İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/35111 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 28 GÜN

Kalıcı yaz saati uygulamasına ilişkin

Kaynak göster

Aliye Timisi Ersever (CHP), 13 Ekim 2025 tarihinde 7/35111 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 28 gün sonra, 10 Kasım 2025).

Aliye Timisi Ersever (CHP, Ankara). “Kalıcı yaz saati uygulamasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/35111, 13 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-35111-kalici-yaz-saati-uygulamasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5d37db53-e664-4b24-adb1-0199e2d8bc2e

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 28 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 19 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim.

Aliye TİMİSİ ERSEVER Ankara Milletvekili

2016 yılında yürürlüğe konulan "kalıcı yaz saati uygulaması" ile Türkiye, her yıl kış aylarında saatlerin geri alınması uygulamasını kaldırarak tüm yıl boyunca aynı saat diliminde kalmaya başlamıştır. Uygulamanın gerekçesi olarak enerji tasarrufu ve ekonomik verimlilik hedefleri gösterilmiş, kamuoyuna "elektrik tüketiminde ciddi oranda azalma" sağlanacağı yönünde açıklamalar yapılmıştır.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Ancak TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) tarafından yapılan değerlendirmelerde, uygulamanın enerji tasarrufu sağlamadığı; aksine sabah saatlerinde artan aydınlatma ve ısınma ihtiyacı nedeniyle elektrik tüketimini yükselttiği belirtilmiştir. EMO raporlarında, özellikle kış aylarında sabah karanlığında başlayan günlük yaşamın enerji yoğunluğunu artırdığı ve tasarruf yerine israfa yol açtığına dikkat çekilmektedir.

Diğer yandan, uygulamanın özellikle kış aylarında sosyal ve psikolojik etkilere yol açtığı sık sık dile getirilmektedir. Çalışanların ve okul çağındaki çocukların sabahın erken saatlerinde, henüz gün ağarmadan yollara çıkmak zorunda kalmaları; trafik güvenliği, biyolojik ritim ve genel yaşam kalitesi açısından ciddi sorunlar yaratmaktadır. Uzmanlar, bu durumun yorgunluk, uyku düzensizliği, dikkat dağınıklığı ve verim düşüklüğü gibi olumsuz sonuçlara neden olduğunu vurgulamaktadır. Benzer sıkıntılar, sabah mesaisine başlayan çalışan kesim tarafından da sıkça ifade edilmektedir.

Enerji Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, 2017 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'ne hazırlatıldığı belirtilen bir raporla uygulamanın yılda yaklaşık 500—800 milyon TL düzeyinde enerji tasarrufu sağladığı ifade edilmiştir. Ancak bu raporun kamuya açık hale getirilmemesi ve metodolojisinin paylaşılmaması, bilimsel denetim açısından ciddi bir eksiklik yaratmaktadır. Bağımsız kurumlar ve meslek örgütleri ise tam tersine, uygulamanın enerji tüketimini artırdığını ve bu durumdan yalnızca enerji dağıtım şirketlerinin kazançlı çıktığını savunmaktadır.

Tüm bu nedenlerle, "kalıcı yaz saati" uygulamasının enerji, ekonomi, güvenlik ve toplumsal yaşam üzerindeki etkilerinin yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Dokuz yıldır yürürlükte olan bu uygulamanın objektif verilerle gözden geçirilmesi, toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren bir konuda şeffaflık ve kamu yararı açısından zorunludur.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Kalıcı yaz saati uygulamasına geçilmesinin gerekçesi ve dayanakları nelerdir? Bu kararda hangi bilimsel, teknik, sosyal ve ekonomik analizler esas alınmıştır?

  2. 2016'dan bugüne kadar geçen sürede, uygulamanın enerji tüketimi üzerindeki etkisi yıllık bazda ölçülmüş müdür? Uygulama öncesi ve sonrası elektrik tüketimi karşılaştırmalı olarak kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?

  3. Uygulamanın sabah karanlığında başlayan yaşam düzeni nedeniyle öğrenciler ve çalışanlar üzerindeki etkileri araştırılmış mıdır? Bu konuda bilimsel veya saha çalışması yapılmış mıdır?

  4. Yaz saati uygulamasının trafik kazalarına etkisine ilişkin Bakanlığınızın veya bağlı kurumların hazırladığı resmi istatistik ve raporlar mevcut mudur? Varsa sonuçları nedir?

  5. Kalıcı yaz saati uygulamasının, enerji tasarrufu sağladığına ilişkin 2017 tarihli İstanbul Teknik Üniversitesi raporu kamuoyuna neden açıklanmamıştır? Raporda kullanılan yöntem ve varsayımlar nelerdir?

  6. Yaz saati uygulamasının olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla okul saatleri, mesai düzenlemeleri veya bölgesel saat farklılığı gibi alternatif uygulamalar değerlendirilmiş midir?

  7. Uygulamaya ilişkin kamuoyunda yıllardır dile getirilen tepkiler de dikkate alınarak, yaz saati uygulamasına son verilmesi yönünde bir adım atılacak mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·

İlgi 22/10/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1720796 sayılı yazınız.

Ankara Milletvekili Sayın Aliye TİMİSİ ERSEVER'in tarafıma tevcih ettiği 7-35111 esas numaralı yazılı soru önergesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 99 uncu maddesi gereği ekte cevaplandırılmaktadır.

Bilgilerinizi arz ederim.

Alpan#an BAYRAKTAR

Bakan Ek: 7-35111 Esas Numaralı Önerge Cevabı (4 Sayfa) 03125464646 ETK Uzmanı 03122225760 Telefon No:(312) 546 58 80

ERSEVER'İN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN : DÖNEM ' ESASNO CEVAPLAR il 284 o 73SINI

Ülkemizde 2016 yılından beri uygulanmakta olan sabit saat uygulamasının ekonomik ve sosyal açıdan etkinliğinin yeniden değerlendirilmesi amacıyla Bakanlığımız koordinatörlüğünde İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından yürütülen çalışmada; Ülkemizin batısındaki nüfus, kentleşme, sanayileşme ve enerji yoğunluğu dikkate alındığında, Ülkemizde uygulanmakta olan saat diliminin GMT#3'de sürekli bulunmasının nüfusun büyük bölümünün gün ışığından daha uzun süre faydalanmasına ve enerji verimliliğine kayda değer katkı sağladığı tespit edilmiş olup, bu çerçevede tüm yıl boyunca yaz saati uygulaması ile her mesai aralığı için karanlıkta kalınan sürenin eski saat uygulamasına göre 64 saat azaldığı ortaya konulmuştur. Yanı sıra aynı analizlerde saat değişimlerinin getirdiği kaygı, stres, depresyon gibi olumsuzlukların daha az yaşanacağı ortaya konulmuş ve bu sonuçlar doğrultusunda sabit saat uygulamasına geçilmiştir.

Sabit saat uygulamasıyla, akşam mesai ve okul çıkışlarına denk gelen karanlık zaman diliminin azaltıldığı, kış mevsimi etkisi ile gün içi aydınlık süreleri de düşünüldüğünde vatandaşlarımızın aydınlıktan daha çok fayda sağlayacağı ve havanın kararına saatlerinde önceki yıllara göre daha büyük tasarruf oranın elde edileceği görülmüştür.

Sabit saat uygulamasından önce 17:00'da gerçekleşen akşam puantı, ilerleyen saatlere doğru yayılmış ve böylelikle puantın teknik olarak yönetimi daha kolay hale gelmiştir. Yine sabit saat uygulamasının başladığı Ekim 2016 ile Mart 2025 tarihleri arasında bugünün elektrik fiyatlarıyla yaklaşık 27 milyar TL karşılığı olan 13 milyar kWh enerji tasarrufu sağlanmıştır.

Meteoroloji mühendisliği, elektrik mühendisliği, psikoloji, sosyoloji ve ekonomi alanlarında çalışmalar yürüten akademisyenler ile uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından hazırlanan raporun "Yönetici Özeti" kısmında aynen;

"Dünyada ve ülkemizde kıştan yaza geçiş dönemlerinde yani Mart ayının son haftası ve Ekim ayının son haftası arasında saat değiştirme politikası olarak bilinen Yaz Saati Uygulaması'nın (YSU) asıl amacı Ekim ayının son haftası ve Mart ayının son haftası aralığında Kış Saati Uygulamasının (KSU) sebep olduğu elektrik tüketim kaybının gün ışığından daha fazla yararlanarak azaltılması veya tamamen ortadan kaldırılmasıdır. Gün ışığına göre günlük sektörel planlama yapılması durumunda toplam elekirik tüketimleri önemli miktarda azaltılarak bunun sonucunda elektrik kullanımında tasarruf sağlanacaktır.

Öncelikle ilgili mevzuata bakıldığında: Ülkemizde saatlerin ayarlanmasına dair 26.12.1925 tarih ve 697 sayılı "Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanun" Madde 2'de "Greenwich göre OlUZUNCU derecede bulunan boylam dairesi bütün Türkiye Cumhuriyeti saatleri için esas alınır. Ayrıca başlangıç ve bitiş tarihleri belirtilmek ve bir saati aşmamak şartıyla yaz saati uygulamaya Bakanlar Kurulu yetkilidir." denilmektedir. Buna ilave olarak 697 sayılı "Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanun"un ikinci Maddesi 06.12.1984 Tarihli ve 3097 Sayılı Kanunun birinci Maddesi ile değiştirilmiştir. Bu tarihten itibaren Türkiye'de Mart ayı sonunda saatler 1 saat ileri alınmakta; Ekim ayı sonunda da İ saat geri alınmaktadır. Yaz Saati Uygulaması (YSU) olarak ifade edilen bu değişikliğin temelinde "Gün Işığından Daha Fazla Yararlanma" fikri yatmaktadır.

YSU ve Kış Saari Uygulaması (KSU) 'nın detaylı analizi için Türkiye'nin son altı yılına ait elektrik tüketimi, sıcaklık, bağıl nem ve bulutluluk verileri saatlik zaman ölçeğinde ele alınmıştır. Bütün bu veriler Türkiye iklimi ve coğrafyası hesaba katılarak analizlerde kullanılmıştır. Yaklaşık 100 milyon satırdan oluşan ve her bir satırda 5 verinin olduğu yani toplamda 500 milyon saatlik elektrik tüketim verisi, bunun yarısı kadar meteorolojik değişkenlerin saatlik verisi ve işleme katılanlar da düşünüldüğünde 1 milyar veri ile metin içerisinde detayları altbaşlıklar halinde verilen "Ana Bileşenler Çözümlemesi (4BÇ), Doğrusal Çoklu Regresyon (DÇR), Saat Değişim İndeksi (SDİ) ve Puant Değerler Analizi (PDA)" yöntemlerinin analizleri gerçekleştirilip yorumları yapılmıştır. Kısacası işlenen, yöntem ve analizlerin sonuç verileri de düşünüldüğünde toplamda yaklaşık 1 milyar ERSEVER'İN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN : DÖNEM ; ESASNO veri ile araştırma sonlandırılmıştır. Bu miktarda veri yapılan araştırmanın ve elde edilen sonuçların güçlü bir dayanağını oluşturmuştur. Bu çalışmada aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.

" Dünyada saat uygulamaları detaylı araştırılmış, YSU ve KSU durumlarında ülkemiz ile diğerler devletler arasında oluşan ve oluşabilecek saat farkları ortaya konulmuştur. Elde edilen önemli sonuçlardan birisi saat farklarının doğal süreçte etkisinden kaçınılamaz bir gerçeklik olduğudur. Rusya Federasyonu'nda 11 farklı zaman dilimi kullanılmakta olup doğu-batı arasındaki zaman farkı 9 saattir. Amerika Birleşik Devletleri'nde doğu-batı arasındaki zaman farkı 4 saat olup Kanada'da 5 saate çıkmaktadır. Ülkeler bu doğal zorunluluklara ve zorluklara rağmen ekonomik, siyasi ve idari işlemleri ulusal/uluslararası süreçlerle başarılı bir şekilde düzenlemektedirler. Bir anlamda ülkemize dayatılan diğer devletler ile ortak bir zaman diliminde buluşma zorunluluğu dünyada bulunmamaktadır. Güneş ışınımı ve özellikleriyle birlikte astronomik hesaplamalar ve atmosferin gün ışığına olan etkileri teorik anlamda ele alınmış ve detayları verilmiştir. KSU sürecinin başlamasıyla birlikte gün uzunluğuna bağlı olacak şekilde farklı mesai saatleri göz önünde bulundurularak illerin karanlıkta kalma saat miktarları hesaplanmış ve haritaları çizilmiştir. Bunun sonucunda gün ışığından en fazla yararlanılacak şekilde en uygun mesai saatlerine ait değerler ve haritalar elde edilmiştir. Bu haritalar yardımıyla yıl boyunca karanlıkta kalma saat miktarları belirlenmektedir.

" Türkiye geneli veriler düşünüldüğünde ABÇ yöntemi kullanılarak her bir değişkenin X kapsama oranları belirlenmiştir. Ana bileşen elektrik tüketim verisi olup bütün veriler birlikte düşünüldüğünde toplamın temsil edilmesinde 9633, sıcaklık 2625, bağıl nem 2016 ve bulutluluk 968 oranlarında etkili olmaktadırlar. Burada sadece bir değişkene göre sonuca varmak hatalara sebebiyet vermektedir. Kullanılan elektirik ve meteorolojik değişkenlerin bütün veriyi kapsama, diğer bir ifade ile temsil haritaları elde edilmiş ve sunulmuştur. Bunlara ilave olarak elektrik tüketimi ile dış koşulları ve mevsimsel değişimleri temsil eden meteorolojik değişkenler arasındaki ilişkiler doğrusal çoklu regresyon (DÇR) analizi ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen modellerin sonucunda elekirik tüketimi ve meteorolojik değişkenler arasında yüksek oranda ilişki olduğu görülmüştür.

"e Ülkemizin Ege, Akdeniz Kıyıları ve Güney Doğu Anadolu'nun büyük bir kesiminde puani değerler yaz aylarına kaymış durumdadır. Buna karşın elekirik tüketiminin en yüksek olduğu Marmara Bölgesinde puant değerler hala kış aylarında gerçekleşmekiedir. Puant değerler özellikle enerji planlamasında hayati öneme sahiptirler. YSU'dan KSU'ya geçiş süreçleri ve KSU süresince elektirik tüketiminin puanı değerleri direk etkilenmekte olduğu bu çalışma sonucunda ortaya koyulmuştur. Ayrıca elde edilen önemli sonuçlardan birisi de KSU döneminde puant değerlerin hem yükseldiği hem de gün içerisine kayarak uzadığıdır. e KSU'dan kaynaklanan ilave elektrik tüketiminin belirlenmesi için farklar temeline dayanan bir yaklaşım geliştirilmiş ve bu yaklaşım geçerliliği önce bütün illere daha sonra da özellikle KSU/YSU zamanlarında ısıtma/soğulmaya ihtiyaç duymayan illerimizin verisi kullanılarak ispatlanmıştır. Veriler yıllık olarak değerlendirildiği gibi ayrıca geneli temsil etmesi maksadıyla 6 yıllık sürecin ortalaması alınarak da hesaba katılmışlardır. Hesaplamalar yapılırken 08:00-17:00, 08:30-17:30 ve 09:00-18:00 gibi farklı mesai senaryoları düşünülmüştür. Bu analizler sonucunda KSU dan kaynaklanan ilave elektrik tüketimleri 08:00- 17:00 mesai saat aralığı düşünüldüğünde 626.068 - 2.375.061 MWh, 08:30-17:30 mesai saat aralığı düşünüldüğünde 3.788.685 - 6.523.240 MWh ve son olarak 09:00-18:00 mesai saat aralığı düşünüldüğünde ise 5.883.003- 6.430.746 MWh arasında değişmektedir. Bu değerler hesaba katılan yılların KSU sürelerinin ortalama toplam tüketimleriyle karşılaştırıldığında 268.58'e kadar çıkmakta, yıllık toplam elektrik tüketimi ile karşılaştırıldığında ise 903.62'e kadar yükselmektedir. Bu sonuçlar farklı mesai saatleri düşünülerek ayrıca tablo halinde sunulmuştur.

ERSEVER'İN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN ! DÖNEM ' ESASNO e Burada dikkat çekilmesi gereken diğer bir önemli nokta ise hesaplanan sonuç değerlerin tüketim verisi olmasıdır. Bir anlamda kapasite faktörlerini temsil etmekte olup kurulu güç olarak düşünüldüğünde örneğin rüzgarda en az 3, güneşte ise en az 6 katı kadar miktarda santral o kapasitesini düşünmek gerekmektedir. Örneğin güneş santrali açısından düşünüldüğünde ortalamada 3156 MW kapasitesinde kurulu gücün, rüzgar santrali açısından 1378 MW kapasitesindeki kurulu gücün üretimine denk gelmektedir. e Bu çalışmada ayrıca yıl boyunca kesintisiz YSU'ya geçilmesi alternatifinin, mevcut duruma kıyasla Türkiye'de elektrik tüketimin yol açtığı değişikliğin finansal boyutu hesaplanmıştır. Farklı mesai saatlerine göre ortalamada 1.897.135.5508 TL, maksimum olarak ise 2.683.617.908 TL ekonomik kayıp oluşmaktadır. e İklim değişikliği gibi önem taşıyan süreçler de hesaba katıldığında KSU YSU'dan dolayı ilave elektirik tüketim değerlerinin karbon üretim karşılıkları düşünüldüğünde aslında ekonomik zararın daha yüksek olacağı aşikardır. Kısacası hesaplanan bu değerler ihtiyatlı yaklaşımın sonucu olup karbon değerleri de ilave edildiği takdirde maliyet daha yüksek olacaktır. e KSU ve YSU'nun insan psikolojisi üzerindeki etkisi detaylı incelenmiştir. Yaz/Kış Saati Uygulaması amaçları, faydaları ve zararları bakımından tüm zamanlarda tartışma konusu olmuştur. Ekonomi, enerji, politika, sağlık gibi başlıklar altında incelenen bu uygulamanın dinamikleri psikolojik ve fizyolojik açıdan da ele alınarak araştırılmıştır. Gün ışığı kullanımı, biyolojik saat, kaygı, stres, depresyon gibi yaz ve kış saati uygulamaları neticesinde olumsuz anlamda etkilendiğini düşündüğümüz bu kavramlarla ilgili çalışmaları incelediğimizde Yaz/Kış Saati Uygulamasını takip eden süreçlerde kalp rahatsızlıklarının arttığı, trafik kazalarında göze çarpan bir artış olduğu, özellikle Kış Saati Uygulamasını takiben, çalışan kesimin depresyon riskinin arttığı sonuçlarına ulaşılmıştır. e Sosyolojik açıdan, YSU-KSU'nın uygulanıp uygulanmamasında, tarihsel ekonomi-politik koşullar ve bölgesel kararların etkili olduğu, uygulamanın erken dönem gerekçelerin tarihsel ve bölgesel olarak genellenemeyeceği öne sürülmekte, bununla birlikte saat değişiminin insan ve toplum refahını ilgilendiren diğer toplumsal alanlarda olumsuz etkileri üzerinde durulmaktadır. Ayrıca, günümüzde ülkelerin kendi koşulları ve verileri doğrultusunda uygulamadan vazgeçmeye ve bu durumda hangi saat diliminde kalacaklarına yine kendi koşulları ve verileri doğrultusunda karar vermeye başladıkları vurgulanmaktadır.

Somul verilere dayanan tüm hesaplamalar ve metin içerisinde görülebilecek olan detaylı değerlendirmeler sonucunda KSU saat değişiklikleri ülkemize enerji tüketimi açısından herhangi bir olumlu katkı sunmamaktadır. Tam tersine elektrik tüketiminin artmasına sebebiyet verdiği proje süresince elde edilen matematiksel ve istatistiksel işlemlere dayalı sonuçlar ile ortaya konulmuştur. Bütün mesai çalışmalarında güneş ışınımından daha fazla yararlanma ilkesi esas alınmalıdır. Bunun için de YSU'nın yıl boyunca uygulanması enerji planlaması, ekonomik kazanç, sosyolojik ve psikolojik anlamda daha doğru olacaktır. YSU'nun yıl boyunca uygulanması için gerekli kanun ve mevzuatın değiştirilmesi önerisi somut sonuçlara dayalı olarak yapılmaktadır. " şeklinde ifadelere yer verilmiştir.

Bununla birlikte; sabit saat uygulamasına ilişkin olarak, Avrupa Parlamentosu 26 Mart 2019 tarihinde kabul edilen teklif ile üye ülkelere sabit saat uygulamasına geçmeyi tavsiye etmiştir.

İspanya Başbakanı, 20.10.2025 tarihinde yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği'nin (AB) 2026 yılından itibaren kalıcı yaz saati uygulamasına geçmesini istediklerini açıklamıştır. Gerekçe olarak; değişken saat uygulamasının tasarruf sağlamadığı ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu belirterek, konuyu AB Ulaştırma, Telekomünikasyon ve Enerji Konseyi toplantısında gündeme getireceklerini ifade etmiştir.

Ayrıca ABD'de sabit saat uygulamasına ilişkin 2018 yılında sunulan yasa teklifi 2022 yılında ERSEVER'İN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN !: DÖNEM | ESASNO CEVAPLAR b 284 0 73SİNI senatodan geçtiği halde hükümet tarafından uygulamaya konulmamıştır. Ancak yeni dönemde mevcut Başkan tarafından Senato ve Temsilciler Meclisi üyeleri sabit saat uygulamasına geçme konusunda karar almaya davet edilmiştir.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir