İstanbul'da bir inşaat şantiyesinde yaşandığı iddia edilen bir olaya ilişkin
Kaynak göster
Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 20 Kasım 2025 tarihinde 7/36977 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 291 gün sonra, 7 Eylül 2026).
Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “İstanbul'da bir inşaat şantiyesinde yaşandığı iddia edilen bir olaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36977, 20 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36977-istanbul-da-bir-insaat-santiyesinde-yasandigi-iddia-edilen-bir-olaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/23230683-257c-4753-a5fc-019aa599a424
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 291 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzük 'ün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Kezban KONUKÇU İstanbul Milletvekili
Türkiye'de emeğin, yıllardır süregelen sömürü düzeni altında ezilmesi, işçilerin en temel haklarını talep ettiklerinde baskı, tehdit, şiddet ve gözaltılarla karşı karşıya bırakılması artık istisna değil, kural hâline gelmiş durumdadır. Öyle ki; patronların kâr hırsı, iktidarın sermayeden yana tutumuyla birleştiğinde işçiler, yalnızca hakları değil, can güvenlikleri için de mücadele etmek zorunda bırakılmaktadırlar.
Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Nitekim, İstanbul Esenkent'te, Dünya Şehir İnşaat ana firmasına bağlı taşeron Serter Yapı şantiyesinde çalışan işçilerin gasbedilen hakları ve ödenmeyen ücretleri için başlattıkları hak arayışı ve bu süreçte kendilerine destek olmak üzere şantiyeyi ziyaret eden Yapı ve Yol İşçileri Sendikası (Yapı Yol-İş) yöneticilerine ve işçilere yönelik gerçekleştirilen şiddet olayı Türkiye'deki sömürü düzeninin ve sendikal hak ihlallerinin geldiği vahim boyutu göstermektedir.
İ Yapı ve Yol İşçileri Sendikasının (Yapı Yol-İş) bu meşru sendikal faaliyet sırasında, sendika yöneticileri ve alanda bulunan sendika temsilcilerinin şirket temsilcilerince taşlı sopalı kemik kırığına yol açacak şiddette saldırıya uğradıkları, Sendika Genel Başkanı Mustafa Adnan Akyol'un, başına isabet eden taşlar nedeniyle darbe alarak bayıldığı, diğer sendika temsilcilerinin de atılan taşlardan yaralandıkları kamuoyuna yansımıştır. Daha da vahimi ise, saldırıyı gerçekleştiren ve yaralanmaya sebebiyet veren patron temsilcilerinin yaralı işçilerden şikayetçi olması üzerine şiddete uğrayan ve yaralanan işçilerin hastanede tedavi süreçleri tamamlanmadan gözaltına alınarak karakola götürülmesidir. Patron temsilcileri hakkında ise yalnızca "mevcutlu olarak tutulma kararı" verilmiştir.
Bu tablo, emekçileri adeta suçlu konumuna düşürme çabası iken devletin emekten yana değil, patronlardan yana taraf olduğunu da açıkça göstermektedir.
Yapı Yol-İş Sendikası sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Emek hırsızlığınızı bu saldırıların altına gizleyemezsiniz. Atılan taşların ve çalınan emeğimizin hesabını soracağız" ifadelerini paylaşarak, yaşanan saldırının emek düşmanı bir zihniyetin sonucu olduğunu vurgulamış, olayın arkasındaki emek sömürüsüne dikkat çekmiştir.
Yaşananlar, Türkiye'de emekçilerin sendikal örgütlenme hakkına karşı sürdürülen baskı ve yıldırma politikalarının, artık şiddet boyutuna taşındığını göstermektedir. İnşaat sektöründeki taşeronluk sistemi, iş cinayetlerinin, hak gasplarının ve sendikal engellemelerin merkezinde yer almaktadır.
Bu saldırı münferit bir olay değil, ülkedeki emek ve emekçi düşmanı düzenin ve patron yanlısı iktidar anlayışının bir tezahürüdür.
Bu bağlamda;
İ- İstanbul Esenkent"te Dünya Şehir İnşaat ve taşeronu Serter Yapı şantiyesinde yaşanan saldırı Bakanlığınız bilgisi dahilinde midir?
SORULAR
İstanbul Esenkent'te Dünya Şehir İnşaat ve taşeronu Serter Yapı şantiyesinde patron temsilcilerince Yapı Yol-İş Sendikası Genel Başkanı ve yöneticilerine yönelik gerçekleştirilen fiziksel şiddet eylemi ve sendikal faaliyeti engelleme suçlarına ilişkin olarak Bakanlığınızca başlatılmış herhangi bir idari veya hukuki inceleme bulunmakta mıdır?
Saldırı sonucu yaralanan işçilerin hastaneden gözaltına alınarak karakola götürülmeleri, buna karşın saldırıyı gerçekleştiren ve kemik kırığına sebebiyet veren patron temsilcileri hakkında sadece "mevcutlu olarak tutulma kararı" verilmesi, adli sürecin işçi aleyhine işlediği ve devletin patronlardan yana taraf olduğu gerçeğini güçlendirmektedir. Bakanlığınız, bu adli süreçteki orantısızlığa ve işçi düşmanı uygulamaya ilişkin olarak herhangi bir girişimde bulunacak mıdır?
Söz konusu şantiyede çalışan işçilerin hangi haklarının (ücret, fazla mesai, sigorta vb.) gasp edildiğine dair Bakanlığınızca bir inceleme başlatılmış mıdır?
Serter Yapı ve ana firma Dünya Şehir İnşaat'ın daha önce sendikal baskı, işten çıkarma veya ücret gaspı ve emek sömürüsü geçmişleri nedir? Bakanlığınız, Dünya Şehir İnşaat ve taşeron Serter Yapı hakkında geçmişte herhangi bir işçi hakkı ihlali şikayeti almış mıdır? Bu firmalar hakkında açılmış veya sonuçlanmış herhangi bir idari/adli soruşturma bulunmakta mıdır?
İktidarın işçi düşmanı politikaları (sendika grevlerinin ertelenmesi, asgari ücretin enflasyon karşısında erimesi, taşeron sisteminin teşviki v.b.) karşısında hükümetin patron yanlısı tutumu nasıl açıklanmaktadır? Bu politikalar, Yapı Yol-İş Sendikası'nın sosyal medya ifadesinde vurgulanan "emek hırsızlığı"nı gizleme çabasının bir parçası mıdır?
Türkiye genelinde son beş yılda sendikal faaliyete katıldığı için işten çıkarılan, baskıya veya şiddete uğrayan işçi ve sendika temsilcisi sayısı kaçtır? Bu vakalarda kaç patron hakkında cezai işlem yapılmıştır?
Sendikal faaliyetler sırasında yaşanan şiddet olaylarında işçilerin ve sendika temsilcilerinin güvenliği nasıl sağlanacaktır?
Türkiye'de sendikalaşma hakkını kullanan ve hak arayan işçilere yönelik artan şiddet ve baskı olaylarını önlemeye yönelik, caydırıcılığı artırıcı yasal düzenleme veya denetim mekanizması çalışmalarınız var mıdır?
Hükümetiniz, emeğin örgütlenme ve hak arama mücadelesini bastırmak yerine, işçi haklarını koruma ve sendikal özgürlükleri güçlendirme yönündeki taahhütleri nelerdir? İnşaat sektöründe kayıt dışı çalışma, düşük ücret, iş kazaları ve iş cinayetleri ile ağır çalışma koşulları karşısında patron yanlısı politikaları terk etme yönünde somut bir adım atılacak mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi (o : 05.12.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1752363 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın Kezban KONUKÇU tarafından yöneltilen 7/36977 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"Sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan anayasal bir haktır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 18 inci maddesinde; otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işverenin, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunda olduğu hüküm altına alınmış olup sendika üyeliğinin veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmanın ve işyeri sendika temsilciliği yapmanın iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep teşkil etmediği belirtilmiştir.
6356 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin beşinci fikrasında; sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin Jeshi hâlinde işçinin, 4857 sayılı Kanunun, 20 nci ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahip olduğu, iş sözleşmesinin sendikal nedenle Jeshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verileceği, işçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmamasının ayrıca sendikal tazminat talebini engellemeyeceği hüküm altına alınmıştır. 6356 sayılı Kanunun 78 inci maddesinde; 17 nci maddeye aykırı olarak üye kaydedenler ile 19 uncu maddeye aykırı olarak üye kalmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlayanların, filleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde her bir üyelik için idari para cezası ile cezalandırılacağı hükmüne yer verilmektedir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununda ise sendikal hakların kullanılmasının engellenmesine ilişkin cezai yaptırım öngörülmüştür. Kanunun 118 inci maddesinde; bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişinin, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı düzenlenmiştir.
Bununla birlikte, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi Jaaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı tefiişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı tefiişler ise programlı tefiişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evr mh. j bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmeki
Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 — 71 68