İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/35086 GEÇ CEVAPLANDI · 67 GÜN

19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi mensubu bir akademisyenin mobbinge uğradığı iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti), 9 Ekim 2025 tarihinde 7/35086 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 67 gün sonra, 15 Aralık 2025).

Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti, Bursa). “19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi mensubu bir akademisyenin mobbinge uğradığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/35086, 9 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-35086-19-mayis-universitesi-egitim-fakultesi-mensubu-bir-akademisyenin-mobbinge-ugradigi-iddiasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e9ab33f1-2e7c-4ab0-9f0c-0199ccec0b4c

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 67 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasanın 98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü *nün 96 ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını için gereğini saygılarımla arz ederim.

Meclis İnsan Hakları Komisyonu'na yapılan bir başvuruda; 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümünde kadrosu bulunan ancak halihazırda Yancı Diller Meslek Yüksek okulunda rektör oluruyla görevlendirilen Doç. Dr. Ayşegül KUŞ adlı akademisyenin, 2023 yılından bu yana bölüm başkanı Prof. Dr. Halil Aytekin ve Dekan Prof. Dr. Hamza Çalışıcı tarafından sistematik biçimde mobbing, akademik dışlama ve itibarsızlaştırma uygulamalarına maruz kaldığı iddia edilmiştir. Başvuruya göre, Ayşegül Kuş, asılsız gerekçelerle disiplin soruşturmalarına tabi tutulmuş, uzmanlık alanına uygun dersler elinden alınarak akademik ve maddi kayba uğratılmış, çalıştığı birimden uzaklaştırılarak hazırlık sınıflarında zorunlu görevlendirme yapılmış, hak ettiği akademik kadro (Doçentlik) beş yıldır kendine verilmemiş, Profesörlüğü gelmiş olmasına rağmen öğretim görevlisi kadrosunda çalışmaya mahkum edilmiştir. Toplantılarda aşağılayıcı, tehditkâr ifadelerle muhatap olmuş, öğrenciler arasında itibarsızlaştırılmış ve psikolojik olarak yıpratılmıştır. Bu olay, kamu kurumlarında kadın çalışanlara yönelik psikolojik şiddetin ve kurumsal ayrımcılığın somut bir örneğidir. Cumhurbaşkanlığı'nın 2021/3 sayılı "Kamu Görevlilerine Yönelik Mobbing Genelgesi" ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu kapsamında, devletin bu tür olaylarda önleyici ve koruyucu mekanizmaları devreye sokması yasal bir zorunluluktur. Kadın akademisyenlerin meslek yaşamında maruz kaldığı mobbing vakaları, yalnızca bireysel hak ihlali değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik bir kurumsal tehdit niteliği taşımaktadır.

Bu bağlamda;

Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

SORU 1- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na, son beş yılda kamu kurumlarında kadın personele yönelik mobbing, psikolojik şiddet veya ayrımcılık başlığıyla kaç başvuru yapılmıştır? Bu başvuruların kaçı üniversitelerden gelmiştir?

SORU 2- 19 Mayıs Üniversitesi'nde yaşandığı iddia edilen bu olayla ilgili olarak, Bakanlığınıza herhangi bir başvuru veya bildirim ulaşmış mıdır?

SORU 3- Kadın kamu görevlilerinin psikolojik şiddet ve mobbing iddialarında başvurabilecekleri bağımsız bir destek hattı veya danışma merkezi mevcut mudur?

SORU 4- Üniversitelerde kadın akademisyenlerin uğradığı psikolojik şiddet ve dışlanmaya karşı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile MEB ve YÖK arasında bir koordinasyon veya protokol çalışması yürütülmekte midir?

SORU 5- Kamu kurumlarında "kadına yönelik psikolojik şiddet" fiillerinin erken tespiti için Bakanlığınızın geliştirdiği veya planladığı denetim, eğitim veya farkındalık programları var mıdır?

SORU 6- Söz konusu akademisyenin yaşadığı iddia edilen durum, kadına yönelik şiddet eylem planı kapsamında izlemeye alınacak mıdır?

SORU 7- Kadın kamu görevlilerinin görev yerlerinde uğradıkları mobbingin, iş gücü kaybı, sağlık sorunları ve istifa eğilimi gibi etkilerini ölçmek üzere Bakanlığınızın elinde herhangi bir araştırma veya istatistiksel veri bulunmakta mıdır?

SORU 8- Aynı Üniversitenin Yabancı Diller Bölüm Başkanı'nın, fiziksel saldırıdan ceza aldığı iddiası doğruysa; bu kişinin hali hazırda bölüm başkanı olarak görev yapmayı sürdürmesi manidar değil midir? Bakanlığınızın sorumluluk anlayışı, bu konunun da sorgulanmasını gerektirmez mi?

Adres: Halkla İlişkiler Binası 6-kat No: E-611

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

x|35085 İlgi :a)02.10.2025 tarihli ve 1709499 sayılı yazınız. & N4 2 â b)22.10.2025 tarihli ve 1720796 sayılı yazınız. 3) 2 S 2 14

c) 28.10.2025 tarihli ve 1724950 sayılı yazınız. m

İlgi yazı ekinde alınan Bursa Milletvekili Sayın Yüksel Selçuk TÜRKOĞLU tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/34059, 7/35086 ve 7/35314 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan I - 734059 Cevap Metni (2 Sayfa) 2 - 7135086 Cevap Metni (1 Sayfa) 3 - 7/35314 Cevap Metni (1 Sayfa) al 2504 64.23

Bursa Milletvekili Sayın Yüksel Selçuk TÜRKOĞLU'na Ait 7/35086 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir.

Diğer taraftan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden Bakanlığımız açılmış davalara katılmakta olup adli süreçlere ilişkin yargılama aşamaları sonuna kadar titizlikle takip edilmektedir.

Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde ise Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.

Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verileri, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair Kanun kapsamındaki tedbir kararları ise hâkim, mülki amir veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri tarafından verilmektedir. Bu doğrultuda bahse konu veri ve bilgilerin ilgili Bakanlıklardan temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Bununla birlikte kadına yönelik şiddet istatistiklerinin geçerli ve güvenilir şekilde toplanması ile analizi ve paylaşımına yönelik çalışmalarda koordinasyonun sağlanmasına yönelik olarak "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Veri ve İstatistik Komitesi" Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri ile toplanmakta olup teknik düzeydeki çalışmalar alt çalışma grubu vasıtasıyla yürütülmektedir.

Soru önergesinde bahsi geçen konu ile ilişkin olarak; Bakanlığımıza ilgililere ilişkin herhangi bir başvurunun yapılmadığı, mahkemelerce de kamu davasına dair ihbar yapılmadığı belirlenmiştir.

Ayrıca, 6701 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrımcılık yasağı ihlalinden zarar gördüğü iddiasında bulunan her gerçek ve tüzel kişi, ilgili mevzuatında yer alan usullere göre, çalıştıkları kurum ya da kuruluşa, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine, Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonuna, Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi (ALO 170) aracılığıyla veya doğrudan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ya da Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna ve Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurularını iletebilmektedir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir