6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremler sebebiyle yıkılan binalarla ilgili tutuklanan ilgili kişilere ilişkin
Kaynak göster
Servet Mullaoğlu (CHP), 25 Ağustos 2023 tarihinde 7/3546 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 339 gün sonra, 29 Temmuz 2024).
Servet Mullaoğlu (CHP, Hatay). “6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremler sebebiyle yıkılan binalarla ilgili tutuklanan ilgili kişilere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/3546, 25 Ağustos 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-3546-6-subat-2023-tarihinde-kahramanmaras-ta-meydana-gelen-depremler-sebebiyle-yikilan-binalarl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/89904a4c-f6e3-4c58-8214-018a2c498ff8
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 339 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Anayasanın 98 ve TBMM İçtüzüğünün 99. maddeleri gereğince Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından yazılı olarak yanıtlandırılmasını arz ederim.
Av. Servet MULLAOĞLU Hatay Milletvekili
Ülkemizin hemen hemen her bölgesi aktif deprem kuşağı üzerinde yer almaktadır. Bu nedenle, meydana gelebilecek depremlere karşı başta kamu ve müteahhitler olmak üzere ilgili bütün paydaşların bu bilinçle hareket etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde sık sık yaşadığımız depremlerde acı sonuçlar yaşamak kaçınılmaz olmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Depremleri bilimsel olarak önlemek mümkün olmasa da birçok ülke örneklerinde gördüğümüz gibi oluşabilecek can ve mal kayıplarını en aza indirgemek mümkün olabilmektedir.
Ülkemizde yaşanan her deprem sonrası gerek güvenli yapılar gerekse deprem öncesi alınabilecek önlemler sürekli tartışılmakta fakat gerekli olan doğru ve kalıcı adımlar bir türlü atılmamaktadır.
Alınmayan önlemler her kurum ve kuruluş için ciddi sorumluluklar doğurmakta ve hukuki açıdan cezai işlem gerektirecek vakalara dönüşmektedir.
Müteahhitler açısından konuyu değerlendirdiğimizde; binanın kural ve kaidesine uygun yapılmaması, kullanılan malzemenin uygun olmaması, statiğin hesaplanmaması, plan ve projenin uygun olarak çizilmemesi gibi birçok husus hukuki sorumluluk doğurmaktadır.
Cezai açıdan değerlendirildiğinde ise depremler sonrası yıkılan binalarda ölüm ya da yaralanma varsa ve bina usulüne uygun yapılmamışsa binanın yapımında sorumlu olanlar taksirle öldürme ve yaralama suçu işlemiş sayılmaktadır.
İdare açısından ise kamu hizmetinin yürütülmesi ve işletilmesi esnasında idarenin eylem ve işlemlerinin hukuka aykırı olması sebebiyle meydana gelecek zarar noktasında idarenin kusurlu sorumluluğu oluşacaktır.
6 Şubat ve sonrasında meydana gelen depremlerde gerek idarenin gerekse binanın yapımından sorumlu olanların kusurlarının olduğu açıkça görülmüştür. Depremlerde eski yapılardan daha çok yeni yapıların yıkılmış olması, denetimsiz, afet koşullarına uymayan rant hırsı ile yapılmış yapılar olduğunu açıkça göstermektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Depremler sonrası kurallara uymadıkları için can kaybı ve yaralamalara neden olan yapı sorumlularından gözaltına alınan ve tutuklanan kişi sayısı kaçtır?
İdarenin sorumluluğu çerçevesinde görevini gerektiği gibi yapmayan görevlilerden gözaltına alınan ve tutuklanan kişi sayısı kaçtır?
Tutuklanan kişiler hangi suçlardan yargılanmaktadır?
Hatay ilimizde gerek binayı kurallara göre yapmakta sorumluluğu olanlardan gerekse de idarece süreci takip etmek, gerekli izinleri vermek ve denetlemekten sorumlu olan kaç kişi tutuklanmıştır?
Depremler sonrası binalardan alınan karot örneklerinde yönetmelik gereği 25 megapascal olması gereken beton dayanımı değerinin altında çıkan bina örnekleri için Bakanlığınızca ne gibi adli işlemler yapılmaktadır? Bu güne kadar bu değerin altında tespit edilen kaç bina sahibi için işlem yapılmıştır?
Bina yapımında kusurlu olanlar ve idarece sorumluluk taşıdıkları halde görevini yerine getirmeyenlerin ölüme ve yaralanmaya sebep olmaları nedeniyle, bir daha benzer acıların yaşanmaması adına adaletli bir şekilde yargılanarak cezalandırılmaları için Bakanlığınız yetkililerince gereken her türlü hassasiyet gösterilmekte midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1277520 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3546 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
İMDİ
Lalesi
ADALET BAKANLIĞI TİC Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-681-1867/2811 Konu : Yazılı soru önergesi 201212024
Sayın Servet MULLAOĞLU Hatay Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3546 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Anayasanın;
I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,
2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,
3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fikrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,
4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden YoNİef/ - 85VPj2g - 1G*#/F4K - GSBAVE- ile erişebilirsin
Gap re (06. ez Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.
U- Hatay Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 26/04/2024 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen olayla ilgili olarak 28 ayrı soruşturmanın halen devam ettiği bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden YoONİef/ - 85VPj 2g - 164/F4K - GSBAVE ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan