Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde bir akademisyenin doçent ünvanı olmasına rağmen doçentlik kadrosuna atanmamasına ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 24 Aralık 2025 tarihinde 7/38210 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 21 gün sonra, 14 Ocak 2026).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde bir akademisyenin doçent ünvanı olmasına rağmen doçentlik kadrosuna atanmamasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38210, 24 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38210-sivas-cumhuriyet-universitesinde-bir-akademisyenin-docent-unvani-olmasina-ragmen-docentlik (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5248479d-8715-45d0-9473-019b559325c3
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 21 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 7 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 24.12.2025 v
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Kamu Ölçmeleri Anabilim Dalı'nda görev yapan Doç. Dr. İsmail Ercüment Ayazlı, 18.11.2020 tarihinde doçentlik unvanını almış olmasına rağmen, aradan geçen yaklaşık beş yıllık süreye karşın doçentlik kadrosuna atanamamıştır.
Bu süreçte, 10.04.2021 tarih ve 31450 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ilanla Sivas Cumhuriyet Üniversitesi tarafından duyurulan doçentlik kadrosuna Doç. Dr. Ayazlı'nın başvurmasının hemen ardından, söz konusu ilanın 'sehven ilan edildiği! gerekçesiyle 18.04.2021 tarih ve 31458 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak iptal edildiği; buna karşılık, 10.04.2021 tarihli aynı ilan kapsamında yer alan ve bölüm bünyesindeki farklı bir anabilim dalına ait profesör kadrosunun iptal edilmeksizin korunarak sonuçlandırıldığı ve bu kadroya bölümde görev yapan başka bir öğretim üyesinin atanmış olduğu anlaşılmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (17 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
2023 yılı içerisinde, 15.09.2023 tarih ve 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan doçentlik kadro ilanının ardından, yerel bir gazetede Doç. Dr. Ayazlı hakkında yayımlanan haberler gerekçe gösterilerek, söz konusu ilana başvurusunu geri çekmesi yönünde kendisine baskı yapıldığı; akabinde bu haberler dayanak alınarak üniversite tarafından inceleme ve soruşturma başlatıldığı ifade edilmektedir. Yürütülen soruşturma sonucunda, ceza verilmesini gerektirecek herhangi bir durumun bulunmadığı tespitiyle soruşturmanın kapatıldığı anlaşılmaktadır. Buna rağmen, soruşturma ile aklanılmış olmasına karşın, aynı haberlerin akademik kadro ve yükselme süreçlerinde fiili bir değerlendirme ölçütü ve dolaylı veto gerekçesi olarak kullanılmaya devam ettiği ileri sürülmektedir.
Söz konusu haberlerde dayanak gösterilen sosyal medya içeriklerinin, daha önce kolluk makamlarına yapılan başvurular kapsamında hesap ele geçirilmesi (hacklenme) iddiasına konu olduğu; bu hususun idari ve adli incelemelerde değerlendirilmiş ve cezai bir sonuca bağlanmamış olduğu belirtilmektedir. Buna rağmen, aynı haber ve içeriklerin farklı dönemlerde yeniden gündeme getirilerek akademik kadro ilanlarının açılmaması veya başvuruların fiilen engellenmesi yönünde gerekçe olarak kullanıldığı iddia edilmektedir.
Soruşturma sonucunda aklanılmasına rağmen, üniversite yönetimi tarafından; Doç. Dr. Ayazlı'nın akademik itibarının zedelenmesi, gerçeğe aykırı yayın ve iftira iddiaları bakımından, söz konusu haberleri yayımlayan gazete hakkında herhangi bir hukuki veya cezai başvuru yapılmadığı; üniversitenin bu yayınlara karşı kurumsal koruma ve itibar iadesi yönünde bir işlem tesis etmediği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, 2023 yılında yerel bir gazetede yayımlanan ve Doç. Dr. Ayazlı hakkında gerçeğe aykırı ve itham niteliği taşıdığı ileri sürülen haberler nedeniyle 5651 sayılı Kanun kapsamında yargı yoluna başvurulduğu; söz konusu haberlerde Doç. Dr. Ayazlı'nın 18 yaşından küçük çocuklarına ait fotoğrafların da yer aldığı anlaşılmaktadır. Yapılan başvuru üzerine Sivas 1. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından verilen kararla erişimin engellenmesi talebinin reddedildiği görülmektedir. Ancak bu kararın ardından da üniversite yönetimi tarafından, gerek Doç. Dr. Ayazlı'nın akademik itibarının korunması gerekse çocukların kişisel hakları ve özel hayatının gizliliği bakımından, söz konusu yayınlara karşı herhangi bir kurumsal hukuki girişimde bulunulmadığı ifade edilmektedir. Bu durum, öğretim elemanlarının ve aile bireylerinin korunmasına yönelik idari sorumlulukların nasıl yerine getirildiği hususunda soru işaretleri doğurmaktadır.
Bunun yanında, üniversite bünyesinde öğrenci statüsünde bulunan bir kişi tarafından, sosyal medya paylaşımları ve yerel basında yayımlanan yazılar yoluyla Doç. Dr. Ayazlı, Fakülte Dekanı ve Rektörlüğü hedef alan içeriklerin uzun süre herhangi bir disiplin sürecine konu edilmediği; ancak Doç. Dr. Ayazlı tarafından üniversite aleyhine mobbing iddiasıyla yargı yoluna başvurulmasının ardından, söz konusu öğrenci hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı ifade edilmektedir. Bu durumun, idari işlemlerin zamanlaması ve eşitlik ilkesi bakımından nasıl değerlendirildiği hususu açıklığa muhtaçtır.
Son olarak, Doç. Dr. Ayazlı tarafından 13.10.2025 tarihinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğü'ne sunulan ve akademik kadro sürecinde maruz kaldığı uygulamaların ayrıntılı biçimde açıklandığı dilekçeye, aradan geçen süreye rağmen herhangi bir yazılı cevap verilmediği, idarenin bu başvuru karşısında sessiz kaldığı görülmektedir. Bu durumun, idare hukuku bakımından zımni ret niteliği taşıyıp taşımadığı da açıklığa muhtaçtır.
Yerel basında yer alan ve doğruluğu yargı mercilerince kesinleşmemiş haberlerin, soruşturma ile aklanılmış olmasına rağmen akademik kadro süreçlerinde fiili engel hâline gelmesi; ilan edilen kadroların "sehven" gerekçesiyle iptal edilmesi; ayrıca idarenin yazılı başvurulara cevap vermemesi, liyakat, eşitlik, akademik özgürlük ve hukuki güvenlik ilkeleri bakımından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bu bağlamda;
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde görev yapan Doç. Dr. İsmail Ercüment Ayazlı hakkında, 2023 yılında yerel basında çıkan haberler gerekçe gösterilerek başlatılan inceleme ve soruşturmanın, ceza verilmesini gerektirecek bir durum bulunmadığı tespitiyle (kapatıldığı hususu Cumhurbaşkanlığının veya Yükseköğretim Kurulu'nun bilgisi dâhilinde midir?
Soruşturma ile aklanılmış olmasına rağmen, aynı haberlerin akademik kadro ve yükselme süreçlerinde fiili değerlendirme ölçütü veya dolaylı veto gerekçesi olarak kullanılmasının hukuki dayanağı bulunmakta mıdır?
2021 yılında ilan edilen bir doçentlik kadrosunun, başvurunun ardından "sehven ilan edildiği" gerekçesiyle iptal edilmesine karşın, aynı ilan kapsamında yer alan başka bir anabilim dalına ait profesör kadrosunun iptal edilmeksizin sonuçlandırılmasının; idare hukuku, eşitlik ve liyakat ilkeleri bakımından nasıl değerlendirildiği hususunda bir inceleme yapılmış mıdır?
. Doç. Dr. İsmail Ercüment Ayazlı tarafından 13.10.2025 tarihinde Sivas
Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğü'ne sunulan dilekçeye bugüne kadar yazılı cevap verilmemesinin gerekçesi nedir? Bu durum, idare hukuku bakımından zımni ret olarak mı değerlendirilmektedir?
Soruşturma ile aklanılan bir öğretim elemanı hakkında yayımlanan gerçeğe aykırı haberler karşısında, üniversite yönetimlerinin akademik itibarın korunması, itibar iadesi ve hukuki başvuru yükümlülüğü bulunmakta mıdır? Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde herhangi bir denetim mekanizması işletilmekte midir?
Üniversitelerde akademik kadro süreçlerinde basın haberleri, ihbarlar ve denetlenemeyen idari gerekçeler üzerinden fiili engelleme yaratılmasını önlemeye yönelik bir düzenleme veya denetim mekanizması oluşturulması planlanmakta mıdır?
Üniversite mensuplarını hedef alan sosyal medya paylaşımları ve basın yazıları bakımından, öğrenci statüsündeki kişiler hakkında disiplin süreci işletilmesinin; söz konusu paylaşımların yayımlanma tarihinden uzun süre sonra ve ancak ilgili öğretim elemanı tarafından yargı yoluna başvurulmasının ardından başlatılmasının, idari işlemlerin tarafsızlığı ve eşitliği ilkeleri bakımından nasıl değerlendirildiği hususunda Cumhurbaşkanlığı veya Yükseköğretim Kurulu tarafından herhangi bir inceleme yapılmış mıdır?
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde, 2025 yılı Aralık ayında ilan edilmesi planlanan öğretim üyesi kadroları kapsamında, Doç. Dr. İsmail Ercüment Ayazlı'nın görev yaptığı birim ve anabilim dalı için herhangi bir profesör kadrosunun ilan edilmesi planlanmakta mıdır? Planlanmıyor ise, bu kararın hangi objektif kriterlere, akademik ihtiyaç tespitlerine ve norm kadro değerlendirmelerine dayandığı; ayrıca aynı fakülte ve bölüm bünyesindeki diğer anabilim dalları için profesör kadrosu ilan edilip edilmediği hususlarında Cumhurbaşkanlığı veya Yükseköğretim Kurulu tarafından bir denetim yapılmış mıdır?
Yerel basında yayımlanan ve hakkında 5651 sayılı Kanun kapsamında erişimin engellenmesi talebi yargı mercilerince reddedilen haberlerde, öğretim elemanlarının 18 yaşından küçük çocuklarına ait görsellerin yer alması hâlinde; üniversite yönetimlerinin, akademik personelin ve aile bireylerinin kişisel hakları ile özel hayatının korunmasına yönelik olarak ayrıca bir hukuki veya idari girişimde bulunma yükümlülüğü bulunmakta mıdır? Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde herhangi bir denetim veya inceleme mekanizması işletilmekte midir? | 10. Hakkında devlet memurluğuna engel teşkil edecek nitelikte herhangi bir | kesinleşmiş suç isnadı veya yargı kararı bulunmayan bir öğretim elemanı olmasına rağmen, Doç. Dr. İsmail Ercüment Ayazlı! nın 03.10.2025 tarihinde doçent unvanına sahip olduğu hâlde Dr. Öğretim Üyesi kadrosuna yeniden atanmasının hukuki gerekçesi nedir?" Bu durum, aynı kişi hakkında doçentlik ve profesörlük kadrolarının açılmaması yönünde tesis edilen idari tasarruflarla birlikte değerlendirildiğinde, idarenin işlemlerinde çelişki ve objektiflikten uzaklaşma bulunduğu iddiası Cumhurbaşkanlığı veya Yükseköğretim Kurulu tarafından herhangi bir incelemeye konu edilmiş midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ·
İlgi . 07.01.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1772581 sayılı yazınız.
Anayasanın 98 inci maddesi uyarınca Başkanlığınızca tarafıma gönderilen yazılı soru önergelerinden, Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı ile Cumhurbaşkanlığına Bağlı Kurum ve Kuruluşların görev alanına giren konulara ilişkin önergeler cevaplandırılmaktadır.
I sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca bakanlıkların görev ve yetki alanına giren önergeler bakanlıklar tarafından cevaplandırılmaktadır.
Bu itibarla, İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından verilen 7/38210 esas numaralı yazılı soru önergesinde bahsi geçen hususlar Milli Eğitim Bakanlığının görev ve yetki alanına girmektedir.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Cevdet YILMAZ Cumhurbaşkanı Yardımcısı İntermet Adresi: Wwww.tccb.gov.tr
Memur #3 Telefon No:(312) 525 43 82 ba
Cevdet YILMAZCumhurbaşkanı Yardımcısı