İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/39582 GEÇ CEVAPLANDI · 229 GÜN

2002'den bu yana emekli maaşında yaşanan düşüşe ilişkin

Kaynak göster

Özgür Karabat (CHP), 21 Ocak 2026 tarihinde 7/39582 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 229 gün sonra, 7 Eylül 2026).

Özgür Karabat (CHP, İstanbul). “2002'den bu yana emekli maaşında yaşanan düşüşe ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39582, 21 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39582-2002-den-bu-yana-emekli-maasinda-yasanan-dususe-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1a629d15-75cd-485b-a499-019be5f0a4f6

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 229 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Prof. Dr. Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96 ve 99*uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim.

Özgür KARABAT İstanbul Milletvekili

Emeklilik sistemi, bir ülkenin yalnızca sosyal güvenlik yapısını değil, çalışma hayatının niteliğini, kayıtlı istihdamın sürdürülebilirliğini, gelir dağılımını ve toplumsal adalet anlayışını doğrudan belirleyen en temel kamusal mekanizmalardan biridir. Emeklilik sisteminde yaşanan bozulma, öncelikle emeklileri olumsuz etkilese de aktif çalışanları, gençleri ve ülkenin ekonomik geleceğini de doğrudan etkilemektedir.

Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Türkiye'de son yıllarda uygulanan politikalar sonucunda emeklilik sistemi, hak temelli bir sosyal güvenlik mekanizması olmaktan çıkarılmış, yoksulluk ve hayatta kalma mücadelesine indirgenmiştir. Emekli aylıklarının reel olarak erimesi, taban emekli maaşı uygulamasının fiilen "tek tip emeklilik" rejimine dönüşmesi ve prim—maaş ilişkisinin koparılması, sistemin yapısal çöküşünü hızlandırmıştır.

Nitekim çok değil 5-6 yıl önce yaklaşık 1 milyon civarında olan taban emekli maaşı alan emekli sayısı, bugün 4,9 milyona ulaşmıştır. Bu durum, neredeyse her üç emekliden birinin ödediği primin, çalışma süresinin ve mesleki niteliğinin hiçbir karşılığını alamadığını göstermektedir. Eğitim düzeyi, meslek, prim gün sayısı ve ödenen prim tutarı arasındaki bağın koparılması; emeklilik sistemini adalet üretmekten uzaklaştırmış, çalışanların da prim ödeme yükümlülüğü anlamsız hale getirmiştir.

Bu tablo, giderek kayıt dışı istihdamı ve güvencesiz çalışmayı teşvik eden bir zemine dönüşmektedir. Emeklilikten yoksulluk dışında bir gelecek görmeyen çalışanlar, prim ödemekten kaçınmakta; bu durum hem Sosyal Güvenlik Kurumu'nun mali dengesini bozmakta hem de sömürü düzenini derinleştirmektedir. Emeklilik sistemindeki bozulma, doğrudan kalitesiz, düşük verimli ve kayıt dışı bir ekonomi üretmektedir.

Veriler bu çöküşü açık biçimde ortaya koymaktadır. 2003 yılında ortalama emekli aylığı asgari ücretin 9036 üzerindeyken, bugün emekli aylıkları ancak asgari ücretin yaklaşık 9040'ına denk gelmektedir. Oysa asgari ücretin kendisi dahi açlık sınırının altında kalmıştır. 2002 yılında ortalama emekli aylığının kişi başına GSYH'ye oranı 9046,4 iken, bu oran 2025 itibarıyla "29'a gerilemiştir. Emekli aylıkları ve hak sahiplerine yapılan toplam ödemelerin GSYH'ye oranı, AB-27 ülkelerinde ortalama 909,8 iken, Türkiye'de yalnızca 903,7 düzeyindedir. Bu tabloya paralel olarak, emeklilerin çalışmak zorunda kalma oranı dramatik biçimde artmıştır.

2002 yılında çalışan veya iş arayan emeklilerin oranı 9036,6 iken, Aralık 2024 itibarıyla bu oran "665,7'ye yükselmiştir. Avrupa Birliği ülkelerinde ise çalışan emekli oranı ortalama "010 seviyesindedir. Avrupa'da emeklilik refah ve dinlenme hakkı anlamına gelirken, Türkiye'de emeklilik ikinci bir yoksulluk mesaisi haline gelmiştir.

Emeklilerin bugün yaşadığı tablo; pazarda etiket hesaplamak, eczanede ilaçtan vazgeçmek, torununa harçlık verememek zorunda kalmaktır. Bu durum sosyal devlet ilkesinin açık ihlalidir. Buna karşın, yap-işlet-devret projelerine verilen garanti ödemeleri, faiz giderleri ve beton odaklı harcamalar için trilyonlarca lira kaynak bulunabilmektedir. Sorun kaynak yokluğu değil, bilinçli bütçe ve sınıfsal tercihlerdir.

Yaşananlar artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda vicdani ve siyasal bir meseledir. Emeklilik, bir hak olmaktan çıkarılmış; milyonlarca yurttaş için yoksulluk sınavına dönüştürülmüştür. Bu düzen sürdürülebilir değildir ve toplumsal adaletle bağdaşmamaktadır.

Buna bağlamda;

SORULAR

  1. 2002-2025 yılları arasında ortalama emekli aylığının asgari ücrete oranındaki düşüşün temel nedenleri nelerdir? Bu gerilemenin telafisine yönelik Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?

  2. . Taban emekli maaşı alan emekli sayısının son 6 yıl içinde yaklaşık 1 milyondan 4,9 milyona çıkmasının gerekçesi nedir? Bu artış emeklilik sisteminde hangi yapısal sorunlardan kaynaklanmıştır?

  3. . Emeklilikte ödenen prim miktarı ile bağlanan maaş arasındaki ilişkinin fiilen kopmasının, kayıt dışı istihdamı ve prim kaçakçılığını artırdığına dair Bakanlığınızca yapılmış bir etki analizi bulunmakta mıdır?

  4. . Çalışan veya iş arayan emeklilerin oranının *065,/'ye yükselmesi, Bakanlığınız tarafından bir sosyal risk olarak değerlendirilmekte midir? Avrupa Birliği ülkeleriyle bu farkın kapanmasına yönelik bir politika hedefi var mıdır?

  5. . Emekli aylıkları ve emeklilere yapılan toplam ödemelerin GSYH"ye oranının 903,7 gibi son derece düşük bir seviyede kalmasının, sosyal devlet ilkesiyle bağdaştığı düşünülmekte midir?

  6. . Yap-işlet-devret projelerine verilen garanti ödemeleri ve faiz giderleri ile emeklilere ayrılan kaynaklar karşılaştırıldığında, bütçe önceliklerinin emekliler aleyhine şekillenmesinin gerekçesi nedir?

  7. . Emeklilik sisteminin mevcut haliyle devam etmesi durumunda, SGK'nin mali sürdürülebilirliği ve kayıtlı istihdam üzerindeki etkilerine ilişkin Bakanlığınızın orta ve uzun vadeli projeksiyonları nelerdir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·

İlgi (o : 05.02.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1793134 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın Özgür KARABAT tarafından yöneltilen 7/39582 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Emekli aylığını belirleyen en etkili parametre çalışma hayatında bildirilen kazançlar olup sigortalıların çalışma hayatında kaldıkları süre uzadıkça ve kazançları yükseldikçe emekli aylığı da artmaktadır.

53310 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 'Gelir ve aylıkların düzeltilmesi, yükseltilmesi, alt sınırı, ödenmesi ve yoklama işlemleri" başlıklı 55 inci maddesinin ikinci fıkrası; 'Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklar, her yılın Ocak ve Temmuz ödeme tarihlerinden geçerli olmak üzere, bir önceki altı aylık döneme göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranı (TÜFE) kadar artırılarak belirleneceği öngörülmüştür.

Ayrıca, 5510 sayılı Kanunun Ek 19. maddesi uyarınca alt sınır aylıkları net asgari ücretle kıyaslanacak olursa 2019 yılında net asgari ücretin 2049'una denk gelirken Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen 7390 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 35310 sayılı Kanunun Ek 19. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "20.000 TL' ibaresinin "23.352 TL' olarak değiştirilmesiyle birlikte 2026 Temmuz ödeme dönemi itibarıyla en düşük emekli aylığı net asgari ücretin 2083,88'i oranındadır.

Öte yandan, emeklilerimizin refahını artırmak için 2018 yılında daha önce sosyal güvenlik sistemimizde olmayan bayram ikramiyesi ödemesi uygulaması getirilerek iki bayram için 2.000 TL bayram ikramiyesi verilmeye başlanmıştır. 2021 yılında bu tutar 2.200 TL'ye 2023 yılı için 4.000 TL'ye 2024 yılı için 6.000 TL'ye, 2025 yılı için bayram ikramiyesi tutarı 8.000 TL'ye yükseltilmiştir.

2002-2026 döneminde en düşük emekli aylığı alan işçi emeklilerine yüzde 109, tarım işçisi emeklilerine yüzde 143, esnaf Bağ-kur emeklilerine yüzde 238, tarım Bağ-kur emeklilerine yüzde 663, emekli sandığı (memur) emeklilerine yüzde 77 oranında reel olarak artış yapılmıştır."

Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68 Talefan: (219) 9aK ANAN

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir