İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/36625 GEÇ CEVAPLANDI · 68 GÜN

Sosyal medya üzerinden bir avukata yönelik beyan edilen ifadelere ilişkin

Kaynak göster

Ayşegül Doğan (DEM Parti), 14 Kasım 2025 tarihinde 7/36625 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 68 gün sonra, 21 Ocak 2026).

Ayşegül Doğan (DEM Parti, Şırnak). “Sosyal medya üzerinden bir avukata yönelik beyan edilen ifadelere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36625, 14 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36625-sosyal-medya-uzerinden-bir-avukata-yonelik-beyan-edilen-ifadelere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f2fc5d46-4a10-4585-aa94-019a91c79f6b

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 68 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98"inci ve TBMM

İçtüzüğü'nün 96 ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

SORULAR

  1. 11.2025

    Ayşegül Doğan Şı i kili

    Hayatını insan hakları mücadelesine adayan, hukukçu, İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkanı Av.Eren Keskin'e yönelik sosyal medya üzerinden yapılan cinsiyetçi, nefret içerikli ve hedef gösteren tehdit mesajları basında yer aldı.

    Ardından Keskin'in avukatları sosyal medya üzerinden kendisini tehdit eden kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Ancak, geçtiğimiz hafta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/1. maddesi uyarınca Av.Eren Keskin'i tehdit eden kişi hakkında "kovuşturmaya yer olmadığına" karar vermiştir. Ayrıca kişinin kullandığı cinsiyetçi ve tehditkâr sözler "ifade özgürlüğü" kapsamında değerlendirilmiştir. Öte yandan savcılık hakaret suçunun oluşabilmesi için gerekli olan "matufiyet şartının" - yani sözlerin belirli bir kişiye yöneltildiğinin tereddütsüz biçimde anlaşılması koşulunun- somut olayda gerçekleşmediği kanaatine vardığını iddia etmiştir. Oysa "matufiyet şartı" içtihatlarda yöneldiği kişi konusunda kuşku bırakmayacak şekildeki itham, tehdit ve hakaretlere yer veren ifadeler olarak kabul edilmektedir.

    Söz konusu karar başta kadınlara ve hak savunucularına yönelik saldırıları cezasızlıkla koruyan hatta meşrulaştıran bir yaklaşımın göstergesidir. Aynı zamanda yargı bağımsızlığına dönük olumsuz algıyı da güçlendirmektedir.

    Kadınlara, insan hakları savunucularına ve politik kimlikleri olan kişilere dönük nefret söylemi ve cinsiyetçi saldırılar cezasız bırakıldığı müddetçe bu tehditler katlanarak devam edecektir. Bu tür durumlar karşısında yapılması gereken, temel hukuk ilkelerinin uygulanmasıdır. Bu bağlamda;

  2. Sosyal medya platformu üzerinden cinsiyetçi ve tehditkâr ifadelerle Av. Eren Keskin'i hedef gösteren kişinin, hangi sözleri "ifade özgürlüğü" kapsamında ele alınmıştır?

  3. . Cinsiyetçi ifadeler ve tehditler TCK ve Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmeleri gözetilerek değerlendirildiğinde söz konusu durumda "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" ilişkin kararın gerekçesi nedir?

  4. . Sonbir yılda, kadınlara ve hak savunucularına dönük sosyal medya üzerinden yapılan saldırılar kapsamında kaç soruşturma açıldı? Kaç beraat kararı verildi? Kaç mahkumiyet kararı verildi?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1746655 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36625 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden Od1tYXO - /jF7ZXA - ONj8sSi - Y94Z7S- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-2014-56/57 Konu : Yazılı soru önergesi 29/01/2026

Sayın Ayşegül DOĞAN Şırnak Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36625 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

1. "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2. "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

1. "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2. "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fikrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3. "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4. "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden HO/BtOU - uD1lwsV6 - VeXieUz - EXxCXPY— ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.

11- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Adli istatistikler sanık ve suç esas alınarak derlenmektedir. Bu çerçevede, Bakanlığımızda soru önergesine konu edilen hususlarda ayrıntılı istatistiki veri bulunmamaktadır.

HI- İstanbul ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla yapılan yazışmalara verilen 10/12/2025 ve 11/12/2025 tarihli cevaplarda; soru önergesinde belirtilen hususa ilişkin başlatılan herhangi bir soruşturmanın bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden H©/BtOU - uD1lwsV6 - VeXieUz - EXCXPY- ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 5 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir