Bir petrol rafinerisinde norm kadro çalışması kapsamında personel sayısının düşürülmesinin iş güvenliğine etkisine ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 21 Kasım 2025 tarihinde 7/36753 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 290 gün sonra, 7 Eylül 2026).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Bir petrol rafinerisinde norm kadro çalışması kapsamında personel sayısının düşürülmesinin iş güvenliğine etkisine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36753, 21 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36753-bir-petrol-rafinerisinde-norm-kadro-calismasi-kapsaminda-personel-sayisinin-dusurulmesinin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/18dc2193-ff58-4569-b507-019ab49a28ef
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 290 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 27.77.2023 10) e, Istanbul Milletvekili
Türkiye'nin stratejik enerji altyapısında yer alan TÜPRAŞ, merkezi olarak Batman, Kırıkkale, İzmir-Aliağa ve Kocaeli (İzmit) rafinerilerinde faaliyet göstermektedir. Bu işletmeler, ağır ve tehlikeli iş kolu kapsamında yer almakta olup, rafinaj, yüksek basınç/yanıcı gaz süreçleri ve acil durum müdahalesi gerektiren üretim hatlarını içermektedir.
TÜPRAŞ yönetimi, *norm kadro optimizasyonu" adı altında kritik üretim ve bakım ünitelerinde operatör sayısını azaltmaya dönük bir uygulamayı hayata geçirmek istemektedir. Bununla birlikte, uzun yıllardır uzman ekipler tarafından yürütülen gaz ölçümü görevlerinin de ünitelerdeki operatörlere devredilmesi planlanmaktadır. Bu iki düzenleme, ağır ve tehlikeli iş kolu kapsamındaki rafineri sahalarında iş yükünü artırmakla kalmayıp, işçi sağlığı ve güvenliğini de ortadan kaldıracaktır.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Uygulamaya ilişkin olarak yetkili sendika Petrol-İş ile yalnızca "bilgilendirme" amacıyla görüşülmüş, ancak süreç "Mart'a kadar tamamlanacak" denilerek fiilen bir dayatma olarak işletilmiştir. Sendikanın toplantıda dile getirdiği risklere ilişkin uyarı, görüş ve öneriler ise dikkate alınmamış; karar alma süreci işçilerin temsilcilerinin iradesi dışlanarak sürdürülmüştür. Bu durum, 6331 Sayılı Kanun'un "çalışan temsilciliği ve katılım" hükümleriyle ve İş Kanunu'nun 77. maddesinde tanımlanan "iş güvenliği sağlama yükümlülüğü" ile açık çelişki içindedir.
Rafinerilerde basınç, sıcaklık, yanıcı-gaz riski ve ani arıza ihtimali sebebiyle her bir pozisyon kritik önemdedir. Gaz ölçümünün uzman ekip yerine operatöre verilmesi, hem işi yavaşlatacak hem de yanlış ölçüm/atlama ihtimalini artıracaktır. Operatör sayısının azaltılması ise acil müdahale sürelerinin uzaması, patlama ve yangın risklerinin artması, arıza tespiti-izleme-kapatma zincirinin kırılması gibi sonuçlar doğuracaktır. TÜPRAŞ rafinerilerinde geçmiş yıllarda meydana gelen patlama, yangın, zehirlenme ve sıkışma kaynaklI;.-iş-cinayetleri, rafinerilerde hâlihazırda alınmayan önlemleri göstermektedir. İşçilerin ifadesiyle bu kazaların önemli bir kısmında yetersiz personel, yoğun bakım iş yükü, daraltılmış ekip yapıları ve hızlı üretim baskısı rol oynamıştır.
TÜPRAŞ yönetimi, bu uygulamayı gerekçelendirmek için uluslararası Solomon Associates verilerini işaret etmekte; Avrupa rafinerilerinde daha az işçiyle çalışıldığı iddiasını öne sürmektedir. Dolayısıyla "benchmark" adı altında gerçekte işçilik maliyetlerini düşürme ve kârı artırma hedefinin gizlendiği anlaşılmaktadır. TÜPRAŞ'ın "norm kadro optimizasyonu" adı altında operatör azaltımına gitmesi, yalnızca teknik bir düzenleme değil; geçmişte grev yasaklarıyla bastırılan, TİS masasında YHK eliyle işçilerin birliği geriletilen, iş cinayetlerinde bedeli işçilerin ödediği bir Koç sermayesi stratejisinin devamıdır.
TÜPRAŞ 2024 yılında 810 milyar TL ciro, 30,4 milyon ton satış, 092 kapasite kullanım oranı, 2025'te güçlü nakit akışı ve yüksek net kârlılık iyileşmesi açıklamıştır. Şirketin 2024-2025 döneminde elde ettiği rekor kâr ortadayken, işçi sağlığı ve güvenliğini doğrudan zayıflatacak bu uygulamaların maliyet gerekçesiyle açıklanması kabul edilemez; işçilerin yaşamı üzerinden tasarruf yapılması hiçbir şekilde meşrulaştırılamaz.
Bu nedenle Bakanlığınızın hem yasal hem idari sorumlulukları gereği söz konusu uygulamalara ilişkin derhal inceleme başlatması zorunludur.
Bu Bağlamda;
SORULAR
TÜPRAŞ yönetiminin "norm kadro" düzenlemesi kapsamında Batman, Kırıkkale, Kocaeli ve İzmir-Aliağa rafinerilerinde kaç ünite için personel azaltımı planlanmaktadır? Gaz ölçümü gibi uzmanlık gerektiren bir işin operatörlere devredilmesi halinde oluşacak risklerle ilgili hazırlanmış bir işçi sağlığı ve güvenliği risk analiz raporu Bakanlığınıza iletilmiş midir?
Personel azaltımının, rafinerilerin acil durum ve arıza müdahale sürelerini uzatarak yangın/patlama riskini artıracağı açıktır. Bakanlığınız bu konuda ön inceleme veya meslek odaları ve sendikalardan uzman görüşü oluşturmuş mudur?
Uygulama hayata geçirilmeden önce işçilerle, işçi temsilcileriyle ve yetkili sendika Petrol-İş ile yapılan görüşmeler, yalnızca "bilgilendirme? düzeyinde kalmıştır; sendikanın dile getirdiği risklere ilişkin uyarı, görüş ve öneriler süreçte dikkate alınmamıştır. 6331 Sayılı Kanun'un çalışan görüşü ve katılımına ilişkin hükümlerinin ihlal edilmesiyle ilgili bir inceleme başlatacak mısınız? Müzakere yükümlülüğünün bilgilendirmeye indirgenmesi ve işçi temsilcilerinin görüşlerinin dikkate alınmamasının gerekçesi nedir?
İşçilerin "Mart'a kadar tamamlanacak" şeklindeki ifadelerinden anlaşıldığı üzere uygulama fiilen dayatılmıştır. Bakanlığınızın bu konuda şirketten bilgi talebi, durdurma, erteleme veya genişletilmiş denetim başlatma yönünde bir planı var mıdır?
TÜPRAŞ 2024-2025 döneminde rekor düzeyde kâr açıklamışken, norm kadro azaltımının gerekçesinin "işçilik maliyetleri" olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Kârını artırmak için işçi sağlığı ve güvenliği bariyerlerini zayıflatan bu uygulama Bakanlığınızca uygun bulunmakta mıdır?
Norm kadro uygulaması kapsamında işçilerin aynı vardiya içinde üstlendiği görev kapsamı, sorumluluk alanı ve operasyonel riskleri belirgin biçimde genişleyecektir. Ağır ve tehlikeli iş kolunda, iş yükü ve sorumluluk artışının işçi sağlığı ve güvenliği üzerindeki etkileri norm kadro analizine dahil edilmiş midir? Daha az sayıda operatörle daha geniş bir üretim ve arıza/yangın müdahale alanının yönetilmesinin riskleri hakkında Bakanlığınıza sunulmuş bir değerlendirme var mıdır?
TÜPRAŞ rafinerileri 3 vardiya üzerinden, resmi tatil yapılmadan, sürekli operasyon halinde çalışan yüksek riskli tesislerdir. Bu tempoda çalışan operatör ve bakım personelinin bedensel ve psikolojik yorgunluğunun, norm kadro analizine dahil edilip edilmediğini Bakanlığınız tespit etmiş midir? Eğer dahil edilmemişse, bu eksiklik ağır ve tehlikeli iş kolunda nasıl kabul edilmiştir?
TÜPRAŞ yönetimi "norm kadro optimizasyonu" çalışmasının daha önce birden fazla "uzman firma" tarafından gerçekleştirildiğini belirtmektedir. Bu firmalar hangileridir? Bu firmaların daha önce rafineri işletmişliği, proses güvenliği deneyimi veya ağır/tehlikeli iş kolunda uzmanlığı bulunmakta mıdır? Bu firmaların hazırladığı raporlar Bakanlığınıza iletilmiş midir?
Söz konusu firmaların hazırladığı norm kadro analizlerinde vardiya sistemi, yıllık mesai yükü, resmi tatil çalışmaları ve sürekli 7/24 operasyon gerçeği dikkate alınmış mıdır? Rafinerilerdeki fiili iş yükü ile raporlar arasında bir uyumsuzluk olup olmadığı incelenmiş midir?
Gaz ölçümü yetkisinin, bu konuda teknik eğitim ve mesleki yeterliliği bulunmayan operatörlere devredilmesi iş cinayeti riskini artırmaktadır. Bu risk gerçekleştiğinde sorumluluk kimde olacaktır? Patronun uzmanlık gerektiren işi yetkin olmayan personele vererek İş Kanunu m.77'yi ihlal ettiği tespit edilirse, hangi yaptırımlar uygulanacaktır?
Rafineriler, Türkiye'nin en yüksek riskli işyerleridir. Bu nedenle Bakanlığınız TUPRAŞ'a yönelik özel denetim, "yüksek riskli tesis" statüsünde ilave gözetim veya periyodik raporlama uygulamayı düşünüyor mu?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi (o :28.11.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1748470 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/36753 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"Ülkemizde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile yüksek standartlara sahip bir mevzuat alt yapısı oluşturulmuş, iş sağlığı ve güvenliği alanında yaşanan sorunlara çözümler getirilmiştir. Değişen ve gelişen koşullara göre iyileştirme çalışmaları yapılmaktadır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek olup ilgili Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır. Çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamak için mesleki riskleri önlemesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbiri alması işverenin yükümlülüğündedir.
İşyerindeki risklerin önlenmesi veya kayıp veya yaralanma oluşturmayacak risk seviyesine indirilmesine yönelik çalışmaları kapsayan risk değerlendirmesine ilişkin usul ve esaslar İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliğiyle belirlenmiş olup işveren, iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri ve çalışanlardan oluşan bir ekip tarafında hazırlanması gereken risk değerlendirmesi, gerçekleştiren kişiler tarafından imzalanarak işyerinde saklanır. Patlayıcı ortamların tehlikelerinden korumak için alınması gereken önlemlere ilişkin usul ve esaslar Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmelikle belirlenmekte olup işverenlerin iş yerinde patlayıcı ortam oluşmasını veya tutuşmasını önlemek için gerekli tedbirleri alması gerekmektedir. İşyerlerinde acil durum planlarının hazırlanması, önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele ve ilk yardıma ilişkin hususlar İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelikle belirlenmektedir. İşyerlerinde iş ekipmanlarının kullanımı ile ilgili sağlık ve güvenlik yönünden uyulması gerekli asgari şartları belirleyen İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği hükümlerine göre işverenler, iş ekipmanlarının bakım ve periyodik kontrollerinin yapılmasını sağlamakla yükümlü olup iş ekipmanını kullanımı operatörler tarafından yerine getirilmelidir.
Bununla birlikte, 4857 sayılı İş Kanununun 18 inci maddesinde "feshin geçerli sebebe dayandırılması", 19 uncu maddesinde "sözleşmenin feshinde usul", 20 nci maddesinde "fesih bildirimine itiraz ve usulü' hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi, iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapmaya yetkili Bakanlığımız iş müfettişlerince yapılmakta olup işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde uygulanacak idari para cezaları ve uygulamalarına yönelik hususlar Kanunun 26 ncı maddesiğyğe düzenlenmiştir. "
Prof. Dr. Ved#IŞIKHAN
Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68