İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/37529 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 31 GÜN

Kamusal eğitimin niteliğinin artırılmasına ilişkin

Kaynak göster

İskender Bayhan (EMEP), 2 Aralık 2025 tarihinde 7/37529 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 31 gün sonra, 2 Ocak 2026).

İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Kamusal eğitimin niteliğinin artırılmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37529, 2 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37529-kamusal-egitimin-niteliginin-artirilmasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/cda7f44f-9ce9-456f-b077-019ae3cfd60c

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 31 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 02.12.2025 Ş Istanbul Milletvekili

Türkiye'de eğitim alanında biriken ve her yıl daha da ağırlaşan eşitsizlikler, artık örtülemez bir boyuta ulaşmıştır. Milyonlarca çocuk, kalabalık sınıflarda, bakım-onarım yapılmamış binalarda, öğretmen ve temizlik personeli eksikliğiyle baş başa eğitim almaya çalışırken; Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in kendi çocuğunu özel bir okula göndermesi kamuoyunda haklı bir tepkiye yol açmıştır. Basına yansıyan bilgilere göre söz konusu özel okul; yüksek ücretleri, 20-25 kişilik sınıfları, yüzme havuzu, sağlık birimi, tam kadrolu temizlik ve güvenlik personeli ile devlet okullarının sahip olmadığı imkânlara sahiptir. Dahası, "kaynak yok" denilerek devlet okullarında bir öğün ücretsiz yemek dahi sağlanmazken, ilgili okulda her gün kahvaltı ve öğle yemeği olmak üzere iki öğün yemek verilmektedir.

Son bir yıl içinde Türkiye'nin dört bir yanından gelen haberlerde, birçok devlet okulunda öğrencilerin sırayla tuvalet temizlediği, okulların temizlik malzemelerini velilerin karşıladığı, öğretmenlerin kendi ceplerinden sınıf harcaması yaptığı, deprem bölgesindeki yüzlerce okulun hâlâ güçlendirilmediği ve taşımalı eğitimle geçen saatlerin çocukların eğitim hakkını zayıflattığı görülmektedir. Birçok okulda kalorifer yakacakları dahi bulunmadığı için öğrencilerin soğuk sınıflarda ders işlediği bilinirken; özel okulların havuzlu, güvenlikli, yemekhaneli "ayrıcalıklı dünyası" ile devlet okullarının yaşadığı yoksunluk arasındaki uçurum giderek büyümektedir.

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Bu tablo ortadayken Selçuk Özdağ tarafından yöneltilen, "Bakan ve bakan yardımcılarının çocuklarının devlet okulunu tercih etme oranı nedir?" sorusuna Bakan Yusuf Tekin tarafından verilen yanıt, iktidarın emekçi ailelerin çocuklarına reva gördüğü koşullarla kendi çocuklarına sağladığı ayrıcalık arasındaki farkı daha da görünür kılmıştır. Bakan Tekin, kamu adına hesap verilmesi gereken bu soruyu "tercih özgürlüğü" diyerek geçiştirmiş; üst düzey yöneticilerin çocuklarının özel okul mu yoksa devlet okulu mu tercih ettiğini açıklamaktan kaçınmış; özel okulların eğitimde "fırsat eşitliğini artırdığı" gibi hayatın gerçekliğiyle bağdaşmayan iddialar öne sürmüş; en kritik bilgiyi ise "mahremiyet" gerekçesiyle paylaşmayı reddetmiştir.

Aynı dönemde devlet okullarında sınıf mevcutları 40—50*ye çıkmış, öğretmen açığı yüzbinleri bulmuş, temizlik personeli yokluğunda veli bağışları zorunluluğa dönüşmüş, deprem güçlendirmesi bekleyen okullar yıllardır kaderine terk edilmiş ve özellikle yoksul mahallelerdeki okullar hem imkân hem başarı düzeyi bakımından hızla geriye düşmüştür.

Bu koşullar altında bir Bakan'ın kendi çocuğu için kamusal eğitimi değil, piyasalaştırılmış eğitimin en üst segmentlerinden birini tercih etmesi; sınıfsal bir tercihin, ayrıcalıklı bir konumun ve kamusal sorumluluktan uzaklaşmanın açık ilanıdır. Emekçi ailelerin çocuklarının kaderi mahallelerine, gelir düzeylerine ve sınıfsal konumlarına göre çizilirken; ülkeyi yönetenlerin kendi çocuklarını bu sistemden muaf tutması, eğitimdeki eşitsizliği yalnızca seyreden değil, bizzat derinleştiren bir siyasi iradeyi işaret etmektedir. Bu durum, kamusal eğitimin niteliğini artırmakla sorumlu bir Bakanlığın kendi savunduğu modele güvenmediğinin de en somut göstergesidir.

Bu Bağlamda;

2018 yılından bu yana görev yapan bakan ve bakan yardımcılarının ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklarının kaç tanesi devlet okullarına, kaç tanesi özel okullara devam etmektedir? Bu verileri ayrı ayrı açıklayacak mısınız?

Milli Eğitim Bakanlığı üst düzey bürokratlarının (bakan yardımcıları, genel müdürler, daire başkanları vb.) çocuklarının devlet okullarını tercih etme oranı nedir? Bu konuda Bakanlığınızda tutulan herhangi bir kayıt veya çalışma bulunmakta mıdır?

. Kamusal eğitimin niteliği ve eşitliği açısından belirleyici bir gösterge olan bu verilerin

SORULAR

  1. "mahremiyet" gerekçesiyle saklanması, kamu adına hesap verme sorumluluğuyla bağdaşmakta mıdır?

  2. Bakanlığınız, devlet okullarında yaşanan kalabalık sınıflar, temizlik personeli eksikliği, velilerden para toplanması, deprem güçlendirme bekleyen okul sayısının fazlalığı, taşımalı eğitim sorunları ve yoksul mahalle okullarının giderek yoksunlaşması gibi yapısal eşitsizlikler konusunda bir değerlendirme veya kapsamlı bir çalışma yapmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir?

  3. . Devlet okullarında bir öğün ücretsiz yemek sağlanamadığı hâlde, özel okullarda iki öğün yemek verilmesinin yarattığı eşitsizlik karşısında Bakanlığınızın bir politika geliştirme niyeti var mıdır?

  4. Yoksul mahallelerdeki çocukların, adres temelli zorunlu yerleştirme sistemi nedeniyle nitelikli okullara erişiminin fiilen engellendiği kabul edilmekte midir? Bakanlığınız bu eşitsizliği gidermek için herhangi bir düzenleme üzerinde çalışmakta mıdır?

  5. Bakanlığınız, özel okulların eğitimde "fırsat eşitliğini artırdığı" yönündeki iddiasını hangi verilere ve bilimsel çalışmalara dayandırmaktadır?

  6. Kamusal eğitimden sorumlu bir Bakanlık olarak, kendi yöneticilerinizin dahi tercih etmediği bir okul modelinin milyonlarca çocuğa dayatılmasının eğitimde eşitlik ve adalet ilkeleriyle bağdaştığını düşünüyor musunuz?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·

b) 16/12/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1759008 sayılı yazınız.

Bakanlığımıza İlgi (a-b)'de kayıtlı yazıyla iletilen Artvin Milletvekili Uğur BAYRAKTUTAN'ın 7/36684 ve İstanbul Milletvekili İskender BAYHAN'ın 7/37529 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

Milli Eğitim Bakanı Ek: Bilgi (5 Sayfa)

Elektronik Ağ: www.meb.gov.tr Faks: (0312)418 7539

VAY EN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİMİN ii Gelisti 5 YÜZYILI "yi Strateji Geliştirme Başkanlığı DO YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Anayasamızın 20. maddesi ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca, bireylerin özel hayatı, aile yaşantısı ve çocuklarının eğitim bilgileri kişisel veri kapsamındadır. Kamu görevlilerinin ve ailelerinin temel hak ve özgürlükleri, hizmetin gerektirdiği şeffaflık ilkesiyle çelişmeyecek şekilde korunmaktadır. Bakanlığımız bünyesinde üst düzey bürokratların çocuklarının okul tercihlerine dair istatistiksel bir veri tutulmamaktadır; zira eğitim hakkı ve okul seçimi, velilerin demokratik ve yasal bir hakkıdır. Öte yandan Bakanlığımız MEBBİS sisteminde öğrenci velilerinin siyasi görüş veya kimliklerini tanımlayacak hiçbir veri yer almamaktadır.

Ülkemiz vatandaşlarının çocuklarının eğitimi için yasal statüde eğitim veren herhangi bir eğitim kurumunu tercih edebilmeleri ülkemizin demokratik bir hukuk devleti olmasının göstergelerinden biridir. Farklı siyasi partilere mensup parti temsilcilerinin kendileri ya da çocukları, ülkemizde yasal statüde hizmet veren resmi veya özel bir eğitim kurumunda eğitim almış veya almaktadır. Bireylerin eğitim için tercih ettikleri okullar, siyasi bir değerlendirme aracı olamayacağı gibi etkin görevde olan kamu görevlileri için de siyasi bir değerlendirme aracı değildir. Vatandaşlarımızın ve kamu görevlilerinin istedikleri eğitim kurumunu tercih edebilmeleri; iddia edilenin aksine eğitim kurumlarının ve devlet okullarının güvensizliğinin değil eğitim kurumlarının çeşitliliğinin ve toplumda ortaya çıkan ihtiyaçların dikkate alındığının göstergesidir.

Bakanlığımızca devlet okullarındaki derslik başına düşen öğrenci sayısını azaltmak için her yıl binlerce yeni derslik inşa edilmektedir. Eğitim ortamlarımızı güçlendirmeye yönelik kararlı yatırımlarımızın sonuçları açık bir şekilde görülmektedir. 2002-2003 eğitim-öğretim yılında derslik başına düşen öğrenci sayıları; ilköğretimde 36, ortaöğretimde 30, genel ortaöğretimde 34, mesleki ve teknik ortaöğretimde ise 26 idi. 2024-2025 eğitim-öğretim yılına geldiğimizde bu değerlerin sırasıyla 23, 20, 22 ve 19 seviyelerine gerilediğini görüyoruz.

Aynı dönemde öğretmen başına düşen öğrenci sayılarında da önemli iyileşmeler kaydettik. 2002-2003 yılında ilköğretimde 28, ortaöğretimde 18, genel ortaöğretimde 21, mesleki ve teknik ortaöğretimde 15 olan öğretmen başına düşen öğrenci sayıları; 2024-2025 yılında ilkokulda 18, ortaokulda 13, ortaöğretimde 11, genel ortaöğretimde 12 ve mesleki ve teknik ortaöğretimde 10 düzeyine inmiştir.

Okullarımızın temizlik ve güvenlik personeli ihtiyacı İŞKUR ve ilgili kurumlarla koordineli bir şekilde bütçe imkânları dâhilinde karşılanmaktadır. Bakanlığımızın 48.000 kadrolu temizlik personeline ek olarak; temizlik hizmeti yürütmek üzere 2025-2026 eğitim öğretim yılı için 70.000 Toplum Yararına Program (TYP) katılımcısı ve 12.000 İUP temizlik personeli desteğinin sağlanmasıyla toplamda 130.000 temizlik personeli görev yapmaktadır. Eğitim öğretimin aksamadan devam etmesi için tüm tedbirler alınmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği gereği, Milli Eğitim Temel Kanunu ile tanınan eğitim hakkından yoksun kalması muhtemel ilköğretim, ortaöğretim ve özel eğitim okul/kurum/sınıflarına devam eden öğrenciler ile yaygın eğitim hizmetinden yararlanan özel eğitim kursiyerlerinin resmi okul/kurumlara taşıma yoluyla eğitime erişimleri sağlanmaktadır. Bununla beraber Öğrenci Taşıma Uygulaması kapsamında taşınan ilköğretim ve ortaöğretim öğrencileri ile İlköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine taşıma yoluyla eğitim kapsamında öğle yemeği verilen okullarda açılan özel eğitim sınıflarına devam eden öğrencilere ücretsiz öğle yemeği hizmeti sunulmakta olup ayrıca taşıma merkezi okul AE , Ç Tc.

Ni Or) MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI | 0 0) EĞİTİMİN al N YÜZYILI Strateji Geliştirme Başkanlığı mia müdürlüklerince, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı verileri de dikkate alınarak belirlenen öğrencilere de ücretsiz öğle yemeği hizmeti sunulmaktadır.

2024-2025 eğitim öğretim yılında taşıma hizmeti kapsamında 902.704, toplamda ise 986.474 öğrenciye ücretsiz öğle yemeği hizmeti sunulmuştur.

Okul Servis Araçları Yönetmeliği gereği, taşıma iş ve işlemleri ile servis araçları, her eğitim-öğretim yılının birinci ve ikinci dönem başlangıcında valilik ve kaymakamlıklar tarafından oluşturulacak denetim komisyonu marifetiyle denetlenmektedir. Okul servis araçları kolluk kuvvetlerince de her zaman denetlenebilir. Bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuat kapsamındaki görev ve yetkileri yönünden Milli Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve diğer ilgili kuruluşlar da her türlü denetimi yaparlar. Bakanlığımız Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünün internet sayfasında yayımlanan eğitim müfettişleri/yardımcıları, milli eğitim müdürlükleri ve okul/kurum müdürlükleri için ayrı ayrı hazırlanan Araç Denetim Formları marifetiyle gerekli denetimler yapılmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği'nin "Taşıma merkezi okul/kurum müdürü, taşımadan sorumlu müdür yardımcısı, nöbetçi müdür yardımcısı ve nöbetçi öğretmenin görevleri" başlıklı 13*üncü maddesinin birinci fıkrası (e) bendinde yer alan "Taşınan ilköğretim ve ortaöğretim okul/kurumu öğrencilerinin öğle yemeklerini sağlıklı, güvenli ve düzenli bir şekilde yiyebilmeleri için gerekli tedbirleri almak, yüklenicinin sözleşme hükümlerine uyup uymadığını günlük olarak kontrol edilmesini sağlamak ve giderilemeyen aksaklıkları rapor hâlinde milli eğitim müdürlüğüne bildirmek. " ve üçüncü fıkrasının (d) bendinde yer alan "Öğrenci taşıma uygulaması kapsamında taşınan ilköğretim ve ortaöğretim okul/kurumu öğrencilerinin öğle yemeklerini sağlıklı, güvenli ve düzenli bir şekilde yiyebilmeleri için süreci yerinde izlemek ve yüklenicinin sözleşme hükümlerine uyup uymadığını günlük kontrol ve takip ederek giderilemeyen aksaklıklar ile nöbet raporlarında yer alan sorunları okul müdürlüğüne bildirmek. " hükümleri gereğince, denetimler günlük olarak yapılmaktadır. Söz konusu denetimlerde taşıma merkezi okul/kurum müdürlüklerince kullanılmak üzere Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğümüz tarafından hazırlanan yemek denetim formları kullanılmaktadır.

Bununla birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği'nin "Öğrenci taşıma uygulaması kapsamında verilecek eğitimler" başlıklı 23'üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Öğrenci taşıma uygulaması kapsamında hizmet veren araç sürücüleri ile özel eğitim öğrenci/kursiyerlerini taşıyan araçlarda görevli rehber personele Okul Servis Araçları Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin ikinci fikrasının (a) ve (b) bentleri hükümleri gereği eğitim verilerek sertifika almaları sağlanır. Ayrıca eğitim ve öğretim yılı ekim ayı sonuna kadar öğrenci taşıma uygulaması kapsamındaki öğrenciler ile veli/vasilerine uygulama hakkında milli eğitim müdürlüklerinin koordinesinde okul/kurum müdürlüklerince farkındalık eğitimleri verilir." hükmü doğrultusunda her sene düzenli olarak eğitim verilmektedir.

Adrese dayalı kayıt sistemi, öğrencilerin okullarına en güvenli ve en kolay şekilde erişimini sağlamak amacıyla uygulanmaktadır. Bakanlığımıza bağlı; okul öncesi, ilkokul birinci sınıf ve ortaokul beşinci sınıfa başlayacak öğrencilerin kayıtları adrese dayalı olarak otomatik olarak yapılmakta, nakil ve geçiş işlemleri de adrese dayalı olarak yürütülmektedir. Sınavla öğrenci alan eğitim kurumlarının öğrenci kayıtlarında ise sınav başarısı esas alınmaktadır.

Özel öğretim kurumları, Türk milli eğitim sisteminin bir parçasıdır ve devletin üzerindeki yükü paylaşarak kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına dolaylı katkı sağlamaktadır. Özel teşebbüsün girişimiyle ortaya çıkan alternatif eğitim imkânları; bu alandaki talepleri, ihtiyaçları ve bireysel istekleri karşıladığı gibi eğitim ortamlarının çeşitlenmesine ve ortaya çıkan rekabet ile eğitimin niteliğinin artışına da katkı sağlamaktadır. Paz T.C.

Çiy vi) MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 100 EĞİTİMİN

Nİ Strateji Geliştirme Başkanlığı YÜZYILI

Bakanlığımızın temel hedefi, özel okul veya devlet okulu ayrımı gözetmeksizin her bir evladımızın en yüksek standartlarda eğitim almasını sağlamaktır. Eğitimde fırsat eşitliği, sistemin tüm bileşenlerinin güçlendirilmesiyle tesis edilmektedir.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir