TOKİ tarafından gerçekleştirilen bir konut projesiyle ilgili iddialara ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 207 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakar KURUM tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. Madd olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Türkiye'de devlet eliyle yürütülen "500 bin konut" projesinde, iddialara göre dikkat çekici ve tartışmalı gelişmeler yaşanıyor. TOKİ gibi kamuya ait bir kurumun sözleşmelerinin dini cemaatlerin fetva kurullarıyla uyumlu hâle getirildiği öne sürülüyor. Bu iddialar, projenin hem uygulama hem de dağıtım süreçlerindedini etkilerin ne ölçüde devreye girdiğine dair ciddi soru işaretleri yaratıyor. |
İddialara göre, İsmailağa Cemaati başlangıçta projeye mesafeli bir tutum sergiledi. Cemaat, taksit artışlarının memur maaşına bağlı olarak yapılmasını gerekçe göstererek, "hiçbir mezhebe göre fetva verilemez" açıklamasını yaptı ve projenin dini açıdan değerlendirilmesini reddetti. Bu tutum, diğer cemaatlerin çoğunluğunun projeyi "caiz" ilan etmesiyle çelişki oluşturdu ancak yine iddialara göre TOKİ yetkilileri 4 Kasım'da cemaatin fetva kurulu ile doğrudan görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerin ardından İsmailağa Cemaati'nin, projenin dini açıdan caiz olduğunu açıkladığı ve bazı sözleşme maddelerinde değişiklik yapılmasını kabul ettiği öne sürüldü. Özellikle taksitlerin enflasyon oranını aşmaması, ev sahibi konutu kiraya verdiğinde TOKİ'nin sözleşmeyi tek taraflı feshetme hakkının sınırlandırılması gibi düzenlemelerin Cemaat'in talep ettiği şekilde sözleşmeye yansıtıldığı haberlere konu oldu.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Buna ek olarak, iddialar yalnızca sözleşme değişiklikleriyle sınırlı kalmadı. TOKİ kuralarında çıkacak isimlerin belirlenmesinde de cemaatlerin etkili olacağı özellikle İsmailağa Cemaati'ne yakın kişilerin öncelikli olacağı konuşuluyor. Böylece devletin sosyal konut projelerinde hem hukuki süreçler hem de dağıtım mekanizmaları üzerinde dini cemaatlerin etkili olabileceği ileri sürülüyor. Bu gelişmeler, kamu yönetimi ve hukukun üstünlüğü açısından ciddi soru işaretleri yaratıyor...
Bu bilgiler doğrultusunda;
I- İddia edildiği gibi, TOKİ yetkilileri herhangi bir cemaatle görüşme yaptı mı?
SORULAR
Kura çekimlerinde herhangi kurum, kuruluş, vakıf ve cemaatin etkisi bulunmakta mıdır?
Sosyal konut projelerinde cemaatlere dönük bir düzenleme yapılmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLARI
SORULAR
Türkiye'de devlet eliyle yürütülen "500 bin konut" projesinde, iddialara göre dikkat çekici ve tartışmalı gelişmeler yaşanıyor. TOKİ gibi kamuya ait bir kurumun sözleşmelerinin dini cemaatlerin fetva kurullarıyla uyumlu hâle getirildiği öne sürülüyor. Bu iddialar, projenin hem uygulama hem de dağıtım süreçlerinde dini etkilerin ne ölçüde devreye girdiğine dair ciddi soru işaretleri yaratıyor.
İddialara göre, İsmailağa Cemaati başlangıçta projeye mesafeli bir tutum sergiledi. Cemaat, taksit artışlarının memur maaşına bağlı olarak yapılmasını gerekçe göstererek, "hiçbir mezhebe göre fetva verilemez" açıklamasını yaptı ve projenin dini açıdan değerlendirilmesini reddetti. Bu tutum, diğer cemaatlerin çoğunluğunun projeyi "caiz" ilan etmesiyle çelişki oluşturdu ancak yine iddialara göre TOKİ yetkilileri 4 Kasım'da cemaatin fetva kurulu ile doğrudan görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerin ardından İsmailağa Cemaati'nin, projenin dini açıdan caiz olduğunu açıkladığı ve bazı sözleşme maddelerinde değişiklik yapılmasını kabul ettiği öne sürüldü. Özellikle taksitlerin enflasyon oranını aşmaması, ev sahibi konutu kiraya verdiğinde TOKİ'nin sözleşmeyi tek taraflı feshetme hakkının sınırlandırılması gibi düzenlemelerin Cemaat' in talep ettiği şekilde sözleşmeye yansıtıldığı haberlere konu oldu.
Buna ek olarak, iddialar yalnızca sözleşme değişiklikleriyle sınırlı kalmadı. TOKİ kuralarında çıkacak isimlerin belirlenmesinde de cemaatlerin etkili olacağı özellikle İsmailağa Cemaati'ne yakın kişilerin öncelikli olacağı konuşuluyor. Böylece devletin sosyal konut projelerinde hem hukuki süreçler hem de dağıtım mekanizmaları üzerinde dini cemaatlerin etkili olabileceği ileri sürülüyor. Bu gelişmeler, kamu yönetimi ve hukukun üstünlüğü açısından ciddi soru işaretleri yaratıyor...
Bu bilgiler doğrultusunda;
I- İddia edildiği gibi, TOKİ yetkilileri herhangi bir cemaatle görüşme yaptı mı? 2- Kura çekimlerinde herhangi kurum, kuruluş, vakıf ve cemaatin etkisi bulunmakta mıdır?
3- Sosyal konut projelerinde cemaatlere dönük bir düzenleme yapılmakta mıdır?
CEVAPLAR
Toplu Konut İdaresi (TOKİ)'nin 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ve ilgili mevzuat ile Hükümet Programları doğrultusunda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürüttüğü tüm sosyal konut projelerinde, konut sahibi olmayan dar ve orta gelirli vatandaşların konut sahibi olması İdaremiz tarafından temel hedef olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede geliştirilen projeler ile, afetlere dayanıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulurken, uygun maliyetli ve erişilebilir geri ödeme koşullarıyla konuta erişim kolaylaştırılmaktadır.
Ülkemiz genelinde konut sahibi olmayan dar gelirli vatandaşlarımızın konut sorununun çözümüne yönelik 2019 yılından itibaren muhtelif konut kampanyaları kapsamında TOKİ projeleri hızlandırılmış ve sırasıyla 50 bin, 100 bin ve Eylül 2022'de başlatılan "İlk Evim Sosyal Konut Projesi" kapsamında 250 bin konut kampanyası hayata geçirilmiştir.
500 Bin Sosyal Konut Kampanyası kapsamında ise 10 Kasım—I19 Aralık 2025 tarihleri arasında başvurular alınmış, 29 Aralık 2025 itibariyle hak sahipliği belirleme süreci başlatılmıştır. Tüm TOKİ projelerinde olduğu gibi bu kampanyada da başvuru şartları, gelir kriterleri ve kontenjan uygulamaları; mevzuata uygun olarak, konut sahibi olmayan dar ve orta gelirli (ovatandaşların hedef kitle olarak belirlenmesi ve dezavantajlı ogrupların önceliklendirilmesi esasına dayandırılmış; bu kapsamda şehit yakınları, gaziler, engelliler, emekliler. üç ve daha fazla çocuklu haneler ile 18 —30 yaş arası gençler için özel kontenjanlar tanımlanmıştır.
TOKİ'nin tüm faaliyetleri ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde şeffaf. adil ve denetime açık resmi prosedürler kapsamında yürütülmektedir.