İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/37028 GEÇ CEVAPLANDI · 165 GÜN

Kadın konukevlerinin kapasitesinin artırılması ve faydalanma koşullarının kolaylaştırılması talebine ilişkin

Kaynak göster

Mahmut Tanal (CHP), 27 Kasım 2025 tarihinde 7/37028 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 165 gün sonra, 11 Mayıs 2026).

Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “Kadın konukevlerinin kapasitesinin artırılması ve faydalanma koşullarının kolaylaştırılması talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37028, 27 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37028-kadin-konukevlerinin-kapasitesinin-artirilmasi-ve-faydalanma-kosullarinin-kolaylastirilmas (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9d66da49-1d6d-4983-a1eb-019ac99d4d43

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 165 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda belirtilen sorularımın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir aş tarafından Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün ve 99'uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla erim

SORULAR

  1. 11.2025

    Kadına yönelik şiddetle mücadelede kritik öneme sahip olan 6284 sayılı "Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun" kapsamında sunulan koruyucu ve önleyici hizmetlerin uygulanmasında ciddi aksaklıklar bulunduğu kamuoyuna ve sivil toplum kuruluşlarının raporlarına yansımıştır.

    Kadın Dayanışma Vakfı'nın 2024 yılı analizinde, incelenen 203 dosya arasında mülki amirliklerce hiçbir barınma tedbiri kararının verilmediği tespit edilmiştir. Türkiye genelinde 81 ilde yalnızca 112 kadın konukevi bulunmakta olup toplam kapasite ise 2.819 kişi ile sınırlıdır. Fiziki kapasite yetersizliğine ek olarak, fiziksel şiddet kanıtı, hamilelik durumu, psikiyatrik tanı veya yaş kriteri gibi gerekçelerle başvuruların reddedildiği; kurumlar arası yönlendirmeler nedeniyle koruma süreçlerinin uzadığı ve kadınların yeniden şiddet ortamına itilmek zorunda kaldığı görülmektedir.

    Ayrıca 6284 kapsamında sağlanan geçici maddi yardım tutar ve süre bakımından yetersiz kalmakta, birçok başvuru belgeler ve bürokratik işlemler gerekçe gösterilerek reddedilmektedir. Adli yardım mekanizmalarında yaşanan aksaklıklar ise kadınların hukuki destekten zamanında yararlanmasını engellemekte, özellikle okuryazar olmayan, Türkçe bilmeyen, engelli ve göçmen kadınlar için adalete erişim eşitsizliği yaratmaktadır.

    Bu kapsamda, kadınların yaşam hakkının korunması adına 6284 sayılı Kanun'un gereklerine uygun, etkili ve erişilebilir hizmetlerin sunulması devletin anayasal yükümlülüğüdür.

    Anayasa'nın: e 17. maddesi, devletin herkesin "yaşam hakkını" ve "maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme" yükümlülüğünü açıkça düzenlemektedir.

    " 10. maddesi, devletin "kadın ve erkek eşitliğini sağlamak" amacıyla gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu hükme bağlamaktadır. e 41. maddesi, devletin aileyi korumak ve özellikle "çocuklar ile kadınların korunması için gerekli tedbirleri almak" zorunda olduğunu belirtmektedir.

    " 6284 sayılı Kanun, şiddete maruz kalan veya maruz kalma tehlikesi bulunan kişilere yönelik koruma, barınma, geçici maddi yardım ve diğer koruyucu—önleyici tedbirlerin uygulanmasını devletin görevi olarak düzenlemektedir.

    Bu bağlamda;

    Türkiye genelinde kadın konukevlerinin il ve ilçe bazlı sayı, kapasite ve doluluk oranları nedir? Son 5 yılda bu veriler nasıl değişmiştir?

  2. 6284 sayılı Kanun kapsamında barınma tedbiri talebiyle başvuruda bulunan kadınların son 5 yılda kaçının talebi karşılanmış, kaçının başvurusu reddedilmiştir? Ret gerekçeleri nelerdir?

  3. Sığınak başvurularında fiziksel şiddet kanıtı, hamilelik, psikiyatrik tanı, yaş gibi kriterler uygulanmakta mıdır? Uygulanıyorsa hukuki dayanakları nelerdir?

  4. 6284 kapsamında verilen geçici maddi yardım için yapılan başvuru sayısı, kabul edilen ve reddedilen başvuru sayıları ile ortalama yardım tutarı ve süresi nedir?

  5. Adli yardım hizmetlerinden yararlanmak için başvuran kadınların sayısı nedir? Başvuruların kaçına zamanında hukuki destek verilmiştir?

  6. Türkçe bilmeyen, okuryazar olmayan, engelli veya göçmen kadınların adalete erişiminde kolaylaştırıcı özel birim, tercüman, rehberlik, erişilebilirlik hizmeti sağlanmakta mıdır? Sağlanıyorsa sayıları ve kapsamları nedir?

  7. 6284 kapsamında görevli personele yönelik uzmanlık eğitimi, hizmet içi eğitim ve denetim süreçleri nasıl yürütülmektedir? Son 5 yılda kaç personel bu eğitimi almıştır?

  8. Bakanlığınız, kadın örgütleri ve baroların hazırladığı raporlarda ortaya konan eksikliklerin giderilmesine yönelik yürütülen bir çalışma veya hazırlanan bir eylem planı var mıdır? Varsa kamuoyu ile paylaşılması düşünülecek midir?

  9. Kadına yönelik şiddetle mücadele için bütçe payı yeterli midir? Önümüzdeki bütçe döneminde artırılması planlanmakta mıdır?

  10. Uygulanmayan veya uygulanmasında ciddi aksaklık bulunan koruyucu ve önleyici tedbirler nedeniyle, son 5 yılda kaç kadın yaralanmış veya hayatını kaybetmiştir? Bu kapsamda Bakanlığınızca hazırlanmış bir istatistik, analiz veya değerlendirme raporu bulunmakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o :a) 05.12.2025 tarihli ve 1752370 sayılı yazınız.

b) 16.12.2025 tarihli ve 1759008 sayılı yazınız.

İlgi yazılar ekinde alınan Şanlıurfa Milletvekili Sayın Mahmut TANAL tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/37028 ve 7/37488 Esas Numaralı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazılarımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

1. 737028 Cevap Metni (3 Sayfa)

2. 7/37488 Cevap Metni (1 Sayfa)

Şanlıurfa Milletvekili Sayın Mahmut TANAL'a Ait 7/37028 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda;

2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile devam eden yıllarda ilgili alt mevzuatın yürürlüğe girmesi ve Türk Ceza Kanunu'nda kadına yönelik şiddet eylemlerinin daha etkin cezalandırılmasına yönelik yapılan değişikliklerle yasal altyapı güçlendirilmiştir. 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin iradenin en üst düzeyde ortaya konduğunun göstergelerinden biri olarak mevzuatta yerini almıştır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021- 2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde 5 ana hedef (Adalete Erişim ve Mevzuat, Politika ve Koordinasyon, Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, Toplumsal Farkındalık ve Veri ve İstatistik), 28 strateji ve 227 faaliyet yer almaktadır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021- 2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı'nın uygulama süresinin 2025 yılı sonunda sona erecek olması nedeniyle, 2026-2030 dönemini kapsayacak V. Ulusal Eylem Planı hazırlık Bakanlığımız Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü koordinasyonunda; geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda; bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla hazırlanmıştır. V. Ulusal Eylem Planı, 25 Kasım 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 2025/19 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girmiştir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmaları hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu bu alandaki mevcut uygulamaların değerlendirilmesi, sorunların tespiti, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasına yönelik kurumlar arası iş birliği ve eş güdümün artırılması görevlerini yürütmektedir. Kurul bugüne kadar 18 toplantı gerçekleştirmiştir. Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları ile il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 86 ŞÖNİM hizmet vermektedir. ŞÖNİM'lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Ayrıca barınma, hukuki, ekonomik, sağlık ve eğitim desteklerinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Şiddet uygulayanlara yönelik olarak da şiddet davranışını değiştirmeye yönelik programlara katılıma, sağlık muayenesi ve tedavisine ve meslek edindirmeye yönlendirmeye yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Psikososyal destek ve müdahale hizmetlerini bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve kişinin özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde model halinde yapılandıran Ar-Ge çalışmalarımız ve personelin mesleki kapasitesinin artırılmasına yönelik temel ve ileri düzey eğitimlerimiz devam etmektedir.

Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Türkiye genelinde toplam 151 kadın konukevi bulunmaktadır.

Bakanlığımıza bağlı 112 kadın konukevinde 2.819 kapasite ile hizmet verilmekte olup 2025 yılı doluluk oranı ortalama "4670-75 olarak gerçekleşmiştir.

Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında da şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan tüm kadınlar ve beraberindeki çocukları konukevi hizmetinden faydalanabilmektedir. Konukevine kabullerde şiddet mağduriyetine ilişkin herhangi bir delil ve belge aranmamaktadır.

Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik'in "Konukevi Hizmetlerinden Yararlananlar" başlıklı 13. Maddesinin 1. Fıkrasının

(a) bendinde; "On sekiz yaşından küçük şiddet mağduru çocuklar, sosyal çalışmacı ile çocuk gelişimci tarafından uygun görüldüğü takdirde il müdürlüğü tarafından uygun bir sosyal hizmet kuruluşuna yerleştirilerek yerleştirme işlemi Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bildirilir." hükmü,

(ç) bendinde; "İlk kabul biriminde psikiyatrik desteğe ihtiyacı olduğu gözlemlenen kadınlar hakkında psikiyatri uzmanından alınacak "toplu yaşanılan yerde kalabileceğine dair rapor" doğrultusunda konukevine kabulleri yapılır." hükmü,

(d) bendinde "Bulaşıcı veya sürekli tıbbi tedaviyi gerektirir ağır hastalığı olduğu tespit edilen kadınların tedaviyi kabul etmeleri durumunda ilgili mevzuatları çerçevesinde tedavileri sağlanır." hükmü

(e) bendinde "Altmış yaşından büyük şiddet görmüş kadınlar ile akıl ve ruh sağlığının bozuk olduğu gözlemlenen veya zihinsel engelli kadınlar uygun sosyal hizmet kuruluşuna yerleştirilerek yerleştirme işlemi Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bildirilir." hükmü yer almaktadır.

Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla 439 Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuş olup ŞÖNİM ile koordinasyon içerisinde hizmet sunmaktadır.

Bununla birlikte; Türkçe bilmeyen, okuryazar olmayan, engelli veya göçmen şiddet mağduru kadınların adalete erişiminde yaşanabilecek güçlüklerin azaltılması amacıyla Bakanlığımız görev, yetki ve sorumluluk alanı kapsamında kurumsal hizmet birimlerimiz aracılığıyla rehberlik, yönlendirme, refakat ve ihtiyaç hâlinde tercüman teminine yönelik destekler sağlanmaktadır. Başvuru süreçleri sözlü beyan esasına göre yürütülmekte; engel durumu veya diğer özel ihtiyaçlar dikkate alınarak ilgili kurumlarla eşgüdüm sağlanmaktadır. Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan bireyler için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda Türkçe'nin yanı sıra Arapça ve Kürtçe dillerinde de hizmet sunumu gerçekleştirilmekte, işaret dili bilen personel görevlendirilerek işitme ve konuşma engelli vatandaşlarımızla 3G uyumlu telefonlar ile 0 549 381 0 183 no'lu hat üzerinden görüntülü görüşme yapılabilmektedir. Ayrıca Bakanlığımızın AİLEM Engelsiz İletişim Merkezi mobil uygulaması ile işitme engelli bireylerin hizmete ve bilgiye erişimde iletişim ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik 7/24 işaret dili tercümanı hizmeti alması imkânı sunulmaktadır.

Şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik geliştirilip 2018 yılında hayata geçirilen Kadın Destek (KADES) Uygulaması Türkçe dâhil Almanca, Arapça, Farsça, Fransızca, İngilizce, İspanyolca, Kırgızca, Kürtçe, Özbekçe, Rusça olmak üzere 11 dilde hizmet sunmaktadır. Uygulama üzerinden kadınlar Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları ile giriş yaparak kolluğa tek tuşla ulaşabilmekte olup kolluğun kısa sürede mağdurun bulunduğu konuma intikali sağlanmaktadır.

ŞÖNİM"ler ve kadın konukevlerinde nitelikli hizmet sunumu gerçekleştirmek üzere Hizmet Standartları Rehberi, beraberinde iç ve dış değerlendirmeyi kapsayan Öz Değerlendirme Rehberi hazırlanmıştır. İlgili Rehber kapsamında kadına şiddetle mücadele alanında çalışan personel göreve başlangıç aşamasında ve görev süresi içerisinde belli aralıklarla çeşitli eğitimler almakta, personelin mesleki kapasitesinin artırılmasına yönelik temel ve ileri düzey eğitimlerimiz devam etmektedir.

Salgın hastalıklar ve afet ve acil durumlar başta olmak üzere uluslararası ve ulusal düzeyde yaşanan güncel olaylar kapsamında etkin hizmet sunumunu temin etmek amacıyla personele yönelik tematik eğitimler düzenlenmektedir.

Bununla birlikte kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin 2026 yılı bütçesi bir önceki yıla göre "038 artmıştır.

Bu çerçevede kadına yönelik şiddetle mücadele konusu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikalarıyla detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirilmeye devam etmekte, toplumun farklı kesimlerine ulaşılarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.

Öte yandan, adli yardım hizmetleri, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında baroların adli yardım büroları tarafından yürütülmektedir. Bakanlığımızın görev, yetki ve sorumluluğu; şiddet mağduru veya risk altındaki kadınların hakları konusunda bilgilendirilerek adli merciler ile adli destek ve yardım mekanizmalarına yönlendirilmesine yönelik hukuki rehberlik ve danışmanlık hizmetleri verilmesi; ayrıca sürecin psiko-sosyal destek hizmetleriyle eşgüdüm içinde yürütülmesini sağlamaktır.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir