İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/39930 GEÇ CEVAPLANDI · 221 GÜN

6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerde yapılan çalışmalara ilişkin

Kaynak göster

Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 5 Şubat 2026 tarihinde 7/39930 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 221 gün sonra, 14 Eylül 2026).

Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerde yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39930, 5 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39930-6-subat-2023-tarihli-kahramanmaras-merkezli-depremlerden-etkilenen-illerde-yapilan-calisma (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/657ea77d-f95d-413b-bc85-019c4279eb00

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 221 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü "nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

6 Şubat 2023 depremi toplumsal dokuda da derin ve kalıcı bir çözülmeye yol açmıştır. Barınma güvencesinin ortadan kalkması, yoksullaşma, yerinden edilme, geçici yaşam alanları ve belirsizlik, özellikle kadınlar ve çocuklar açısından ağır bir şiddet ve istismar riskini beraberinde getirmiştir. Deprem sonrası süreçte ortaya çıkan tablo, afetin yalnızca bir "doğal felaket" olmadığını; sosyal politika alanındaki yetersizliklerin, kadınlara ve çocuklara yönelik sistematik hak ihlallerine dönüştüğünü göstermektedir.

Deprem bölgesinde konteyner kentler ve geçici barınma alanları, güvenli yaşam alanları olmaktan uzaklaşmış; mahremiyetin ortadan kalktığı, denetimin zayıfladığı bu alanlar kadına | yönelik şiddet, cinsel saldırı, taciz ve çocuk istismarı açısından yüksek riskli mekânlara | dönüşmüştür. Buna rağmen Bakanlığınız tarafından bu alanlara özgü, güçlü ve sürekli bir koruyucu, önleyici sosyal politika geliştirildiğine dair kamuoyuna açıklanmış şeffaf ve bütünlüklü bir veri bulunmamaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Öte yandan deprem sonrası travma, yoksulluk ve çaresizlikle birlikte kadınlar ve çocuklar arasında intihar girişimleri ve kendine zarar verme vakalarının arttığı yönünde ciddi iddialar ve saha tespitleri bulunmaktadır. Ancak bu vakaların sayısı, nedenleri ve bunlara karşı geliştirilen sosyal hizmet mekanizmaları kamuoyundan gizlenmektedir. Şiddet, istismar ve intihar vakalarının görünmez kılınması, bu sorunların ortadan kalktığı anlamına gelmemekte; aksine derinleşmesine yol açmaktadır.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın temel sorumluluğu, afet koşullarında kadınları ve çocukları "korunması gereken kırılgan gruplar" olarak tanımlamakla sınırlı değildir. Bakanlık, şiddeti ve istismarı önleyici, ortaya çıkan vakalarda ise etkin ve erişilebilir müdahale mekanizmaları kurmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğinin ortaya konulması, kamuoyuna karşı bir sorumluluktur.

Bu nedenle deprem bölgesinde kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet, cinsel saldırı, istismar ve intihar vakalarının gerçek boyutunun ve Bakanlığın bu alandaki politikalarının açık biçimde . açıklanması zorunludur.

Bu bağlamda:

SORULAR

  1. 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen illerde, deprem sonrası kadına yönelik şiddet, cinsel saldırı ve taciz başvurularının sayısı kaçtır ve bu sayı deprem öncesine kıyasla nasıl değişmiştir?

  2. Aynı illerde deprem sonrası çocuklara yönelik cinsel istismar, fiziksel istismar ve ihmal vakalarına ilişkin Bakanlığınıza yapılan başvuru ve tespit sayıları kaçtır?

  3. Deprem bölgesinde, kadınlar ve çocuklar arasında intihar ve intihar girişimi vakalarının sayısı kaçtır ve bu vakalara ilişkin Bakanlığınızca tutulan bir istatistik bulunmakta mıdır?

  4. Konteyner kentlerde ve geçici barınma alanlarında meydana gelen kadına yönelik şiddet, cinsel saldırı ve çocuk istismarı vakalarına ilişkin özel bir izleme ve müdahale mekanizması oluşturulmuş mudur?

  5. Deprem bölgesinde kadınlara yönelik şiddetle mücadele kapsamında faaliyet gösteren kadın sığınmaevi, şiddet önleme ve izleme merkezi ile sosyal hizmet birimlerinin sayısı kaçtır ve bu kapasite deprem öncesine göre nasıl değişmiştir?

  6. Çocuklara yönelik istismar ve ihmal vakalarında, deprem sonrası süreçte sosyal hizmet uzmanı, psikolog ve çocuk gelişimcilerden oluşan müdahale ekiplerinin sayısı yeterli midir?

  7. Deprem bölgesinde yaşayan kadınlar ve çocuklar için travma odaklı psikososyal destek hizmetlerine erişim ne durumdadır ve bu hizmetlerden yararlanan kişi sayısı kaçtır? Kadına yönelik şiddet, cinsel saldırı ve çocuk istismarı vakalarının artmasına rağmen, Bakanlığınızca bu alana özgü yeni bir sosyal politika, eylem planı veya bütçe artışı yapılmış mıdır?

  8. Deprem sonrası yaşanan şiddet, istismar ve intihar vakalarına ilişkin verilerin kamuoyuyla düzenli ve şeffaf biçimde paylaşılmamasının gerekçesi nedir?

  9. Depremden etkilenen illerde kadınların ve çocukların yaşam hakkını, bedensel bütünlüğünü ve güvenliğini korumaya yönelik, Bakanlığınızın kamuoyuna açıklanmış bağlayıcı bir yol haritası neden bulunmamaktadır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

Huy286 GK 159 İlgi (o :a) 12.02.2026 tarihli ve 1798147 sayılı yazınız.

b) 16.02.2026 tarihli ve 1798708 sayılı yazınız.

c) 14.05.2026 tarihli ve 1859258 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan Muş Milletvekili Sayın Sümeyye BOZ ÇAKI tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/39805, 7/39930 ve 7/44286 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

1. 739805 Cevap Metni (3 Sayfa)

2. 7139930 Cevap Metni (4 Sayfa)

3. 7/44286 Cevap Metni (2 Sayfa)

Muş Milletvekili Sayın Sümeyye BOZ ÇAKV'ya Ait 7/39930 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlığımız çocuklarımızın korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, tüm risklere karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmaları çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütmektedir.

Çocukların ihtiyaçlarının karşılanması, ailelerin güçlendirilmesi, geçici olarak yaşanan sosyal ve ekonomik güçlüğün önüne geçilmesi, çocukların öz aileleri ve yakınları yanında bakımlarının ve desteklenmelerinin sağlanması ile fırsat eşitliğinin oluşturulması amacıyla sosyal ve ekonomik destek hizmeti verilmektedir.

Depremden etkilenen ailelerde, çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanmasında güçlük yaşandığı durumlarda meslek elemanları aileleri yakından değerlendirerek hızlı bir sosyal inceleme gerçekleştirmiş; çocuğun bakım, barınma, beslenme, giyim ve eğitim giderlerinin karşılanmasına katkı sağlamak amacıyla sosyal ve ekonomik destek hizmet ödemeleri planlanarak sağlanmıştır.

Buna ek olarak, depremin çocuklar ve aile üzerindeki psikolojik etkilerini hafifletmeye yönelik psikososyal destek ve rehberlik çalışmaları yürütülmüş; çocukların duygusal iyilik halinin güçlendirilmesi ve ihtiyaç duyulan durumlarda uygun hizmetlere yönlendirilmesi sağlanmıştır.

Bakanlığımızca her ilde oluşturulmuş olan Çocuklar Güvende Ekipleri aracılığıyla farklı risk gruplarındaki çocukları korumaya yönelik tespit ve müdahale çalışmalarının yanı sıra izleme faaliyetleri de yürütülmektedir. Yapılan alan taramaları neticesinde çocuk ve ailenin uygun sosyal hizmet modeline veya destek ve yardımlara yönlendirilmesi sağlanmaktadır. Bu kapsamda, depremden etkilenen çocuklara yönelik hane ziyaretleri gerçekleştirilmiş olup ihtiyaçları doğrultusunda gerekli sosyal hizmet müdahalelerinde bulunulmuştur.

Öksüz ve Yetim Hizmet Birimlerimizce yürütülen çalışmalar kapsamında deprem sebebiyle ebeveyn kaybı yaşamış çocukların tespiti yapılarak çocuk ve ailesi/bakım veren bireylerin hane ziyaretleri gerçekleştirilmiştir.

Dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocuklar öncelikli olmak üzere fırsat eşitliği ilkesiyle tüm çocukların koruyucu ve önleyici hizmetlere erişimini artırmak amacıyla Çocuk Yaşam Merkezleri kurulmaktadır. Çocuk Yaşam Merkezlerinde; çocukların psikososyal gelişimlerini desteklemeye, çocuklar ve ailelerine yönelik danışmanlık hizmeti sunmaya, çocukların sosyal katılımı ve uyumunu artırıcı çalışmalar yürütmeye ve haklarına ilişkin farkındalıklarını artırmaya yönelik hizmetlerin sunulması hedeflenmektedir.

28 Kasım 2024 tarihinde resmi olarak başlayan IPA II "4cil Durumlara Duyarlı Çocuk Koruma Hizmetlerinin ve Desteklerinin Geliştirilmesi Yoluyla Çocukların Yaşamlarının İyileştirilmesi" projesi kapsamında Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay olmak üzere dört deprem ilinde çocuk yaşam merkezlerinin kurulmasına ilişkin çalışmalarımız devam etmektedir.

Öte yandan, kadına yönelik şiddetle mücadele amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir: e 2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile devam eden yıllarda ilgili ikincil mevzuatın yürürlüğe girmesi ve Türk Ceza Kanunu'nda kadına yönelik şiddet eylemlerinin daha etkin cezalandırılmasına yönelik yapılan değişikliklerle yasal altyapı güçlendirilmiştir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı uygulanmıştır. 2021-2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı uygulama süresinin sona erecek olması nedeniyle, 2026-2030 dönemini kapsayacak Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı hazırlık çalışmaları Bakanlığımız koordinasyonunda yürütülmüştür. Yeni eylem planı, geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda; bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Doküman analizleri (diğer ülkelerin politika belgeleri, raporlar, araştırmalar vb.), stratejik paydaş ve personel anketleri, odak grup görüşmeleri, 7 bölgede istişare toplantıları, ihtisas komisyonları ile çok aşamalı kapsamlı bir hazırlık süreci yürütülmüştür. V. Ulusal Eylem Planı, önceki planlardan yapısal olarak farklılaşan "Eksen Bazlı Kesişimsel Model" üzerine inşa edilmiştir. Temel politika alanlarını oluşturan dikey eksenler ve kesişimsel politika alanlarını oluşturan yatay eksenlerle Kadına yönelik şiddetin çok boyutlu yapısı etkileşimli ve kesişimsel bir anlayışla ele alınmıştır.

Eylem Planı kapsamında 35 hedef 15 strateji ve 130 faaliyet bulunmakta olup Şiddetsiz Yaşam ve Saygı Kültürü, Etkin Hukuki Koruma ve Adalete Erişim, Risk Odaklı ve Uzmanlaşmış Müdahale, Psikolojik İyi Oluş ve Sosyoekonomik Güçlenme, Davranışsal Dönüşüm ve Toplumsal Katılım dikey eksenleri; Bütüncül Politikalar, Dijitalleşme ve Yapay Zekâ, Afet ve Acil Durumlar, Bilimsel Bilgi Ekosistemi, Kültür-Sanat, Spor ve Medya ise yatay eksenleri oluşturmaktadır. Eylem planı kapsamında yer alan "Afet ve Acil Durumlar" yatay ekseni ile kadına yönelik şiddetle mücadele politikalarının afet ve acil durum yönetimi süreçleriyle uyumlu ve bütünleşik biçimde yürütülmesi amaçlanmaktadır.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmalarımız hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. IV. Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur. V. Ulusal Eylem Planı çerçevesindeki İl Eylem Planlarının yürürlüğe konulmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmaları hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu bu alandaki mevcut uygulamaların değerlendirilmesi, sorunların tespiti, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasına yönelik kurumlar arası iş birliği ve eş güdümün artırılması görevlerini yürütmektedir. Kurul bugüne kadar 18 toplantı gerçekleştirmiştir.

Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları ile il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak destek ve izleme hizmetlerinin verildiği merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 87 ŞÖNİM hizmet vermektedir.

ŞÖNİM"lerde sunulan hizmetlerin temelini, kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik hâlinin güçlendirilmesine yönelik rehberlik ve danışmanlık çalışmaları oluşturmaktadır. Bu kapsamda mağdurlarla mesleki görüşmeler yapılarak vaka formülasyonu ve müdahale planları hazırlanmakta, plan doğrultusunda gerekli mesleki çalışmalar yürütülmektedir. Hizmetlerin etkinliğini artırmak amacıyla personelin kapasitesi temel ve ileri düzey eğitimlerle güçlendirilmekte; ayrıca psikososyal destek hizmetlerinin model temelli, standart, izlenebilir ve bilimsel kanıta dayalı biçimde sunulmasına yönelik Ar-Ge çalışmaları sürdürülmektedir. Bu çalışmalarla hizmet sunumunun bütüncül, sistematik ve mağdurun özel ihtiyaçlarına duyarlı şekilde yapılandırılması hedeflenmektedir.

Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Türkiye genelinde toplam 151 kadın konukevi bulunmaktadır. Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 451 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.

Bu mekanizmaların yanı sıra İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde ihtisas kuruluş ve birimlerle hizmetler sürdürülmektedir. Bu alanda Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı uzman kolluk birimleri, Adalet Bakanlığına bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ile eş güdüm ve koordinasyon içerisinde kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmaları devam etmektedir.

Şiddet mağdurlarına daha hızlı ulaşılarak müdahalenin etkinliğini artırmak amacıyla paydaş kurumlar ile elektronik veri tabanları arasında entegrasyon sağlanmıştır. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemine düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır.

Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında 2015 yılında pilot olarak başlatılan teknik yöntemlerle takip (elektronik kelepçe) uygulaması 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.

Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan bireyler için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için 0 (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca çevrim içi mesajlaşma ( Whatsapp ve BİP) platformları üzerinden de hizmet sunmaktadır.

Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik Kadın Destek (KADES) Uygulaması hayata geçirilmiştir. Uygulamada yer alan acil yardım butonuna basılması halinde Acil Çağrı Merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır. e Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024" projesi kapsamında yürütülen saha araştırması tamamlanmış olup araştırma kapsamında elde edilen temel veriler 7 Ekim 2025 tarihinde TÜİK internet sitesinde haber bülteni olarak yayımlanmıştır. Proje kapsamında "Veri Portalı//Ambarı" ve "Şiddet Mağdurlarına Yönelik Psikososyal Destek Modeli" hedef çıktılarına ilişkin süreçler devam etmekte olup, "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", ve "Kadın Konukevleri Hizmetlerinde İhtisaslaşmış Bir Yaklaşım: Güçlenme ve Etkin Destekle Verimli Entegrasyon (GÜVEN) Projesi" başlıklı projeler devam etmektedir. e "Türkiye'de Depremlerden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı

Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" ile 06 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgede kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi ve koruyucu hizmetlerin kapasitesinin artırılması amaçlanmaktadır. Söz konusu proje kapsamında depremden etkilenen 2 ilde (Hatay, Adıyaman) ve deprem sebebiyle oluşmuş göç olgusu sebebiyle 2 ilde (İstanbul, Kocaeli) yeni kadın konukevi inşa edilmesi ve depremin etkileri sebebiyle 20 kuruluşta kadın konukevi ve ŞÖNİM güçlendirme, bakım-onarım ve tadilat gereksinimlerinin karşılanmasına yönelik bütçe tahsis edilmesi öngörülmüştür. Projede aynı zamanda şiddeti önleme ve koruma hizmetlerini sunan ve koordine eden personelin teknik bilgi, beceri ve araçlarının artırılması hedefiyle kapsamlı eğitim ve kapasite geliştirme programları gerçekleştirilmektedir. e Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık ve duyarlılığın artırılması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 6,9 milyon kişiye ulaşılmıştır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele konusu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikaları detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirilmeye devam etmekte, konuya ilişkin olarak toplumun farklı kesimlerine ulaşarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.

Ayrıca, 06 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerden önce İl ilde Bakanlığımıza bağlı 16 kadın konukevi 348 kapasite ile hizmet vermekteydi. Malatya'da 18 kapasiteli bir Kadın Konukevi depremden etkilendiği için bina yeniden yapılmak üzere yıkılmış olup 17.10.2024 tarihinde 40 kapasiteli ihtisaslaşmış kadın konukevinin etüt proje ihalesi yapılmıştır. Depremler sonrası, 17.07.2023 tarihinde ise Şanlıurfa ilinde ikinci Kadın Konukevi 25 kapasite ile hizmet vermeye başlamıştır. Bu kapsamda, depremlerden sonra 11 ilin tamamında en az 1 kadın konukevi olmak üzere toplam 16 kadın konukevi 355 kapasite ile hizmet vermeye devam etmektedir. Ayrıca, 2022-2024 Yatırım Programı kapsamında Diyarbakır ilinde 40 kapasiteyle hizmet vermesi planlanan kadın konukevinin inşaatı tamamlanmış olup hizmet binası geçici kabul aşamasındadır.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir