Yoksullukla mücadele için yapılan çalışmalara ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 70 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 59 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim
AVŞAR
Yoksulluk, ekonomik temelli sosyal ve toplumsal sonuçları olan bir krizdir. Ortalama yaşam süresinden beslenmeye, sağlıktan ulaşıma ve barınmaya kadar temel yaşam hakkını doğrudan etkilemektedir. TÜİK'in Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasına göre Türkiye'de en az 17 milyon 821 yurttaş en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak kadar yoksuldur. Yoksulluk oranı yüzde 21,2'ye yükselirken her on yurttaştan ikisi yoksul hale gelmiştir. Düşük asgari ücret, ağır vergiler ve adaletsiz gelir dağılımı, çalışan yoksulluğunu her geçen gün artırmaktadır. 2024 yılında Türkiye'de çalışanların yoksulluk oranı 9610,7'dir. İşsizliğin yüksekliği, bu yoksulluğun daha geniş kitleleri ve aileleri etkilemesine yol açmaktadır.
Ücretler enflasyon karşısında hızla erirken, milyonlarca emekçinin alım gücü her geçen gün daha da düşmektedir. Buna rağmen, işçilerin yarısına yakınının açlık sınırının altında asgari ücretle çalışması yoksulluğun kitlesel bir hâl almasına yol açmakta ve Türkiye'deki derin yoksulluk krizinin en somut göstergesini oluşturmaktadır. Resmi veriler, bu gerçeği ortaya koymaktadır: 2025'in Eylül Ayı dört kişilik ailenin aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı)
SORULAR
970 TL. Gıda ile birlikte diğer tüm temel harcamalar için haneye girmesi gereken toplam gelir tutarı (yoksulluk sınırı) ise 91.109 TL. Asgari ücret ise yalnızca 22 bin 104 TL'dir. Aynı | dönemde en düşük memur maaşı 50 bin 503 TL, en düşük emekli aylığı ise 16 bin 881TL seviyesinde kalmıştır.
Resmi verilere göre bu yoksulluk en çok çocuklar etkilenmektedir. 2024 yılında 18 yaşından küçük çocukların *038,9'u yoksul ya da sosyal dışlanma riski altında olduğu ve TÜİK'in açıkladığı verilere göre bu oran; 18-64 yaş grubunda 926,3, 65 yaş üstünde ise "623,3"tür.
Toplam yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında olanların oranı ise 929,3 seviyesindedir.
Çocukların hayatlarının en çok ihtiyaç duydukları döneminde sağlık, beslenme ve eğitim gibi temel haklardan mahrum kalmaları, onların fiziksel ve zihinsel gelişimini olumsuz etkilemektedir. Yoksulluk içinde büyüyen çocuklar, erken yaşta çalışma hayatına girmek zorunda kalmakta ve çocuk işçiliği hızla artmaktadır.
Ülkemizde yoksulluğun bir diğer boyutu da toplumsal cinsiyet eşitsizliğidir. Kadınların yoksulluk veya sosyal dışlanma riski erkeklere göre daha yüksektir. Kadınlarda bu oran "631,5 Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA
e) YOLA Cem AVŞAR iken, erkeklerde 9027,1'dir. Gelir adaletsizliği ve sınıfsal eşitsizlikler, aileleri yoksulluk döngüsünün içine hapsetmeye devam etmektedir.
Hanehalklarının tüketim harcamaları incelendiğinde, yoksulluğun en net hissedildiği alanların en temel ihtiyaçlar olduğu görülmektedir. Çeşitli araştırmalara göre 2023'te toplam hanehalkı başına aylık ortalama tüketim harcaması 24 bin 383 TL iken, 2024'te bu tutar neredeyse iki katına çıkarak 45 bin 344 TL'ye ulaşmıştır.
Ülkemizde gelir dağılımındaki adaletsizlik her geçen gün daha da büyümüş ve Avrupa'da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumuna çıkmıştır. Bu durum, milli gelirin toplumun geniş kesimlerine ulaşamamasına, zenginlerle yoksullar arasındaki makasın açılmasına ve orta sınıfın giderek yok olmasına yol açmıştır. Eurostat'ın verileri, göre AB ülkelerinin ortalama Gini katsayısı: 0,344, Türkiye'nin Gini katsayısı: 0,461'dir. Avrupa Birliği ülkelerinde en zengin yüzde 20'lik kitleyle en yoksul yüzde 20'lik taban arasındaki gelir farkını gösteren S80/S20 oranı 4,66 iken Türkiye için bu oran 9,06'dır. Bu durum Türkiye'deki zengin tabaka Avrupa ortalamasının iki katı olacak şekilde yoksulların 9 katı gelir elde ettiğini ortaya koymaktadır.
TÜİK verilerine göre nüfusun sadece 9439,1'inin borçlu olmadığı, halkın 9012,'inin ise borçlarını ödemekte çok zorlandığı tespit edilmiştir. Nüfusun 9643,3'ü için borçların biraz yük getirdiği, "059,2'nin ise yük olmadığı görülmüştür.
DİSK/Genel-İş Sendikası Araştırma Dairesi (emar) tarafından hazırlanan Ekim 2025 Türkiye'de Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk Raporu, bu durum çok açık ve net bir şekilde ortaya konulmuştur. Raporda; Türkiye'de her 10 kişiden 2'si yoksul olduğu, Türkiye'de yoksulluk sınırının son 10 yılda 12 kat arttığı, bir işte çalıştığı halde yoksul olanların oranının yüzde 11 civarında olduğu, asgari ücretin yaklaşık 5 bin 800 TL açlık sınırının altında kaldığı, her 10 çocuktan 4'nün yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında yaşadığı, kadınların yoksulluk veya sosyal dışlanma riski erkeklere göre daha yüksek olduğu, gelir eşitsizliğinde Avrupa birinci olduğumuzu, en zengin yüzde 20'lik grup, en yoksul yüzde 20'lik grubun 9 katı gelir elde ettiği, hanehalkı başına aylık ortalama tüketim harcaması son bir yılda iki katı arttığı, her 10 kişiden 6'sının borçlu olduğu gibi bir çok veriyi gözler önüne sermiştir.
Bu bağlamda;
Resmi ekonomik göstergeler ve bağımsız araştırma şirketleri tarafından da tespit edildiği üzere yaşanan ekonomik krizi en çok hisseden ve yoksulluk sınırı altında yaşayan halka ve emekçilere ilişkin bir ekonomi politikası (vergi düzenlemesi ve emek-ücret politikası vb.) geliştirmeye yönelik bir düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz?
Gelir dağılımı eşitsizliğinin, temel kaynağı olan emek-sermaye arasındaki adaletsizliği dengelemeye ilişkin bir çalışmanız bulunmakta mıdır? Bu hususta asgari ücreti arttırma, memur, işçi ve emeklinin ücret politikasını düzenleme ve refah payından yararlanılmasını sağlama gibi konularda bir çalışmanız bulunmakta mıdır? Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA
Mer
. Enflasyonla mücadelede gerçekçi ve koruyucu ne tür ekonomi politikaları (yapısal reformlar, kamuda tasarruf ve TÜİK'in şeffaflığı) hayata geçirilmiştir? Bu hususta hedeflenen sonuçlar ve kazançlara ulaşılmış mıdır? Kamuoyunu bilgilendirmeyi düşünüyor musunuz?
. Çalışan yoksulluğu ve borçluluğu azaltmak için sosyal koruma programları ve ücretlilere insanca yaşayabilecekleri bir gelir güvencesi sağlanmaya ilişkin diğer paydaş kurumların iş birliğinde bir çalışmanız var mıdır?
. Eurostat verilerine göre, Avrupa Birliği ülkelerinde en zengin yüzde 20'lik kitleyle en yoksul yüzde 20'lik taban arasındaki gelir farkını gösteren S80/S20 oranı 4,66 iken Türkiye için bu oran 9,06"dır. Türkiye"deki zengin, tabaka Avrupa ortalamasının iki katı olacak şekilde yoksulların 9 katı gelir elde etmektedir. Buna karşın gelir adaleti sağlamaya ilişkin ne tür çalışmalar yapılmaktadır? Görev sürecinizde bu anlamda belirlenen hedefleri gerçekleştirme oranı nedir?
Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·
İlgi yazınız ekinde alınan Tekirdağ Milletvekili Sayın Cem AVŞAR''a ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.
Mable
Mehmet ŞİMŞEK Bakan
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4
7135347 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni
Sayın Cem AVŞAR, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.
Ekonomi programımızın nihai hedefi yüksek, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme ile toplumsal refahı artırmaktır. Bunun en temel ön koşulu fiyat istikrarını sağlamaktadır. Programımız sayesinde dezenflasyon sürecinde önemli ilerleme kaydedilmiş olup, 2025 yılı Ekim ayında yıllık enflasyon geçen yıl Mayıs ayındaki zirvesine göre 42,6 puan azalarak yüzde 32,9 gerçekleşmiştir.
Son 23 yılda yoksulluğun azaltılması ve gelir dağılımının iyileştirilmesine yönelik atılan adımlar neticesinde; işgücü ödemelerinin gayrisafi katma değer içerisindeki payı 2002 yılında yüzde 28,1 iken 2025 yılının ikinci çeyreğinde (mevsimsel düzeltilmiş) yüzde 37,3 olarak gerçekleşmiştir. Sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımındaki iyileşmeyi gösteren Gini katsayısı 2006'da 0,428 iken 2024 yılında 0,413'e inmiştir. En yüksek gelire sahip yüzde 10'luk grubun kullanılabilir gelirden aldığı payın en düşük gelire sahip yüzde 10'luk grubun aldığı paya oranı (P90/P10) 2006 yılında 17,7 iken 202"te 13.3'e gerilemiştir.
Diğer taraftan, hayata geçirdiğimiz politikalar ile ülkemiz güçlü büyüme performansı göstermiş ve istihdamda önemli artışlar yaşanmıştır. 2024 yılında istihdam yaklaşık 1 milyon kişi artarak 32,6 milyon kişiye ulaşmış ve işsizlik oranı yüzde 8,7 ile yıllık olarak 2012 yılından bu yana en düşük seviyeye gerilemiştir. 2025 Eylül itibarıyla istihdam 32,5 milyon kişiye ulaşırken, işsizlik oranı (mevsimsel düzeltilmiş) yüzde 8,6 olmuştur.
İstihdamda sağladığımız iyileşmede kapsayıcı büyüme hedefi ile kadın ve gençlerin istihdamını artırmaya yönelik politikalar etkili olmuştur. Bu alanda atılan adımlar ile sağlanan teşvik ve desteklerle 2005 yılında yüzde 21,3 olan kadınların işgücüne katılım oranı 2025 yılı Eylül ayında (mevsimsel düzeltilmiş) yüzde 35,7 olmuştur.
Gelir politikalarımızla, sürdürülebilir büyüme, mali disiplinin tesisi ve fiyat istikrarı gibi makroekonomik hedeflerimiz gözetilirken, vergi adaletini güçlendirecek çok sayıda düzenleme hayata geçirilmiştir. Bu kapsamda, gelir vergisi tarifesinin en alt dilimindeki vergi oranı yüzde 22'den yüzde 15'e indirilmiş, en üst dilimindeki vergi oranı ise yüzde 35'den yüzde 40'a çıkarılmıştır. Ayrıca diğer gelir unsurlarına göre ücret gelirleri için daha yüksek matrahlara daha düşük oranlar uygulanmak suretiyle vergi tevkifatı yapılmaktadır.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4
Ayrıca, katma değer vergisi temel gıda maddelerinde yüzde |, sağlık, eğitim, yeme içme, turizm, giyim sektörleri ile meskenlerde kullanılan elektrikte yüzde 10 oranında uygulanmaktadır.
Öte yandan, 7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan düzenlemeyle 2022 yılının Ocak ayından geçerli olmak üzere asgari ücretten gelir ve damga vergisi kesintisi kaldırılmıştır. Asgari ücretin aylık gelir vergisi matrahı ile damga vergisi matrahı tutarı kadar kısmını ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde istisna tutarak, uygulamadan tüm ücret geliri elde edenlerin yararlanması sağlanmıştır.
2025 yılı Ocak ayında kamu görevlilerinin ve memur emeklilerinin aylıklarında yüzde 11,54 oranında, SSK ile Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarında 15,75 oranında artış yapılmıştır. 2025 yılı Temmuz ayında da kamu görevlilerinin ve memur emeklilerinin aylıklarında yüzde 15,57 oranında, SSK ile Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarında yüzde 16,67 oranında artış yapılmıştır. Böylece, 2025 yılında kamu görevlilerinin ve memur emeklilerinin aylıklarında yüzde 28,91 oranında, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarında yüzde 35,05 oranında artış yapılmıştır. Ayrıca, emeklilerin bayram ikramiyelerinde yüzde 33,33 oranında, asgari ücrette de sene başından geçerli yüzde 30,01 oranında artış sağlanmıştır.
Tüm bu artışlarla birlikte, 2002 Aralık ayından bugüne aile yardımı dâhil en düşük memur maaşında reel olarak yüzde 228 oranında, en düşük emekli aylığında reel olarak yüzde 554 oranında ve asgari ücrette reel olarak yüzde 206 oranında artış sağlanmıştır.
2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca Bakanlığımız nezdinde geliştirilen "Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemi" ile 257 kamu idaresinin tasarruf uygulamaları yakından takip edilmektedir. Bu çerçevede, deprem ve faiz harcamaları hariç olmak üzere 2024 yıl sonu itibarıyla Genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içerisindeki payı, önceki 10 yılın ortalaması olan yüzde 4,6'dan yüzde 3,1'e düşmüştür. Böylece, merkezi yönetim bütçesinden
Genelge kapsamında yapılan harcamalar yaklaşık yüzde 33 oranında azalmıştır.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4
Mehmet ŞİMŞEKBakan