Yasa dışı bahis ve kumarla mücadeleye ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 70 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasa'nın 98*inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili
Kumar, bireylerin yaşamını olduğu kadar aile bütünlüğünü ve toplumsal düzeni de tehdit eden bir bağımlılık türüdür. Türkiye'de 2025 yılı itibarıyla 15 yaş üstü nüfusun *010,1'i, yani yaklaşık 6,8 milyon kişi hayatında en az bir kez kumar oynamıştır. Erkeklerde oran 9013,4, kadınlarda *06,8"dir. İlk kez kumar oynayanların 9671'inin 15-24 yaş aralığında olması, özellikle genç nüfusun risk altında olduğunu göstermektedir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Kumar bağımlılığı ailelerde yoksulluk, borçlanma, işsizlik, ekonomik çöküntü ve şiddet gibi ağır sorunlara yol açmaktadır. Türkiye'de boşanan kadınların 62'si boşanma sebebi olarak kumarı göstermiştir. Yargıtay kararlarında kumar, aile birliğini temelden sarsan ağır bir kusur olarak kabul edilmektedir. Kumarın ailelere verdiği zarar yalnızca ekonomik değildir; kadınlar şiddete, çocuklar ise ihmal ve istismara daha açık hale gelmektedir.
2021-2024 yılları arasında Yeşilay Danışmanlık Merkezleri'ne yalnızca kumar nedeniyle yapılan başvurular 15.624"e ulaşmıştır. Başvuruların 9697'si erkeklerden oluşmuştur. Bu tablo, kumarın aile yapısı üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne sermektedir. Özellikle kadınlar, kumar bağımlısı eşler nedeniyle şiddet, ekonomik baskı ve sosyal yalnızlaşma yaşamaktadır. Çocuklar ise aile içi çatışmalar, şiddet ve yoksullaşma nedeniyle korunma ihtiyacının arttığı bir grup haline gelmiştir.
Kumarın aile yapısı üzerindeki bu ağır sonuçları karşısında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın yürüttüğü sosyal destek politikalarının yeterliliği tartışmalıdır. Bu alanda kadınların ve çocukların korunması, aile danışmanlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, kumarın bir risk alanı olarak sosyal politika belgelerinde tanımlanması ve özel önleme programlarının geliştirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Son 10 yıl içinde kumarın boşanma davalarında sebep olarak gösterildiği dosya sayısı kaçtır? Bu dosyaların yıllara göre dağılımı ve sonuçları nedir?
Bakanlığınıza kumar nedeniyle mağduriyet yaşayan kadın ve çocuklardan yapılan başvuru sayısı nedir? Bu başvuruların yıllara ve illere göre dağılımı nasıldır?
Aile içi şiddet vakaları içinde kumarla bağlantılı olayların sayısı nedir? Bakanlığınız bu verileri düzenli olarak takip etmekte midir?
Kumar bağımlısı ebeveynlerin çocuklarına yönelik ihmal ve istismar riskinin azaltılması için Bakanlığınız özel bir program yürütmekte midir?
Sosyal hizmet desteği alan aileler arasında kumarın rolüne dair yapılmış bir saha araştırması veya veri çalışması mevcut mudur? Eğer yoksa Bakanlığınız böyle bir araştırma yapmayı planlamakta mıdır?
Kadınların kumar bağımlısı eşler nedeniyle maruz kaldığı şiddet ve ekonomik mağduriyetlerin giderilmesi için Bakanlığınızın yürüttüğü destek programları nelerdir? Bu programlardan kaç kadın yararlanmıştır?
Kumar bağımlılığı nedeniyle dağılmış ailelerde çocukların korunması için Bakanlığınızın yürüttüğü koruma, bakım ve danışmanlık hizmetleri nelerdir? Kaç çocuk bu hizmetlerden faydalanmıştır?
Yoksulluk ve işsizlik nedeniyle kumara yönelen ailelere yönelik özel sosyal destek mekanizmaları geliştirilmiş midir? Bu kapsamdaki yardım ve danışmanlık hizmetlerinden kaç aile yararlanmaktadır?
Kumar bağımlılığıyla mücadelede toplumsal farkındalık artırmak amacıyla Bakanlığınızın yürüttüğü kampanya, eğitim veya aile danışmanlığı çalışmaları var mıdır? Varsa kaç kişiye ulaşılmıştır?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın Strateji Belgeleri ve Eylem Planlarında kumar bağımlılığı ayrı bir risk alanı olarak tanımlanmakta mıdır? Tanımlanmıyorsa, Bakanlığınız bu konuda bir düzenleme yapmayı planlamakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi (o :a) 09.07.2025 tarihli ve 1660398 sayılı yazınız.
b) 15.10.2025 tarihli ve 1717714 sayılı yazınız.
İlgi yazılar ekinde alınan Diyarbakır Milletvekili Sayın Serhat EREN tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/30106 ve 7/34704 Esas Numaralı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazılarımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan
I - 7/30106 Cevap Metni (3 Sayfa) 2 - 7/34704 Cevap Metni (7 Sayfa) Telefon No:(312) 705 58 09
A/3u30y ok 23
Diyarbakır Milletvekili Sayın Serhat EREN'e Ait 7/34704 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni
Bağımlılık tüm dünyada çocukları, yetişkinleri ve tüm toplumu çok yönlü olarak etkileyen bir sorundur. Bağımlılık genel olarak alkol, uyuşturucu, tütün gibi maddeleri kullanmaya bağımlı olmak anlamına gelen madde bağımlılığı ile internet, dijital araçlar, sosyal medya, kumar, alışveriş gibi belirli davranışlara olan bağımlılık anlamına gelen davranışsal bağımlılık olmak üzere iki tür üzerinden ele alınmaktadır.
Bu kapsamda kumar da dahil davranışsal bağımlılıkların önlenmesine yönelik çalışmalar, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu (BMYK) kararları ile BMYK tarafından hazırlanan "2024- 2028 Davranışsal Bağımlılıkla Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı" çerçevesinde ilgili kurumlarla koordinasyon halinde yürütülmektedir.
Bakanlığımızca Davranışsal Bağımlılıklarla Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı çerçevesinde Bağımlılıkla Mücadele Kurullarına katkı sunulmaktadır. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planında (2024-2028) "Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Programı ve Aile Eğitim Programı kapsamında gençlere ve ailelerine kötü alışkanlıklar, bağımlılık, dijital kumar ile oyun bağımlılığı konusunda bilgilendirici eğitimler düzenlenmesi" ve "Koruyucu hizmetler kapsamında, ruh sağlığı, bağımlılık sorunları yaşayan kişilerin aileleri/bakım verenleri başta olmak üzere destek programlarının yaygınlaştırılması" faaliyetleri yer almaktadır.
Bu doğrultuda Bakanlığımızca Aile Eğitim Programı (AEP) ve Yeşilay iş birliğindeki Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM) Eğitimleri kapsamında bağımlılık ile mücadelede farkındalık eğitimleri verilmektedir. 2017 yılından bu yana uygulanan TBM eğitimlerinin kapsamı 2022 yılında genişletilerek madde bağımlılığı ile mücadele alanının yanı sıra alkol, tütün, kumar ve teknoloji bağımlılığı ile mücadele alanları da eklenmiştir.
Bakanlığımızca başlatılan Sosyal Uyum Süreci Danışmanlığı kapsamında, bağımlılıkla mücadele alanında 18 yaş üzeri bireylere, ailelerine ve yakınlarına ihtiyaç duydukları rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sunulmaktadır. Sosyal Uyum Süreci; bağımlılık problemi yaşayan/yaşamış bireylerin ve bu kapsamlı sorundan doğrudan etkilenen bağımlı bireylerin ailelerinin/yakınlarının topluma uyum sağlama girişimlerini içeren bir süreçtir. Bu süreç, tıbbi psikososyal tedaviden ayrı olarak, toplumla bağlarını kaybetmiş olan bireyin meslek edinme, iş bulma, arkadaşları ve ailesiyle olan ilişkilerini geliştirme yoluyla topluma yeniden uyumunu amaçlamaktadır.
Diğer taraftan Bakanlığımız çocuklarımızın korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, tüm risklere karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmaları çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütmektedir.
Çocuk ve gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunması ve sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla Bakanlığımız tarafından koruyucu ve önleyici hizmetler kapsamında çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. Özellikle dijital ortamlarda çocukların karşılaşabileceği riskli içeriklere karşı farkındalık oluşturulması, ebeveynlerin bilgilendirilmesi ve çocuklara rehberlik edecek kaynakların sunulması önem arz etmektedir. Davranışsal bağımlılıklar (örneğin; kumar, dijital oyun bağımlılığı, sosyal medya bağımlılığı vb.) da çocuk ve gençlerin korunması gereken önemli riskler arasında yer almaktadır.
Bakanlığımızca koruyucu ve önleyici hizmetler bağlamında yürütülen çalışmalar kapsamında; e Çocukların korunmasına yönelik toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla özellikle ailelerin bilinçlendirilmesine yönelik çeşitli eğitim programları yürütülmektedir. Bu çerçevede
Bakanlığımız tarafından çocukların yaşam becerilerinin güçlendirilmesi ve geliştirilmesine yönelik ihmal, istismar ve şiddet konularını da barındıran kapsayıcı ve modüler bir eğitim programı hazırlanmaktadır.
UNICEF'in mali ve teknik desteğiyle eğitim programının ilk aşaması olarak 0-6 yaş aralığındaki çocukların ebeveyn/bakım verenlerine yönelik olarak "Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı" geliştirilmiştir. Eğitim Programı çocuk odağında geliştirilen; "İZ4mal ve İstismarın Önlenmesi-Ebeveyn İçin Temel Bilgiler ", "Ebeveynlik", "Gelişim", "Duyarlı Bakım", "Pozitif Disiplin ve Etkili İletişim", "Günlük Rutinler", Dijital Ebeveynlik", "Etkileşimli Rutinler: Oyun Oynama ve Kitap Okuma" başlıklı modüllerden oluşmaktadır.
0-6 yaş grubu eğitim programı içerikleri tamamlanmıştır. Eğitim materyalleri hem görsel videolar, hem de kitapçıklar şeklinde hazırlanmıştır. Bununla birlikte program 0-18 yaş grubu çocuklara ve onların ebeveynlerine hitap edecek şekilde genişletilecek, 7-18 yaş grubu için de ebeveynlere ve çocuklara yönelik eğitim modülleri oluşturulacaktır. 7-18 yaş grubu için hazırlanacak modüllerin içerisinde çocukların dijital risklerden korunmasına yönelik içeriklere de yer verilecektir.
Çocukları dijital dünyada karşılaşabilecekleri riskler konusunda bilgilendirmek, onlara güvenli internet kullanımına dair temel kuralları aktarmak, ebeveynlere çocuklarına rehberlik edebilmeleri için yol göstermek amacı ile "Benim Güvenli İnternetim" hikaye kitabı hazırlanmış ve Bakanlığımız internet sitesinde yayınlanmıştır.
Ebeveynleri bilişim teknolojilerinin faydaları, riskleri ve ebeveyn yükümlülükleri konusunda bilgilendirmek ve desteklemek amacı ile "Çocukların Dijital Risklerden Korunmasında Ebeveyn Rehberi" hazırlanmıştır.
Çocukları siber zorbalık ve siber suç gibi risklerden korumak amacıyla ebeveynlere yönelik "Siber Suç ve Siber Zorbalıktan Korunma Rehberi" hazırlanmıştır.
Çocukları, ebeveynleri, çocuk alanında ya da çocuklarla çalışanları ve toplumu bilgilendirmek, farkındalık kazanımını sağlamak amacıyla DUY (Çocuk için Dost Uygulamalar) internet sitesi bulunmaktadır. DUY kapsamında, çocukların sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi için çocuklara, ailelerine, topluma yönelik bilgilendirici içeriklerin yer almasına yönelik sürekli olarak çalışmalar yürütülmektedir.
Ayrıca, vatandaşlarımızın çocuklar için zararlı olduğunu düşündükleri içerikleri, yayınları ve uygulamaları doğrudan Bakanlığımıza ulaştırabilmeleri için bir ihbar mekanizması oluşturulmuştur. www.duy.aile.gov.tr internet sitesi bünyesinde yer alan Çocuk İçin Dost Uygulamalar (DUY) İhbar Platformu üzerinden WhatsApp, Bip ile ihbarlar alınıp değerlendirilmektedir. İhbar hattına bildirilen içerikler ilgilisine göre sınıflandırılıp etkin müdahale süreci yürütülmesi için ilgili kurumlara iletilmektedir.
17 Aralık 2024 tarihinde UNICEF ile iş birliği halinde "Dijital Dünyada Çocuk Çalıştayı" gerçekleştirilmiştir. Çocukların dijital dünyada karşılaştıkları avantajlar ve riskleri değerlendirmek, mevcut ihtiyaçları belirlemek amacıyla gerçekleştirilen çalıştay kamu kurum ve kuruluşları temsilcileri, akademisyenler, dijital içerik üreticileri ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilmiştir. "Hukuk ve Mevzuat", "Toplumsal Farkındalık ve Destek" ve "Eğitim ve Güçlendirme" başlıklarında oluşturulan üç ana çalışma grubu ile gerçekleşen çalıştayın sonuç raporu Bakanlığımız Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü internet sitesinde yayınlanarak duyurulmuştur. Çalıştay sonuçlarına yönelik çalışmalara devam edilmektedir.
Bakanlığımızca çocukların ihtiyaçlarının karşılanması, ailelerin güçlendirilmesi, geçici olarak yaşanan sosyal ve ekonomik güçlüğün önüne geçilmesi yoluyla çocukların öz aileleri ve yakınları yanında bakımlarının ve desteklenmelerinin sağlanması ile fırsat eşitliğinin oluşturulması amacıyla Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmeti (SED) verilmektedir. Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmeti bir sosyal yardım değil, sosyal hizmet modelidir. Ailelerin ekonomik olarak güçlendirilmesinin yanı sıra psikososyal açıdan desteklenmesini temel alır.
Bununla birlikte hizmetten yararlanan ailelerden istihdama katılabilecek durumda olanların İŞKUR meslek edindirme kurslarına yönlendirilerek kendi hayatlarını sürdürebilecekleri iş ve meslek sahibi olmalarına çalışılmaktadır.
SED hizmetinin en önemli bileşeni alanda çalışan meslek elemanları tarafından ailenin ihtiyaç duyduğu konularda psikososyal müdahale bileşenidir.
Yapılan inceleme ve değerlendirme sürecinde aile içinde sorunların çözümlenmesi, ailenin ve çocuğun çevreye uyumu, çocuğun okula uyumu ve eğitime devamı, risk durumundaki kişilere psikososyal destek sağlanması, ailelerin ebeveynlik becerilerinin artırılması vb. konularında mesleki müdahalede bulunulmaktadır.
Ayrıca Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetinin etkinliğini artırmak, ailelerde çocuk ile ilgili farkındalık oluşturmak, çocuklara okul dışı zamanlarını kaliteli ve verimli kullanabilecekleri ortam ve imkânları sunmak, fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla 2017 yılında başlatılan "SED Hizmetinin Etkinliğinin Artırılması (Okul Destek) Projesi" kapsamında 81 ilde SED Hizmetinden yararlanan ortaokul ve lise çağında bulunan çocukların sosyal, kültürel, sportif ve akademik faaliyetlerden faydalandırılması sağlanmaktadır.
Proje ile çocukların boş zamanları, gelişimlerini destekleyecek şekilde yapılandırılmakta, boş vakitlerinde olumsuz ortamlardan/sosyal çevreden ve bunların barındırdığı risklerden korunmaları ve toplum kaynaklarına erişim konusunda fırsat eşitliği sağlanmaktadır.
Ayrıca ihtiyaç duyulan vakalarda 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu gereği danışmanlık, eğitim ve sağlık tedbiri alınabilmektir.
Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetine ihtiyaç duyan hanelere yönelik olarak uygun bulunması halinde Aile ve Sosyal Hizmet Bakanlığı tarafından yürütülen diğer çocuk odaklı sosyal ve finansal destek programları da uygulanabilmektedir.
Ülkemizde çocuk koruma sistemi, bu konuda birincil mevzuat olan 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında işlemekte ve tüm çocuklar ayrım gözetmeksizin aynı mevzuat hükümleri kapsamında değerlendirilmektedir.
Çocukların aile yanında kalması ve desteklenmesi, Bakanlığımızın öncelikli hizmet politikasıdır. Çocuğa ve aileye gerekli desteğin sağlanması ile çocuğun aile yanında kalmasının mümkün olduğu hallerde çocuk aile yanında yaşamaya devam eder.
Bakanlığımız, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun inci maddesi kapsamında, çocukların öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim ve sağlık tedbirlerini değerlendirmekte; bu tedbirlerin yeterli olmadığı durumlarda bakım tedbirini son çare olarak uygulamaktadır.
Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun kendi aile ortamında korunmasını teminen danışmanlık, eğitim, sağlık, bakım ve barınma alanlarında alınmakta; kararlar çocuğun ihtiyaçları ve risk durumu dikkate alınarak titizlikle uygulanmaktadır. Bu kapsamda çocuk hakkında sosyal inceleme yapılmakta ve tüm süreçler çocuğun üstün yararı doğrultusunda yürütülmektedir.
Korunma ve bakım altında bulunan çocuklarımıza bireysel farklılık ve ihtiyaçları, olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanan örselenmenin ve davranış bozukluklarının sağaltımı, ailelerine ve sosyal çevreye uyum sağlama becerilerinin artırılması gözetilerek alanında uzman meslek elemanları tarafından psikososyal destek programları uygulanmaktadır.
Çocuk Evleri ile Çocuk Evleri Sitelerinde koruma ve bakım altında bulunan çocukların korunması, bakımı, bedensel, eğitsel, psikososyal gelişimleri ile bir iş veya meslek sahibi edilmeleri ve topluma yararlı kişiler olarak yetişmelerinin sağlanması amacıyla Çocuk Destek, Gelişim ve Eğitim Programı (ÇODEP) hayata geçirilmiştir. Program tüm Çocuk Evleri ile Çocuk Evleri Sitelerinde uygulanmaktadır.
Çocukların meslek edinmeleri, bilgi ve beceri kazanmaları ile okul başarılarının artırılması amacıyla ders ve kurs programları planlanır. Çocukların istek ve yetenekleri dikkate alınarak bu kurslarda aktif görev ve sorumluluk almaları sağlanır.
Haklarında bakım tedbiri veya korunma kararı bulunan çocuklardan suç mağduru olması, suça sürüklenmesi, sokakta sosyal risklerle karşı karşıya kalması veya refakatsiz çocuk statüsünde bulunması sebebiyle psikososyal desteğe ihtiyaç duyduğu tespit edilenler, bu ihtiyaçları giderilinceye kadar geçici süre ile İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitelerinde hizmet almaktadır. Bu kuruluşlar, bahse konu çocukların olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanan travma ve/veya davranış bozukluklarını giderme amacıyla rehabilitasyon süreci tamamlanıncaya kadar geçici süre bakım ve korunmalarının sağlandığı, bu süreçte aile, yakın çevre ve toplum ile ilişkilerinin düzenlenmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü, kız ve erkek çocuklara yönelik ayrı ayrı yapılandırılan ev tipi sosyal hizmet kuruluşlarıdır.
İhtisas kuruluşlar çocukların temel gereksinimlerini karşılamak; fiziksel, duygusal, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını belirleyerek gerekli müdahaleleri gerçekleştirmek, uygun ise aile ve yakın çevrelerine dönmelerini veya diğer sosyal hizmet modellerine hazır hale gelmelerini sağlamak üzere hizmet vermektedir.
Korunma ve bakım altında bulunan çocuklara ve ailelerine uygulanmak üzere Psikososyal Destek ve Müdahale Programı olan Anka Çocuk Destek Programı geliştirilerek uygulamaya konmuştur. Anka Çocuk Destek Programı ile çocukların bireysel farklılıkları ve ihtiyaçları dikkate alınarak olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanan travmanın en aza indirilmesi, olumlu tutum ve davranış değişikliği oluşturulması hedeflenmektedir.
İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitelerine kabulü yapılan her çocuğa Anka Çocuk Destek Programı çerçevesinde kuruluş müdürü tarafından bir meslek elemanı, danışman olarak atanmaktadır. Danışman tarafından ilk 10 gün içinde çocuğa bireysel ihtiyaç ve risk değerlendirme (BİRDEF) formu doldurulmaktadır. Bu formla çocuğa uygulanacak psikososyal destek programının içeriği belirlenmektedir. Formda çocuğun kuruluşa geliş şekli, geliş nedeni, çocuğun eğitim durumu, ailenin ekonomik durumu, yaşadığı yer, arkadaş ilişkileri, fiziksel durumu, ruhsal durumu, madde kullanım durumu, istismar ve suça sürüklenme durumu, kişisel özellikleri, davranış sorunları ve ailevi özelliklerine ilişkin konular hakkında bilgi toplanmaktadır. Form sonrası ortaya çıkan ihtiyaç ve risklere göre çocuğa ve ailesine grup çalışmaları ve bireysel danışmanlık hizmeti verilmektedir. Anka çocuk destek programı ile her bir çocuğa özgü bireyselleştirilmiş destek programı üç aylık dönemlerle değerlendirilmekte olup uygulanan programdaki gelişmeler izlenmektedir. Değerlendirme sonrası çocuğun ailesine tekrar dönüşü, farklı bir sosyal hizmet kuruluşuna nakli ile programa devamı hususu belirlenmektedir.
Çok yönlü yaklaşım ve müdahaleyi amaçlayan Anka Çocuk Destek Programı; Bireysel İhtiyaç ve Risk Değerlendirme Formu (BİRDEF), Destekleyici Ortam Bileşenleri, Grup Çalışmaları, Bireysel Danışmanlık, Aile Çalışmaları, Destekleyici Personel İçin Yaklaşım İlkeleri, Krize Müdahalede Kurumsal Yaklaşım bileşenlerinden oluşmaktadır.
Bireysel danışmanlık çalışmalarında; evden kaçma, kendine zarar verme davranışı, intihar, istismar mağduru, kriz yönetimi, krize müdahale ve travma modülleri uygulanmaktadır.
Grup çalışmaları ise kişisel gelişim, sağlıklı yaşam, duygusal düzenleme, kişilik gelişimi ve bağımlılık olmak üzere 5 bölüm ve 78 oturumdan oluşmaktadır. Her bir oturumun 45dk sürmektedir. Kişilik gelişimi ve sağlıklı yaşam modülleri tüm çocuklara uygulanırken, suça sürüklenme, istismar mağduru olma, madde bağımlılığı, öfke kontrolü, dürtü bozukluğu vb. durumlara göre uygulanan modüller çocukların bireysel farklılıkları ve ihtiyaçları dikkate alınarak uygulanmaktadır.
Aile ile çalışmada öncelikle ailenin çocuğun güvenliğini tehlikeye atacak bir eylemde bulunma riski bulunup bulunmadığı değerlendirilmektedir. Çocuğun ailesi ile görüşme yapılmasına engel bir durum olmaması halinde ailenin de katılımı sağlanarak sözleşme yapılmaktadır. Rehabilitasyon süreci boyunca çocukla yürütülen çalışmaların yanı sıra çocukların ebeveynleri ya da bakım verenleri ile de mesleki görüşmeler ve yönlendirmeler yapılmaktadır. Program kapsamında; ailelere, çocuk aile ilişkisinin güçlendirilmesi, etkin ebeveynlik becerileri, suça sürüklenen, madde bağımlısı ve istismar mağduru çocuğa yaklaşım konularında bireysel danışmanlık yapılmaktadır.
Öte yandan, Türkiye'de kadının güçlenmesi konusunda ulusal mekanizma olan Bakanlığımızca uygulamaya konulan ve 2024-2028 yıllarını kapsayan "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı"nda kadınların ekonomik alanda güçlenmesine yönelik olarak belirlenen politikalar; kadınların çalışma hayatına daha aktif katılım sağlaması ve değişen işgücü piyasası dinamikleri doğrultusunda ekonomik hayatta söz sahibi olmasını sağlamak temel amacıyla kurgulanmıştır.
Bahse konu belge, kadınları ve kız çocuklarını her alanda güçlendirmek amacıyla kurumlar arası iş birliğini geliştirmek üzere aşağıdaki politika eksenlerini içermektedir.
Eğitim,
Sağlık,
Ekonomi,
Liderlik ve Karar Alma Mekanizmalarına Katılım,
Çevre ve İklim Değişikliği.
"Ekonomi" başlığı altında belirlenen temel amaç, kadınların ekonomik olarak güçlenmesini sağlamak ve değişen işgücü piyasasına tam, eşit ve etkin katılımlarını desteklemektir. Bu doğrultuda, dokümanda belirlenen politika eksenleri aşağıda sıralanmaktadır;
Kadınların işgücü piyasasına girişlerini kolaylaştırmak ve insana yakışır işlerde istihdamlarını arttırmak için mevzuatın gözden geçirilerek iyileştirici düzenlemeler yapılması,
Kadınlara ve kız çocuklarına, ikiz dönüşüme (yeşil ve dijital dönüşüm) uyumlu işgücü piyasasında ihtiyaç duyulacak yeni beceri ve yetenekler kazandırılması,
Sürdürülebilir kalkınma için kadınların ekonomik güçlenmelerini desteklemek amacıyla eşitlik ve kapsayıcılık temelinde kamu ve özel sektörün dönüşümünün sağlanması,
Kadın girişimciliğinin her alanda desteklenmesi ve kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi amacıyla çalışmalar yapılması,
Bakanlığımız görev alanı kapsamında, kadınların istihdam edilebilirliklerini artırmak ve ekonomik olarak güçlenmelerini desteklemek amacıyla yürütülen proje ve faaliyetler aşağıda özetlenmiştir;
"e Bakanlığımız tarafından kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi amacıyla "Kadınların
Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi" ve "Türkiye'de Kadın-Erkek Eşitliğine Duyarlı Planlama ve Bütçeleme Projesi" yürütülmüştür. Hâlihazırda ise "Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi", "Hobin İşin Olsun Projesi" ve "Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi" devam etmektedir.
" Bu projelerin yanında kadınların ekonomik ve toplumsal hayata katılımlarının güçlendirilmesi amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile "Kadın Girişimciliğinin Geliştirilmesine Yönelik İş Birliği Protokolü" ve TÜBİTAK ile "Bilimsel Araştırma-Geliştirme, Yenilik ve Bilimsel Etkinlik İş Birliği Protokolü" imzalanmış olup, "kadingirisimci.gov.tr" web sitesi erişime açılmıştır. Bahse konu web sitesinde Kadın Kooperatifleri Ağına kayıtlı kadınlar için "Ben De Varım" uygulaması hayata geçirilmiştir. Ayrıca, kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı işbirliğinde imzaladığımız "Kadın Kooperatiflerinin Güçlendirilmesi İşbirliği Protokolü" çerçevesinde çalışmalar yürütülmüştür.
"e Bu çalışmaların yanı sıra; kadın istihdamının artırılması, kadın girişimciliğinin teşvik edilmesi ve kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi amacıyla Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ile IPARD Programına İlişkin İş Birliği Protokolü", İŞKUR ile "İş Pozitif Programı İş Birliği Protokolü", OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü ile "OSTİM İş Birliği Protokolü", Hepsiburada ile "Türkiye'nin Girişimci Kadınları İşbirliği Protokolü", Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile "Kadınların ve Engelli Bireylerin Ekonomik ve Sosyal Hayata Katılımlarının Güçlendirilmesine Yönelik İş Birliği Protokolü" ve Reges Elektrik ile "Kadınlar için Enerji Okulu İşbirliği Protokolü" imzalanmış olup, Protokoller kapsamında çalışmalar yürütülmektedir.
Bununla birlikte Bakanlığımızca kadın girişimciliğinin desteklenmesi amacıyla özel sektör iş birliğinde çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. Bu kapsamda: e Kadın girişimciliğinin teşvik edilmesi amacıyla Bakanlığımız ile Hepsiburada arasında "Türkiye'nin Girişimci Kadınları İş Birliği Protokolü" imzalanmıştır. Protokol çerçevesinde, yeni uygulama ve destek mekanizmaları aracılığıyla Türkiye'de girişimci kadın sayısının artırılması ve bu yolla kadın istihdamının güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Söz konusu iş birliğiyle, girişimci kadınların e-ticaret alanındaki bilgi, beceri ve faaliyetlerinin geliştirilmesine katkı sağlanması öngörülmektedir.
"* Ayrıca, enerji sektöründe kadın istihdamının artırılması ve temsiliyetinin güçlendirilmesi amacıyla, Bakanlığımız ile Reges Elektrik Enerjisi Perakende Satış Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında "Kadınlar İçin Enerji Okulu İş Birliği Protokolü" imzalanmıştır.
Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028) kapsamında bağımlılık yaşayan bireyler ile yakınlarına ücretsiz ve gizlilik esaslı psikososyal destek hizmeti sunan Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri iş birliğiyle 2025 yılı içinde "Kadınlara Yönelik Bağımlılıkla Mücadele Eğitimi ve YEDAM Tanıtımı" başlıklı eğitimler düzenlenmektedir. Söz konusu eğitimler en az 50 katılımcı ile gerçekleştirilmekte olup şu ana kadar söz konusu eğitimlere toplamda 1.684 kadın katılım sağlamıştır.
2026-2030 dönemini kapsayacak V. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı hazırlık çalışmaları kapsamında ilgili kurumlar ile iş birliği içerisinde çeşitli bağımlılık türlerine yönelik faaliyetler planlanmaktadır.
Ayrıca hanelerde çocukların hayat standartlarını yükseltmek ve gelişimlerini desteklemek amacıyla yapılan eğitim yardımları sosyal yardım harcamalarımızın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.
Bakanlığımızca, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda çeşitli sosyal yardım programları yürütülmektedir. Yürütülmekte olan sosyal yardım programları düzenli ve süreli nitelikte olmak üzere aile yardımları, barınma ve gıda yardımları, engelli yaşlı yardımları, sağlık yardımları, eğitim yardımları ve proje destekleri olarak sınıflandırılmaktadır.
Bu kapsamda tematik ve kapsayıcı sosyal yardım programları aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız desteklenmekte olup Bakanlığımızca yürütülen sosyal yardım programlarına ilişkin detaylı bilgiler ve veriler Bakanlığımız internet sitesinden takip edilebilmektedir.
Soru önergesinde yer alan diğer konular, Bakanlığımız görev ve faaliyet alanında olmadığından değerlendirilememiştir.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan