Yargı hizmetleriyle ilgili bazı iddialara ilişkin
Kaynak göster
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti), 9 Aralık 2025 tarihinde 7/37657 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul). “Yargı hizmetleriyle ilgili bazı iddialara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37657, 9 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37657-yargi-hizmetleriyle-ilgili-bazi-iddialara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3620dbed-9378-4971-8930-019b07edb6d6
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 310 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda yer alan sorularımın, Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Grup Başkanvekili
Son yıllarda yargı teşkilatında yaşanan yapısal bozulmalar, adli hizmetlerin niteliğini ve yargıya güven duygusunu olumsuz etkileyen ciddi sorunların ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Avukatlar, yurttaşlar ve yargı mensuplarından alınan yoğun şikâyetler, özellikle 15 Temmuz sonrasında yapılan hızlı ve kapasite gözetilmeyen personel alımlarının; liyakat, mesleki yeterlilik, mesleki etik ve bağımsızlık ilkelerini zayıflattığını göstermektedir. Bazı adliyelerde geçmişte siyasi parti teşkilatlarında görev almış kişilerin referansla adliye personeli yapılması ve bu kişilerin mevcut hâkim ve savcılar üzerinde idari/siyasi baskı aracı haline gelmesi iddiaları, yargının tarafsızlığı açısından son derece kaygı verici bir tablo ortaya koymaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Avukatların adliyelerde hâkimlerle görüşmesinin sistematik biçimde engellenmesi, bazı adliyelerde "avukatlarla duruşma dışında görüşme yapılmayacaktır" şeklinde kapılara asılan yazıların kalıcı uygulamaya dönüşmesi, hâkim—avukat iletişiminin güvenlik görevlileri veya koruma personeli aracılığıyla filtrelenmesi, mesleğin işleyişini ve savunma hakkını fiilen kısıtlamaktadır. Bazı ağır ceza mahkemelerinde, avukatların ancak koruma personelini ikna etmeleri hâlinde hâkimle görüşebildiği iddiaları; İstanbul Bölge İdare Mahkemesinde hâkim katlarına şifreli kapılar konularak avukatların bu alanlara girmesinin engellenmesi; yargı mercilerinin erişilebilirliği bakımından ciddi hukuki sakıncalar içermektedir. Bu durum Anayasa'nın 36'ncı maddesinde güvence altına alınan hak arama hürriyeti, savunma hakkı ve adil yargılanma hakkı ile bağdaşmamaktadır.
Hakimlere ulaşabilirliğin engellenmesi ve hâkimlerin adliye içinde kendilerine fiili tecrit alanları oluşturması, yalnızca bir iletişim sorunu değildir; yargının kurumsal kültürünün dönüşümünün, savunma makamının itibarsızlaştırılmasının ve bağımsız yargı ilkesinin zayıflatılmasının göstergelerinden biridir. Bu uygulamaların doğal sonucu olarak, avukatların müvekkillerinin haklarını etkin biçimde savunmalarının güçleştiği, hak arama süreçlerinin uzadığı ve adli hizmetlerin amacına uygun şekilde yürütülemediği görülmektedir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvuruların sayısının hızla artması, yargıdaki etkili başvuru yollarının tıkandığına işaret etmektedir. Nitekim Adalet
Bakanlığı İnsan Hakları Komisyonu'nda 100 binden fazla dosyanın inceleme sırası beklediği ifade edilmektedir. Bu sayı hem iç hukuk yollarının etkinliğini hem de yargının iş yükü ile personel yeterliliği arasındaki dengesizliği ortaya koymaktadır.
Tüm bu hususlar, yargı mensuplarının siyasi bağlantılarla göreve başladığı iddiaları, avukat-hâkim iletişiminin olağanüstü şekilde kısıtlanması, adliyelerde şeffaf olmayan uygulamaların yaygınlaşması, savunma makamının işlevsiz hale getirilmesi ve adli hizmetlerin nitelik kaybı gibi çok yönlü bir krizi işaret etmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Adliyelerde hâkim—avukat iletişimini kısıtlayan yazıların kapılara asılması uygulaması Bakanlığınızın bilgisi ve talimatı dahilinde midir? Bu uygulamanın yasal dayanağı nedir?
Avukatların hâkimlerle yalnızca koruma personeli veya güvenlik görevlilerinin izniyle görüşebilmesi yönündeki uygulamalar hakkında Bakanlığınız bir inceleme başlatmış mıdır?
Hâkim ve savcıların siyasi parti teşkilatlarıyla geçmişte aktif görev ilişkisi olup olmadığının atama süreçlerinde denetlendiği bir mekanizma var mıdır? Bu mekanizma hangi kurumsal çerçevede işlemektedir?
Siyasi referanslarla adliyelere personel alındığı, bu kişilerin hâkim ve savcılara baskı aracı olarak kullanıldığı iddiaları hakkında Bakanlığınız bir araştırma yürütmüş müdür?
Avukatların adliyelere erişimini, hâkimlerle görüşmesini ve savunma faaliyetlerini engelleyen uygulamaların kaldırılması için Bakanlığınızın planladığı bir düzenleme veya genelge çalışması var mıdır?
Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı önünde bekleyen dosyaların incelenme süresi, ortalama bekleme süresi ve bu yığılmanın azaltılması için alınan önlemler nelerdir?
Adliyelerde o savunma makamının işleyişini ogüçlendirmek, avukatların erişilebilirliğini sağlamak ve yargı bağımsızlığına yönelik kaygıları gidermek adına Bakanlığınızın kısa ve orta vadeli politikası nedir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir