2025 yılında yaşanan kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin
Kaynak göster
Gülderen Varli (DEM Parti), 14 Ocak 2026 tarihinde 7/39237 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 243 gün sonra, 14 Eylül 2026).
Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “2025 yılında yaşanan kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39237, 14 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39237-2025-yilinda-yasanan-kadin-cinayetleri-ve-supheli-kadin-olumlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/56b101a1-8a9c-4587-83ca-019bc0becd26
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 243 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)TAH Ni HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ GRUP BAŞKANLIĞI
Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü 'nün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 14.01.2026
Gerekçenin tamamını göster (12 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
2025 yılı siyasi iktidar tarafından "Aile Yılı" ilan edilmiş ve tüm kamu kurumlarının politika ve uygulamalarında ön planda tutulmuştur. Ancak kadına yönelik şiddetle mücadele eden platformlar, kadın kurumları ve bağımsız basın kuruluşları tarafından yayımlanan veriler, "Aile Yılı" ilan edilen
2025'te kadın cinayetlerinin, kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin arttığını ortaya koymaktadır.
Jinnews Ajansı'nın 2025 yılı Ocak—Aralık dönemini kapsayan verilerine göre; en az 297 kadın ve 29 çocuk erkekler tarafından öldürülmüş, 191 kadın ve 28 çocuk ise şüpheli şekilde yaşamını yitirmiştir. Haberde ayrıca, kadın ve çocuklara yönelik şiddetin yıl boyunca sistematik biçimde sürdüğü ve faillerin büyük çoğunluğunu en yakın çevrede yer alan erkeklerin oluşturduğu ifade edilmiştir.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun raporuna göre ise 2025 yılında erkekler tarafından en az 294 kadın öldürülürken, 297 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirmiştir.
Bu verilerde görüldüğü gibi şüpheli kadın ölümlerinin kadın cinayetlerinin sayısını geçtiğini göstermektedir.
Ayrıca raporda; şüpheli kadın ölümlerinin büyük bölümünde etkin, bağımsız ve şeffaf soruşturmaların yürütülmediği, dosyaların "intihar" veya "kaza" olarak kapatılmaya çalışıldığı, delil toplama ve sorumluların tespiti yükümlülüklerinin yerine getirilmediği belirtilmektedir. Son beş yılda en az 1267 şüpheli kadın ölümü kayda geçmiş, bu dosyaların büyük bir kısmı hâlâ aydınlatılamamıştır.
Öte yandan, 2025 yılı içerisinde en az 23 kadının, hakkında verilmiş koruma kararlarına rağmen öldürüldüğü; 17 kadının ise kolluk görevlileri tarafından yaşamını yitirdiği kamuoyuna yansımıştır. Ayrıca 11. Yargı paketindeki yeni infaz düzenlemesi kapsamında tahliye edilen Okay Gür'ün tahliye olduktan hemen sonra Rojda Yakışıklı'yı katletmesi, cezasızlık politikalarının kadınların yaşam hakkı üzerindeki ağır sonuçlarını bir kez daha ortaya koymuştur.
Kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırılar, İstanbul Sözleşmesi'nin feshi ve 6284 sayılı
Kanun'un etkin uygulanmaması, yargıda süren cezasızlık politikaları failleri daha da
"cesaretlendirmektedir. Kadınlar her gün sistematik biçimde yaşamın her alanında şiddetin hedefi hâline gelirken, basına yansımayan vakaların çokluğu tablonun gerçekte daha ağır olduğunu göstermektedir.
Bu tablo; cezasızlığı ve kuralsızlığı yapısal biçimde besleyen bir devlet pratiğinin sonucu olarak ortaya çıkmakta olup, Anayasa'nın 17'nci maddesi ile güvence altına alınan yaşam hakkı kapsamında devletin pozitif yükümlülüklerini yerine getirmediğini; ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2'nci maddesi uyarınca, kadınlara yönelik şiddeti önleme, etkin soruşturma yürütme ve failleri cezalandırma yükümlülüklerinin ihlal edildiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesine rağmen kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerindeki artış Bakanlığınız tarafından nasıl değerlendirilmektedir?
2025 yılı içerisinde öldürülen kadınlara ilişkin Bakanlığınızın resmi verileri nelerdir? Kadına yönelik şiddetle mücadele eden kadın platformlarının ve bağımsız basın kuruluşlarının açıkladığı verilere dair bir açıklamanız olacak mıdır?
2025 yılında kayda geçen şüpheli kadın ölümlerinden kaçı hakkında etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmüştür? Kaçı sonuçlandırılmıştır? Etkili soruşturma yapılmadığı iddiaları doğru mu? Şüpheli kadın ölümlerinde etkili soruşturma yapılmama gerekçesi nedir?
Şüpheli kadın ölümlerinin "intihar" veya "kaza" olarak değerlendirilerek kapatıldığı doğru mu? Bu dosyalar hakkında Bakanlığınızın denetim ve izleme mekanizması bulunmakta mıdır?
Hakkında koruma kararı bulunmasına rağmen öldürülen en az 23 kadına ilişkin olarak, koruma kararlarını uygulamayan kamu görevlileri hakkında herhangi bir idari veya cezai işlem yapılmış mıdır?
Koruma kararı alınmasına rağmen kadınların öldürülmesinde ihmali bulunan ve soruşturmaya tabi tutulan personel sayısı kaçtır? Buna benzer olayların yaşanmaması için bakanlığınızca alınan önlemler nelerdir?
2025 yılında kolluk görevlileri tarafından öldürülen 17 kadına ilişkin yürütülen soruşturmaların akıbeti nedir? Kadına yönelik şiddeti önlemeye ilişkin Kolluk birimlerine verilen eğitimler var mıdır?
• 8. Yeni infaz düzenlemesi sonrası tahliye edilen ve sonrasında kadın cinayeti işleyen faillerle ilgili olarak Bakanlığınızın herhangi bir risk analizi veya önleyici çalışması bulunmakta mıdır?
Kadınların yaşam hakkını korumaya yönelik olarak 2025 yılı içinde Bakanlığınız tarafından alınan ve uygulanan somut ve etkili önlemler var mıydı? Varsa bunlar nelerdir?
Bakanlığınız tarafından kadına, çocuğa ve toplumda artan şiddet sarmalını önlemeye ilişkin 2026 yılında hayata geçirilecek plan ve önlemler nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi (o :a)27.01.2026 tarihli ve 1787827 sayılı yazınız. b)25.02.2026 tarihli ve 1805887 sayılı yazınız.
İlgi yazı ekinde alınan Van Milletvekili Sayın Gülderen VARLİ tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/39237 ve 7/40788 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan
1. 739237 Cevap Metni (6 Sayfa)
2. 7/40788 Cevap Metni (6 Sayfa)
Telefon No:(312) 705 7330 gizi N
Van Milletvekili Sayın Gülderen VARLİ"ye Ait 7/39237 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni
Kadına yönelik şiddetle mücadelede "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir:
2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin yasal altyapı güçlendirilmiştir. Kanun'un etkin olarak uygulanmasına yönelik yönetmelikler ve Bakanlık genelgeleri yürürlüktedir.
2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 25 Kasım 2023 tarihinde yayımlanmış olup kadına yönelik şiddetle mücadelenin en üst düzeyde ele alındığına yönelik önemli bir gösterge olarak ilgili mevzuatta yerini almıştır.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede temel yasal enstrümanlardan biri olan Türk Ceza Kanunu'nda, 2021 ve 2022 yıllarında yapılan değişikliklerle kadına yönelik işlenen fiillere ilişkin cezai müeyyideler artırılmış, daha önce başka suçların içerisinde değerlendirilen ısrarlı takip eylemleri eklenen 123/A maddesi ile ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir.
Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup 2026-2030 dönemini kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı Bakanlığımız Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü koordinasyonunda; geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda; bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla hazırlanmıştır. V. Ulusal Eylem Planı, 25 Kasım 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 2025/19 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girmiştir.
V. Ulusal Eylem Planı, önceki planlardan yapısal olarak farklılaşan Eksen Yapısı ile politika alanları, mücadelenin omurgasını oluşturan 5 Dikey Eksen ve bu eksenleri kesen 5 Yatay Eksen üzerine inşa edilmiştir. Böylelikle kadına yönelik şiddeti çok boyutlu doğası etkileşimli ve kesişimsel bir anlayışla ele alınmıştır.
Eylem Planı kapsamında 5 dikey eksende toplam 15 strateji ve 130 faaliyet bulunmaktadır.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmalarımız hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. IV. Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla İl Eylem Planlarının yürürlüğe konması için çalışmalar devam etmektedir.
Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu kadına yönelik şiddet konusundaki mevcut durumu değerlendirmekte, bu konuda öneriler sunmaktadır. Kurul bugüne kadar 18 toplantı gerçekleştirmiştir. Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları" ile kadına yönelik şiddetle mücadelede il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak destek ve izleme hizmetlerinin verildiği merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 87 ŞÖNİM hizmet vermektedir.
ŞÖNİM'lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Bu kapsamda şiddet mağdurları ile mesleki görüşmeler yapılarak vaka formülasyonu ve müdahale planları hazırlanmakta, yapılan planlama çerçevesinde gerekli mesleki çalışmalar yürütülmektedir. Söz konusu çalışmaların etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla mesleki personelin kapasitesi temel ve ileri düzey eğitimlerle artırılmaktadır. Bununla birlikte şiddet mağdurlarının psikososyal ihtiyaçlarının etkin bir şekilde giderilmesi ve psikolojik ve sosyal işlevselliklerinin artırılması üzere sunulacak psikososyal destek hizmetlerini model halinde yapılandıracak ar-ge çalışmalarımız da devam etmektedir. Söz konusu çalışmalarla psikososyal destek hizmetlerinin sunumu ile izleme, değerlendirme ve kalite geliştirme çalışmalarının standardizasyonunu sağlanarak hizmetler bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve mağdurun özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde yapılandırılacaktır ve hizmetlerimiz bir ileri seviyeye taşınacaktır.
Her ilde en az | kadın konukevi bulunmakla birlikte şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Türkiye genelinde toplam 151 kadın konukevi bulunmaktadır.
Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 451 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.
Bakanlığımız kadın hizmet birimlerince nitelikli hizmet sunumu gerçekleştirmek üzere Hizmet Standartları Rehberi, beraberinde iç ve dış değerlendirmeyi kapsayan Öz Değerlendirme Rehberi bulunmaktadır. İlgili rehberlerde; gizlilik, güvenlik ve güçlenme ilkeleri temelinde fiziksel, yönetsel ve mesleki standartlar ve standartların yerine getirilmesi için gerekli olan koşulları belirleyen değerlendirme ölçütleri belirlenmiş olup öz değerlendirme çalışmaları sürdürülmektedir.
Bu mekanizmaların yanı sıra İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde ihtisas kuruluş ve birimlerle hizmetler sürdürülmektedir. Bu alanda Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı uzman kolluk birimleri, Adalet Bakanlığına bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ile eş güdüm ve koordinasyon içerisinde kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmaları devam etmektedir.
Şiddet mağdurlarına daha hızlı ulaşılarak müdahalenin etkinliğini artırmak amacıyla paydaş kurumlar ile elektronik veri tabanları arasında entegrasyon sağlanmıştır. Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında 2015 yılında pilot olarak başlatılan teknik yöntemlerle takip (elektronik kelepçe) uygulaması 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.
Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için O (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca Whatsapp ve BİP platformları üzerinden de hizmet sunmaktadır.
Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik Kadın Destek (KADES) Uygulaması hayata geçirilmiştir. Uygulamada yer alan acil yardım butonuna basılması halinde Acil Çağrı Merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır.
Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemine düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır.
Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024" projesi kapsamında yürütülen saha araştırması tamamlanmış olup araştırma kapsamında elde edilen temel veriler 7 Ekim 2025 tarihinde TÜİK internet sitesinde haber bülteni olarak yayımlanmıştır. Proje kapsamında "Veri Portalı/Ambarı" ve "Şiddet Mağdurlarına Yönelik Psikososyal Destek Modeli" hedef çıktılarına ilişkin süreçler devam etmektedir. "Şidder Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "Türkiye'de Depremlerden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" ve "Kadın Konukevleri Hizmetlerinde İhtisaslaşmış Bir Yaklaşım: Güçlenme ve Etkin Destekle Verimli Entegrasyon (GÜVEN) Projesi" başlıklı projeler devam etmektedir.
Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık ve duyarlılığın artırılması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 6,9 milyon kişiye ulaşılmıştır.
Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmıştır.
Kadına yönelik şiddetle mücadele konusu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikaları detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirilmeye devam etmekte, konuya ilişkin olarak toplumun farklı kesimlerine ulaşarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.
Diğer taraftan, Bakanlığımız ülkemizdeki tüm çocukların korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, çocukların ve gençlerin sağlıklı gelişimini temin etmek ve tüm risklere (ihmal, istismar, taciz, şiddet vb.) karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalar çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütülmektedir.
Bakanlığımızca çocuğa yönelik her türlü istismarla etkin mücadele edilmektedir. Hiçbir çocuğun istismara uğramaması için çalışmalarımız devam etmektedir. Çocuğun mağduriyeti ile ilgili Bakanlığımıza intikal eden herhangi bir bilgi veya ihbar anında değerlendirilmekte, çocuk ve ailesi hakkında derhal sosyal inceleme yapılmaktadır.
Yapılan inceleme sonucu çocuk ve aile, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında ihtiyaç duyduğu koruyucu ve destekleyici tedbirler (eğitim, sağlık, danışmanlık, bakım ve barınma tedbirleri) çerçevesinde desteklenmektedir.
"2023-2028 Türkiye Çocuk Hakları Sirateji Belgesi ve Eylem Planı"nda yer alan "Çocuk Dostu Adalet Stratejik Amacı" altında 1 ve "Aileye ve Çocuğa Yönelik Koruma ve Destek Hizmetleri Stratejik Amacı" altında toplam 3 alt faaliyet ile çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunmasına yönelik çalışmalar koordine edilmektedir.
Eylem planında yer verilen faaliyetler kurumlar arası iş birliği ile yürütülmektedir.
Bakanlığımızca çocukların ihmal ve istismardan korunmasına yönelik hizmetler; e Koruyucu ve önleyici hizmetler, e İkincil örselenmeyi önlemeye yönelik hizmetler, e Müdahale ve rehabilitasyon hizmetlerini kapsamaktadır.
Koruyucu ve önleyici hizmetler bağlamında yapılan çalışmalar;
" Bakanlığımızca her ilde Çocuklar Güvende Ekipleri oluşturulmuş ve ekipler aracılığıyla risk altındaki çocuklara yönelik tespit, yönlendirme ve izleme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Çocuklar Güvende Ekipleri aracılığıyla farklı risk gruplarındaki çocukları korumaya yönelik tespit ve müdahale çalışmalarının yanı sıra izleme faaliyetlerini yürütmektedir. Yapılan alan taramaları neticesinde çocuk ve ailenin uygun sosyal hizmet modeline veya destek ve yardımlara yönlendirilmesi sağlanmaktadır. e Ailelerde çocuk ile ilgili farkındalık oluşturmak, çocuklara okul dışı zamanlarını kaliteli ve verimli kullanabilecekleri ortam ve imkânları sunmak amacıyla "Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Hizmetinin Etkinliğinin Artırılması (Okul Destek) Projesi" uygulamaya konmuştur. Proje kapsamında SED Hizmetinden yararlanan çocuklar için akademik, sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler düzenlenmektedir.
" Bakanlığımızca "Çocukların Dijital Risklerden Korunmasında Ebeveyn Rehberi", "Siber Suçlar ve Siber Zorbalıklardan Korunma Rehberi" hazırlanmış ve Bakanlığımız internet sitesinde yayınlanmıştır.
" Çocukların dijital ortamlar üzerinden karşılaşabilecekleri risklerin tespit edilmesi ve önleyici çalışmalar yapılması amacıyla Bakanlığımız bünyesinde "Sosyal Medya Çalışma Grubu" oluşturulmuştur. Sosyal Medya Çalışma Grubu; çocukların gelişimlerini olumsuz yönde etkileyecek ve çocukların ihmal, istismara maruz kalabileceği internet ortamında yer alan içeriklere paydaş kurumlar olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile iş birliği içerisinde müdahale etmektedir. Çalışma grubu, aynı zamanda sorunun yaşandığı ildeki İl Müdürlükleri ile irtibat kurarak mağdur çocuklara ve ailelerine sosyal ve psikolojik destek verilmesini de sağlamaktadır. e Çocukları, ebeveynleri, çocuk alanında ya da çocuklarla çalışanları ve toplumu bilgilendirmek, bahsi geçen gruplarla iletişim kurulmasını ve farkındalık kazanımını sağlamak amacıyla Çocuk İçin Dost Uygulamalar (DUY) isimli bir internet sitesi oluşturulmuştur. DUY internet sitesi ile çocukların sağlıklı gelişimlerini destekleyici içerikler üretilip paylaşılması sağlanmakta; yazılı, görsel, işitsel ve dijital yayınlarda yer alan ve çocuklar açısından zararlı olabilecek içeriklerin Bakanlığımız bünyesinde oluşturulan platformlara (duy.aile.gov.ir'ye ve 0330 918 11 17 numaralı ihbar hattına
WhatsApp ve Bip üzerinden yapılacak ihbarlar) bildirilmesi, uzmanlarca incelenmesi ve bahse konu uygunsuz içeriklere ilişkin gerekli çalışmanın yapılabilmesi amaçlanmaktadır. e 11. ve 12. KalkınmaPlanı ile 2022, 2023, 2024, 2025 ve 2026 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında yer alan "Erken çocukluk döneminden başlamak üzere çocuklara ihmal, istismar ve şiddet konularında farkındalık eğitimleri verilecek, çocukların yaşam becerileri güçlendirilecektir. " tedbiri doğrultusunda Bakanlığımız tarafından 0-18 yaş aralığındaki çocukların ihmal, istismar ve şiddetten korunması, iyilik hallerinin artırılması, sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla "Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı" hazırlanmaktadır. Eğitim programının ilk aşaması olarak 0-6 yaş aralığındaki çocukların ebeveyn/bakım verenlerine yönelik modüller tamamlanmıştır. Program; "İhmal ve İstismarın Önlenmesi-Ebeveyn İçin Temel Bilgiler", "Ebeveynlik", "Gelişim", "Duyarlı Bakım", "Pozitif Disiplin", "Günlük Rutinler", Dijital Ebeveynlik", "Etkileşimli Rutinler: Oyun Oynama ve Kitap Okuma" başlıklı modüllerden oluşmaktadır. Programın 7-18 yaş grubu çocuklara ve ebeveynlerine yönelik modüllerinin geliştirilmesine ilişkin çalışmalar başlatılmış olup ilgili modüllerde ihmal ve istismarın önlenmesi, bağımlılık ve önlenmesi, akran zorbalığı, iletişim vb. konular da programa dahil edilecektir.
5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında her ilde Vali başkanlığında Çocuk Koruma İl Koordinasyonları periyodik olarak toplanarak çocukları bekleyen riskler ve bu risklerin önlenmesine ilişkin tedbirler konusunda çalışmalar yürütmektedir.
6284 sayılı Kanunun "amacı" incelendiğinde; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlendiği, yine 6284 sayılı Kanunla; dil, din, renk, medeni durum, tabiiyet, engel durumu gibi herhangi bir ayrım yapmadan, kadınların, çocukların ve aile bireylerinin şiddetten korunmasının hedeflendiği görülmektedir.
6284 sayılı Kanunda "şiddet"; "kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan Zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketler, buna yönelik tehdit ve baskı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış" olarak ifade edilmiştir. "Kadına yönelik şiddet" ise "kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen cinsiyete dayalı bir ayrımcılık ile kadının insan hakları ihlaline yol açan tanımlanan her türlü tutum ve davranış bu Kanunda şiddet olarak" tanımlanmıştır.
Şiddet mağduru olan ya da olma ihtimali bulunan mağdurların, yeniden şiddete uğramalarının önüne geçmek amacıyla Kanunda koruyucu ve önleyici tedbir kararları düzenlenmiştir. Bahse konu Kanunun 3 ve 4 üncü maddelerinde koruyucu tedbir kararları; 5 inci maddesinde ise önleyici tedbir kararları öngörülmüştür. Anılan Kanun kapsamında, korunan kişilerle ilgili olarak, ilk seferinde 6 aya kadar ilgili tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere mülki amir tarafından karar verileceği hususu Kanunun 3 üncü maddesinde düzenlenmiştir.
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde 3/1-(a) ve (ç) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kanun kapsamında, korunan kişilerle ilgili olarak, ilk seferinde 6 aya kadar koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebileceği hususu 4 üncü maddede düzenlenmiştir. Kanun kapsamında, şiddet uygulayan kişilerle ilgili olarak, ilk seferinde 6 aya kadar önleyici tedbirler den birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebileceği hususu 5 inci madde de düzenlenmiştir.
Ayrıca gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde 5/1-(a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir.
Diğer yandan; 6284 sayılı Kanun ile şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınması görevi Bakanlığımıza verilmiştir.
Ayrıca aynı Kanunun 20/2 maddesinde gerekli görmesi hâlinde Bakanlığımızın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabileceği hükmü getirilmiştir. Davaya müdahillik sürecimiz davanın açılması ile birlikte mümkün olup, soruşturmanın gizliliği esası uyarınca soruşturma aşamasında yalnızca dosyaya yönelik soruşturma sonucunun tarafımıza bildirilmesi talep edilmektedir.
Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, (o6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik (hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.
Soru önergesinde bahsi geçen O.G.'nin R.Y'i öldürmesi olayına ilişkin soruşturma dosyasında gizlilik kararı bulunmaktadır. Anılan dosya, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olup, Bakanlığımızca takip edilmektedir.
Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verisi, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. Bu doğrultuda bahse konu bilgilerin ilgili kurumlardan (İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı) temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan