İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/36552 GEÇ CEVAPLANDI · 132 GÜN

Burdur Gölü'nün kuruyan kısımlarında yaşanan toz fırtınalarının çevresel etkilerine ilişkin

Kaynak göster

İzzet Akbulut (CHP), 14 Kasım 2025 tarihinde 7/36552 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 132 gün sonra, 26 Mart 2026).

İzzet Akbulut (CHP, Burdur). “Burdur Gölü'nün kuruyan kısımlarında yaşanan toz fırtınalarının çevresel etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36552, 14 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36552-burdur-golu-nun-kuruyan-kisimlarinda-yasanan-toz-firtinalarinin-cevresel-etkilerine-iliski (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d41c59e0-8aec-4ac5-bac2-019a90fbba2b

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 132 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Burdur MiMetvekili

Burdur Gölü, Türkiye'nin en derin göllerinden biri olup, yapı olarak tektonik karakter taşımaktadır. Burdur Gölü'nün kütlesel olarak en fazla yükseldiği dönem 1971 Burdur Depremi öncesinde tespit edilmiş olup, bu tarihten günümüze kadar yaklaşık yanı yarıya su kaybı yaşanmıştır. Gölün bu seviyeye gerilemesinde meteorolojik olaylar kadar çevreye inşa edilen barajlar, vahşi sulama alanları, bilinçsiz ve ruhsatsız sondajlar ve maden yataklarının su | kullanımı etkili olmuştur. Burdur Gölünün kapalı havzada bulunması, göl tabanında biriken nikel, krom, çinko gibi ağır metallerin gölün gerilemesiyle birlikte gül tabanında birikmesine neden olmuştur. Gölün çekilen alanlarında rüzgarla birlikte etkili olan toz fırtınaları bu ağır metaller kente ve çevre köylere taşımakta, tarım arazileri üzerinde ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bazı uzmanların görüşlerine göre yıllık 2 bin ton zararlı toz şehre taşınıyor 50 yıldır gölün bu hale gelmesine sessiz kalan siyasi erk'ler bugün Burdur Gölünün "Toz Gölü"ne dönüşmesine yine sessiz kalıyor. Yurttaş sağlığını doğrudan tehdit eden toz fırtınaları kentte bir infial oluşturmuş durumdadır. Bu belirsizlik, yakın geçmişte çevredeki sanayi atıklarının doğrudan göle deşarj edildiğinin kent belleğinde bulunmasıyla daha da tedirgin edici boyuta gelmiştir.

Bu bilgiler ışığında;

SORULAR

  1. Göl yüzeyindeki tozlaşmayla ilgili bilimsel bir çalışma yapılmış mıdır?

  2. Bahse konu çalışma hangi tarihte yapılmıştır?

  3. Çalışmanın sonuçları nelerdir?

  4. 4, 2026 yılında tozlaşmayla ilgili yapmayı planladığınız çalışmalar nelerdir?

  5. 5: Tozlaşmanın insan sağlığı üzerindeki etkileriyle ilgili elinizdeki veriler nelerdir?

  6. DSÖ(Dünya Sağlık Örgütü) tarafından belirlenen PM 2.5 gerçek zamanlı hava kalitesi ölçeği Burdur da kaçtır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·

Milletvekillerimiz tarafından Bakanlığıma yöneltilen ve ilişik listede, TBMM Esas numaraları ve konuları belirtilen yazılı soru önergeleri incelenmiş olup, söz konusu önergelerde yer alan hususlara ilişkin cevaplarımız ekte sunulmuştur.

Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.

-Dosya (1 Takım)

Mustafa Kemal Mahallesi Eskişehir Devlet Yolu (Dumlupınar Bulvarı) 9. km. No: 278 Çankaya / Ankara İrtibat: Barış ULUSOY Tel: 410 14 65

SAYIN İZZET AKBULUT'UN f3ess?

TBMM 7/36552 ESAS SAYILI Gk YS YAZILI SORU ÖNERGESİNE 7

İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLARI

SORULAR

Burdur Gölü, Türkiye'nin en derin göllerinden biri olup, yapı olarak tektonik karakter taşımaktadır. Burdur Gölü'nün kütlesel olarak en fazla yükseldiği dönem 1971 Burdur Depremi öncesinde tespit edilmiş olup, bu tarihten günümüze kadar yaklaşık yarı yarıya su kaybı yaşanmıştır. Gölün bu seviyeye gerilemesinde meteorolojik olaylar kadar çevreye inşa edilen barajlar, vahşi sulama alanları, bilinçsiz ve ruhsatsız sondajlar ve maden yataklarının su kullanımı etkili olmuştur. Burdur Gölünün kapalı havzada bulunması, göl tabanında biriken nikel, krom, çinko gibi ağır metallerin gölün gerilemesiyle birlikte göl tabanında birikmesine neden olmuştur. Gölün çekilen alanlarında rüzgarla birlikte etkili olan toz fırtınaları bu ağır metaller kente ve çevre köylere taşımakta, tarım arazileri üzerinde ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bazı uzmanların görüşlerine göre yıllık 2 bin ton zararlı toz şehre taşınıyor 50 yıldır gölün bu hale gelmesine sessiz kalan siyasi erk'ler bugün Burdur Gölünün "Toz Gölü"ne dönüşmesine yine sessiz kalıyor. Yurttaş sağlığını doğrudan tehdit eden toz fırtınaları kentte bir infial oluşturmuş durumdadır. Bu belirsizlik, yakın geçmişte çevredeki sanayi atıklarının doğrudan göle deşarj edildiğinin kent belleğinde bulunmasıyla daha da tedirgin edici boyuta gelmiştir.

Bu bilgiler ışığında;

1. Göl yüzeyindeki tozlaşmayla ilgili bilimsel bir çalışma yapılmış mıdır?

2. Bahse konu çalışma hangi tarihte yapılmıştır?

3. Çalışmanın sonuçları nelerdir?

4. 2026 yılında tozlaşmayla ilgili yapmayı planladığınız çalışmalar nelerdir?

5. Tozlaşmanın insan sağlığı üzerindeki etkileriyle ilgili elinizdeki veriler nelerdir?

6. DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından belirlenen PM 2.5 gerçek zamanlı hava kalitesi ölçeği Burdur'da kaçtır?

CEVAP

Dünyamız ve ülkemizde yaşanan iklim değişiklikleri nedeniyle Burdur Gölü su seviyesinde de azalmalar meydana gelmektedir. Su seviyesinin azalması ile göl hızlı şekilde kurumakta ve çekilen alanlarda tozlaşmaya neden olmaktadır. Bölgedeki sorunları gidermek ve ekosistemi rehabilite etmek amacıyla 24 Mart 2025 tarihinde Bakanlığımız, Burdur Valiliği, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) ve MAKÜ Salda Bilim Merkezi iş birliği "Burdur Gölü Kuruyan Alanların Korunması, Ekolojik Düzenlenmesi ve Sürdürülebilir Kullanımı" başlıklı Teknik Çalışma Toplantısı gerçekleştirilmiş olup, toplantıda alınan kararlar doğrultusunda; Burdur Gölü ve Çevresi 1. Derece Doğal Sit Alanı olmasından dolayı "Ekolojik Değerlendirme Raporu" hazırlanmış ve Burdur Gölü'nün çekilen bölgelerinden BAKA (Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı) projesi kapsamında 13 farklı noktadan toprak ve 6 farklı noktadan su numuneleri alınmıştır. Projenin temel hedefleri, mevcut çekilen sahaların ekonomik bir faaliyete değil, rehabilitasyon faaliyetine tabi tutulabilmesini sağlamak üzerine kurulmuştur. Bu kapsamda rehabilitasyon sürecinde başarılı olunması için dört ana kriter belirlenmiştir:

-Tozlaşmayı önlemek,

-Tuzlu toprakta yetişen bitkileri tespit etmek,

-iklim değişikliği değerlendirmesi yapılarak kuraklığa dayanıklı bitkileri belirlemek, -Bölge ekonomisine katkı sağlayacak ekonomik değeri yüksek ürünler elde etmek.

2026 yılında tozlaşmayla ilgili olarak; analiz sonuçlarına dayanarak, bilim adamları ve uzmanların katılımıyla, bu ekolojik sahanın hangi bitkisel ürün deseni kullanılarak rehabilite edilebileceği tanımlanacaktır. Uzun yıllardır göl çevresinde gözlenen toz taşınımı ve partikül kaynaklı hava kirliliği, yüzey stabilizasyonu ve bitkisel örtü rehabilitasyonu çalışmalarıyla önemli ölçüde azaltılacak; böylece insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkiler giderilerek bölgenin kalitesi iyileştirilecektir. Rehabilitasyonun bir diğer çıktısı olarak, uzun süredir çorak ve boz görünümdeki kuruyan göl sahasının yeniden yeşil bir peyzaj karakterine kavuşturulması planlanmakta olup; bu da hem görsel kaliteyi artıracak hem de alanın ekoturizm potansiyelini güçlendirecektir. Ekolojik sürdürülebilirlik açısından, tuzluluğa ve kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin seçimiyle toprağın su tutma kapasitesi ve biyolojik çeşitliliği artırılacak, erozyon riski düşürülecek ve böylelikle proje, yalnızca çevresel kirliliğin önlenmesine katkı sunmakla kalmayıp, Burdur Gölü ekosisteminin yeniden doğal döngüsüne kavuşmasını sağlayarak bölge için uzun vadeli bir sürdürülebilirlik modeli oluşturacaktır.

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir