19 Kasım 2023 tarihinde Zonguldak'ta batan bir yük gemisine ve denizcilerin çalışma koşullarına ilişkin
Kaynak göster
Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti), 2 Aralık 2025 tarihinde 7/37554 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 56 gün sonra, 27 Ocak 2026).
Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti, Bursa). “19 Kasım 2023 tarihinde Zonguldak'ta batan bir yük gemisine ve denizcilerin çalışma koşullarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37554, 2 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37554-19-kasim-2023-tarihinde-zonguldak-ta-batan-bir-yuk-gemisine-ve-denizcilerin-calisma-kosull (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c9bd6614-7839-4ffb-93fa-019ae373b342
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 56 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sn. Abdülkadir Uraloğlu tarafından Anayasanın 98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü *nün 96 ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını için gereğini saygılarımla arz ederim.
Hatırlanacağı gibi KAFKAMETLER adlı kuru yük gemisinin 19 Kasım 2029'te fırtınada batması sonucu 12 mürettebattan sadece 5'inin naaşına ulaşılmış, 7 denizci hâlâ kayıp durumdadır. Buna karşın, bilirkişi raporlarında "Emniyetli Yönetim Sistemi kurallarına uyulmaması" ve şirketin "tali kusurlu" bulunmasına rağmen, geminin işletmecisi Kafkametler Denizcilik ve Ticaret A.Ş.'nin armatörleri Saffet Özkandemir, Gökhan Özkan-Demir ve Kayacan Özkan-Demir hakkında etkin ve caydırıcı bir yaptırım uygulanmamıştır. Üstelik tutuklanan tek isim olan Saffet Özkan-Demir de adli kontrolle serbest bırakılmıştır. VHF kayıtlarında Sinop Limanı'nın "korunaklı olmadığı" gerekçesiyle geminin limana alınmaması ve İstanbul Boğazı yönüne yönlendirilmesi, ticari baskı, yanlış yönlendirme ve denetim zafiyetinin denizci ölümlerindeki rolünü bir kez daha ortaya koymuştur. Denizcilerin hayatı söz konusu olduğunda, sermayenin ve sorumluların nasıl korunduğunu gösteren bu tablo, kayıplarımızın unutulmasına izin verilmemesi gerektiğini göstermektedir. Bugün yalnızca KAFKAMETLER değil; 1970-1980 model çok eski gemilerin hâlâ İstanbul Kartal ve Yenikapı demir bölgelerinde çalıştığı, denetimlerin yetersiz olduğu, armatörlere fiili yaptırım uygulanmadığı görülmektedir. Ayrıca; denizcilerin yıpranma payı mevcut iktidar döneminde kaldırılmış, çalışma koşulları ağırlaşmıştır. Çok sayıda şirket yabancı bayrak (Monrovya vb.) kullanarak sigorta ve işçilik yükümlülüklerinden kaçmakta, denizciler borçlandırılmakta ve sosyal güvenceden mahrum bırakılmaktadır. Zabitler ve şirket yöneticileri tarafından yaygın mobing, angarya, baskı ve kötü çalışma koşulları bildirilirken; maaşların çok düşük seviyede kaldığı, gemi satıldığında çalışanların kıdem, ihbar ve alacaklarının ödenmediği görülmektedir. Bu tablo, deniz emekçilerinin sistematik bir sömürü düzeninde bırakıldığını, devlet denetiminin ise ciddi biçimde zayıfladığını göstermektedir. Sonuç olarak; denizciler, Türkiye ekonomisinin ve dış ticaretinin omurgasıdır. Ancak bugün eski gemiler, yetersiz denetimler, yabancı bayrak kaçışı, sigortasızlık, düşük ücretler, mobing ve hak gaspları nedeniyle ağır bir sömürü düzenine mahkum edilmiştir. KAFKAMETLER faciası, bunun en acı örneğidir. Gerçek sorumluların korunması ve deniz emekçilerinin sahipsiz bırakılması kabul edilemez! Kamuoyunun vicdanı ve denizcilerin adalet talebi adına bazı soruların yanıtlanması gerekmektedir.
Bu bağlamda;
Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
SORU 1- Kafkametler faciasında hâlâ kayıp olan 7 denizcinin akıbeti için yürütülen arama çalışmalarının mevcut durumu nedir? Neden etkin bir sonuç alınamamıştır?
SORU 2- Bilirkişi raporları "tali kusur" tespit etmişken, gemi işletmeciliğini yürüten Kafkametler Denizcilik A.Ş. armatörleri hakkında neden etkin bir cezai ve idari işlem yapılmamıştır?
SORU 3- Geminin Sinop Limanı'na alınmaması ve fırtına uyarılarına rağmen İstanbul Boğazı'na yönlendirilmesi kararını hangi idari birimler ve hangi teknik gerekçelerle vermiştir? Bu kararlar denetlenmiş midir?
SORU 4- İstanbul Kartal ve Yenikapı demir sahalarında bulunan 1970-1980 model, ömrünü doldurmuş gemiler hakkında Bakanlığın son 5 yılda yaptığı denetim sayısı, uygulanan idari yaptırımlar ve seferden men kararlarının sayısı nedir?
SORU 5- Denizcilik sektöründe son 10 yıl içinde yabancı bayraklı (Monrovya vb.) gemilerin oranı ne kadar artmıştır? Bu gemilerin personel sigorta yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği nasıl denetlenmektedir?
SORU 6- Çalıştığı gemi yabancı bayraklı olduğu hâlde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı denizcilerin sigorta borçlandırılması uygulamasının hukuki dayanağı nedir? Bu uygulamanın mağdur ettiği kaç denizci vardır?
SORU 7- Denizcilerin çalışma koşullarını düzenleyen uluslararası sözleşmelere rağmen, şirketlerde mobing, angarya, baskı ve kötü çalışma koşulları hakkında Bakanlığınıza ulaşan şikâyet sayısı nedir? Kaçı incelenmiş, kaçı sonuçlandırılmıştır?
SORU 8- Gemiler el değiştirdiğinde ya da şirketler tasfiye edildiğinde denizcilerin kıdem, ihbar, fazla mesai, maaş ve tazminat alacaklarını güvence altına alan bir mekanizma neden hâlâ kurulmamıştır?
SORU 9- Daha önce verilen vaatlere rağmen denizcilerin yıpranma payı neden geri verilmemiştir? Bakanlığınızın bu konuda bir çalışması var mıdır?
SORU 10- Kafkametler davasında ve benzeri kazalarda armatör sorumluluğunun güçlendirilmesi, can güvenliğini hiçe sayanlara ağır yaptırımlar getirilmesi konusunda yeni bir mevzuat çalışmanız var mıdır?
Adres: Halkla İlişkiler Binası 6-kat No: E-611
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Abdulkadir Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ·
Temrük/Rusya Limanından kalkış yaparak Aliağa/İzmir Limanına gitmekte olan KAFKAMETLER isimli gemi, İstanbul Boğazına ilerlediği sırada hava muhalefeti nedeniyle Karasu Limanı İdari Sahasına gelerek, Karasu Limanı Kılavuzluk teşkilatı ile görüşmüş ve kılavuzluk teşkilatınca, mevcut hava durumunda bu bölgede demirlemesinin tehlikeli olduğu, İstanbul Boğazına devam etmesi ya da doğal barınma limanı olan Sinop limanına gitmesinin uygun olacağı bildirilmiştir.
Gemi kaptanı kendi inisiyatifi ile Karadeniz Ereğli Limanı idari sahasına demirlemek üzere geri dönmüş herhangi bir liman giriş talebi olmadan, Ereğli açıklarında geceyi geçirmek için demirlemiş ancak Sinop Liman Başkanlığı ile herhangi bir teması olmamıştır. 19.11.2023 tarihi sabah 09.00 sularında gemi demir tarayarak mendireğe doğru sürüklenip sonrasında ise mendirekteki kayalara çarparak batmıştır. Saat 10.29'da ise Uydu Yardımlı Arama Kurtarma Sisteminden (COSPAS-SARSAT) Zonguldak Ereğlide bulunan gemiden Acil Durum Yer Belirleme Cihaz (EPIRB) sinyali alınmıştır.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, AFAD, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Türk Silahlı Kuvvetleri SAT komandoları tarafından havadan, karadan ve denizden arama kurtarma çalışması yürütülmüştür. 21.11.2023 günü SONAR görüntülerine göre gemiye ait olduğu değerlendirilen iki parça halindeki batık 17 metre derinlikte ve mendireğin 200 metre açığında tespit edilmiş olup $[okunamadı]'inci günün sonunda beş cansız bedene ulaşılmıştır. Bundan sonraki çalışmalar da; hem kayıp denizcilerin aranmasına, hem de geminin enkazının yerinden kaldırılmasına yönelik olarak sürdürülmüş öve 20.08.2024 tarihinde tamamlanmıştır. Ancak yapılan tüm bu çalışmalara rağmen kayıp 7 denizci bulunamamıştır.
Bakanlığımız tarafından yürürlüğe konulan ve uygulaması hassasiyetle takip edilen yeni denetim rejimi ile; gerek Türk Bayraklı ulusal/uluslararası sefer yapan gemiler, gerekse ülkemiz limanlarına uğrak yapan yabancı bayraklı gemiler detaylı şekilde denetlenmektedir. Eksikleri bulunan gemilerin seferine izin verilmemekte ve tersaneye gönderilerek eksikliklerini tamamlamaları sağlanmaktadır. Ülkemiz; Akdeniz ve Karadenizde en fazla gemi denetimi yapan ve eksikliklerin giderilene kadar en fazla gemiyi seferden men ederek tutuklayan ülke konumunda olup, deniz emniyetinden asla ödün verilmemektedir.
Diğer taraftan; Gemiadamları Yönetmeliğinde yer alan ve yabancı bayraklı gemilerde çalışan gemiadamlarına ilişkin düzenleme, herhangi bir zorunlu sigorta borçlandırması öngörmemekte; yalnızca söz konusu gemiadamlarının deniz hizmetlerinin geçerli sayılabilmesi bakımından aranan belgelendirme şartına istisna getirmektedir. Ayrıca, taraf olduğumuz STCW Sözleşmesi hükümleri doğrultusunda, tüm yetkilendirilmiş eğitim kurumlarına gönderilen talimat ile Personel Güvenliği ve Sosyal Sorumluluk eğitim müfredatlarında taciz ve baskıya yönelik içeriklerin güçlendirilmesine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Gemi insanlarının ücret, kıdem, ihbar ve tazminat alacaklarının korunmasına yönelik hususlar, başta Deniz İş Kanunu olmak üzere yürürlükteki mevzuat çerçevesinde ele alınmaktadır. Gemi insanlarına yönelik sosyal güvenlik ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine ilişkin fiili hizmet süresi zammı (yıpranma payı) hakkının yeniden tanınmasına yönelik olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yürütülen teknik değerlendirme ve istişarelerde ise son aşamaya gelinmiştir.
Abdulkadir URALOĞLUBakan