İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/37329 GEÇ CEVAPLANDI · 78 GÜN

Tunceli'de yürütülen avcılık faaliyetlerine ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 78 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 69 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasanın 98"inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Ayten KORDU Tunceli Milletvekili

Dersim, yüzyıllardır doğayla uyum ve karşılıklı yaşam bağını esas alan Kızılbaş-Alevi toplumunun tarihsel coğrafyasıdır. Bu toplumun inanç dokusunun merkezinde yer alan "can" anlayışı, insanı ve tüm canlıları bir bütün olarak görür. Bu nedenle avcılık faaliyetleri gibi hayvanların öldürülmesinin yarattığı ekolojik tahribatın yanı sıra, inançsal ve ahlaki anlamda da "düşkünlük" kabul edilir. Dersim'de doğaya, hayvana ve suya yönelik hiçbir müdahale yalnızca teknik bir faaliyet değil; toplumsal bir yaralanmaya dönüşmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (12 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Tam da bu nedenle avcılık, Dersim halkı için asla bir "spor" ya da "turistik etkinlik" olarak değerlendirilemez. Aksine, toplumsal bellekte ağır tahribat yaratan bir şiddet ve yaşam ihlali olarak görülmektedir.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yayımladığı 2025-2026 Avlak Haritası'nda Dersim?de 30 alanın devlet avlağı, 10 alanın genel avlak olarak belirlenmiş olması; bölgenin ekolojik hassasiyetiyle çelişen bir planlamadır. Çünkü Dersim, biyolojik çeşitlilik açısından Türkiye'nin en kırılgan ve endemik tür yoğunluğu en yüksek alanlarından biridir. Yaban keçileri, bozayılar, kurt türleri ve sarp dağ ekosistemine özgü pek çok fauna türü bu bölgede yaşamaktadır. Bu türlerin çoğu Bern Sözleşmesi ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi kapsamında korunması gereken türlerdir.

Mazgirt ilçesine bağlı Sorek (Karabulut), Koteriç (Güneyharman), Dirban (Kızılkale),

Elmalık, Kuşçu, Örs gibi köylerin tamamının avlak sınırlarında yer alması, yalnızca yaban hayatını değil; köylülerin günlük yaşamını, tarımsal faaliyetlerini, hayvancılığı, arıcılığı ve güvenli şekilde dışarı çıkma hakkını doğrudan tehdit etmektedir.

Son aylarda bu köylerden gelen bilgiler, geceleri aralıksız süren silah sesleri, avcıların köy içine kadar girmesi, ormanlık alanda kontrolsüz ateş açılması, hayvanların vurulması ve köylülerin can güvenliğinin tehlikeye girdiğini göstermektedir. Bu durum, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 3. ve 4. maddelerinde tanımlanan "güvenlik" ve "yerleşim çevresi" kriterlerinin açık ihlalidir.

Kanun uyarınca, yerleşim yerlerinin çevresinde avcılık yapılamaz, buna rağmen Merkez Av Komisyonu'nun köylerin hemen yanı başında avcılığa izin vermesi, yasal yetkinin açıkça kötüye kullanılması niteliğindedir.

Bununla birlikte, Dersim"de av turizmi adıyla para karşılığı yaban keçilerinin vurulması, yalnız kültürel hassasiyetleri değil, Bern Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen "katı koruma yükümlülükleri"ni de ihlal etmektedir. Yaban keçisi popülasyonu son 10 yılda ciddi düşüş yaşamış, sahada bilimsel envanter çalışması yapılmadan her yıl yeni kota ilan edilmiştir.

Özellikle İn Vadisi gibi 1. derece arkeolojik SİT alanlarında avcılığa izin verilmesi, hem Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na, hem de Biyoçeşitlilik Stratejisi ve Eylem Planı'na aykırıdır. SİT alanları mutlak korunması gereken yerlerdir; ancak burada dahi silahlı av faaliyetlerine izin verilmekte, köylüler silahlı şahıslarla burun buruna gelmektedir.

Dersim'de orman yangınları, maden sahalarının genişletilmesi, göç politikaları ve yayla yasakları gibi uygulamalarla zaten baskı altında olan ekosistem, kontrolsüz avcılık faaliyetleriyle daha da kırılgan hale gelmiştir. Bölgedeki arıcılık faaliyetlerinin azalması, yaban keçilerinin stres kaynaklı göçleri, yırtıcı türlerin azalması nedeniyle oluşan ekolojik dengesizlikler, tarımsal verimi doğrudan etkilemektedir.

Bölgedeki kontrolsüz avcılık faaliyetleri yalnızca ekolojik dengeyi değil, köylerde yaşayan yurttaşların günlük yaşam pratiklerini de tamamen felç etmiş durumdadır. Köylüler tarım yapmak için tarlalarına gidememekte, hayvanlarını otlatamamakta, temel ısınma ihtiyaçları için odun toplamaya dahi çıkamamaktadır. Geceli gündüzlü süren silah sesleri nedeniyle insanlar ciddi bir psikolojik çöküntü yaşamakta; çocuklar dışarı çıkmaya korkmakta, yetişkinler ise "her an bir kurşun isabet edeceği" kaygısıyla hayatlarını kısıtlamak zorunda kalmaktadır. Hayvancılık, tarım, arıcılık ve gündelik geçim faaliyetleri durma noktasına gelmiş, yurttaşlar geçimlerini sağlayacak en temel üretim faaliyetlerini dahi sürdüremeyecek bir noktaya gelmiştir. Bu psikolojik ve sosyoekonomik tahribat, avcılığın yalnızca bir çevre sorunu değil, aynı zamanda insan hakları, yaşam hakkı ve güvenlik hakkı ihlali haline geldiğini göstermektedir.

Bu bağlamda;

I- Dersim'in Mazgirt ilçesine bağlı Karabulut, Koteriç, Dirban, Elmalık, Kuşçu ve Örs köylerinin devlet avlağı olarak belirlenmesinin bilimsel, ekolojik ve idari gerekçesi nedir? Bu köylerin avlak statüsünün kaldırılması yönünde bir çalışma başlatacak mısınız?

SORULAR

  1. Son aylarda köylülerin can güvenliğini tehdit eden kontrolsüz avcılık faaliyetleriyle ilgili Bakanlığınıza ulaşan şikâyet sayısı nedir? Bu şikâyetler doğrultusunda hangi idari ve cezai işlemler yapılmıştır?

  2. Yerleşim alanlarına, mezralara ve köy yollarına yakın bölgelerde avcılığın tamamen yasaklanması yönünde Bakanlığınızın bir düzenleme hazırlığı bulunmakta mıdır?

  3. Avcıların köy içine kadar girdiği ve geceleri yoğun silah seslerinin geldiği bölgelere ilişkin kolluk kuvvetleri ve DKMP birimleriyle ortak bir denetim planı yapılmış mıdır?

  4. Kızılbaş-Alevi toplumunun "canlıya kıymama" ve avcılığı inançsal bir ihlal olarak görme kültürel yapısı dikkate alınarak, Dersim'de av turizmi ve vergili avcılığın yeniden değerlendirilmesi için Bakanlığınız bir adım atacak mıdır?

  5. İn Vadisi gibi 1. derece arkeolojik SİT alanlarında avcılığa izin verilmesi, kültürel koruma mevzuatıyla çeliştiği halde neden sürdürülmektedir? Bu alanlarda avcılık yasaklanacak mıdır?

  6. Merkez Av Komisyonu (MAK) kararlarının Dersim gibi yerleşim alanlarının hemen bitişiğinde avcılığa izin verecek şekilde düzenlenmesi, Kara Avcılığı Kanunu'nun 3. ve 4. maddeleriyle çeliştiği halde neden devam etmektedir? Bu çelişki hakkında idari inceleme başlatmayı düşünüyor musunuz?

  7. Dersim yerelinde av turizmi ihalelerini yürüten, avlak sahalarını belirleyen ve denetim yapmakla yükümlü İl Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü Müdürlüğü'nün saha denetimlerinin sayısı, kapsamı ve etkinliği nedir? Son üç yılın denetim raporlarını kamuoyuyla paylaşacak mısınız?

  8. Av turizmi kapsamında Dersim'de son beş yılda kaç yaban keçisi, bozayı veya diğer koruma altındaki türler için kota verilmiştir? Bu kotaların bilimsel envanter çalışmasına dayandığını gösteren raporlar var mıdır?

  9. Kontrolsüz avcılığın yaban hayatı dengesini bozarak arıcılık, hayvancılık ve tarımsal üretimi olumsuz etkilediğine ilişkin sahadan gelen veriler hakkında Bakanlığınız bir ekosistem değerlendirmesi yapmış mıdır? Yapmadıysa böyle bir çalışma başlatacak mısınız?

  10. 1l- Kontrolsüz avcılık nedeniyle köylülerin tarım faaliyetlerini yapamadığı, hayvanlarını otlatamadığı, odun toplamaya dahi çıkamadığı; yoğun silah seslerinin halk üzerinde ciddi psikolojik tahribata yol açtığı yönündeki köylü beyanları Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? Bu sosyoekonomik ve psikolojik yıkımı gidermek için hangi acil tedbirleri almayı planlıyorsunuz?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·

Yaban hayatı yönetimi; av ve yaban hayvanlarının ve yaşama ortamlarının sürekliliğini sağlayıcı koruma çalışmalarını yapmak, sürdürülebilirliğini sağlayarak popülasyonların devamını sağlamak, yöre insanlarının yaban hayatı kaynaklarının varlığından oluşan katma değerden yararlandırılmasını sağlayarak kırsal kalkınmaya destek vermek ve yöre halkının da kaynak değerlerine sahip çıkmasını sağlamak temel ilkeleri çerçevesinde yürütülmektedir. Av turizmi faaliyetleriyle bir gelirden ziyade, bilimsel bir zemin çerçevesinde yabanıl güdülerini yitirmemiş, hastalıklara dirençli, ağır hava koşullarına daha dayanıklı bireylere sahip popülasyonlar oluşturulması hedeflenmektedir.

Ülkemizde av turizmi uygulamaları; Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern Sözleşmesi), 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, Av Turizmi Kapsamında Avlanmalara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, Yaban Hayatı Koruma ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları ile İlgili Yönetmelik ve Avlakların Kuruluşu, Yönetimi ve Denetimi Esas ve Usulleri ile İlgili Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılmaktadır.

Ayrıca her av yılı için ülkemizin köklü üniversitelerinin yaban hayatı konusunda uzmanları tarafından "Av Turizmi Uygulamaları ve Kotaları Hakkında Teknik Rapor" hazırladığı raporda popülasyonlarının özellikleri ile popülasyonun devamı için avlattırılmasının gerekliliğine yönelik yeterli düzeyde bilimsel, somut ve teknik veri yer almaktadır.

4915 sayılı Kanun hükümleri gereğince avlaklar, av hayvanlarının avlanmalarının kontrol altına alınması, avcılığın düzenlenmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla ilgili yönetmelik kapsamında belirlenmektedir. Bu alanlarda gerçekleştirilen etüt çalışmaları sonucunda hangi av hayvanlarının bulunduğu, hangilerinin avına izin verilebileceği ve hangilerinin korunacağı belirlenmektedir.

Avlak sınırlarının tespitinde Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında elde edilen bilimsel veriler, tür envanterleri ve teknik değerlendirmeler esas alınmaktadır. Anılan köylerin içerisinde yer aldığı Kızılkale Devlet Avlağı statüsünün kaldırılmasını gerektirecek hukuki veya teknik bir zorunluluk bulunmamaktadır.

Avcılık 4915 sayılı Kanun kapsamında her av dönemi yayımlanan Merkez Av Komisyonu (MAK) kararına göre yapılmaktadır. Avlanma hakkını elde eden belgeli avcılar 2025-2026 av dönemi MAK kararı ile avlanmanın açık olduğu avlaklarda, belirlenen avlanma süreleri ve günlerinde, limitler dahilinde genel ve devlet avlaklarında belirlenen kotalar doğrultusunda avcılık faaliyetleri yapılmaktadır. Her avlakta avcı güvenliği, avlağın habitat durumu ve avlanılacak türün özellikleri dikkate alınarak avlaklarda 100-250 hektar alanda | avcı avlanacak şekilde; sulak alan karakteri gösteren avlaklarda ise 30-100 hektar alanda | avcı avlanacak şekilde avlağa girecek avcı sayısı ve türler için yıllık avlanma miktarları belirlenmekte ve Avlak Yönetim Bilgi Sistemi (AVBİS) üzerinden izlenmektedir. 4915 sayılı Kanun kapsamında avcılık faaliyetleri il doğa koruma ve milli parklar müdürlüğümüz tarafından av koruma ve kontrol faaliyetleri kapsamında sahada düzenli denetimler yapılmaktadır. Yasadışı av faaliyeti yapanlara yönelik koruma ve denetimler, kolluk kuvvetleri ile iş birliği içerisinde yürütülmekte olup, sahada düzenli ve ortaklaşa denetim faaliyetleri gerçekleştirilmektedir.

2025-2026 Av Dönemi MAK kararının "Merkez Av Komisyonunca avlanmanın yasaklandığı sahalar" başlıklı 8'inci maddesinde il, ilçe, belde, köy vb. meskun yerlere 300 metre mesafe içinde avlanmak, bu sahalarda kılıfında olmadan açıkta tüfek ve köpekle dolaşmak yasaktır. Bu düzenleme her av dönemi için MAK tarafından yeniden alınmakta ve yürürlüğe girmektedir. TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı

Son dönemde köylülerin can güvenliğini tehdit ettiği iddia edilen avcılık faaliyetleri hakkında Bakanlığımıza herhangi bir başvuru veya şikâyet intikal etmemiştir. Aynı zamanda bu tür güvenlik ve asayişe dair hususlar kolluk kuvvetlerinin görev ve yetki alanında bulunduğundan, Bakanlığımızca idari veya cezai işlem tesis edilmemiştir.

AV turizmi ülke genelinde geçerli mevzuat çerçevesinde yürütülmektedir. Uygulamalar, belirli bir inanç veya kültürel yapıya göre farklılaştırılmamaktadır. Bu husus, hukukun eşitlik ilkesi gereğidir. Bununla birlikte yapılan kontrollerde Kızılkale Devlet Avlağı içerisinde bıldırcın, çulluk kaya güvercini, keklik, ördek türleri, sakarmeke, su çulluğu, üveyik, yaban domuzu ve yaban tavşanının yerli avcılar tarafından avlandığı görülmüştür.

MAK 2025-2026 av dönemi kararlarının "Korunan Alanlar" başlıklı 9*uncu maddesi uyarınca, özel kanunlarla (milli parklar, tabiat parkları, tabiat koruma alanları, tabiat anıtları, özel çevre koruma bölgeleri ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında belirlenen alanlar ve koruma bölgeleri) ve 4915 sayılı Kanun ile korunan alanlarda avlanmak yasaktır. Bu sahalarda kılıfında olmadan açıkta tüfek ve köpekle dolaşmak da yasaklanmıştır. 2863 sayılı Kanun kapsamında belirlenen alanlarda faaliyetler, ilgili koruma kurulu kararlarına göre yürütülmektedir. Bu alanlarda avcılık faaliyetlerinin yasaklanması hususu, koruma kurulu tarafindan alınacak kararlara bağlıdır. Kuruldan bu yönde bir talep ve karar gelmesi halinde, söz konusu alanlarda avcılık faaliyetleri yasaklanmaktadır.

İbrahim YUMAKLIBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir