Tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan daralmaya ilişkin
Kaynak göster
Mustafa Bilici (Yeni Yol), 2 Şubat 2026 tarihinde 7/39759 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ticaret Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 36 gün sonra, 10 Mart 2026).
Mustafa Bilici (Yeni Yol, İzmir). “Tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan daralmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39759, 2 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39759-tekstil-ve-hazir-giyim-sektorunde-yasanan-daralmaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/76739963-b72e-404a-ada7-019c228938a7
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 36 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Anayasanın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 96. Maddesi gereğince aşağıdaki sorularımın Ticaret Bakan Ömer BOLAT tarafından yazılı cevaplandırılmasını arz ederim.
30/01/2026
Son dönemde Türkiye tekstil ve hazır giyim sektöründe üretim, ihracat ve istihdam açısından ciddi daralma yaşandığı belirtilmektedir. Sektör temsilcilerinin açıklamalarına göre ihracat payı düşmüş, yurtiçi üretim maliyetleri artmış, üretim merkezleri daha ucuz işgücü olan ülkelere kaymıştır ve yüzlerce firma konkordato ilan etmiştir. Bu durum, Türkiye'nin tarihi tekstil üretim sinerjisi ve küresel rekabet gücü açısından önemli riskler doğurmaktadır. Bu bağlamda, sektörün mevcut durumu, nedenleri ve çözüm politikaları hakkında kapsamlı bilgi talep edilmektedir.
Bu bilgilendirme ışığında:
1I- Türkiye tekstil ve hazır giyim sektöründe son üç yılda üretim hacmi, kapasite kullanımı ve toplam ihracat miktarındaki değişim nedir? İbracattaki daralmanın başlıca nedenleri nelerdir?
SORULAR
Son beş yılda tekstil ve hazır giyim sektöründe istihdam ne kadar azalmıştır ve bu azalışın başlıca sebepleri nelerdir? Sektörde çalışanların toplam sayısı bugünkü rakamlarla ne kadardır?
Türkiye'de tekstil ürünlerinin üretim maliyetleri rakip ülkelerle kıyaslandığında ne durumdadır? Maliyetlerin yüksekliği sektörün rekabet gücünü nasıl etkilemektedir?
Türkiye'de üretimin bir kısmının daha düşük maliyetli ülkelere (örneğin Mısır gibi) kaydığı iddiaları sektör temsilcileri tarafından dile getirilmektedir. Bu eğilim Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?
Sektörde konkordato ve iflas bildiren firma sayısı ile bunların toplam üretim kapasitesine etkisi nedir? Bu firmaların yeniden yapılandırılması için Bakanlığınızın yürüttüğü veya planladığı destek mekanizmaları var mıdır?
Tekstil ve hazır giyim sektöründe maliyetlerin düşürülmesi, ihracatın artırılması ve üretim merkezlerinin Türkiye'de tutulması amacıyla öngördüğünüz teşvikler, vergi düzenlemeleri, finansman kolaylıkları veya teknoloji dönüşümü destekleri nelerdir?
Sektörün küresel pazarlarda rekabet gücünü yeniden kazanması için uzun vadeli strateji belgeniz var mıdır? Varsa ana hedefler ve uygulama takvimi nedir?
E-mail : mustafa.bilici(dtbmm.gov.tr
Adres : TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat F Koridor Oda No: 224 06543-ANKARA
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·
İlgi © : 06.02.2026 tarihli ve 43452547-120.07.04-E.1794495 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, İzmir Milletvekili Sayın Mustafa BİLİCİ tarafından verilen 7139759 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Prof. Dr. Ömer BOLAT
Bakan Ek: Soru Önergesi Cevabı (2 Sayfa) Telefon No: (0312) 449 13 37 Faks No: (0312) 449 1341 DİLEK GÜNGÖR a bd
İnternet Adresi: www.ticaret.gov.tr ar yeri
TİCARET BAKANLIĞI
İzmir Milletvekili Sayın Mustafa BİLİCİ'ye Ait 7/39759 Sayılı Yazılı Soru Önersesine İlişkin Cevaplar:
Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:
1. 7) o Sanayicilerimizin ithalat baskısına karşı rekabet gücünü artırmak, yerli üretimi desteklemek ve bu suretle cari açığımızı azaltmak amacıyla yeni yatırım ve istihdam imkânı yaratılabilmesini teminen Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalanan ülkeler hariç olmak üzere, yapılan ithalatta İlave Gümrük Vergisi (İGV) uygulaması bulunmaktadır. Bu kapsamda iplik, mensucat, hazır giyim ve ayakkabı ürünleri başta olmak üzere tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin ithalatında hammadde, ara mamul ve nihai ürün dengesi gözetilerek çeşitli oranlarda İGV uygulanmaktadır.
Bu çerçevede, tekstil ve konfeksiyon sektöründe dünyadaki gelişmeler ve ithalatımızın seyri yakinen izlenmekte olup, yerli sanayimizin ithalat baskısı ile karşı karşıya kaldığı, isihdam ve ihracata önemli katkılar sağlayan bu sektörlerimizin artan ithalata karşı savunmalarının azaldığı gözlemlenmiş, üreticilerimize zarar verdiği tespit edilen ve üretim maliyetlerinin altında kalan birim fiyatlı ithalata karşı yerli sanayimizin korunması için bazı adımlar atılmıştır.
Buna göre, AB ve STA ülkelerden gerçekleştirilen ithalat hariç olmak üzere diğer ülkelerden gerçekleşen ithalata karşı; 16/10/2023 tarihli ve 32341 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7709 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile iplikte 5 puan, kumaşta 7 puan ve konfeksiyonda 9 puan artırılmış olan İGV oranları, iplikte 9010-13, kumaşta 9427, konfeksiyonda 9039 olarak uygulanmaya başlamıştır. Böylece, 15 Kasım 2023 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren İGV ile birlikte toplam korunma oranı iplikte 9014-18, kumaşta 9635, konfeksiyonda 9051 olmuştur. Bununla birlikte, ayakkabı ithalatında uygulanan mevcut İGV oranlarına 31/12/2024 tarihli ve 32769 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 9392 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 10 puan ilave edilmiş, toplam korunma oranı "057? ye yükselmiştir.
Bunun yanı sıra, Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerde üretimi bulunmayan ya da yetersiz olan hammadde ve ara girdi niteliğindeki sanayi ürünlerinin gümrük vergileri, Gümrük Birliği çerçevesinde geçici olarak askıya alınabilmekte veya tarife kontenjanları açılarak sıfırlanabilmekte ya da indirimli oranlara tabi tutulabilmektedir. Anılan şartları sağlayan eşya İthalat Rejimi Kararının "V Sayılı Gümrük Vergisi Askıya Alınan Sanayi Ürünleri" listesine ve her yıl yayımlanan tarife kontenjanı kararlarına dahil edilmektedir.
Öte yandan, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasına, istihdamına ve ihracatına büyük katkılar sağlayan tekstil ve konfeksiyon ile deri ve deri mamulleri sektörleri, Bakanlığımız tarafından desteklenmektedir. Bakanlığımızca, ihracatın tüm aşamalarında firmalarımıza destek sağlamak amacıyla kapsamlı bir yaklaşım benimsenmekte ve özellikle KOBİ'lerin yeni pazarlara açılmaları, ihracat kapasitelerini artırmaları ve markalı, katma değerli ürün ihracatını gerçekleştirmeleri teşvik edilmektedir.
Bu çerçevede; Bakanlığımızca, 2025 yılında mal ihracatına 25,5 milyar TL, hizmet ihracatına ise 7,3 milyar TL destek sağlanmış ve 2026 yılı için yaklaşık 45 milyar TL'lik bir bütçe öngörülmektedir. Ayrıca; 2025 Yılı İhracat Eylem Planı, Uzak Ülkeler Stratejisi ve İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleriyle ticareti güçlendirme hedefi gibi uzun vadeli politikalarla Türkiye'nin küresel ihracat alanındaki rekabet gücünün artırılması amaçlanmıştır.
İhracatçılarımızın uygun koşullarda finansmana erişimi de büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda; Bakanlığımız, Türk Eximbank, Türk Ticaret Bankası ve İhracatı Geliştirme (İGE) A.Ş. ile iş birliği yaparak ihracatçılara maliyet açısından avantajlı finansman çözümleri sunmaktadır. Türk Eximbank, 2025 yılında ise 54 milyar dolar kredi sağlamış; 2026 yılı hedefi ise 59 milyar dolar olarak belirlenmiştir.
Diğer taraftan, İGE A.Ş. tarafından (16.02.2026 tarihi itibarıyla) 241,2 milyar TÜlik kredi talebi için 211 milyar TL kefalet sağlanmış olup, 2026 yılında ise İGE A.Ş. tarafından 290 milyar TI"lik kredi için destek sağlanması hedeflenmektedir. İGE A.Ş. tarafından devralındıktan sonra faaliyetlerine yeniden başlayan Türk Ticaret Bankası da 2025 yılında 11 aktif şubesiyle ihracatçılarımıza 76,3 milyar TL finansman desteği sağlamış olup, 2026 yılı için ise 100 milyar TI/lik finansman desteği sağlamayı hedeflemektedir.
Bununla birlikte, daha önce 300 milyon TL olan reeskont kredilerinin günlük limiti 01.11.2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 4,5 milyar TL'ye çıkartılmıştır. Bu limitin 1,5 milyar TI"lik kısmı tekstil, giyim, deri ve ayakkabı sektörlerine tahsis edilmiştir. Bunun yanında, yurt dışından döviz sağlayan ihracatçılarımıza, TCMB'ye satış yapan firmalarımıza dönüşüm kuru üzerinden 30 Nisan 2026 tarihine kadar TLye çevrilen tutarın 963'ü kadar döviz dönüşüm desteği verilmektedir.
Ayrıca; tekstil, giyim, deri, ayakkabı gibi emek yoğun üretim yapan sektörlerde faaliyet gösteren ve istihdamlarını koruyan KOBİ'lere KOSGEB aracılığıyla çalışan başına aylık 3.500 TL geri ödemesiz destek sağlanmaktadır. Aynı zamanda bu destekten yalnızca KOBİ'lerin değil büyük ölçekli firmaların da yararlanması sağlanarak kapsam genişletilmiştir.
Ticaret sicili kayıtları 238 ticaret sicili müdürlüğü tarafından münferit olarak tutulmakta ve bu kayıtlara ilişkin bütün belgeler de buralarda saklanmakta olup, ticaret sicili işlemleri Bakanlığımız bünyesindeki Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilmektedir. MERSİS"te ticaret sicilinde tescil edilen ticaret şirketleri ile ticari işletmelere ilişkin bilgiler yer almakta olup, sektörel bilgi tutulmamaktadır.
Diğer taraftan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 285"inci maddesine göre konkordato başvuruları; iflâsa tabi olan borçlu için anılan Kanunun 154*üncü maddesinin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesine yapılmaktadır. Bu kapsamda, iflas ve konkordato başvurularına ilişkin olarak Bakanlığımızda tutulan herhangi bir kayıt bulunmamakta olup, iflas ve konkordato başvurusunda bulunan şirketlere ilişkin bilgiler için yetkili merci Adalet Bakanlığıdır.
5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu kapsamında istatistiksel bilgilerin saklanması, kullanıcıya sunulması, söz konusu alanlara ilişkin sistemlerin geliştirilmesi ve bu amaçla ulusal ve uluslararası bir bilgi ağı ve bilgi akış sisteminin oluşturulmasını koordine etme görevi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'nun uhdesinde bulunmaktadır. Bu veriler TÜİK tarafından aylık ve yıllık bazda düzenli olarak ve şeffaf bir şekilde tüm kamuoyunun bilgisine açıktır.