İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/37562 GEÇ CEVAPLANDI · 60 GÜN

Tunceli'de bir kadına zorla fuhuş yaptırıldığı iddiasına ilişkin

Kaynak göster

İbrahim Akın (DEM Parti), 5 Aralık 2025 tarihinde 7/37562 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 60 gün sonra, 3 Şubat 2026).

İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “Tunceli'de bir kadına zorla fuhuş yaptırıldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37562, 5 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37562-tunceli-de-bir-kadina-zorla-fuhus-yaptirildigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e4fae6c2-6732-4773-91ca-019afcdcadfc

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 60 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki soruların Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İbrahim AKIN İzmir Milletvekili

Basına ve sosyal medyaya yansıyan güncel haberlerde Dersim?de bir kadının fuhuşa zorlandığını, bu süreçte bazı kamu görevlilerinin adlarının geçtiğini belirterek savcılığa başvurduğu görülmektedir. Bu iddialar, yalnızca kişisel bir mağduriyet değil; kamu görevlilerinin bir suç ağıyla ilişkilendirilmesi, bu ağın ilde ne kadar yaygınlaştığı, kimler tarafından korunduğu ve neden önceden tespit edilemediği gibi kamu güvenliğini doğrudan ilgilendiren ağır soruları gündeme getirmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

İddiaların en dikkat çekici unsurlarından biri, adı geçen kadının İŞKUR üzerinden bir kamu kurumuna hangi kanallar kullanılarak yerleştirildiği, bu yerleştirmenin rutin mevzuat ve denetim mekanizmalarına uygun olup olmadığıdır. İŞKUR'un Toplum Yararına Programlar veya geçici istihdam mekanizmaları aracılığıyla yönlendirdiği kişilerin, belirli kurumlarda çalıştırılmaları belirli kurallara bağlıdır. Ancak bu olayda, mağdur kadının bu mekanizmalar kullanılarak nereye ve nasıl yerleştirildiği, bu sürecin kimler tarafından yönlendirildiği, başvurunun resmi prosedürlere uygun yürütülüp yürütülmediği, kamu kurumunun bu kişiyi hangi yetkiyle ve hangi ihtiyaca binaen istihdam ettiği açıklığa kavuşturulması gereken kritik konulardır. Bu süreçte herhangi bir kamu görevlisinin nüfuz kullanıp"kullanmadığı veya İŞKUR kanalının bir suç ağı tarafından araçsallaştırılıp araçsallaştırılmadığı hususu, kamu kurumlarının temiz kalması açısından önem taşımaktadır.

Ayrıca iddialarda mağdur kadının bir süre KYK Kurumuna ait Kız Yurdunda barındırıldığı yönünde bilgiler dikkat çekmektedir. Bunun hangi gerekçeyle yapıldığı, hangi idari onayla gerçekleştirildiği ve hangi yasal dayanağa oturtulduğu kamu güvenliği açısından oldukça önemlidir. KYK denetimindeki yurtlar, yasalar ve yönetmelikler gereği yalnızca ilgili yaş grubundaki kız öğrencilerin barınma hakkına yönelik hizmet veren kurumlardır. Bu yurtlara öğrenci olmayan bir bireyin yerleştirilmesi; geçici koruma, sığınma talebi veya sosyal himaye amacıyla dahi olsa, çok net bir yasal mekanizma ve kayıtlı prosedür gerektirir. Bu nedenle mağdur kadının KYK denetimindeki bir kız yurdunda barındırılmasının mevzuata uygun olup olmadığı, bu kararın kimler tarafından verildiği, yurt yönetiminin bu konuda bilgilendirilip bilgilendirilmediği, valilik ve ilgili birimlerin bu yerleştirmeden haberdar olup olmadığı detaylı biçimde araştırmayı zorunlu kılmaktadır.

Bu durum yalnızca idari açıdan değil, Kız Yurdunda kalan kız öğrencilerin güvenliği açısından da kaygı verici sonuçlar doğurmaktadır. Bir fuhuş ağına zorlandığı iddia edilen bir kişinin, dahası bazı kamu görevlileriyle bağlantılı olduğu ileri sürülen bir suç örgütünün temas alanında bulunmuş bir bireyin KYK denetimindeki bir kız yurdunda barınması; yurt ortamındaki öğrenciler açısından ciddi bir risk yaratmaktadır. Bu risk yalnızca fiziksel güvenlik açısından değil, yurda dışarıdan kimlerin girip çıktığı, hangi ilişkilerin burayı istismar etmiş olabileceği, güvenlik kameralarının ve giriş kontrollerinin nasıl işlediği, yurt müdürlüğünün bilgilendirilip bilgilendirilmediği gibi pek çok yönü içermektedir. Bu nedenle Kız Yurdunun bu süreçte nasıl kullanıldığı, Kız Yurdunun güvenlik mekanizmalarının bu durumdan nasıl etkilendiği ve yurt idaresinin hangi bilgilere sahip olduğu ayrıntılı biçimde ortaya konmalıdır.

Öte yandan Dersim, nüfusu küçük olmakla birlikte, uzun yıllardır güçlü bir güvenlik ve istihbarat altyapısına sahip bir il olarak bilinmektedir. Kolluk birimlerinin, istihbaratın ve askeri kurumların yoğun ve koordineli biçimde faaliyet gösterdiği bu kentte, organize bir suç faaliyeti olan fuhuş ağının ve hatta kamu görevlilerinin adının geçtiği iddia edilen ilişkiler zincirinin uzun süre fark edilmemesi sıradan bir ihmal olarak açıklanamaz. Bu tablo, önleyici mekanizmaların işlememesi, iç denetim zafiyeti, rapor akışındaki tıkanmalar, personel içi koruma mekanizmaları, hatta bazı birimlerde bir çeteleşme olgusunun yerleşmiş olabileceği ihtimallerini akla getirmektedir.

Nitekim iddialar yalnızca bir fuhuş ağına değil, ilde yerleşik, nüfuz ilişkileriyle güç kazanmış, belirli kamu görevlileriyle temas kurmuş olabilecek bir çeteleşme örüntüsüne işaret | etmektedir. Böyle bir yapının küçük bir ilde uzun süre fark edilmemesi; ister istemez "neden | müdahale edilmedi?", "kim bu yapıyı korudu veya görmezden geldi?", "istihbari süreçler neden sonuç üretmedi?" sorularını gündeme taşımaktadır. Çeteleşme olgusunun varlığı veya yokluğu, yalnızca bu olayın değil; geçmiş yıllarda ortaya çıkan benzer skandalların, özellikle aynı ilde 2025 yılı başında jandarma/askeri birlik içinde gündeme gelen "ahlaka aykırı ilişkiler" | soruşturmasının da bütüncül biçimde değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bir yıl arayla | aynı ilde, kamu görevlilerinin adının geçtiği iki farklı vakada benzer iddiaların ortaya çıkması | tesadüf olarak görülemez. Bu durum daha çok yapısal, süreğen ve korunaklı bir alanın varlığını akla getirmektedir.

Ayrıca, 4 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrılan, o tarihten bugüne kadar, (yaklaşık 6 yıldır) kendisinden haber alınamayan ve akıbeti bilinmeyen Gülistan Doku da bu Kız Yurdunda kalmaktaydı. Gülistan Doku'nun kaybedilmesi olayı, Dersim halkı ve özellikle genç kadınlar üzerinde derin bir güvensizlik ve çaresizlik duygusu yaratmış; devletin adalet ve güvenlik mekanizmalarına yönelik güvensizliği pekiştirmiştir. Gülistan Doku'nun akıbetinin açıklığa kavuşturulamamış olması, kamusal alanda bir cezasızlık kültürü oluşturmuş, suç işleyen veya suça karışan yapıların hesap verebilirlik kaygısı yaşamamasına neden olmuştur. Bu olay, günümüzde yaşananlarla birlikte değerlendirildiğinde Dersim'de Kız Yurdu ekseninde devam edegelen bir sorun alanının boyutuna ve sürekliliğine işaret etmektedir.

Bu nedenle olay yalnızca bireysel suç iddialarından ibaret değildir. Dersim?de güvenlik, istihbarat, idari denetim ve sosyal hizmet kurumlarının birlikte işleyişindeki muhtemel aksaklıkların açığa çıkarılması; çeteleşme ihtimalinin tüm yönleriyle incelenmesi; İŞKUR kanalıyla yapılan yönlendirmelerin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi; Kız Yurdunun hangi gerekçeyle, kimlerin talimatıyla ve hangi hukuki dayanakla kullanıldığının açıklanması; Kız Yurdunda kalan kız öğrencilerin güvenliğinin nasıl etkilediğinin belirlenmesi ve benzer olayların tekrarını önleyecek yapısal tedbirlerin alınması zorunludur.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Savcılığa sunulan dilekçedeki iddialar kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı ne tür bir soruşturma yürütmektedir? Delil toplama, teknik inceleme, dijital veri taraması ve tanık koruma gibi süreçler hangi aşamadadır?

  2. Kamu görevlilerinin adının geçtiği soruşturmalarda dosyanın tarafsız biçimde yürütülmesi için özel savcı görevlendirmesi, il dışı soruşturma birimi veya "bağımsız adli kolluk desteği" talebi yapılmış mıdır?

  3. Fuhuş ağı ve çeteleşme ihtimali içeren dosyalarda delil karartma riskini azaltmak için uygulanan standart adli tedbirler nelerdir? Bu vakada bu tedbirler uygulanmış mıdır?

  4. Geçmişte Dersim'de jandarma/askeri birlik içinde yürütülen soruşturmalar ile mevcut dosya arasında bir bağlantı olup olmadığı yönünde adli makamlarca bir değerlendirme yapılmakta mıdır?

  5. Mağdurun can güvenliği, yargılama sürecindeki psikolojik durumu ve ifade güvenliği açısından Bakanlığınızın sağladığı koruma mekanizmaları bu olayda işletilmiş midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1761103 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İzmir Milletvekili İbrahim Akın tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/37562 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet) UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden İSYtTINR - Hİ esUYC - 1k2teez - RtsiO0O-ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-2115-677/836 Konu : Yazılı soru önergesi 02/92/0026

Sayın İbrahim AKIN İzmir Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/37562 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden gâs Kâhu - k / O0ZoCle - NN/ Rj cV - S8g080- ile erişebilirsin İni

CiğüEl

Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.

1. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 06/01/2026 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen olaya ilişkin olarak başlatılan soruşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden GÂS Kâhu - k/0ZoCe - NN/ Rİ cV - 58g080- ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 7 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir