Engelli aylıklarının artırılması ve aylığa hak kazanma kriterlerinin değiştirilmesi talebine ilişkin
Kaynak göster
Aylin Yaman (CHP), 2 Haziran 2026 tarihinde 7/44972 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 104 gün sonra, 14 Eylül 2026).
Aylin Yaman (CHP, Ankara). “Engelli aylıklarının artırılması ve aylığa hak kazanma kriterlerinin değiştirilmesi talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44972, 2 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44972-engelli-ayliklarinin-artirilmasi-ve-ayliga-hak-kazanma-kriterlerinin-degistirilmesi-talebi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/70fc51a9-42b7-4ade-aa69-019e8cf399a5
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 104 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 98 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Anayasa'nın 98 ve TBMM Içtüzüğü'nün 96. Maddeleri gereğince aşağıda yer alan soruların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini saygılarımla arz ederim.
Engelli aylıklarına, memur maaş katsayısındaki artışa göre güncellenmekte ve halen %40-69 engellilik oranı için 5.381 TL, %70 ve üzeri engellilik oranı için ise 8.086 TL düzeyindedir. Ancak söz konusu tutarlar, derinleşen hayat pahalılığı ve gerçek enflasyon karşısında engelli bireylerin en temel ihtiyaçlarını dahi karşılamaktan uzaktır. Bunun yanı sıra engelli aylığına erişimde uygulanan "hane içinde kişi başına düşen gelirin net asgari ücretin 1/3'ünden az olması" şartı, bireyin kendi yaşam koşullarını değil hane halkı toplam gelirini esas almakta; bu nedenle çok sayıda engelli yurttaş fiilen bu destekten yararlanamamaktadır. Öte yandan Merkez Bankası Başkanı'nın yaptığı açıklamalar sonrasında yıl sonu enflasyon hedefleri ve ekonomik veriler yukarı yönlü revize edilmektedir. Buna karşılık ücretler ve sosyal desteklerin aynı ölçüde güncellenmemesi, engelli bireylerin yaşam koşullarını daha da ağırlaştırmaktadır. Bu nedenle engelli aylıkları, gerçek enflasyon ve yaşam maliyetleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmeli; hem aylık tutarları insanca yaşam koşullarına uygun seviyeye çıkarılmalı hem de hakka erişimi zorlaştıran gelir kriteri adil bir biçimde yeniden ele alınmalıdır.
Bu çerçevede,
SORULAR
Merkez Bankası Başkanı'nın son açıklamalarıyla birlikte enflasyon hedeflerinin yeniden yukarı yönlü revize edilmesi dikkate alındığında, artan hayat pahalılığı karşısında engelli aylıklarında da yeni bir düzenleme yapılması gündemde midir?
Hane temelli gelir kriterinin, daha adil bir şekilde yeniden ele alınması düşünülmekte midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi yazı ekinde alınan Ankara Milletvekili Sayın Dr. Aylin YAMAN tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/44972 Esas Numaralı yazılı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Ankara Milletvekili Sayın Dr. Aylin YAMAN'a Ait 7/44972 Esas Numaralı Yazılı Soru
Bakanlığımızca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yönelik başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda çeşitli sosyal yardım programları yürütülmektedir. Yürütülmekte olan sosyal yardım programları düzenli ve süreli nitelikte olmak üzere aile yardımları, barınma ve gıda yardımları, engelli ve yaşlı yardımları, sağlık yardımları, eğitim yardımları ve proje destekleri olarak sınıflandırılmaktadır.
Bu kapsamda Bakanlığımızca 2022 sayılı Kanun kapsamında %40 ve üzeri oranda engelli raporu olan, sosyal güvencesi olmayan ve hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık geliri, asgari ücretin aylık net tutarının 1/3'ünden az olan Türk vatandaşlarına Engelli Aylığı; 18 yaşından küçük özel gereksinim düzeyi en az hafif düzeyde olan veya %40 ve üzeri oranda engelli yakını bulunan ve hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık geliri, asgari ücretin aylık net tutarının 1/3'ünden az olan Türk vatandaşlarına Engelli Yakını Aylığı bağlanmaktadır.
Ayrıca 2022 sayılı Kanun kapsamındaki engelli ve yaşlı aylık tutarları ile ilgili olarak; aylık tutarları Anayasanın 65 inci maddesi çerçevesinde mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde belirlenmektedir. 2022 sayılı Kanun kapsamındaki yaşlı ve engelli aylıklarının aylık tutarları, Kanunda belirtilen gösterge rakamı ile memur maaş katsayının çarpımından bulunacak tutara 5454 sayılı Kanuna göre %5 ya da %4 ek ödeme eklenerek belirlenmektedir. Bu çerçevede memur maaşlarındaki artışlar yaşlı ve engelli aylıkları ile evde bakım yardımlarına da yansıtılmakta olup, bu kapsamda 2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla ödenen tutarlar artırılmıştır.
Bununla birlikte 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümlerine göre 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun, 60/c-1 ve 60/c-3 kapsamındaki genel sağlık sigortalısı sayılanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin hastane, ilaç, reçete, optik katılım payı muhteviyatında ödedikleri katılım payı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından söz konusu kişilere geri ödenmektedir.
İlave olarak yaşlı ve engelli vatandaşlarımızın ev temizliği ve kişisel bakımları gibi zaruri ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik Ulusal VEFA Programı, ihtiyaç sahibi engelli vatandaşlarımızın topluma uyumunu kolaylaştıracak her türlü araç gereç ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik Engelli İhtiyaç Yardımı, özel eğitime ihtiyacı olan özel gereksinimli öğrencilere yönelik Engelli Öğrencilerin Ücretsiz Taşınması gibi yardım programları da yürütülmektedir.
Öte yandan hanedeki bireylerin gelirleri ve ortak harcamaları, hanenin genel muhtaçlık durumunun belirlenmesinde esas alınmaktadır. Yardım başvurusunda bulunan kişinin muhtaçlık haline, "refah hanede paylaşılan bir durum olduğundan", ailenin tamamı hesaba katılarak karar verilmektedir. Sadece kişisel gelir değerlendirmelerinin yapıldığı ve hane refahının göz ardı edildiği durumlarda, kamuoyunu rahatsız eden haksız uygulamalar ortaya çıkmakta, varlıklı hanelere haksız yardım yapılması söz konusu olmaktadır.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan