İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/37377 GEÇ CEVAPLANDI · 107 GÜN

Ülke genelinde hava kalitesinin izlenmesi, ölçümü ve denetimine ilişkin

Kaynak göster

Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti), 9 Aralık 2025 tarihinde 7/37377 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 107 gün sonra, 26 Mart 2026).

Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul). “Ülke genelinde hava kalitesinin izlenmesi, ölçümü ve denetimine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37377, 9 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37377-ulke-genelinde-hava-kalitesinin-izlenmesi-olcumu-ve-denetimine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7a020563-ae19-432f-af8a-019b080bdb65

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 107 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda yer alan sorularımın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat KURUM tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Son dönemde yayımlanan hava kalitesi ölçümlerine ilişkin haberler, Türkiye'nin birçok ilinde hava kirliliğinin hem boyut hem süreklilik açısından alarm verici düzeyde olduğunu göstermektedir. 8 Aralık 2025 tarihli bir habere göre, Dünya Hava Kalitesi Endeksi verileri uyarınca bazı illerde (örneğin Iğdır, İzmir'in bazı ilçeleri, Konya, İstanbul'un bazı semtleri) PM2.5 düzeylerinin kabul edilemez hale geldiği, birçok büyükşehir ve sanayi/çevre yoğun yerleşim alanında "hassas gruplar için sağlıksız" ya da "sağlıksız" sınıflandırması yapıldığı görülmektedir.

Bu durum, yalnızca çevresel bir sorun değil; aynı zamanda halk sağlığı, sosyal adalet ve devletin yükümlülükleri açısından da acil olarak ele alınması gereken bir kamu meselesidir. İnce partikül madde (PM2.5 ve PM10) kirliliğine bağlı olarak; solunum yolu hastalıkları, kronik hastalıklar, erken ölümler, özellikle çocuklar, yaşlılar, kronik rahatsızlığı olanlar ve sosyal olarak dezavantajlı gruplar açısından ağır riskler gündemdedir.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Ayrıca, çeşitli kaynaklar ve sivil toplum raporları, Türkiye genelinde hava kalitesinin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) gibi uluslararası standartların çok üstünde olduğunu; pek çok ilde yıllık ortalama havanın "temiz" olarak bile tanımlanamayacak kadar kirli olduğuna dikkat çekmektedir. Bu tablo, çevre yönetimi, kentleşme planlaması, sanayi denetimi ve halk sağlığı politikalarının yetersiz kaldığının bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir.

Bu çerçevede, Bakanlığınızın mevcut hava kalitesi izleme sistemini, ölçüm verilerini, denetim ve düzenleme süreçlerini, halk sağlığına etkisi olan kirlilik kaynaklarının kontrolüne dair politikalarını; ayrıca bu politikaların etkinliği, izlenmesi ve şeffaflığı konusunda kamuoyunu bilgilendirmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. 2025 itibarıyla Türkiye genelinde hava kalitesi izleme ağı kaç istasyondan oluşmaktadır? Bu istasyonların illere göre dağılımı nasıldır?

  2. . Özellikle PM2.5 ve PM10 ölçümü yapan istasyon sayısı ve lokasyonları nedir?

  3. . Son 5 yıl içinde (2021-2025) ölçülen hava kirliliği değerlerinin iller bazında yıllık ortalaması nedir? Bu veriler yıllık rapor halinde kamuoyuyla paylaşılmakta mıdır? Paylaşılıyorsa nereden erişilebilir?

  4. . Ülkedeki hava kirliliği düzeyi dikkate alındığında, kirletici kaynakların denetimine dair hangi mekanizmalar işletilmektedir? Son 5 yılda kaç denetim yapılmıştır, bu denetimlerin sonuçları nelerdir?

  5. . Hava kalitesinin halk sağlığına etkisi konusunda Bakanlığınızın elinde bilimsel veya epidemiyolojik çalışmalara dayalı veri var mıdır? PM2.5 gibi kirleticilerin uzun vadeli sağlık etkileri hakkında yürütülen çalışmalar, raporlanmış mıdır?

  6. . Özelliklerisk altında olan gruplar için özel "temiz hava", "hava kirliliği izleme ve uyarı sistemi", "koruyucu önlemler" ya da "sağlık bilgilendirme kampanyası" uygulamaları mevcut mudur? Varsa bunların kapsamı, başlangıç tarihi ve sorumlularıyla birlikte açıklar mısınız?

  7. . Büyükşehirlerde ve sanayi yoğun yerleşim alanlarında kentleşme, trafik planlaması, sanayi alanlarının yer seçimi gibi kent planlama politikaları göz önüne alındığında; hava kirliliğini azaltmaya yönelik uzun vadeli ulusal strateji var mıdır? Bu stratejinin hedefleri ve yol haritası nedir?

  8. . Hava kalitesi standartlarının, ölçüm ve limit değerlerinin uluslararası kriterlerle uyumluluğu Bakanlığınızca nasıl sağlanmaktadır? Şu anda uygulanan limit değerler DSÖ tavsiyelerine göre yeterli midir?

  9. . Hava kalitesi izleme, ölçüm, denetim ve halk sağlığı koruma mekanizmalarının şeffaflığı, erişilebilirliği ve kamuoyuna duyurulması açısından Bakanlık olarak hangi adımları atıyorsunuz?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·

Milletvekillerimiz tarafından Bakanlığıma yöneltilen ve ilişik listede, TBMM Esas numaraları ve konuları belirtilen yazılı soru önergeleri incelenmiş olup, söz konusu önergelerde yer alan hususlara ilişkin cevaplarımız ekte sunulmuştur.

Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.

Bakan -Dosya (1 Takım)

Mustafa Kemal Mahallesi Eskişehir Devlet Yolu (Dumlupınar Bulvarı) 9. km. No: 278 Çankaya / Ankara İrtibat:Tamer IŞIK Tel: 410 14 45

SAYIN MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU'NUN 323 2?

TBMM 7737377 ESAS SAYILI GL EE YAZILI SORU ÖNERGESİNE 9

İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLAR

SORULAR

Son dönemde yayımlanan hava kalitesi ölçümlerine ilişkin haberler, Türkiye'nin birçok ilinde hava kirliliğinin hem boyut hem süreklilik açısından alarm verici düzeyde olduğunu göstermektedir. 8 Aralık 2025 tarihli bir habere göre, Dünya Hava Kalitesi Endeksi verileri uyarınca bazı illerde (örneğin Iğdır, İzmir'in bazı ilçeleri, Konya, İstanbul'un bazı semtleri) PM 2.5 düzeylerinin kabul edilemez hale geldiği, birçok büyükşehir ve sanayi / çevre yoğun yerleşim alanında "hassas gruplar için sağlıksız" ya da "sağlıksız" sınıflandırması yapıldığı görülmektedir.

Bu durum, yalnızca çevresel bir sorun değil; aynı zamanda halk sağlığı, sosyal adalet ve devletin yükümlülükleri açısından da acil olarak ele alınması gereken bir kamu meselesidir. İnce partikül madde (PM 2.5 ve PM10) kirliliğine bağlı olarak; solunum yolu hastalıkları, kronik hastalıklar, erken ölümler, özellikle çocuklar, yaşlılar, kronik rahatsızlığı olanlar ve sosyal olarak dezavantajlı gruplar açısından ağır riskler gündemdedir.

Ayrıca , çeşitli kaynaklar ve sivil toplum raporları, Türkiye genelinde hava kalitesinin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) gibi uluslararası standartların çok üstünde olduğunu; pek çok ilde yıllık ortalama havanın "temiz" olarak bile tanımlanamayacak kadar kirli olduğuna dikkat çekmektedir. Bu tablo, çevre yönetimi, kentleşme planlaması, sanayi denetimi ve halk sağlığı politikalarının yetersiz kaldığının bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir.

Bu çerçevede, Bakanlığınızın mevcut hava kalitesi izleme sistemini, ölçüm verilerini, denetim ve düzenleme süreçlerini, halk sağlığına etkisi olan kirlilik kaynaklarının kontrolüne dair politikalarını; ayrıca bu politikaların (etkinliği, izlenmesi ve şeffaflığı konusunda kamuoyunu bilgilendirmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda;

I- 2025 itibarıyla Türkiye genelinde hava kalitesi izleme ağı kaç istasyondan oluşmaktadır? Bu istasyonların illere göre dağılımı nasıldır?

2- Özellikle PM2.5 ve PM 10 ölçümü yapan istasyon sayısı ve lokasyonlar nedir?

3 Son 5 yıl içinde (2021-2025) ölçülen hava kirliliği değerlerinin iller bazında yıllık ortalaması nedir? Bu veriler yıllık rapor halinde kamuoyuyla paylaşılmakta mıdır? Paylaşılıyorsa nereden erişilebilir?

4- Ülkedeki hava kirliliği düzeyi dikkate alındığında, kirletici kaynakların denetimine dair hangi mekanizmalar işletilmektedir? Son 5 yılda kaç denetim yapılmıştır, bu denetimlerin sonuçları nelerdir?

• Hava kalitesinin halk sağlığına etkisi konusunda Bakanlığımızın elinde bilimsel veya epidemiyolojik çalışmalara dayalı veri var mıdır? PM2.5 gibi kirleticilerin uzun vadeli sağlık etkileri hakkında yürütülen çalışmalar, raporlanmış mıdır?

6 Özellikle risk altında olan gruplariçin özel "temiz hava", "hava kirliliği izleme ve uyarı sistemi", "koruyucu önlemler" ya da "sağlık bilgilendirme kampanyası" uygulamaları mevcut mudur? Varsa bunların kapsamı, başlangıç tarihi ve sorumlularıyla birlikte açıklar mısınız?

7- Büyükşehirlerde ve sanayi yoğun yerleşim alanlarında kentleşme, trafik planlaması, sanayi alanlarının yer seçimi gibi kent planlama politikaları göz önüne alındığında; hava kirliliğini azaltmaya yönelik uzun vadeli ulusal strateji var mıdır? Bu stratejinin hedefleri ve yol haritası nedir?

8- Hava kalitesi standartlarının, ölçüm ve limit değerlerinin uluslararası kriterlerle uyumluluğu Bakanlığınızca nasıl sağlanmaktadır? Şu anda uygulanan limit değerler DSÖ tavsiyelerine göre yeterli midir?

9- Hava kalitesi izleme, ölçüm, denetim ve halk sağlığı koruma mekanizmalarının şeffaflığı, erişilebilirliği ve kamuoyuna duyurulması açısından Bakanlık olarak hangi oadımları atıyorsunuz?

CEVAPLAR

Bakanlığımızca Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği çerçevesinde hava kalitesinin korunması ve kirliliğin azaltılması kapsamında illerimizdeki sanayi, evsel ısınma ve ulaşım kaynaklı hava emisyonları hesaplanarak, Bakanlığımız taşra teşkilatı koordinasyonunda Temiz Hava Eylem Planları hazırlanmakta ve uygulanmaktadır.

Temiz Hava Eylem Planları'nın uygulanması aşamasında özellikle yerel yönetimlere şehirlerin önceliklerine göre önemli görevler düşmektedir. Eylem planları Bakanlığımız tarafından geliştirilen Temiz Hava Eylem Planı İzleme (THEP-İZ) yazılımı aracılığıyla takip edilmektedir.

Eylem Planları'nda illerin dinamiklerine göre bilgi teknolojileri ve coğrafi bilgi sistemlerini odoğrudan kullanan HEY Portalı ve NEFES yazılımı ile hava kalitesi seviyelerinin korunmasına esas karar destek süreçleri için veri üretilmekte ve hava kalitesinin korunması önlemlerinin yaygınlaştırılması için gerekli tavsiyeler ilgili kurum ve kuruluşlara aktarılmaktadır.

Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği kapsamında 2019 yılı itibarıyla ülkemizde, temel hava kirleticileri için Avrupa Birliği tarafından uygulanan limit değerler geçerlidir. Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği orevizyonuna esas hazırlanan taslak yönetmelik, ince partikül madde kirleticisine ilişkin Avrupa Birliği (AB) direktifi ile birlikte ülkemize ilişkin altyapıyı dikkate alan düzenleme hükümlerini içermektedir. Taslak Yönetmelik yayımı çalışmaları sürdürülmektedir.

Bakanlığımızca; Ülkemizde Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı çalışmaları 2004 yılında 35 adet Hava Kalitesi İzleme İstasyonu ile başlamış olup, şu an itibariyle 383 adet Hava Kalitesi İzleme İstasyonu'ndan 359 adetinde PM10, 189 adetindede PM2.5 ölçüm cihazı bulunmaktadır. Tüm illerimizde saatlik ortalamalar şeklinde 7/24 izlenmekte ve talep edilen tüm bilgiler www.sim.csb.gov.tr web adresi ile Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı Mobil Uygulaması üzerinden vatandaşlarımızın bilgisine sunulmaktadır. Ayrıca elde edilen veriler ışığında aylık ve yıllık olarak hazırlanan Hava Kalitesi Bülten Raporları Bakanlığımız internet sayfasında kamuoyu ile paylaşılmaktadır.

Çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevre kalitesinin korunması amacıyla ülke çapında 2872 sayılı oÇevre Kanunu ve bu Kanun'a istinaden çıkarılan mevzuatlar kapsamında Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatında görevli denetim personelleri tarafından ani, birleşik ve şikâyet üzerine denetimler yapılmaktadır. Çevre Kanunu'na aykırı faaliyet gösteren ve çevre kirliliğe sebebiyet verenlere 2872 sayılı Çevre Kanunu ilgili maddelerince idari yaptırım uygulanmakta ayrıca çevre kirliliğine sebebiyet verenler hakkında Cumhuriyet Savcılıkları'na suç duyurusunda bulunulmaktadır.

Bakanlığımızca e-denetim sistemi verilerine göre son 5 yılda gerçekleşen hava konulu 40.846 adet çevre denetimi sonucunda 2673 adet uygunsuzluğa 901.013.564,33 TL idari yaptırım uygulanmış olup, 470 adet tesisin faaliyeti durdurulmuştur.

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir