İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/39584 GEÇ CEVAPLANDI · 149 GÜN

6 Şubat 2023 tarihli depremlerle ilgili davalardaki bilirkişi raporlarına ilişkin

Kaynak göster

Talat Dinçer (CHP), 21 Ocak 2026 tarihinde 7/39584 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 149 gün sonra, 19 Haziran 2026).

Talat Dinçer (CHP, Mersin). “6 Şubat 2023 tarihli depremlerle ilgili davalardaki bilirkişi raporlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39584, 21 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39584-6-subat-2023-tarihli-depremlerle-ilgili-davalardaki-bilirkisi-raporlarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f176d0fc-0745-4028-9a2e-019be5d53e7c

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 149 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat KURUM tarafından Anayasa'nın 98. Ve TBMM İçtüzüğü"nün 96. Maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.08/01/2025 alat DİNÇE Mersin Kiletvekili

6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen ve 11 ili etkileyen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, on binlerce yurttaşımızın hayatını kaybetmesine, milyonlarca insanın evsiz kalmasına neden olmuş; Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır. Ancak bu yıkım, yalnızca doğanın eseri değildir. Bu felaket; yıllardır yapılan bilimsel uyarıların görmezden gelinmesinin, denetimsizliğin, rant odaklı yapılaşmanın ve kamusal sorumluluğun sistematik biçimde ihmal edilmesinin doğrudan sonucudur.

Bugün deprem davalarında yürütülen yargılamalar, yalnızca hukuki değil, ileri düzey mühendislik, yapı tekniği ve saha bilgisi gerektiren son derece karmaşık süreçlerdir. Bu denli ağır sonuçlar doğuran ve yargılamaların seyrini doğrudan belirleyen bilirkişi raporlarını hazırlayacak kişilerin, ilgili alanda yalnızca teorik bilgiye değil, aynı zamanda ciddi bir saha ve uygulama deneyimine sahip olmaları zorunludur. Buna rağmen hâkim ve savcılar, kaçınılmaz biçimde bilirkişi raporlarına mahkum edilmiş, bu raporlar birçok dosyada adaletin kaderini belirleyen tek unsur hâline gelmiştir. e

Ne var ki bilirkişilik kurumu, bilimsel yeterlilik ve saha deneyimi esas alınmadan şekillendirilmiş; akademik unvan, tek başına uzmanlık ölçütü gibi sunulmuştur. Sonuç olarak, hayatı boyunca tek bir şantiye görmemiş, yapı üretim sürecinde fiilen yer almamış kişilerin hazırladığı raporlar, on binlerce yurttaşımızın yaşamını yitirdiği davalarda hükme esas alınmıştır. Üniversite koridorlarında, sahadan kopuk biçimde hazırlanan bu raporlar; gerçeği ortaya çıkarmak yerine sorumluluğu dağıtan, kusuru belirsizleştiren bir işlev görmüştür. Liyakatli, bağımsız ve bilimsel bilirkişi raporları esas alınmadan gerçek adaletin tesis edilmesi mümkün değildir. poyLur

Bu bilgiler doğrultusunda;

SORULAR

  1. Deprem davalarında bilirkişi olarak görevlendirilen kişilerin kaçının aktif saha ve şantiye deneyimi vardır?

  2. Akademik unvan, bilirkişilik için neden tek başına yeterlilik ölçütü kabul edilmektedir?

  3. Hayatı boyunca yapı üretim sürecinde yer almamış kişilerin raporları hangi gerekçeyle hükme esas alınmaktadır?

  4. Bilirkişi seçiminde saha deneyimi neden zorunlu kriter değildir?

  5. Hatalı veya eksik bilirkişi raporları için bugüne kadar kaç bilirkişi hakkında yaptırım uygulanmıştır?

  6. Deprem davalarında alternatif (o bilirkişi (görüşlerine oOneden sistematik olarak başvurulmamaktadır?

  7. Bilirkişilik kurumu neden bağımsız ve uzmanlık esaslı biçimde yeniden düzenlenmemektedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·

İLİŞKİN SORULAR VE CEVABI

SORULAR

6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen ve 11 ili etkileyen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, on binlerce yurttaşımızın hayatını kaybetmesine, milyonlarca insanın evsiz kalmasına neden olmuş; Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır. Ancak bu yıkım, yalnızca doğanın eseri değildir. Bu felaket; yıllardır yapılan bilimsel uyarıların görmezden gelinmesinin, denetimsizliğin, rant odaklı yapılaşmanın ve kamusal sorumluluğun sistematik biçimde ihmal edilmesinin doğrudan sonucudur.

Bugün deprem davalarında yürütülen yargılamalar, yalnızca hukuki değil, ileri düzey mühendislik, yapı tekniği ve saha bilgisi gerektiren son derece karmaşık süreçlerdir. Bu denli ağır sonuçlar doğuran ve yargılamaların seyrini doğrudan belirleyen bilirkişi raporlarını hazırlayacak kişilerin, ilgili alanda yalnızca teorik bilgiye değil, aynı zamanda ciddi bir saha ve uygulama deneyimine sahip olmaları zorunludur. Buna rağmen hâkim ve savcılar, kaçınılmaz biçimde bilirkişi raporlarına mahkum edilmiş, bu raporlar birçok dosyada adaletin kaderini belirleyen tek unsur hâline gelmiştir.

Ne var ki bilirkişilik kurumu, bilimsel yeterlilik ve saha deneyimi esas alınmadan şekillendirilmiş; akademik unvan, tek başına uzmanlık ölçütü gibi sunulmuştur. Sonuç olarak, hayatı boyunca tek bir şantiye görmemiş, yapı üretim sürecinde fiilen yer almamış kişilerin hazırladığı raporlar, on binlerce yurttaşımızın yaşamını yitirdiği davalarda hükme esas alınmıştır. Üniversite koridorlarında, sahadan kopuk biçimde hazırlanan bu raporlar; gerçeği ortaya çıkarmak yerine sorumluluğu dağıtan, kusuru belirsizleştiren bir işlev görmüştür. Liyakatli, bağımsız ve bilimsel bilirkişi raporları esas alınmadan gerçek adaletin tesis edilmesi mümkün değildir.

Bu bilgiler doğrultusunda;

1. Deprem davalarında bilirkişi olarak görevlendirilen kişilerin kaçının aktif saha ve şantiye deneyimi vardır?

2. Akademik unvan, bilirkişilik için neden tek başına yeterlilik ölçütü kabul edilmektedir?

3. Hayatı boyunca yapı üretim sürecinde yer almamış kişilerin raporları hangi gerekçeyle hükme esas alınmaktadır?

4. Bilirkişi seçiminde saha deneyimi neden zorunlu kriter değildir?

5. Hatalı veya eksik bilirkişi raporları için bugüne kadar kaç bilirkişi hakkında yaptırım uygulanmıştır?

6. Deprem davalarında oaltermatif (o bilirkişi (görüşlerine Oneden sistematik (olarak başvurulmamaktadır?

7. Bilirkişilik kurumu neden bağımsız ve uzmanlık esaslı biçimde yeniden düzenlenmemektedir?

CEVAP Söz konusu önergede yer alan hususlarla ilgili olarak Adalet Bakanlığı (Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü (Bilirkişilik ODaire OBaşkanlığıyndan bilgi alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir