İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/38657 GEÇ CEVAPLANDI · 238 GÜN

Tunceli'de bir kadına zorla fuhuş yaptırıldığı iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Ayten Kordu (DEM Parti), 26 Aralık 2025 tarihinde 7/38657 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 238 gün sonra, 21 Ağustos 2026).

Ayten Kordu (DEM Parti, Tunceli). “Tunceli'de bir kadına zorla fuhuş yaptırıldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38657, 26 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38657-tunceli-de-bir-kadina-zorla-fuhus-yaptirildigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c96ebf18-0636-4293-a4d9-019b6e0b33a2

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 238 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Ali YERLİKAYA tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Ayten KORDU Tunceli Milletvekili

Son günlerde Dersim merkezli olarak medyaya yansıyan ve savcılığa intikal eden fuhuş ağı iddiaları, yalnızca tekil bir suç vakasından ibaret değildir. Kadına yönelik şiddet biçimlerinin ve toplumda kadının çok yönlü olarak; ekonomik, sosyal, kültürel, olarak kuşatılması ve bu dezavantajlı durumda bırakılması fuhuş, uyuşturucu, çete gibi ilişkilerin ve ilişkiler üzerinden kadını fuhuşa sürükleyen ağların zeminini oluşturmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Yoksul olan kadınlarla iş vaadiyle ya da ekonomik destek bahanesiyle temasa geçilmesi ve bu temas sonucunda cinselliğe zorlanarak ya da mağduriyeti üzerinden mecbur bırakılarak kadınların mağduriyetlerinden faydalanması durumu ortaya çıkmıştır. Bu uygulamalarla mücadele etmek için alınması gereken önlemler, istihdam politikalarının arttırılması insan onuruna yaraşır maaş ve sosyal güvencenin sağlanması, şeffaflık, İŞKUR yerleştirmelerinde denetim mekanizmaları ve sıkı hukuki zeminle güçlendirilmesi şeklinde mümkün olabilir.

Bir kadının (B.T.) uğradıklarını ifşa ederek savcılığa başvurması ardından akabinde açığa çıkan kamu görevlilerine, (Üniversite, İŞKUR, KYK vs gibi) kurumlarının isimlerinin geçmesi son derece ciddidir; ilgili makamların şeffaf, hızlı ve hesap verici biçimde müdahale etmesi toplumsal adaletin gereğidir.

İddialarda adı geçen Üniversite, İŞKUR, KYK vb. gibi kamu kurumlarının denetim mekanizmalarının işleyişi, yurtlara ilişkin yerleştirme prosedürlerinin hukuka uygunluğu ve yurttaki güvenlik önlemlerinin etkinliği kamusal denetim gerektiren konulardır. İstihdam politikalarında şeffaflık, İŞKUR yerleştirmelerinde liyakat ve denetim, KYK yurtlarında kayıtlı olmayan kişilerin barındırılması gibi uygulamaların sıkı hukuki zemine çekilmesi ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesiyle mümkün olabilir.

Dersim gibi güvenlik politikalarının rahatsız edici boyutlara varan bir ilde böylesi iddiaların uzun süre dikkate alınmaması, kurumsal ihmallerin, denetim boşluklarının ve bazen de örtük koruma ilişkilerinin ve cezasızlık politikalarının varlığına işaret etmekte ve Dersim halkında kamu kurumlarının sorumluluklarına dair derin bir güvensizliğe yol açmaktadır.

Bununla birlikte geçmişte meydana gelmiş ve halen çözümlenmemiş kayıp vakaları (ör. 6. yılına yaklaşmasına rağmen Gülistan Doku'nun akıbetinin halen aydınlatılmaması) gibi yaşanan somut durumlar, benzeri risk alanlarının sürekliliğine işaret etmektedir. Bu nedenle yeni bir iddia ortaya çıktığında, zaman geçirmeksizin ilgili iddianın adli takip sürecinin yanında yapısal ve kurumsal bir değerlendirmeyle birlikte ele alınması gerekir. Zira yalnızca bireysel faillerin cezalandırılması elzem olmakla birlikte, benzer ağların yeniden oluşumunu engellemek için kentin tüm sivil toplum dinamikleri, kadın dernekleri, sosyal hizmetler ve ilgili kamu kurumlarının koordineli bir şekilde ilişki halinde olmaları gerekmektedir.

Ayrıca sivil toplum örgütlerinin, kadın örgütlerinin ve mağdur destek mekanizmalarının soruşturmaya erişimi ve katılımı güvenlik kaygıları gözetilerek sağlanmalıdır. Toplumsal barış ve güvenin tesisi için İçişleri Bakanlığı'nın bu iddiaları ciddiyetle ele alarak; şeffaf, hesap verebilir, kadın örgütleriyle iş birliğine dayanan bir soruşturma süreci başlatması; varsa kurum içi sorumlular hakkında derhal idari tedbirler alması; ayrıca olası koruma ilişkilerinin araştırılması ve benzer vakaların tekrarlanmasını engelleyecek yapısal tedbirler planlaması gerekmektedir.

Bu bağlamda

SORULAR

  1. İddialarda adı geçen kamu görevlileri hakkında İçişleri Bakanlığı tarafından idari soruşturma veya adli süreç başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa hangi tarihte, hangi makamlarca ve hangi sonuçlarla (varsa) ilgili bilgilendirme yapılmıştır?

  2. Mağdurun iddiasına göre KYK denetimindeki bir kız yurduna yerleştirme yapıldığı belirtilmektedir. KYK yurtlarına öğrenci olmayan bir kişinin yerleştirilmesi gibi olağandışı uygulamalara ilişkin olarak valilik, KYK ve ilgili idare tarafından hangi usul ve yetki ile bu tür yerleştirmelere onay verildiği tespit edilmiş midir; konu hakkında

    Bakanlığınız bilgi sahibi ise bu usulün yasal dayanağı nedir?

  3. . KYK yurtlarında öğrenci ve görevli dışında başka kalanlar var mıdır? Varsa hangi kamu kurumu sorumluluğu dahilinde gerçekleşmektedir?

  4. . Bu tip olayların "uzun süre fark edilmemesi" iddiaları hakkında Bakanlığınızın yürüttüğü veya başlattığı bir iç denetim/incelenesi var mıdır? Varsa kapsam, yetki, sorumlular ve ön görülen/alınan tedbirler nelerdir?

  5. . İŞKUR aracılığıyla yapılan yönlendirmelerle ilgili olarak son 5 yılda Dersim'de yapılan yerleştirmeler, başvuru süreçleri, aracı kişi veya kurumlar denetlenmiş midir?

  6. Denetlendiğine bulgular kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Ali Yerlikaya, İçişleri Bakanı ·

İlgi (o : 15.01.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1778190 sayılı yazınız.

İlgi'de kayıtlı yazı ekinde yer alan Tunceli Milletvekili Ayten KORDU'ya ait 7/38657 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.

Kolluk kuvvetleri görevlerini, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması ve devam ettirilmesi amacı ile kanunların kendisine verdiği yetkiye ve hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalarak yapmakta olup adli makamların bilgisi ve talimatları doğrultusunda gerekli iş ve işlemleri gerçekleştirmektedir.

Soru önergesinde bahsi geçen olaya ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca 2025/3746 soruşturma numarasıyla "Fuhuşa Teşvik, Aracılık veya Zorlama" suçundan adli işlem başlatılmış olup meydana gelen olaylara ilişkin soruşturma ve kovuşturma işlemleri adli makamlar tarafından yürütülmektedir.

Ayrıca bahse konu olay ile ilgili gerekli araştırma ve incelemenin yapılması amacıyla Valilik tarafından Muhakkik, Bakanlığımızca da Müfettiş görevlendirilmiştir.

Mustafa ÇİFTÇİ Bakan Adresi: https://eimza.egm.gov.tr .

Adres :Ayrancı Mah. Selimiye Cad. No:17 Ayrıntılı Bilgi : Soru Önergeleri Büro Amirliği

Telefon/Fax: 0312 462 17 83/ Unvanı

Kep : emniyetgenelmudurlugu(Ohs0|l.kep.tr Elektronik Ağ :

Mustafa ÇİFTÇİBakan

Metin otomatik okundu. 3 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir