6 Şubat 2023 tarihli depremlerde kaybolan çocuklara ilişkin
Kaynak göster
Adnan Şefik Çirkin (İYİ Parti), 6 Şubat 2026 tarihinde 7/40041 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 220 gün sonra, 14 Eylül 2026).
Adnan Şefik Çirkin (İYİ Parti, Hatay). “6 Şubat 2023 tarihli depremlerde kaybolan çocuklara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40041, 6 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40041-6-subat-2023-tarihli-depremlerde-kaybolan-cocuklara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0cde633c-682a-408d-820d-019c413d5cd3
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 220 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ni 8 T.B.M.M.
" İYİ PARTİ
Gerekçenin tamamını göster (21 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İRuP AŞKANLIĞI Yİ ram. 242026
SART Sayı EE ime hrirderen cd Ni 40 0 41 i Aşağıdaki sorularımın Anayasanın 98 ve TBMM İçtüzüğünün 96. Maddesi gereğince İ Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir GÖKTAŞ tarafından yazılı | olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Adnan Şefik ÇİRKİN Hatay Milletvekili
Bakanlığınıza 19/1/2024 tarih ve 7/8560 Esas Numarası ile verdiğim soru önergeme aşağıdaki cevap verilmiştir:
"Bakanlığımızca deprem felaketi nedeniyle ailesinden ayrı düşmüş/refakatçisi olmayan 1.912 çocuk Aile Bilgi Sistemi Afet Yönetim Çocuk Modülü'nde kayıt altına alınmıştır.
Bakanlığımızca deprem bölgesinde, enkaz altından çıkarılmış yakınlarına ulaşılamayan kimliksiz ve/veya kendini ifade edemeyen ve hastanelerde tedavisi devam eden çocuklar süreçte yakından takip edilmiş, tedavisi tamamlanan çocuklar Bakanlığımız çocuk bakım kuruluşlarında korunma ve bakım altına alınmıştır.
Kuruluşlarımıza alınan çocuklarımızın öncelikle ailesi/yakınlarına ulaşılmasına yönelik çalışmalarımız titizlikle yürütülerek çocuklar ailelerine teslim edilmiştir.
Bakanlığımız ile TÜBİTAK arasında yapılan iş birliği neticesinde TÜBİTAK tarafından | geliştirilen "Deringörü" yüz tanıma programı kullanılmıştır.
Yapılan DNA eşleşmeleri ve kimlik kontrolü, kimliklendirme ve mesleki çalışmalar sonucunda 1.877 çocuk ailesine/aile yakınlarına teslim edilmiştir.
Halen hastanede tedavisi devam eden 1 çocuğumuz yakından takip edilmektedir. 6 çocuğumuz da aile odaklı hizmetlerden faydalandırılmıştır. 12 çocuğumuz bakım ve koruma altındadır. Çocuklar, yaş ve cinsiyet durumlarına uygun Bakanlığımıza bağlı çocuk bakım kuruluşlarında bakılmakta ve korunmaktadır. Kayıtlarımızda olan 16 çocuğumuz vefat etmiştir. Kimliği belirlenemeyen çocuğumuz bulunmamaktadır."
Bununla birlikte İçişleri Bakanı Sayın Ali Yerlikaya 13 Kasım 2024 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı açıklamada, 6 Şubat depremlerinde kayıp olan çocuklar hakkında şunları belirtmiştir:
"Arama çalışmaları devam eden 75 depremzedenin 30'u çocuktur.
YooĞG1
Öte yandan; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, sosyal medyada yer alan
"Türkiye'de her yıl 10 binden fazla, son 8 yılda ise 100 bine yakın çocuğun kaybolduğu" iddialarına ilişkin 3 Şubat 2026 tarihli açıklamasında şunları ifade etmiştir:
"Kamu kurumları tarafından "kayıp ve bulunamayan çocuk sayısı" başlığı altında yayımlanmış resmi bir istatistik bulunmamaktadır,"
Yukarıdaki bilgiler doğrultusunda;
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın 7/8560 esas numaralı soru önergeme 2024 Ocak ayında verdiği cevapta "kimliği belirlenemeyen çocuk bulunmamaktadır" ifadesi ile İçişleri Bakanının 2024 Kasım ayında "30 kayıp çocuk halen aranmaktadır" yaptığı açıklamanın arasındaki çelişkinin nedeni nedir?
Kayıp olduğu belirtilen 30 çocuğun, daha önce Aile Bilgi Sistemi Afet Yönetim Çocuk Modülüne kaydedilen 1.912 çocuk arasında yer alıp almadığı tespit edilmiş midir? Bakanlığınız tarafından kullanılan TÜBİTAK Deringörü yüz tanıma sistemi ve DNA eşleşmeleri sonucunda, eşleşme sağlanamayan çocuk vakası bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa sayısı kaçtır?
Bakanlığınızca, İçişleri Bakanlığı ile kayıp çocuklarla ilgili olarak bilgi paylaşımı yapılmamakta mıdır?
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, "Kamu kurumları tarafından "kayıp ve bulunamayan çocuk sayısı" başlığı altında yayımlanmış resmi bir istatistik bulunmamaktadır" açıklaması doğrultusunda "kayıp çocuklara" ilişkin resmi bir istatistik bulunmamasının nedeni nedir?,
SORULAR
1999 yılında büyük bir deprem yaşayan ve her bölgesi deprem tehdidi altında olan ülkemizde neden bugüne kadar kayıp çocuklar ve/veya kayıplara ilişkin envanter tutulmamıştır? Bu konuda diğer Bakanlıklarla yürütülen herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi (o :a) 17.02.2026 tarihli ve 1800621 sayılı yazınız.
b) 18.02.2026 tarihli ve 1801339 sayılı yazınız. as ikay es vey vaa
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı
Hsm 14/09/2026 10:32 Sayı: E-1200703-1939382
/ ıl UL ARAK EUN VE A0 0
1149035 Gy (0T
ACELE
1140036 - 40039
Y/ 46041
İlgi yazılar ekinde alınan ve Bakanlığımıza yöneltilen 7/40035, 7/40038, 7/40039, 7/40041 ve 740234 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Bakan
4/4905 G4 0
YOO 4007 Ek VT
(9004) 6€ 103
İstanbul Milletvekili Sayın Nimet ÖZDEMİR"e Ait 7/40035, İzmir Milletvekili Sayın Mustafa BİLİCİ" ye Ait 7/40038 ve 7/40039, Hatay Milletvekili Sayın Adnan Şefik ÇİRKİN'e Ait 7/40041 ve Hatay Milletvekili Sayın Nermin YILDIRIM KARA ya 7/40234 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergelerine İlişkin Cevap Metni
Bakanlığımız çocuklarımızın korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, tüm risklere karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmaları çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütmektedir.
Ülkemizde çocuk koruma hizmetleri, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi uyarınca çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile iş birliği içinde yürütülmektedir.
6 Şubat 2023 tarihli deprem sonrası çocuklarla ilgili ihbar, talep ve bildirimlerin alınabilmesi için Bakanlığımız uhdesinde Çağrı Merkezi oluşturulmuş ve kamuoyu ile paylaşılmıştır. Söz konusu çağrı merkezi 7/24 hizmet vermiştir. Gelen tüm aramalarda uzman personel tarafından titizlikle bilgi alınmıştır ve verilmiştir.
Bakanlığımızca deprem bölgesinde, enkaz altından çıkarılmış yakınlarına ulaşılamayan kimliksiz ve/veya kendini ifade edemeyen hastanelerde tedavisi devam eden çocuklar süreçte yakından takip edilmiş, tedavisi tamamlanan çocuklar Bakanlığımız çocuk bakım kuruluşlarında korunma ve bakım altına alınmıştır. Kuruluşlarımıza alınan çocuklarımızın öncelikle ailesi/yakınlarına ulaşılmasına yönelik çalışmalarımız titizlikle yürütülerek çocuklar ailelerine teslim edilmiştir.
Bakanlığımızca deprem felaketi nedeniyle ailesinden ayrı düşmüş/refakatçisi olmayan 1.912 çocuk Aile Bilgi Sistemi Afet Yönetim Çocuk Modülü'nde kayıt altına alınmıştır. Bakanlığımızca kayıt altına alınan 1.912 çocuğun kimliği de çeşitli bilimsel metotlarla tespit edilmiş olup bahse konu çocuklar kayıp çocuk olarak nitelendirilmemektedir.
Deprem illerinde bulunan çocuk bakım kuruluşlarında koruma ve bakım altında bulunan tüm çocuklar Bakanlığımızca ivedi bir şekilde güvenli illerdeki çocuk bakım kuruluşlarına nakledilmiştir.
Bakanlığımız tarafından gerek Türkiye Afet Müdahale Planı'nda (TAMP) yer alan görevler, gerekse Bakanlığımızca üstlenilen diğer görevler tüm kamu ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliği halinde yerine getirilmektedir.
Kayıp kişiler veya çocuklarla ilgili iş ve işlemler İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından yürütülmektedir.
Kayıp kişi veya çocuklar kolluk güçlerine bildirim yapıldıktan sonra süreç adli ve idari yönden ilgili Bakanlıkların ilgili birimleri tarafından yürütülmektedir.
Ancak kayıp çocuklar kolluk tarafından bulunduktan ya da çocuk ortaya çıktıktan sonra Adli Makamlarca Bakanlığımıza bildirilen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında değerlendirme süreçleri başlatılabilmektedir. Gerekli sosyal inceleme yapılarak, çocuk ve aile ihtiyaç duydukları koruyucu ve destekleyici tedbirler çerçevesinde desteklenmektedir.
Bakanlığımızca korunma altına alınan çocuklar, kuruluşa kabulünden sonra kuruluşa uyum sorunları, kurum bakımını reddetme, akran etkisi, aile, akraba yanına izinli gitme sonrası kuruluşa teslim edilmeme gibi nedenlerle kuruluştan izinsiz ayrılma davranışı gösterebilmektedir.
Kuruluştan izinsiz ayrılan çocuklar ivedilikle kolluk kuvvetlerine bildirilmekte, bulunarak kuruluşa veya en yakın sosyal hizmet kuruluşuna teslim edilmesi talep edilmekte, ayrıca çocukların ailesine de bilgi verilmektedir. Çocuğun durumu sürekli takip edilmekte ve kolluk kuvvetlerinden bilgi talep edilmektedir.
Kuruluştan izinsiz ayrılan çocuklar bazen kendileri kuruluşa dönmekte, kolluk tarafından bulunarak veya izinli gittikleri aile ya da akrabaları tarafından da kuruluşa teslim edilmektedirler.
Kuruluşa dönen, döndürülen veya teslim edilen çocukların kuruluştan izinsiz ayrılma davranışlarının söndürülmesi amacıyla çocuktan sorumlu danışman (Sosyal Çalışmacı, Psikolog, Öğretmen, Çocuk Gelişimci, Sosyolog) tarafından çocuğun kuruluşa uyumuna yönelik mesleki çalışmalar gerçekleştirmektedir. Çocuğun izinsiz ayrılma davranışının nedenleri belirlenmekte ve aynı davranışın tekrarlanmaması için çalışılmaktadır. Ayrıca çocukların aileleri ile de çalışmalar yapılmakta, aileye danışmanlık ve rehberlik hizmeti verilmektedir.
Kuruluştan izinsiz ayrılma riski bulunan veya ayrılan çocuklarla yürütülen mesleki çalışmalar, her çocuk özelinde planlanmakta ve uygulanmakta olup yapılan tüm çalışmalar düzenli olarak raporlanmaktadır.
Bununla birlikte; 01.05.2026 tarihli ve 33240 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Hizmetler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Ek 12 nci maddesi kapsamında; yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğinin artırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının etkin bir şekilde tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla, Merkezi İzleme Sistemine bağlı yazılım destekli kamera sistemleri kurulmuştur.
Bakanlığımızın korunma gereksinimi olan çocuklar için öncelikli hedefi; ekonomik ve sosyal desteklerle kendi aileleri yanında bakımlarının sağlanmasıdır. Bunun mümkün olmaması halinde, uzun süreli hizmet modeline karar verilinceye kadar bu süreyi sıcak bir aile ortamında geçirmeleri amacıyla koruyucu aile hizmetinden yararlandırılmaları sağlanmaktadır. Biyolojik ailesi ile yaşama şansı bulunmayan çocuklarımızın yüksek yararları gereği ise uzun süreli bakım modeli olan evlat edinme hizmetinden yararlandırılmaları esastır.
Evlat edinme; genel tanımı ile durumu evlat edindirilmeye uygun olan çocukla, durumu evlat edinmeye uygun kişi/eşler arasında hukuki bağlar sağlanarak çocuk ebeveyn ilişkisinin kurulmasıdır. Bu kapsamda, evlat edinmek üzere başvuru yapan kişi/eşlerin ayrıntılı sosyal incelemesi yapılmakta, evlat edinmeleri uygun görülenler evlat edinmek üzere sıraya alınmaktadır. Sırası gelen evlat edinme ailesinin yanına en az bir yıl süreyle "Evlat Edinme Öncesi Geçici Bakım Sözleşmesi" ile durumu evlat edinmeye uygun çocuklarımız kuruluşta bekletilmeksizin yerleştirilmektedir.
"Evlat Edinme Geçici Bakım Sözleşmesi" ile aile yanına yerleştirilen küçük ve yanına yerleştirildiği aile küçüğün gelişimi, sağlık durumu, evlat edineceklerin küçüğü eğitme yeteneği, küçüğe karşı tutum ve davranışları, küçüğün aile yanına yerleştirilmesinin aile üyeleri üzerindeki sosyal, psikolojik ve ekonomik etkileri gibi hususlar sosyal çalışma görevlileri tarafından kapsamlı olarak izlenmekte ve izleme sonuçları üçer aylık dönemler halinde rapora bağlanmaktadır. Bir yıllık izleme süresi sonucunda evlat edinmesi uygun kişi/aileler evlat edinme davası açmak üzere ilgili Mahkemeye yönlendirilmektedir.
İzleme süresi sonunda ya da geçici bakım sözleşmesi süresi içerisinde, ebeveynlik sorumluluğunun yerine getirilmediğinin sosyal inceleme raporuyla saptanması durumunda sürenin dolması beklenmeksizin hizmet sonlanmakta ve ailelerin talepleri reddedilmektedir.
Koruyucu aile olmak üzere başvuruda bulunan kişi/eşler hakkında ayrıntılı sosyal inceleme yapılmaktadır. Yapılan değerlendirme sonucunda koruyucu aile olması uygun görülenler, kuruluş bakımında bulunan çocuk/çocuklarla eşleştirilmek üzere sıraya alınmakta; uygun çocuğun belirlenmesini müteakip gecikmeksizin çocuk ile koruyucu âile tanıştırılmaktadır.
Uyum sürecinin tamamlanmasının ardından aile ve çocukla yapılan görüşme ve değerlendirmelerin olumlu sonuçlanması hâlinde, aile ile Koruyucu Aile Sözleşmesi imzalanmaktadır.
Koruyucu Aile Yönetmeliği kapsamında; koruyucu aile ve çocuk, görevli sosyal çalışma görevlisi tarafından ilk yıl en az ayda bir kez olmak üzere düzenli olarak izlenmektedir. İkinci yıldan itibaren ise izlemeler yılda en az dört defa olacak şekilde sürdürülmektedir.
Bakanlığımıza bağlı kurum ve kuruluşların belirli sürelerde genel denetimleri ile ihbar ve şikayetler doğrultusunda inceleme ve soruşturma yapılmakta ve sonuçları ilgili birimlerince takip edilmektedir.