Sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturmaya ve kovuşturmaya uğrayan kişi sayısına ilişkin
Kaynak göster
Barış Bektaş (CHP), 7 Kasım 2025 tarihinde 7/36615 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 75 gün sonra, 21 Ocak 2026).
Barış Bektaş (CHP, Konya). “Sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturmaya ve kovuşturmaya uğrayan kişi sayısına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36615, 7 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36615-sosyal-medya-paylasimlari-nedeniyle-sorusturmaya-ve-kovusturmaya-ugrayan-kisi-sayisina-ili (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/644347f1-bb89-476a-85b3-019a6e355894
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 75 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98. ve TBMM içtüzüğünün 96. Maddelerine göre yazılı olarak yanıtlandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Demokratik bir hukuk devletinin temel dayanaklarından biri ifade özgürlüğüdür. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 26. maddesi, herkesin düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu açıkça düzenlemektedir. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi de ifade özgürlüğünü temel bir insan hakkı olarak tanımlar.
Ancak son yıllarda, özellikle sosyal medya platformları üzerinden yapılan eleştirel paylaşımlar nedeniyle çok sayıda yurttaşın gözaltına alındığı, ifadeye çağrıldığı veya haklarında adli işlem başlatıldığı yönündeki haberler kamuoyuna yansımaktadır. Bu durum, ifade özgürlüğünün fiilen sınırlandırıldığına dair endişeleri artırmakta; düşüncesini özgürce dile getiren bireylerin sistematik biçimde "terör," "kamu düzeni," ya da "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" gibi soyut ve geniş yorumlanabilir suçlamalarla karşı karşıya kaldığı bir tabloyu ortaya koymaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Özellikle siyasi iktidarı veya kamu otoritesini eleştiren sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturmaya uğrayanların sayısındaki artış, Türkiye'de hukukun siyasileştiği, yargının bağımsızlığını yitirdiği ve temel hak ve özgürlüklerin sistematik biçimde ihlal edildiği yönündeki iddiaları güçlendirmektedir. Bu kapsamda, vatandaşların sosyal medya hesaplarının takip edilmesi, paylaşımların "ihbar" kabul edilerek doğrudan adli sürece konu edilmesi, çoğu zaman ifade özgürlüğü sınırları içinde kalan sözlerin kriminalize edilmesi; demokratik toplum düzeninin temel değerleriyle çelişmektedir. ai 36613
Öte yandan, özellikle sosyal medya platformlarında yapılan açıklamalar nedeniyle uygulanan adli işlemler çoğu zaman keyfi nitelik taşımakta, vatandaşlar hangi sözlerinin suç teşkil ettiğini önceden bilememekte ve bir otosansür iklimi oluşmaktadır. Bu durum hem hukuk güvenliği | ilkesini zedelemekte hem de Anayasa'ya açıkça aykırılık teşkil etmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Son 5 yıl içerisinde sosyal medya paylaşımları nedeniyle ifadeye çağrılan kişi sayısı kaçtır? Yıllara ve illere göre dağılımı nedir?
Aynı dönemde, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek hakkında adli işlem başlatılan yurttaş sayısı kaçtır?
Bu adli işlemler hangi suç başlıkları kapsamında yürütülmüştür?
Sosyal medya paylaşımları nedeniyle ifadeye çağrılan kişilerden kaçı hakkında takipsizlik kararı verilmiştir?
Bu kapsamda hakkında dava açılan kişi sayısı kaçtır? Açılan davaların kaçı mahkumiyetle sonuçlanmıştır?
Sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklanan kişi sayısı kaçtır? Tutuklamaların ortalama süresi nedir?
Türkiye'de sosyal medya içeriklerine yönelik yapılan hukuki işlemlerde hangi kurumlar istihbarat, inceleme veya ihbar kaynağı olarak görev almaktadır? Bu kurumların yetki sınırları nelerdir?
Kolluk kuvvetleri ya da savcılıklar tarafından, yurttaşların sosyal medya hesapları üzerinde otomatik tarama veya periyodik izleme yapılmakta mıdır? Yapılıyorsa hangi yasal dayanakla yapılmaktadır?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından sosyal medya paylaşımları nedeniyle verilen mahkumiyet kararları hakkında Türkiye aleyhine alınan karar sayısı kaçtır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1746655 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Konya Milletvekili Barış Bektaş tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36615 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden OXPSSİW - OkZX5Ru - J g Rd s06 - OL4r)8- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-2004-804/999 Konu : Yazılı soru önergesi 20 /94, /2026
Sayın Barış BEKTAŞ Konya Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36615 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.
11- Bakanlığımız ile Dışişleri Bakanlığı arasında imzalanan 14/11/2011 tarihli işbirliği protokolü gereğince; 01/03/2012 tarihinden geçerli olmak üzere, daha evvel Dışişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yapılan başvurularda Hükümeti savunma ve AİHM'in ihlâl kararlarının icrası görevi, dış politikayı ilgilendiren başvurular ve Devlet başvuruları için öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla, Bakanlığımız tarafından üstlenilmiştir.
10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 40. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı, Bakanlığımız hizmet birimleri arasında sayılmış olup, anılan Kararnamenin 49. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre; Dışişleri Bakanlığı ile işbirliği yapmak suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuruları takip etmek, bu başvurulara ilişkin, ilgili tüm kurum ve kuruluşlardan her türlü bilgi, belge ve görüş istemek, savunmaları hazırlamak ve
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap gov.tr adresinden LHWBFXU - maYCS5Hk - mHkH3Js*s - jF5aT8- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü gerektiğinde oturumlara temsilci göndermekle görevlendirilmiştir.
AİHM'e yapılan bir başvuru, AİHM tarafından Ülkemize iletildiği zaman bilgi sahibi olunmaktadır. Başvuruların, AİHM tarafından Ülkemize iletilmesi, yapıldığı yıla göre değil, kendi kurduğu sistem çerçevesinde ele alma sırasına göre gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle, AİHM'e hangi yılda kaç başvuru yapıldığı, ancak AİHM tarafından yapılacak bir istatistiki çalışma sonucunda öğrenilebilecek bir konudur.
AİHM tarafından Ülkemiz aleyhine verilen kararlara ait istatistiklere Bakanlığımız İnsan Hakları Dairesi Başkanlığının "https://www.inhak.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.
HI. 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Adli istatistikler sanık ve suç esas alınarak derlenmektedir. Bu çerçevede, soru önergesine konu edilen hususların belirlenmemiş olması nedeniyle istatistiki veri sunulamamıştır.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden LAWSFXU - maYC5hKk - mHkH3ss - JFSaT8- ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan