İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/36819 GEÇ CEVAPLANDI · 91 GÜN

Pestisit tespit edilmesi sebebiyle ülkemize iade edilen ihracat ürünlerine ilişkin

Kaynak göster

Mustafa Yeneroğlu (Bağımsız), 20 Kasım 2025 tarihinde 7/36819 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 91 gün sonra, 19 Şubat 2026).

Mustafa Yeneroğlu (Bağımsız, İstanbul). “Pestisit tespit edilmesi sebebiyle ülkemize iade edilen ihracat ürünlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36819, 20 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36819-pestisit-tespit-edilmesi-sebebiyle-ulkemize-iade-edilen-ihracat-urunlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b3fc6ac0-8485-41c3-96c6-019aa655b96f

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 91 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

MR ENİRTU—

Son dönemde Türkiye'den yurt dışına ihraç edilen taze gıda ürünlerinde yasaklı pestisit kalıntıları tespit edilmesi nedeniyle bu ürünlerin geri çevrildiği yönünde haberler kamuoyunda artarak devam etmektedir. Uzmanlar pestisitlerdeki aktif maddelerin önemli bir bölümünün toksik özellik taşıdığını; bu maddelere maruz kalmanın prostat kanseri, lenfomalar, lösemi ve meme kanseri gibi ciddi hastalıklarla güçlü biçimde ilişkili olduğuna dikkat çekmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Avrupa Birliği'nin Gıda ve Yem için Hızlı Uyarı Sistemi (RASFF) verilerine göre Türkiye, 2025 yılının ilk dokuz ayında pestisit kaynaklı 384 bildirimle en çok ürünün geri çevrildiği ülke konumundadır. Yalnızca meyve ve sebzelerde pestisit ve aflatoksin nedeniyle yapılan bildirim sayısı 169 olup; pestisit kaynaklı uyarıların 9057'si (98 bildirim) "ciddi risk" kategorisinde değerlendirilmiştir. Nitekim haberlere göre, geçtiğimiz üç haftada Türkiye'den Avrupa'ya gönderilen nar, incir gibi toplam 42 ürün "zehir? ve "kansorejen" madde tespiti gerekçesiyle iade edilmiştir.

Diğer yandan Greenpeace tarafından İstanbul?da zincir marketler ve semt pazarlarından alınan 155 örnek üzerinde yapılan çalışmada ürünlerin 61 'inde çoklu pestisit, V53 1,6"sında ise hormonal sistem bozucu, nörolojik gelişimi etkileyen, kanserojen ya da üreme sağlığı açısından tehdit oluşturan en az bir pestisit kalıntısı tespit edilmiştir.

Ayrıca Greenpeace tarafından açılan dava sonucunda Ankara 5. İdare Mahkemesi, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2022-2024 arasında gerçekleştirdiği 246 bin 946 pestisit denetiminin sonuçlarını kamuoyundan gizlemesini hukuka aykırı bularak işlemi iptal etmiştir. Buna rağmen söz konusu sonuçların kamuoyu ile paylaşılmadığı görülmektedir.

Türkiye?de üretilen taze gıdaların yaklaşık "010*unun ihraç edildiği, ihracata ayrılan ürünlerin daha özenli üretildiği, iç pazara sunulan ürünlerin ise pestisit denetim sonuçlarının açıklanmadığı yönündeki iddialar ise tüketici sağlığı açısından ayrıca kaygı vericidir. Bu tablo hem ihracatımızın itibarını zedelemekte hem de halk sağlığı bakımından ciddi soru işaretlerine yol açmaktadır.

TBMM Halkla İlişkiler Binası 4. Kat, Oda: B 404 Bakanlıklar/Ankara a, 36819

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. 2024 yılından bu yana yurt dışına ihraç edilen gıda ürünlerinden kaç tanesi pestisit kalıntısı nedeniyle geri çevrilmiştir? Geri çevrilen ürünlerin türleri, miktarları ve menşe bölgeleri nelerdir?

  2. AB tarafından "ciddi risk" veya "kabul edilemez risk" nedeniyle geri gönderilen ürünlerin akıbeti nedir? Bu ürünlerin iç piyasaya sunulup sunulmadığına ilişkin Bakanlığınızca bir inceleme yapılmış mıdır? Yapıldıysa bulgular nelerdir?

  3. İç pazarda satışa sunulan gıda ürünlerinde pestisit kalıntısı analizleri ne sıklıkla yapılmaktadır? Bu denetimlerin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılması yönünde bir uygulama mevcut mudur?

  4. Son 5 yılda pestisit kalıntısı tespiti amacıyla kaç denetim gerçekleştirilmiştir? Bu denetimlerde tespit edilen uygunsuzlukların oranı nedir? Uygunsuzluklar karşısında uygulanan idari yaptırımlar, toplatma işlemleri veya yasaklamalar nelerdir?

  5. Mahkeme kararına rağmen açıklanmayan 2022-2024 Kalıntı Eylem Planı ve pestisit denetim sonuçlarının ne zaman kamuoyuyla paylaşılması planlanmaktadır? Bu raporların düzenli ve erişilebilir bir platform üzerinden yayımlanması planlanmakta mıdır?

  6. Türkiye'de kullanımı yasaklanmış pestisitlerin gıda ürünlerinde hâlen tespit edilmekte midir? Denetimlerde bu maddelerin tespiti hâlinde izlenen süreç, yaptırımlar ve sorumluluk mekanizmaları nelerdir?

  7. Pestisit kullanımının azaltılmasına yönelik ulusal politika ve eylem planları hangi aşamadadır? Ekolojik tarım, iyi tarım uygulamaları ve organik üretim yöntemlerine geçişi destekleyen teşvikler nelerdir?

  8. Pestisitlerin insan sağlığı ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla Bakanlığınız, Sağlık Bakanlığı ve üniversitelerle iş birliği içinde düzenli bir bilimsel araştırma ve halk sağlığı izleme programı yürütmekte midir? Varsa kapsamı nedir?

  9. Çiftçilerde ve tarım işçilerinde pestisit maruziyetine bağlı zehirlenme vakalarına ilişkin Bakanlığınızda kayıtlı istatistikler nelerdir? Bu vakaların önlenmesine yönelik eğitim, koruyucu ekipman ve izleme programları uygulanmakta mıdır?

  10. O Pestisit kullanımının azaltılması ve alternatif üretim yöntemlerinin yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen uluslararası iş birlikleri, projeler ve fon destekleri nelerdir? Bu projelerin kapsamı, bütçesi ve uygulama sonuçları kamuoyuyla paylaşılmış mıdır?

    TBMM Halkla İlişkiler Binası 4. Kat, Oda: B 404 Bakanlıklar/Ankara

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·

Ülkemizden 186 ülkeye 2.218 çeşit ürün ihraç edilmektedir. 2024 yılında 4,2 milyon ton, 2025 yılında 2,5 milyon ton taze meyve ve sebze ihracatı gerçekleşmiştir. Bu yıllarda ihracatın yalnızca 960,1 gibi çok düşük bir miktarı geri dönmüştür.

Ülkemizden ihraç edilen ürünler çeşitli sebeplerle geri dönebilmektedir. Bu ürünler; e Alıcı-satıcı arasındaki ticari anlaşmazlık (fiyat, teslim süresi, kalite (1. sınıf/2. sınıf) e Ürünlerin uygunsuz veya uzun süreli nakliye koşullarında kalitesinin bozulması ve e Alıcı ülkenin yetkili otoritesi tarafından yapılan resmi kontroller sonucunda tespit edilen belge eksiklikleri (sertifika eksikliği, etiket uyumsuzluğu, ticari belgelerde eksiklik), mevzuat olumsuzlukları (gıda/yem/hayvan sağlığı/bitki sağlığı) gibi nedenlerle iade edilebilmektedir.

Ülkemizden ihraç edilen ve herhangi bir nedenle ülkemize geri dönen ürünlerin tamamında; öncelikle gümrükte ayniyat tespiti yapılmakta, ayniyat tespiti yapıldıktan sonra ürünler Bitki Karantinası Yönetmeliği, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği ve yem mevzuatı kapsamında 9100 bitki sağlığı ve gıda/yem güvenirliği yönünden resmi kontrollere tabi tutulmaktadır.

Yapılan resmi kontroller sonucunda, mevzuata uygun olmayan ürünlerin ülkemize girişine izin verilmemektedir. Ayrıca, yeni uygulama ile ihracatta geri dönen ürünlere yönelik ek tedbirler getirilmiştir.

Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri tarafından AB mevzuatına göre yapılan resmi kontroller sonucunda tespit edilen olumsuzluklar, AB Komisyonuna bildirilmekte ve Komisyon tarafından yapılan nihai değerlendirme sonucu Gıda ve Yemde Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) üzerinden ilan edilmektedir.

RASFF üzerinden ilan edilen bildirimler kısıtlama olmaksızın erişime açıktır. Ülkemiz menşeli ürünler hakkında da zaman zaman RASFF üzerinden bildirim alınabilmektedir. Her bir RASFF bildirimi için ayrı ayrı izlenebilirlik denetimleri gerçekleştirilmektedir. Bildirime konu ürünün birincil üreticisi tespit edilmekte ve ilgili birimlerimiz tarafından üreticiye yönelik gerekli eğitimler verilmektedir. Bakanlığımızca yapılan çalışmalar ve alınan önlemler AB Komisyonuna düzenli olarak iletilmektedir. Bildirim alan ihracatçı ve bildirime konu ürüne yönelik resmi kontroller de artırılmaktadır.

Bakanlığımızca yürütülen çalışmalar sonucunda ülkemiz menşeili ürünlerle ilgili RASFF bildirim sayısında son 3 yılda 9060 düşüş sağlanmıştır.

Bakanlığımızca 2026 yılında bitki koruma ürünlerinin uygulanmasına ilişkin mevcut kayıt ve izleme uygulamaları, elektronik ortamda yürütülecek şekilde yeniden düzenlendi. Bu kapsamda, üreticiler tarafından satın alınan ve uygulanan bitki koruma ürünleri ile bitkisel ürünlere ait hasat bilgilerinin, bitkisel ürün ve parsel bazlı olarak elektronik ortamda kaydedilmesini ve izlenmesini sağlayan B-Reçete Takip Sistemi uygulamaya alındı.

5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ve ilgili Yönetmelikler, AB mevzuatına uyumlu olarak hazırlanmış ve yürürlüğe konmuştur. Denetim ve kontrol mekanizmaları AB standartlarındadır. Gıda işletmelerine yönelik risk esaslı denetim sistemi geliştirilmiş ve uygulanmaktadır. Denetim ekiplerinin eğitimi düzenli olarak yapılmakta, AB standartlarına uygun denetim yöntemleri kullanılmaktadır.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Ülkemizde toplam 41 kamu gıda kontrol laboratuvar müdürlüğü bulunmaktadır. Bunlardan 40'ı uluslararası standartlara uygun şekilde akredite edilmiş durumdadır. Bu laboratuvarlar, gıda güvenliği analizlerini doğru ve güvenilir bir şekilde yapmak için onaylanmış yöntemler kullanmaktadır. AB standartlarına uygun testlerin yapılabilmesi için laboratuvar altyapısı sürekli olarak modernize edilmektedir.

Bakanlığımız tarafından taze meyve ve sebzede tarladan sofraya güvenilir gıdayı temin etmek amacıyla hasat öncesi ve sonrasında, piyasaya arz edilmiş ürünlerde pestisit kalıntı kontrolüne ilişkin olarak yıllık gıda numune alma planı, bitkisel ürünler denetim programı her yıl revize edilerek uygulanmaktadır.

Resmi kontroller "İşletmelerin Riske Dayalı Denetim Sıklığının Belirlemesi Prosedürü" çerçevesinde belirlenmekte olup herhangi bir risk durumunda bu sıklık artmaktadır. Bu doğrultuda, sektör bazında denetim sıklığı 1 ay ile 1 yıl arasında değişmekte olup her işletme yılda en az bir kez denetlenmektedir.

Denetim ve kontrollerde "Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği"nde belirtilen maksimum kalıntı limitlerinin üzerinde pestisit kalıntısı çıkması ya da tavsiye dışı pestisit kullanımının tespit edilmesi durumunda ürünler imha edilmekte veya uygunluk sağlanana kadar hasat geciktirilmektedir.

Ülkemiz mevzuatına uygun olmadığı tespit edilen ürünler nedeniyle gıda işletmesine ve birincil üreticiye 5996 sayılı Kanun kapsamında yasal işlem uygulanmaktadır.

Bakanlığımızın yaptığı kontroller sonucunda sahip olduğu bilgileri kamuoyunun bilgisine sunabileceği 5996 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin 6'ncı fıkrasında ve 17.12.2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gıda ve Yemin Resmi Kontrolüne Dair Yönetmelik"in 8"inci maddesinde hükme bağlanmıştır.

Bitkisel üretimde kimyasal mücadeleye alternatif yöntemlerin yaygınlaştırılması, pestisitlerin mevzuat doğrultusunda kullanılması ve etkin denetimi ile kalıntının önlenmesi amacıyla Kalıntı Eylem Planı (2022-2027) uygulamaya konulmuştur.

Pestisitlerin insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla Bakanlığımız gerek üniversiteler gerekse özel sektör işbirliğinde ülkemizde özellikle stratejik ürünlerin yetiştiriciliğinde sorun olan zararlı organizmalara karşı hem kimyasala alternatif olan biyolojik/biyoteknik mücadele metotlarının kullanımı, feromon ve tuzakların kullanımı üretici eğitimleri ile teşvik edilmekte hem de mücadele de kullanılan faydalı böceklerin üretimi, feromon ve tuzak geliştirme çalışmaları ile yerli ve milli çevre dostu bitki koruma ürünü geliştirme çalışmalarımız devam etmektedir.

Bakanlığımızca uluslararası standartlar doğrultusunda pestisit kullanımına alternatif yöntemlerin kullanılması, çevre dostu mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması amacıyla Entegre Zararlı Yönetimi (İPM), Entegre ve Kontrollü Ürün Yönetimi (EKÜY) projeleri teşvik ve tavsiye edilmekte olup bu yönde eğitim, proje ve kontrol faaliyetleri yürütülmektedir. Pestisit kullanımına alternatif yöntemlerden biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerini kullanan üreticilere destekleme ödemesi yapılmaktadır.

Uluslararası kuruluşlar tarafından insan ve çevre sağlığı açısından riskli bulunan aktif maddeler, ülkemizde de yasaklanmaktadır. 2009 yılından bu yana 223 aktif maddenin kullanımı durdurulmuştur.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

8859 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında bitkisel üretimde yeni destekleme modeline ilişkin hususlar düzenlenmiştir.

Yeni destekleme modeli kapsamında verim ve kaliteyi artırmak için sertifikalı tohum kullanım, sertifikalı/standart fidan kullanım, organik tarım, iyi tarım uygulamaları, katı organikorganomineral gübre destekleri verilmeye devam edilecektir.

Ayrıca, 10394 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar kapsamında, Organik tarım desteğinde 1. derece tarımsal amaçlı üretici örgütlerine üye çiftçilere, destek katsayısının yüzde 25'i oranında ilave destek verilecektir. Buna ilave olarak Katı organik-organomineral desteğinde 0,21 olan katsayı, 0,32'ye çıkarılmıştır.

Bakanlığımız riskli maddelerle ilgili çalışmalarına kararlılıkla devam etmektedir.

İbrahim YUMAKLIBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir