, bir kısmı ise ithalat yoluyla karşılanmaktadır.

Öte yandan; Dünya NTE üretiminde Çin, ABD, Avustralya ve Kanada gibi ülkeler ön plana çıkıyor olmakla birlikte NTE teknolojisine sahip olan ülke ve firmalar, NTO üretim süreçlerine ilişkin teknolojileri stratejik ve rekabetçi üstünlük olarak görmekte ve bu bilgileri paylaşmaktan kaçınmaktadır. Bu çerçevede ETİMADEN; milli bir bilinçle nadir toprak elementlerine ilişkin bir taraftan Ülkemizin madencilik ve cevher zenginleştirme alanında uzman kadro ve altyapısı olan üniversiteleri ile imzalanmış Ar-Ge sözleşmeleri kapsamında yoğun faaliyetler sürdürürken, diğer taraftan ortaya konulan stratejilerle bu alanda teknolojiye sahip ülkelerin uzman Ar-Ge ve teknoloji kuruluşları ile iş birliği süreçlerine devam etmektedir.

Bakanlığımız ilgili kuruluşu Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK); NTE ve diğer kritik elementler ve ürünlerinin elde edilmesi, bu elementlere ilişkin ürün, teknolojilerin geliştirilmesi ve gelişmiş teknolojik ürünlerde geniş bir şekilde kullanımının sağlanması amacıyla SEZGİN TANRIKULU'NUN YAZILI SORU ' DÖNEM ESASNO ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR lo 283 ! 734465 araştırmalar yürütmektedir. TENMAK bünyesinde kaynaklardan NTE'lerin elde edilmesi, NTEler kullanılarak gelişen sektörlerimizin ihtiyaç duyacağı uç ürünlerin üretilmesi ve ticari değere dönüştürülmesi için hem ulusal hem de uluslararası düzeyde Ar-Ge ve teknoloji geliştirme projeleri yürütülmektedir.

TENMAK bünyesinde yapılan ve NTE üretimi konusunda teknoloji geliştirilmesi amaçlanan Ar-Ge çalışmaları kapsamında İstanbul Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü başta olmak üzere birçok üniversite ile iş birliği yapılmakta, bu üniversitelerde NTE alanında yüksek lisans/doktora yapan araştırmacılar proje personeli veya bursiyer olarak projelerde görevlendirilmektedir. Bunun yanı sıra Japonya, Malezya, Pakistan, Almanya, Romanya, Polonya, Slovenya, Çek Cumhuriyeti ülkeleriyle iş birliği görüşmeleri yürütülmektedir. Ayrıca, insan kaynağı yetiştirilmesi ile ilgili TENMAK adına yurt dışına gönderilen personelin özellikle NTE teknolojileri ile ilgili ABD, Kanada, Avustralya, Japonya ve Almanya gibi ülkelerde çalışmalar yapan ekiplere dahil edilmesine çalışılmaktadır.

NTE'lerin her türlü birincil ve ikincil kaynaktan kazanılmasına yönelik teknolojilerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla TENMAK bünyesinde Ülkemizde ilk olan "NTE Cevher Zenginleştirme ve Saflaştırma Laboratuvarı" ile "Kalıcı Mıknatıs Üretimi ve Ar-Ge Laboratuvarı" alt yapıları kurulmuştur. Bunun yanı sıra özellikle enerji ve savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu NTE içeren manyetik malzemeler ve optoelektronik malzemelerin geliştirilmesi kapsamında; külçe, şerit ve toz mıknatıs üretimlerinin yapıldığı, kalıp tasarımı ve kalıplama, sinterleme çalışmalarının gerçekleştirildiği, manyetik alan uygulamaları ve mıknatıs analiz süreçlerinin geliştirildiği "Yerli Kalıcı Mıknatıs Üretim ve Ar-Ge Sistemi" kurulmuş ve devreye alınmıştır.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir