İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/37139 CEVAPLANMADI

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde bir suç örgütü tarafından bazı kadınların fuhşa zorlandığı iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Serhat Eren (DEM Parti), 28 Kasım 2025 tarihinde 7/37139 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'ın Lice ilçesinde bir suç örgütü tarafından bazı kadınların fuhşa zorlandığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37139, 28 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37139-diyarbakir-in-lice-ilcesinde-bir-suc-orgutu-tarafindan-bazi-kadinlarin-fuhsa-zorlandigi-id (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/dfbae7fb-a9a8-4a2f-8260-019ad956bebd

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 321 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat Eren Diyarbakır Milletvekili

Mezopotamya Haber Ajansı'nda çıkan özel haberlere ve kamuoyuna yansıyan iddialara göre,

Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Diyarbakır'ın Liç& ilçesinde kadınların ve genç kadınların şantaj, tehdit ve zorla görüntü elde etme yöntemleriyle fuhuşa sürüklendiği, aile bireylerinin gözaltına alınması veya tutuklanma | tehdidinin sistematik biçimde baskı aracı olarak kullanıldığı bir yapılanma bulunmaktadır. Bu i yapının yalnızca bireysel bir suç örgütünden ibaret olmadığı, insan ticareti, zorla fuhuş, cinsel saldırı, özel hayatın gizliliğinin ihlali, çocuk istismarı ve organize suç niteliklerini bir araya getiren karma bir mekanizma haline geldiği yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır.

Söz konusu özel haberlerde yer alan anlatımlarda, bazı kadınların erkek kardeşlerinin tutuklanacağı tehdidiyle şantaja maruz bırakıldığı, zorla elde edilen fotoğraflar üzerinden "devam eden" bir cinsel saldırı sürecine zorlandığı, aile bireylerinin kaçırılması veya silahla takip edilmesinin baskıyı artırdığı aktarılmaktadır. Bir kadın, kendisini şantajla fuhuşa zorlayan kişi tarafından defalarca tacize ve tecavüze maruz bırakıldığını, evinin çevresinde silahlarla gezildiğini ve yalnızca kendi değil en az 8 kadının daha benzer yöntemlerle ağ içerisinde tutulduğunu beyan etmektedir. Bu durum, yalnızca bireyin değil, yerel toplumsal güvenliğin hedef alındığı bir sistematik şiddet yapısını işaret etmektedir.

Haberlere göre, bu ağ ilçenin merkezi parkları olan Hasan Yılmaz, Hinke ve Ümit Çelik parklarını buluşma ve fuhuşa zorlama süreçlerinde kullanmakta, failler söz konusu alanlarda herhangi bir müdahaleye uğramadan varlık gösterebilmektedir. Bu noktada cezasızlık algısının, kadınların adli mercilere başvuru yapmaktan çekinmesine yol açtığı ve mağdurların kent değiştirmeye kadar zorlandığı görülmektedir.

Özel haberlerde dikkat çeken bir diğer husus, yapılanmanın yalnızca kadınları değil, politik kimlikli erkekleri de şantajla "ajanlaştırma" hedefiyle baskı altına aldığıdır. Haberlere göre ağın kadın üyesi olduğu belirtilen bir kişi, erkeklere "gönül ilişkisi" görüntüsü altında yaklaşmakta; elde ettiği görüntüler üzerinden sürekli şantaj yapmakta ve politik kimliği olan kişileri zorlamaktadır. Aynı haberde, yardım faaliyeti adı altında evlere, ısıtıcıların içine veya bahçe ağaçlarına gizli dinleme cihazı ve kamera yerleştirildiği, bazı evlerde kitapların içine elektronik çip bulunduğu ifade edilmektedir. Bu yöntemlerin özellikle deprem sonrası yardım süreçlerinde kullanılması ciddi bir toplumsal güven krizine işaret etmektedir.

Kadına yönelik bu çok katmanlı şiddet yalnızca bireysel suç yahut "adli vaka" değildir; mağdurların mahremiyetini parçalayarak itaat üretmeyi, toplumu sessizleştirmeyi ve kadınları hedef haline getirmeyi amaçlayan bir mekanizma olarak çalışmaktadır. Mezopotamya Haber Ajansı'na konuşan bazı aileler ve mağdurlar, söz konusu yapıların kamu görevlileriyle bağlantılı olabileceğini, bu nedenle şikayetlerin sonuçsuz kaldığını ve fail konumundaki kişilerin fiilen korunduğunu ifade etmektedir. Bu durum, cezasızlık pratiğinin yalnızca suçu büyüttüğünü değil, kadınların devlete başvuru yollarını fiilen tıkadığını göstermektedir.

Kadınların yaşam hakkı, beden dokunulmazlığı ve özgürlüğü, çocukların her türlü istismardan korunması, özel hayatın gizliliğinin güvence altına alınması devletin anayasal yükümlülüklerindendir. Lice'de ortaya çıkan bu tablo, kadınların ve gençlerin korunması, mağdurların güvenliğe alınması, yerel suç ağlarının dağıtılması ve kamusal otoritenin herhangi bir parçasının bu yapılara göz yummasının engellenmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu bağlamda;

Lice ilçesinde kadınların ve genç kadınların şantaj, tehdit, zorla görüntü elde etme ve zorla cinsel ilişkiye sürüklenmesine ilişkin Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapılan suç duyurusu ve şikayet sayısı kaçtır? Bu dosyalar hangi aşamadadır?

SORULAR

  1. Zorla fuhuş, insan ticareti, şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçları yönünden açılan soruşturmalarda, "örgütlü suç kapsamında" değerlendirme yapılmış mıdır? Yapılmamışsa neden?

  2. Şikayetçi kadınların adli süreçte can güvenliği, gizlilik ve psikolojik destek kapsamında başvurabileceği mekanizmalar hangi tarihlerde işletilmiştir? Mağdurların avukat desteğine erişimi sağlanmış mıdır?

  3. Evlere yerleştirilen dinleme cihazları, kameralar, elektronik çipler ve özel hayatın gizliliğini ihlal eden yöntemlere dair anlatımların soruşturma dosyalarında yer alıp almadığına dair bilginiz var mıdır?

  4. Lice'de son yıllarda artış gösteren şüpheli intihar veya ani ölüm vakalarının, zorla fuhuş ve şantaj mekanizmalarıyla bağlantısı yönünde adli inceleme yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir?

  5. Şüphelilerin kamu görevlileriyle veya kamu adına faaliyet yürüten kuruluşlarla bağlantısı olup olmadığı yönünde Cumhuriyet Savcılıkları tarafından yürütülen bir soruşturma bulunmakta mıdır?

  6. Bu dosyalar kapsamında verilen takipsizlik veya kovuşturmaya yer olmadığı kararlarının gerekçeleri kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir