İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/37032 GEÇ CEVAPLANDI · 263 GÜN

Son 10 yılda meydana gelen iş kazalarına ilişkin

Kaynak göster

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 27 Kasım 2025 tarihinde 7/37032 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 263 gün sonra, 17 Ağustos 2026).

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Son 10 yılda meydana gelen iş kazalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37032, 27 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37032-son-10-yilda-meydana-gelen-is-kazalarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2d577180-c51c-4beb-bcc1-019acad2fa53

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 263 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasa'nın 98'inci maddesi ve TBMM İçtüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğin€e yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

KAM Tanrıkulu —" Diyarbakır Milletvekili

Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği alanında yaşanan sorunlar, yıllardır çözüme kavuşmayan yapısal eksiklikler nedeniyle iş kazalarının ve işçi ölümlerinin yüksek seviyede seyretmesine yol açmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre Türkiye, Avrupa'da en yüksek işçi ölüm oranlarına sahip ülkelerin başında gelmektedir. Özellikle inşaat, maden, metal, tarım ve taşımacılık gibi sektörlerde yaşanan ölümlü kazalar hem denetim mekanizmasının zayıflığını hem de koruyucu politikaların yetersizliğini ortaya koymaktadır.

Mevzuat güncellenmesine rağmen işyerlerinde alınması gereken önleyici tedbirlerin büyük bir bölümünün hâlâ kâğıt üzerinde kaldığı, iş güvenliği uzmanlarının etkisizleştirildiği, işçilerin gerekli eğitimleri alamadığı ve denetimlerin çoğu zaman göstermelik yapıldığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Son 10 yıl içinde Türkiye'de meydana gelen iş kazalarının yıllara göre dağılımı nedir? Kaçı ölümle, kaçı ağır yaralanma ile sonuçlanmıştır?

  2. Aynı dönem içerisinde sektör bazında (maden, inşaat, metal, tarım, taşımacılık vb.) işçi ölümleri ve iş kazası sayıları nedir?

  3. Bakanlık tarafından yürütülen iş sağlığı ve güvenliği teftişlerinin yıllara göre sayısı kaçtır? Bu denetimlerin sonuçlarına göre kaç işyerine idari para cezası uygulanmıştır?

  4. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı davranan işverenlere verilen cezaların ne kadarı tahsil edilmiştir? Tahsilat oranı nedir?

  5. Ölümlü iş kazalarının yaşandığı işyerlerinin kaçı daha önce denetlenmiştir? Bu denetimler sırasında hangi eksiklikler tespit edilmiştir?

  6. İş güvenliği uzmanlarının bağımsız çalışabilmesini ve işten çıkarılma baskısı yaşamamasını güvence altına almak için Bakanlığınızın yürüttüğü bir çalışma var mıdır?

  7. Meslek hastalıklarının büyük bölümünün kayıtlara yansımadığı bilinmektedir. Son 5 yılda tespit edilen meslek hastalığı sayısı kaçtır? Bu rakamın gerçek sayıyı yansıtıp yansıtmadığına ilişkin bir çalışma yapılmakta mıdır?

  8. İş kazalarının önlenmesine yönelik olarak Bakanlığınızın 2025 yılı için planladığı stratejik hedefler nelerdir? Bu hedeflerin performans göstergeleri kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?

  9. Türkiye'nin işçi ölümlerinde OECD ülkeleri arasında üst sıralarda yer almasının önüne geçmek için yeni bir ulusal eylem planı hazırlanmakta mıdır?

  10. Taşeron ve güvencesiz çalışma modellerinin iş kazalarını artırdığı yönündeki akademik çalışmalar dikkate alındığında, bu istihdam biçimlerinin sınırlandırılması amacıyla bir düzenleme yapılması gündemde midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·

İlgi (o : 05.12.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1752370 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Diyarbakır Milletvekili Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU tarafından yöneltilen 7/37032 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Ülkemizde 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile yüksek standartlara sahip bir mevzuat alt yapısı oluşturulmuş, iş sağlığı ve güvenliği alanında yaşanan sorunlara çözümler getirilmiştir. 6331 sayılı Kanunun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek olup ilgili Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına Jaaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır. Çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamak için her türlü tedbirin alınması işverenin yükümlülüğünde olup Kanunun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi, iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapmaya yetkili Bakanlık iş müfettişlerince yerine getirilmektedir.

6331 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde iş güvenliği uzmanlarının hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamayacağı ve uzmanların, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürüteceği hüküm altına alınmıştır. İş yerinde hayati tehlike arz eden ve acil durdurmayı gerektiren durumlara rağmen işverenin gerekli tedbirleri almaması sebebiyle Bakanlığa bildirimde bulunan uzmanın iş sözleşmesine son verilemeyeceği ve uzmanların hiçbir şekilde hak kaybına uğratılamayacağı, aksi takdirde diğer kanunlara göre sahip olduğu haklara ilave olarak işveren hakkında bir yıllık sözleşme ücreti tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedileceği hüküm altına alınmıştır.

Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir... Programlı | teftişler, çalışma hayatındaki sorunların odeğerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların tefiiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir.

Diğer taraftan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yürütülen iş kazası soruşturmalarında; olayın iş kazası olup olmadığı, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunanların tespiti, sigortalı ve hak sahipleri için kısa vadeli sigorta kollarından sağlanacak hakların kusurlu kişilere rücu edilmesi hususlarına yönelik tespitler yapılmakta olup bahse konu soruşturmalar sonucu düzenlenen raporlar, gerekli iş ve işlemlerin tesisi için ilgili birimlere intikal ettirilmektedir.

Önergede yer alan iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin veriler SGK sm V/ (www.sgk.gov.tr) yer almaktadır."

Kilesinde

Prof. Dr. VedafİŞIKHAN

Bakan Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 — 71 68

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir