İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/36713 GEÇ CEVAPLANDI · 52 GÜN

Van-Hakkari karayolunda gerçekleşen trafik kazaları sonrası alınan önlemlere ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 17 Kasım 2025 tarihinde 7/36713 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 52 gün sonra, 8 Ocak 2026).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Van-Hakkari karayolunda gerçekleşen trafik kazaları sonrası alınan önlemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36713, 17 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36713-van-hakkari-karayolunda-gerceklesen-trafik-kazalari-sonrasi-alinan-onlemlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b5ee5fd2-ea6f-412e-9bd0-019a95d31613

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 52 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin Hakkâri Milletvekili

16 Kasım 2025 tarihinde, Van—Hakkâri Karayolu'nun Ser& Solan mevkiinde meydana gelen ve iki yurttaşımızın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan trafik kazası, bölgedeki kronik risklerin artık idari sorumluluk sınırlarını aşarak, doğrudan devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünün ihlali boyutuna ulaştığını göstermektedir. Yağışla birlikte dağ yamacından kopan kayalardan kaçmaya çalışan sürücünün manevrası sonucu kamyonetin yaklaşık 200 metre yükseklikten Zap Suyu'na düşmesi, yıllardır bilinen kaya düşmesi tehlikesinin gerekli mühendislik tedbirleriyle bertaraf edilmediğini açıkça ortaya koymuştur.

Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Kazanın ardından dört yurttaşımız yaralı olarak çıkarılmış; ancak hastaneye kaldırılan yaralılardan ikisi tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Kurtarma ekiplerinin olay yerine ne zaman ulaştığı, müdahale süresinin tıbbi sonucu etkileyip etkilemediği hâlen açıklığa kavuşturulmamıştır.

Bu olay münferit değildir. Aynı güzergahta:

" 27 Ekim 2025: Zernek Barajı mevkiinde 3 yurttaş yaşamını yitirdi, 4 yurttaş yaralandı. " 30 Ağustos 2025: Sarıtaş köyü yakınlarında ikisi çocuk 5 yurttaş hayatını kaybetti.

" 22 Nisan 2025: Minibüs-kamyon çarpışması sonucu 8 yurttaş yaşamını yitirdi, 11 yurttaş yaralandı. e" Son 10 yılda aynı yol hattında onlarca yurttaşımız hayatını kaybetti.

Güzergâhın güvenlik standartları her geçen yıl gerilerken kamu idaresi, öngörülebilir riskleri giderecek somut ve kalıcı adımları hayata geçirmemekte ısrar etmektedir. Bakanlığınıza yönelttiğimiz soru önergesine verilen yanıtta; Van-Hakkâri Karayolu'nun 192 kilometrelik hattının 141 kilometresinin bölünmüş yol, 51 kilometresinin tek yol standardında hizmet verdiği, Güzeldere Tüneli ve Çamlık Viyadüğü gibi büyük ölçekli projelerin tamamlandığı, kaya düşmelerinin yoğunlaştığı Ser& Solan ve Tekser mevkilerinde çelik ağ, kaya tutucu sistemler ve betonarme perde duvar uygulamalarının sürdürüldüğü ifade edilmiştir. Buna karşın, sahadaki gerçeklik bu açıklamalarla açık biçimde çelişmektedir; zira risk, yıllardır aynı noktalarda tekrarlamakta, mühendislik sorunları kronikleşmekte ve tamamlandığı belirtilen uygulamalar kaza verilerini azaltacak etkiyi göstermemektedir. Jeoteknik analizlerin, yamaç stabilizasyonunun, drenaj altyapısının, dar kurp geometrisinin ve bariyer eksikliklerinin bütüncül bir projelendirme çerçevesinde ele alınmadığı; "çalışmalar devam ediyor" vurgusunun, art arda yaşanan can kayıpları karşısında somut bir güvenlik artışı yaratmadığı görülmektedir. Bakanlık yanıtında 7/24 bakım ve trafik güvenliği çalışmalarından, yeterli personel ve iş makinesi varlığından söz edilmekle birlikte; Ser& Solan başta olmak üzere yüksek riskli segmentlerde ölümlü kazaların sürekliliği, bu beyanların sahadaki fiili durumu karşılamadığını ortaya koymaktadır. Bu tablo, kamu güvenliğini sağlama sorumluluğu bulunan idarenin, riskleri bertaraf edecek zamanlı ve etkili tedbirleri hâlen hayata geçiremediğini göstermektedir.

Anayasa'nın 17. maddesi, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü açıkça düzenlerken; Karayolları Trafik Kanunu, Afet Risk Azaltma Yönetmeliği, Kamu İdarelerinde Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği ve teknik şartnameler idareye açık görevler yüklemektedir. Buna rağmen, Ser& Solan hattı ve Van—Hakkâri Karayolu'nun bütününde ölümcül riskler devam etmekte; yurttaşlar "ertelenen karar süreçlerinin" bedelini yaşamlarıyla ödemektedir.

Yaşanan tüm bu ölümler, artık hiçbir kurumun "çalışmalar sürmektedir" söylemi arkasına sığınamayacağı bir boyuta ulaşmıştır. Van-Hakkâri Karayolu'ndaki yapısal riskler, yalnızca teknik bir sorun değil; devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin ölçütüdür. Serg Solan başta olmak üzere güzergâhın tamamında yıllardır süren bu kurumsal ihmal zincirinin artık son bulması için, ilgili tüm bakanlıkların sorumluluklarını yerine getirmesi, afet ve yol güvenliği standartlarının ivedilikle uygulanması ve gerekli idari yaptırımların gecikmeksizin hayata geçirilmesi zorunludur. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin de denetim yetkisi çerçevesinde bu süreçte aktif rol alması; yurttaşlarımızın her gün aynı güzergahta ölümle karşı karşıya bırakıldığı bu kabul edilemez tablonun değişmesi için kaçınılmaz bir sorumluluktur. Çünkü artık sorulması gereken soru açıktır: Bu yolda daha kaç can yitireceğiz?

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Van-—Hakkâri Karayolu'nun Ser& Solan mevkiinde 16 Kasım 2025'te yaşanan ölümlü kaza da dâhil olmak üzere; aynı güzergâhta son on yılda meydana gelen kayıpların

  2. 29 <6 kronik hale gelmesine karşın, Bakanlığınızın "çalışmaların aralıksız sürdüğü", "çelik ağ", "perde duvar", "bölünmüş yol", "7/24 bakım-onarım" ifadelerini içeren yanıtlarına rağmen riskin aynı noktalarda derinleşmesinin, mühendislik eksiklerinin giderilmemesinin, fenni şartnameye uygun olduğu belirtilen çalışmaların kazaları azaltmamasının gerekçesi nedir; daha kaç yurttaşımızın yaşamını yitirmesi hâlinde Bakanlığınız bu hattı baştan sona bütüncül bir güvenlik tasarımıyla, jeoteknik analizleri güncelleyerek ve kalıcı stabilizasyon projeleriyle güvenli hâle getirecektir?

    Jem

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Abdulkadir Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ·

Van-Hakkari Yolu üzerinde, özellikle Sere Solan ve Tekser mevkilerinde yaşanan kaya düşmeleri nedeniyle çeşitli önleyici mühendislik çalışmaları yapılmaktadır. Bu kapsamda, çelik ağ sistemleri ile kaya tutucu tel örgüler uygulanmış, yer yer betonarme perde duvarlar ile destekleyici yapılar inşa edilmiştir. Riskli alanlar; karayolları ekiplerince, düzenli olarak denetlenmekte olup, Yeniköprü-Yüksekova Yolu ile Yüksekova Çevre Yolu'ndaki çelik ağ imalatları ve Yeniköprü mevkiindeki çelik ağ ve duvar imalatları tamamlanmıştır. Bahse konu yol üzerinde kaza kara noktası olarak tespit edilmiş herhangi bir nokta veya kesim bulunmamaktadır.

Ayrıca, kış hazırlık çalışmaları kapsamında; çığ riskinin kalıcı olarak bertaraf edilmesiyle ilgili yapılan fizibilite çalışmaları sonuçlanma aşamasında olup bu çalışmalar kapsamında potansiyel çığ düşebilecek yerlerin belirlenmesi, geliştirilen alternatif güzergahlar için simülasyonlu çığ analizinin yapılması ve çığlara karşı alınabilecek önlemler ortaya konulmuştur. Tüm bu çalışmalar neticesinde risklere karşı kalıcı çözüm bulunması hedeflenmektedir.

Karayolları Genel Müdürlüğünün yol ağında bulunan tüm yollarda 7/24 esasına göre gerekli bakım, onarım ve trafik güvenliği çalışmaları rutin olarak yapılmaktadır. Olumsuz durumların yaşanmaması için ilgili ekipler tarafından yol güvenliğini sağlayacak saha gezileri ve gözlemleri yapılmaktadır. Gerekli olan durumlarda teknik elemanlarca mevcutta olan heyelanların çözümü ve ileride olabilecek heyelanları engellemek amacıyla proje çalışmaları planlaması yapılmaktadır.

Diğer taraftan, yapılan araştırmalara göre; meydana gelen trafik kazaları sürücü hatasından kaynaklanmakta olup, trafik kazası tespit tutanaklarının düzenlenmesi ve istatistiki verilerin toplanması İçişleri Bakanlığı'nın, istatistiklerin yayımlanması ve dağıtımı ise Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığının uhdesinde bulunmaktadır.

Abdulkadir URALOĞLUBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir