6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde yıkılan binaların yapımında kusuru bulunan kamu görevlilerinin yargılanmasına ilişkin
Kaynak göster
Meral Danış Beştaş (DEM Parti), 23 Eylül 2025 tarihinde 7/34549 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 133 gün sonra, 3 Şubat 2026).
Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde yıkılan binaların yapımında kusuru bulunan kamu görevlilerinin yargılanmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34549, 23 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34549-6-subat-2023-tarihinde-meydana-gelen-depremlerde-yikilan-binalarin-yapiminda-kusuru-buluna (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4e268800-be71-4fc7-a08a-01997bba3162
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 133 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98 inci ve İçtüzüğün 99 uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ve talep ederim.
6 Şubat depremlerinde Hatay'ın Antakya ilçesi Cebrail Mahallesi'nde bulunan Özyurt Apartmanı ilk sarsıntılarda yerle bir olmuş, binada Havva Öz yaşamını yitirirken Alaaddin Özyurt saatler sonra enkazdan çıkarılmıştır. Olayın ardından kızı Kübra Özyurt'un öncülüğünde açılan dava, yalnızca bireysel bir hak arayışı değil, aynı zamanda toplumsal bir adalet mücadelesine dönüşmüştür.
Hatay 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 29 Mayıs'ta başlayan davada, asli kusurlu olarak binanın müteahhidi Şakir Tahiroğlu ile hayatını kaybeden fenni sorumlu inşaat mühendisi Süreyya Emir yargılanmaktadır. Ayrıca dönemin Antakya Belediye Başkanı da sanıklar arasında yer almakta olup, belediyenin denetim görevini yerine getirmemesi davanın seyrini kritik hâle getirmiştir.
İddianamede ve bilirkişi raporunda, apartmanın yıkılma sebebi olarak "karot almaya elverişli betonarme eleman bulunmayacak kadar kalitesiz malzeme kullanımı" gösterilmiştir. Buna karşın sanıkların ilk duruşmaya katılmaması, davanın ciddiyeti ve cezasızlık algısı bakımından kaygı yaratmaktadır. 30 Eylül'de davanın ikinci duruşması görülecek olup, adil bir karar verilmesi tüm toplumun beklentisidir. Nitekim verilecek olan kararın diğer yargılamalar açısından da etkisi tartışmasızdır.
Bu bağlamda;
SORULAR
6 Şubat depremlerinde yıkılan binaların depreme dayanıklı olmaması noktasında sorumluluğu bulunan kaç kişi tespit edilmiştir? Tespitlerin il ve ilçe bazındaki sayısal verileri ne şekildedir?
Halihazırda kaç kişi hakkında kaç dava açılmıştır? Açılan davaların aşamaları nedir?
Yıkılan binaların yapı iznini ve ruhsatını veren kişiler tespit edilmiş midir? Bu kişilerden kaçına soruşturma ve dava açılmıştır?
Depremlerde sorumluluğu bulunan kaç kişi tutuklanmış, kaç kişi tahliye edilmiştir? Tahliye gerekçeleri nelerdir?
Depremde sorumluluğu bulunanların tamamı tespit edilebilmiş midir? Hakkında arama ve yakalama kararı bulunan kaç kişi vardır?
VİvaY)
Dosyaların kaçında bilirkişi raporları tamamlanmıştır? Bu raporlar hangi yönlerde sonuçlanmıştır?
Sorumluları "tali kusurlu" olarak gören kaç bilirkişi raporu vardır? Bu raporların yenilenmesi gündemde midir?
Yıkılan binaların müteahhitleri oldukları bilinen kişiler hakkında henüz yargılama aşamasına geçilmeme gerekçesi nedir?
6 Şubat depremlerinde yıkılan Özyurt Apartmanı'nda asli kusurlu olarak görülen müteahhit Şakir Tahiroğlu, fenni sorumlu Süreyya Emir ve dönemin Antakya Belediye Başkanı hakkında yürütülen yargılamaların seyri ne olacaktır? Sanıkların duruşmaya katılmaması karşısında Bakanlığınızın adaletin tecellisi için bir girişimi olacak mıdır?
Hatay'da ve diğer illerde yıkılan binaların denetim sorumluluğu kamu görevlilerinde olmasına rağmen, yalnızca müteahhitlerin değil, denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen kamu görevlilerinin de yargılanması için hangi adımlar atılmaktadır? Depremlerde binaların sağlam yapılmaması nedeniyle binlerce insan yaşamını yitirmiştir. Tüm sorumluların yargılanmasını sağlamak adına özel bir çalışma yürütülecek midir?
Binlerce insanın ölümünde sorumluluğu bulunanların tahliyesi, olası doğal afetlerde yeni kayıpların yaşanması riskini barındırmıyor mu? Cezasızlık politikası inşaat sektörünün bundan sonra da önlem almaması için meşruiyet oluşturmayacak mıdır? Cezasızlık politikasının sonlandırılması ve sorumluların eksiksiz yargılanması için Bakanlığınızın gündeminde bir çalışma var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1715447 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34549 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden iBKLsgp - bdCg6mP - CLfBrF1 - HOROGO- ile erişebilirsin ADALET BAKANLIĞI Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1701-6240/8582 Konu : Yazılı soru önergesi 02. (2.2028
Sayın Meral DANIŞ BEŞTAŞ Erzurum Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/34549 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fikrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine âittir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden CWDOZgK - eOEn8ac - IyO/Mk2 - MKyhZAz ilcerişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan