İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/40235 GEÇ CEVAPLANDI · 217 GÜN

6 Şubat 2023 tarihli depremlerden etkilenen illerde faaliyet gösteren kadın sığınma evlerine ilişkin

Kaynak göster

Özgül Saki (DEM Parti), 9 Şubat 2026 tarihinde 7/40235 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 217 gün sonra, 14 Eylül 2026).

Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul). “6 Şubat 2023 tarihli depremlerden etkilenen illerde faaliyet gösteren kadın sığınma evlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/40235, 9 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-40235-6-subat-2023-tarihli-depremlerden-etkilenen-illerde-faaliyet-gosteren-kadin-siginma-evleri (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f9cea87d-c8e0-4cfd-81e9-019c463daac3

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 217 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. i

ÖZGÜL SAKİ İstanbul Milletvekili

Afet yönetimi, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini derinleştirmeyen, kadınların yaşam hakkını ve güvenliğini merkeze alan hak temelli bir kamusal sorumluluktur.

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen depremden etkilenen illerde afet koşulları fiilen sona ermemiş; geçici barınma çözümleri kalıcılaşmış, konteyner kentler özellikle kadınlar için güvencesizliğin, yoksulluğun ve şiddet riskinin yoğunlaştığı yaşam alanlarına dönüşmüştür. Afet sonrası süreç toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini gözetmeyen biçimde yürütüldüğünde, kadınlar hem artan bakım yükü ve ekonomik bağımlılıkla hem de şiddetten korunma ve sosyal destek mekanizmalarına erişememeyle karşı karşıya kalmaktadır.

Bu tablo, afetin "geçmişte kalmış bir olay" değil, kadınların gündelik yaşamını belirleyen süreklileşmiş bir kriz rejimi haline geldiğini göstermektedir. Hatay özelinde depremde yıkılan kadın konuk evi/sığınma evinin yerine üç yıl geçmesine rağmen yeni bir sığınma evi inşa edilmemiş olması ve şiddete maruz kalan kadınlara yalnızca 15 günlük geçici barınma olanağı . sunulması, kadınların güvenli barınma ve şiddetten korunma hakkının fiilen askıya alındığını göstermektedir.

Sığınak kapasitesinin yokluğu ya da süreklilikten yoksun geçici çözümler, kadınları ya şiddet gördükleri ortama geri dönmeye ya da tamamen korumasız kalmaya zorlamaktadır. Deprem sonrası dönemde bakım emeği neredeyse bütünüyle kadınların omuzlarına yüklenmiştir. Çocuk, yaşlı, hasta ve engelli bakımına yönelik kamusal hizmetlerin yetersizliği; kadınları hane içine sıkıştırmakta, işgücüne katılımı ve sosyal hayata erişimi sınırlamakta, tek ebeveyn kadınlarda sosyal yardımlara bağımlılığı artırmaktadır. Güçlenme programlarının, kadınların düzenli danışmanlık alabileceği ve şiddetten uzaklaşabileceği mekanizmaların süreksizliği; kadınlarda yalnızlık, tükenmişlik, çaresizlik ve umutsuzluğu derinleştirmekte, kriz koşullarında kadınların kendi ihtiyaçlarını ikinci plana itmesine yol açmaktadır. i

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı; şiddetten korunma, sığınak ve güvenli barınma, ŞÖNİM hizmetlerinin etkinliği, sosyal yardım ve bakım hizmetlerinin kamusal biçimde örgütlenmesi, afet koşullarına özgü kriz koordinasyonu ve kadınların güçlenme süreçlerinin sürekliliği bakımından temel sorumlu idari organdır. Buna karşın deprem sonrası üçüncü yılda, özellikle Hatay'da kadınlara yönelik koruyucu - önleyici sosyal hizmet altyapısının güçlendirilmediği; sığınak kapasitesinin yeniden kurulmadığı; bakım yükünü azaltacak kreş, bakımevi ve güvenli sosyal alanların yeterli ölçekte devreye sokulmadığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle deprem illerinde ve Hatay özelinde kadınların sosyal hizmetlere erişiminin, şiddetten korunma mekanizmalarının ve güvenli barınma kapasitesinin hangi ölçüde sağlandığının somut verilerle açıklığa kavuşturulması zorunludur.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen tüm illerde 2023-2026 yılları arasında faal kadın sığınma evi/konukevi sayısı ve toplam kapasite kaçtır? Bu kapasite afet öncesi döneme kıyasla nasıl değişmiştir?

  2. Depremden etkilenen tüm illerde şiddet mağduru kadınlara yönelik geçici barınma uygulamalarında azami süre nedir? Bu süre hangi kriterlere göre belirlenmektedir?

  3. Deprem illerinde şiddet mağduru kadınların sığınaklara yerleştirilme sürecinde ortalama bekleme süresi nedir? Bekleme süresi boyunca kadınların güvenliği hangi mekanizmalarla sağlanmaktadır?

  4. Depremden etkilenen tüm illerde 2023-2026 yılları arasında ŞÖNİM'lere yapılan başvuru sayısı kaçtır? Bu başvuruların kaçı için etkin yönlendirme, koruma ve izleme hizmeti sunulmuştur?

  5. Deprem illerinin tamamında 2023-2026 arasında şiddet mağduru kadınlara yönelik psikososyal destek hizmetlerinden yararlanan kadın sayısı kaçtır? Bu hizmetlerin sürekliliği nasıl sağlanmıştır?

  6. Deprem illerinde kadınların artan bakım yükünü azaltmak üzere kamusal kreş, gündüz bakım evi, engelli ve yaşlı bakım hizmetleri ile kadın yaşam merkezleri kaç noktada kurulmuştur?

  7. Depremden etkilenen tüm illerde kadınlara yönelik sosyal yardım, güçlenme programı, istihdama yönlendirme ve mesleki destek uygulamaları nelerdir? Bu programlardan yararlanan kadın sayısı kaçtır?

  8. Deprem illerinde konteyner kentlerde ve geçici barınma alanlarında kadınlar için güvenli alanlar, danışmanlık ve başvuru mekanizmaları kurulmuş mudur? Kurulduysa kaç yerleşimde faaliyet göstermektedir?

  9. Deprem illerinde çocuk, yaşlı, hasta ve engelli bakımına yönelik kamusal hizmetlerin yetersizliği nedeniyle kadınların bakım yükünün arttığına ilişkin Bakanlığınızca yapılmış bir izleme veya etki analizi var mıdır? Varsa sonuçları nelerdir?

  10. (o Hatay'dadepremde yıkılan kadın sığınma evinin yerine üç yıl geçmesine rağmen neden yeni bir sığınma evi inşa edilmemiştir?

  11. Hatay'da şiddet mağduru kadınlara yalnızca 15 günlük geçici barınma sunulmasının gerekçesi nedir? Bu sürenin sonunda kadınların güvenliği hangi yöntemlerle sağlanmaktadır?

  12. Hatay'da 2023-2026 yılları arasında 15 günlük geçici barınma uygulamasından yararlanan kadın sayısı kaçtır? Bu kadınların kaçı barınma süresi sonunda güvenli bir konuta veya sığınağa yerleştirilmiştir?

  13. Hatay'da sığınak bulunmaması nedeniyle şiddet mağduru kadınların bir kısmının hizmetten yararlanmak istemediği yönündeki tespitler doğru mudur? Bu duruma ilişkin Bakanlığınızca yapılmış bir değerlendirme var mıdır?

  14. — Hatay'da2023-2026yılları arasında ŞÖNİM başvuru sayısı kaçtır? Bu başvuruların kaçı için sığınak, geçici barınma, sosyal yardım, psikososyal destek ve hukuki yönlendirme sağlanmıştır?

  15. o Hatay'da ŞÖNİM tarafından izlenen dosya sayısı kaçtır? Bu dosyaların kaçında süreklilik arz eden izleme yapılmış, kaçında izleme kesilmiştir?

  16. (Hatay'da konteyner kentlerde yaşayan kadınlara yönelik psikososyal destek ve danışmanlık hizmetleri hangi birimlerce, kaç personelle ve haftada kaç gün sunulmaktadır?

  17. o Hatay'da deprem sonrası yeniden inşa edilmeyen huzurevi/yaşlı rehabilitasyon ve engelli bakım merkezleri nedeniyle başka illere yapılan nakil başvurularının sayısı kaçtır? Bu durumun kadınların bakım yüküne etkisi ölçülmüş müdür?

  18. (Hatay'da kamusal kreş, gündüz bakım evi, çocuk-gençlik merkezi ve kadın odaklı sosyal alanların sayısı kaçtır? Konteyner kentlerin kaçında bu hizmetler yerinde sunulmaktadır?

  19. (Hatay'da tek ebeveyn kadınların sosyal yardımlara bağımlılığının arttığı tespiti doğru mudur? 2023-2026 yılları arasında Hatay'da tek ebeveyn kadınlara yapılan nakdi ve ayni yardımların sayısı ve toplam tutarı nedir?

  20. Hatay'da kadınların iş arama ve istihdam talebine yönelik yönlendirme mekanizmalarının işlemediği yönündeki tespitler doğru mudur? Bu konuda Bakanlığınızın yürüttüğü somut programlar ve elde edilen sonuçlar nelerdir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o : 18.02.2026 tarihli ve 1801339 sayılı yazınız. ay e array ean erme vav vara Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı

İTarih: 14/09/2026 10:35 Sayı E-1200703-1939590

NAL TL İLILR 07 (011 5 ACELE

İlgi yazı ekinde alınan İstanbul Milletvekili Sayın Özgül SAKİ tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 740235 Esas Numaralı yazılı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Bakan

Sosyal Çalışmacı 775 Telefon No:(312) 705 73 30 e

İstanbul Milletvekili Sayın Özgül SAKİ'ye Ait 7/40235 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Afet ve acil durum hallerinde Türkiye'de yaşanabilecek her tür ve ölçekteki afet ve acil durumlara etkin müdahale edilebilmesi için görev alacak kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve gerçek kişiler Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda belirlenmektedir. Bu kapsamda Bakanlığımız Ayni Bağış Depo Yönetimi ve Dağıtımı Çalışma Grubu faaliyetlerinin yürütülmesi ile Psikososyal Destek Çalışma Grubunun koordinasyonundan sorumludur.

Psikososyal destek hizmetleri kapsamında depremden etkilenen illerde kadınlar başta olmak üzere kırılgan gruplara yönelik Psikolojik İlk Yardım (PİY), bireysel görüşmeler, grup çalışmaları, psikoeğitim faaliyetleri ve sosyal iyileştirme etkinlikleri yürütülmektedir. Kadınların şiddet riski başta olmak üzere karşılaşabilecekleri sosyal risklere karşı korunması, uygun sosyal hizmet modellerine yönlendirilmesi ve danışmanlık hizmetlerine erişiminin sağlanmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Söz konusu çalışmaların yürütülmesine yönelik olarak barınma alanlarında psikososyal destek çalışmalarını yürütmek ve takip etmek üzere yetişkinler ve çocuklar için psikososyal destek birimleri kurulmuştur. Geçici barınma merkezlerinde gizlilik ve mahremiyet, aile içi iletişim, kadına yönelik şiddet vb. farkındalık eğitimleri düzenlenmiştir. Psikososyal destek hizmetleri afet koşulları dikkate alınarak yapılandırılmış; kurumlar arası iş birliği ve personel görevlendirmeleri ile hizmet sunumu süreklilik arz edecek şekilde yürütülmüştür. Kadınların ve kırılgan grupların hizmetlere erişimini kolaylaştırmaya yönelik yönlendirme ve koordinasyon mekanizmaları işletilmektedir.

06 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerden önce 11 ilde Bakanlığımıza bağlı 16 kadın konukevi 348 kapasite ile hizmet vermekteydi. Malatya'da 18 kapasiteli bir Kadın Konukevi depremden etkilendiği için bina yeniden yapılmak üzere yıkılmış olup, 17.10.2024 tarihinde 40 kapasiteli ihtisaslaşmış kadın konukevinin etüt proje ihalesi yapılmıştır. Depremler sonrası, 17.07.2023 tarihinde ise Şanlıurfa ilinde ikinci Kadın Konukevi 25 kapasite ile hizmet vermeye başlamıştır. Bu kapsamda, depremlerden sonra 11 ilin tamamında en az | kadın konukevi olmak üzere toplam 16 kadın konukevi 355 kapasite ile hizmet vermeye devam etmektedir. Ayrıca, 2022-2024 Yatırım Programı kapsamında Diyarbakır ilinde 40 kapasiteyle hizmet vermesi planlanan kadın konukevinin inşaatı tamamlanmış olup, hizmet binası geçici kabul aşamasındadır.

Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin "Kalış süresi" başlıklı 14/1 maddesinde "Konukevinde kalma süresi, kadının ilk kabul birimine kabul tarihinden itibaren altı aydır." 14/2 maddesinde de "Kalış süresi, kadınların güçlenme süreci değerlendirilerek gerekli hallerde uzatılır. Uzatma süresi, sosyal çalışmacı ile çocuğu var ise çocuk gelişimcinin görüşü alınarak, değerlendirme komisyonu tarafindan belirlenir " hükümleri düzenlenmiştir. Söz konusu Yönetmelik kapsamında şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan tüm kadınlar ve beraberindeki çocukları herhangi bir bekleme süresine tabi tutulmaksızın konukevi hizmetinden faydalanabilmektedir.

Bakanlığımızın faydalanıcı kurum olduğu, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler Kadın Birimi tarafından finanse edilen "Türkiye'de Depremden Etkilenen Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" Projesi Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve Birleşmiş Milletler Proje Hizmetleri Ofisi (UNOPS) tarafından yürütülmektedir. Proje ile 06 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgede kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi ve koruyucu hizmetlerin kapasitesinin artırılması amaçlanmaktadır. Proje kapsamında depremlerden etkilenen Hatay ve Adıyaman ile depremler nedeniyle yoğun göç alan İstanbul ve Kocaeli olmak üzere 4 kadın konukevi inşa edilecektir. İnşaatlara ilişkin tasarım ihalesi yapılmış olup 2026 ikinci yarısında inşaatın başlaması planlanmaktadır. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve koruyucu hizmet kapasitesinin artırılmasına yönelik eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, kuruluşlarımızdan hizmet alan kadınların sosyo-ekonomik güçlenmelerini destekleyen fırsatlara erişimlerinin artırılması da projenin hedefleri arasındadır.

Hatay ilinde Bakanlığımıza bağlı kadın konukevi şiddet mağduru kadınlara ve beraberindeki çocuklarına Yönetmelik kapsamında hizmet verilmektedir. Kadınların talepleri ile can güvenliği riski, eğitim, sağlık vb. durumları değerlendirilerek başka bir ildeki kadın konukevine nakli yapılabilmektedir. Hatay Kadın Konukevi Müdürlüğü'nden 6 Şubat 2023 ile 31 Ocak 2026 tarihleri arasında 1.014 kadın hizmet almış olup; deprem sonrası 31 Ocak 2026 tarihine kadar Hatay Kadın Konukevinin ortalama doluluk oranı yaklaşık 9668 olarak gerçekleşmiştir.

2023-2024-2025 yılları ve 2026 Ocak ayı hizmet alan verilerine göre toplamda 128.192 kadın, 13.868 erkek ve 6.856 çocuk olmak üzere toplamda 150.916 kişi 11 deprem ilindeki ŞÖNİM kuruluşlarından hizmet almıştır. Hatay ŞÖNİM den ise 5.430 kadın, 543 erkek ve 620 çocuk olmak üzere toplamda 6.593 kişi hizmet almıştır. Bireylere kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında ihtiyaç duydukları hizmetler sunulmuştur.

Bakanlığımızın tüm çalışmaları, yaşamın tüm alanlarında kadınların konumlarının güçlendirilmesi; eğitim ve sağlık imkânlarından eşit bir şekilde yararlanmalarının sağlanması; istihdama ve karar alma mekanizmalarına katılımlarının artırılması; medyada eşitlikçi temsilin sağlanması; kadın-erkek fırsat eşitliğinin ana plan ve politikalara dahil edilmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanında çalışmaların sürdürülmesini desteklemek üzere yürütülmektedir.

Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi hususu, Bakanlığımızın öncelikli çalışma alanları arasında bulunmaktadır. Bu kapsamda; kadın kooperatifleri, kadın girişimciliği ve kayıtlı kadın istihdamının artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Bu doğrultuda, deprem bölgesindeki kadınların hayatlarını yeniden inşa etmeleri, yıkımın olumsuz etkilerinden kurtulmaları, sosyal ve ekonomik yönden güçlenmeleri için ülkemizin dört bir yanından gelen kadın kooperatiflerinin desteği ile deprem felaketinin yaşandığı illerden olan Adıyaman, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Malatya'daki çadır ve konteyner kentlerde depremden etkilenen kadınlara yönelik İş Atölyeleri kurulmuştur. İş Atölyelerinde eğitimlere katılan kadınlar dikiş, nakış, seramik, giyecek tamiratı, örgü vb. gibi faaliyetlerle becerilerini geliştirirken hem kendi hem de diğer depremzedelerin ihtiyaçlarını da karşılamıştır. Söz konusu İş Atölyeleri ile yaklaşık 1.000 depremzede kadına ulaşılmıştır.

Bununla birlikte, Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi kapsamında; Adana, Diyarbakır ve İzmir illerinde doğrudan depremzede olan 18-29 yaş arası NEET (ne eğitimde ne istihdamda olan) kadınlarla birlikte "Genel Travma Bilgilendirmesi Grup Çalışmaları" yapılarak 172 kişiye ulaşılmıştır.

Kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi, sürdürülebilirliklerinin sağlanması, kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi, görünürlüklerinin artırılması ve yaygınlaştırılmaları hedefi ile 2021-2024 yılları arasında yürütülen "Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi" kapsamında, Gaziantep ve Hatay'da faaliyet gösteren kadın kooperatiflerinin koordinasyon ve iş birliğinin artırılması amacıyla Yerel Paydaş Toplantıları; Adana, Diyarbakır, Gaziantep Hatay ve Malatya illerinde kooperatif ortağı kadınlara yönelik 5 günlük kapsamlı eğitim programları ve kadın kooperatiflerinin ihtiyaç duyduğu alanlara yönelik danışmanlık hizmetleri sağlanmıştır.

Ayrıca, kadın girişimciliğinin teşvik edilmesi ve kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi amacıyla Bakanlığımız ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu iş birliğinde yürütülen IPARD Programına İlişkin İş Birliği Protokolü kapsamında, kırsal kalkınma desteklerinden daha etkin faydalanmalarını sağlamak amacıyla 81 ilde kadın girişimcilere, IPARD kırsal kalkınma projelerini hazırlayabilmelerine imkân sağlayacak ücretsiz "IPARD Proje Hazırlama Eğitimi" verilmektedir.

Bakanlığımız tarafından ayrıca, kadınların ekonomik güçlenmesine yönelik imzalanan protokoller kapsamında çeşitli çalışmalar devam etmektedir: e Kadın Kooperatiflerinin Güçlendirilmesi İş Birliği Protokolü e Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü e Kadın Girişimciliğinin Geliştirilmesine Yönelik İş Birliği Protokolü e Bilimsel Araştırma-Geliştirme, Yenilik ve Bilimsel Etkinlik İş Birliği Protokolü

" İş Pozitif Programı İş Birliği Protokolü e Türkiye'nin Girişimci Kadınları İş Birliği Protokolü e Kadınların ve Engelli Bireylerin Ekonomik ve Sosyal Hayata Katılımlarının Güçlendirilmesine Yönelik İş Birliği Protokolü e Halkbankiş birliğinde Yükselen Kadınlar Programı

Bununla birlikte, Bakanlığımızca son dönemde gerçekleştirilen en önemli çalışmalardan biri "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı"dır. 2024-2028 yıllarını kapsayacak şekilde ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüş ve önerileri çerçevesinde kapsayıcı bir yaklaşımla hazırlanan Eylem Planı, 8 Mart 2024 Dünya Kadınlar Gününde kamuoyuna duyurulmuştur.

Eylem planının temel politika eksenleri; Eğitim, Sağlık, Ekonomi, Liderlik ve Karar Alma Mekanizmalarına Katılım, Çevre ve İklim Değişikliği olarak belirlenmiştir. Planda; beş temel politika eksenine ilişkin "35 Temel Amaç", "20 Strateji", "83 Faaliyet" yer almaktadır.

Bakanlığımız tarafından kadının güçlenmesine yönelik politikaların merkezi ve yerel düzeyde, bütüncül bir bakış açısıyla, etkin ve koordineli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla "Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulunun ve "Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulları"nın teşkil ettirilmesini konu alan 2025/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 8 Mart 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

"Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu"nun ilk toplantısı 17 Temmuz 2025 tarihinde gerçekleştirilmiş olup, Kurul tarafından kadının güçlenmesine yönelik çalışmaların daha ayrıntılı ve etkili yürütülmesi amacıyla "Bakım Sorumlulukları ve İş-Aile Yaşamının Uyumlaştırılması", "İklim Değişikliği, Çevre ve Kadınların Rolü", "Karar Alma Mekanizmalarında Kadın Temsiliyetinin Güçlendirilmesi", "Yerel Kalkınma" ve "STEM Alanlarında Kız Çocukları ve Kadınların Güçlenmesi" başlıklarında 5 ayrı alt komite oluşturulmuştur. Alt Komite toplantıları 2025 yılı Ekim ayı içerisinde gerçekleştirilmiştir.

Kadının güçlenmesine ilişkin ülke düzeyinde yürütülen eylem planları ve tüm politika metinlerindeki karar ve uygulamaların yerelde tutarlı ve uyum içerisinde uygulanmasını temin etmek ve yerel dinamiklerin ihtiyaçları çerçevesinde kadının güçlenmesi alanında mevcut uygulamaları değerlendirerek çözüm önerileri geliştirmek amacıyla "Kadının Güçlenmesi İl Eylem Planları" çalışmaları yürütülmektedir. Bu kapsamda depremden etkilenen illerimizde de il eylem planları hazırlanmıştır.

Sözkonusu Stratejisi Belgesi ve Eylem Planının Ekonomi başlıklı bölümünün "Kadınların işgücü piyasasına girişlerini kolaylaştırmak ve insana yakışır işlerde istihdamlarını artırmak için mevzuatın gözden geçirilerek iyileştirici düzenlemeler yapılması" stratejisi altında; iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması konusundaki mevzuat düzenlemelerinin yapılması ve erken çocukluk dönemi bakım ve eğitim hizmeti veren kurumlar için ortak bir düzenlemeye ve hizmet sunum modelleri çeşitlendirilmesine yönelik faaliyetler bulunmaktadır.

Ülkemizde, iş arama başvuruları ve işe yerleştirme süreç ve işlemleri Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü (İŞKUR) tarafından yürütülmektedir.

Bakanlığımız çocuklarımızın korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, tüm risklere karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmaları çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütmektedir.

Çocukların ihtiyaçlarının karşılanması, ailelerin güçlendirilmesi, geçici olarak yaşanan sosyal ve ekonomik güçlüğün önüne geçilmesi, çocukların öz âileleri ve yakınları yanında bakımlarının ve desteklenmelerinin sağlanması ile fırsat eşitliğinin oluşturulması amacıyla sosyal ve ekonomik destek hizmeti verilmektedir.

Depremden etkilenen ailelerde, çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanmasında güçlük yaşandığı durumlarda meslek elemanları aileleri yakından değerlendirerek hızlı bir sosyal inceleme gerçekleştirmiş; çocuğun bakım, barınma, beslenme, giyim ve eğitim giderlerinin karşılanmasına katkı sağlamak amacıyla sosyal ve ekonomik destek hizmet ödemeleri planlanarak sağlanmıştır.

Buna ek olarak, depremin çocuklar ve aile üzerindeki psikolojik etkilerini hafifletmeye yönelik psikososyal destek ve rehberlik çalışmaları yürütülmüş; çocukların duygusal iyilik halinin güçlendirilmesi ve ihtiyaç duyulan durumlarda uygun hizmetlere yönlendirilmesi sağlanmıştır.

Bakanlığımızca her ilde oluşturulmuş olan Çocuklar Güvende Ekipleri aracılığıyla farklı risk gruplarındaki çocukları korumaya yönelik tespit ve müdahale çalışmalarının yanı sıra izleme faaliyetleri de yürütülmektedir. Yapılan alan taramaları neticesinde çocuk ve ailenin uygun sosyal hizmet modeline veya destek ve yardımlara yönlendirilmesi sağlanmaktadır. Bu kapsamda, depremden etkilenen çocuklara yönelik hane ziyaretleri gerçekleştirilmiş olup ihtiyaçları doğrultusunda gerekli sosyal hizmet müdahalelerinde bulunulmuştur.

Öksüz ve Yetim Hizmet Birimlerimizce yürütülen çalışmalar kapsamında deprem sebebiyle ebeveyn kaybı yaşamış çocukların tespiti yapılarak çocuk ve ailesi/bakım veren bireylerin hane ziyaretleri gerçekleştirilmiştir.

Dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocuklar öncelikli olmak üzere fırsat eşitliği ilkesiyle tüm çocukların koruyucu ve önleyici hizmetlere erişimini artırmak amacıyla Çocuk Yaşam Merkezleri kurulmaktadır. Çocuk Yaşam Merkezlerinde; çocukların psikososyal gelişimlerini desteklemeye, çocuklar ve ailelerine yönelik danışmanlık hizmeti sunmaya, çocukların sosyal katılımı ve uyumunu artırıcı çalışmalar yürütmeye ve haklarına ilişkin farkındalıklarını artırmaya yönelik hizmetlerin sunulması hedeflenmektedir.

28 Kasım 2024 tarihinde resmi olarak başlayan IPA İl "4ci/ Durumlara Duyarlı Çocuk Koruma Hizmetlerinin ve Desteklerinin Geliştirilmesi Yoluyla Çocukların Yaşamlarının İyileştirilmesi" projesi kapsamında Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay olmak üzere dört deprem ilinde çocuk yaşam merkezlerinin kurulmasına ilişkin çalışmalarımız devam etmektedir.

6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen Adana (1), Adıyaman (1), Diyarbakır (1), Elazığ (2), Gaziantep (1), Hatay (1), Kahramanmaraş (1), Kilis (1), Malatya (1), Osmaniye (2) ve Şanlıurfa (2) illerinde Bakanlığımıza bağlı olarak faaliyet gösteren toplam 14 resmi bakım, rehabilitasyon ve aile danışma merkezi bulunmaktadır.

Depremden etkilenen illerde, engelli bireylerin sosyal hayata katılımlarını sağlamak ve bağımsız yaşama geçişini kolaylaştırmak amacıyla müstakil veya apartman dairelerinde resmi bakım ve rehabilitasyon merkezlerine bağlı ek ünite şeklinde konumlandırılan Ocak 2026 itibarıyla 29 umut evi hizmet sunmaktadır.

Kurumsal bakım ihtiyacı bulunan engelli bireylere Bakanlığımızca ruhsatlandırılan ve denetimi yapılan özel engelli bakım merkezlerinde, engelli bireylerin bakım finansmanı karşılanarak da bakım hizmeti verilmektedir. Bu kapsamda 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla Adana (8), Adıyaman (1), Diyarbakır (6), Elazığ (2), Gaziantep (9), Hatay (4), Kahramanmaraş (4), Kilis (1), Malatya (3), Osmaniye (5) ve Şanlıurfa (3) illerinde toplam 48 özel bakım merkezi hizmet sunmaktadır.

Hatay ilinde 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan deprem sonrası "Deprem Performans Analiz Raporu" sonucuna göre; "Yıkım Kararı? verilen Hatay Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi boşaltılmıştır. Yeni huzurevi yapım işi Bakanlığımız 2026 yılı yatırım programı etüdprojede olup ihale süreci devam etmektedir. 06.02.2023 tarihinden bu zamana kadar Hatay ilinden başka illerdeki huzurevleri ile huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerine yerleşmek üzere yapılan başvuru yapan kişi sayısı 115'tir. Ayrıca Hatay'dan ayrılmak istemeyen yaşlı vatandaşlarımız için deprem sonrası konteyner kentte geçici bakım hizmeti sunulmakta olup 46 yaşlı birey hizmet almaktadır.

Hatay ilinde 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 8 engellinin il dışında bulunan bir resmi engelli bakım merkezine tertip işlemi gerçekleştirilmiş olup söz konusu engelliler kabulleri yapılmak üzere sıraya alınmıştır.

Hatay İlinde 2022 yılında 50 kapasite ile hizmete açılan Yaşlı Aktif Yaşam Merkezi'nde Ocak 2026 tarihi itibariyle 77 yaşlı birey hizmet almaktadır.

6 Şubat 2023'te meydana gelen deprem felaketinin ardından depremden etkilenen illerde konteyner kentlerde Bakanlığımız ve Uluslararası Down Sendromu Federasyonu işbirliğinde; down sendromlu bireyler ve ailelerine yönelik bir sosyal destek projesi hayata geçirilmiştir. Bu kapsamda; kurulan konteyner tipi hizmet merkezleri engelli bireylerin ve ailelerin sosyal içermeci bakış açısıyla toplum yaşamına katılımını sağlayarak, deprem sonrası günlük hayatlarının kolaylaştırılmasına yönelik olarak planlanmıştır. Proje, özellikle engelli bireye bakım hizmeti sağlayan kadınlar ve anneler için büyük önem kazanmıştır. Mola evlerinde engelli bireylerin deprem travması sonrası günlük hayatın içinde sosyalleşme, nitelikli eğitsel vakit geçirme ve oyun ihtiyaçlarının giderilmesi amaçlanmıştır. "Mola Evi" adı altında hizmet veren bu merkezler deprem bölgesinde bulunan down sendromlu bireyler başta olmak üzere, benzer zihinsel engel türlerine sahip çocuk ve gençler ile ailelerin sosyal hizmet ve sosyal destek ihtiyacının karşılanarak, sosyal hayata katılımlarının sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

Diğer taraftan Bakanlığımızca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma (SYD) Vakıfları aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yönelik başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda sosyal yardım programları yürütülmektedir. Yürütülmekte olan sosyal yardım programları düzenli ve süreli nitelikte olmak üzere aile yardımları, barınma ve gıda yardımları, engelli ve yaşlı yardımları, sağlık yardımları, eğitim yardımları ve proje destekleri olarak sınıflandırılmaktadır.

Bakanlığımız Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında Ayni Bağış Depo Yönetimi ve Dağıtımı Çalışma Grubu faaliyetlerinin yürütülmesinde görevlendirilmiştir. Bu kapsamda ayni bağışların toplanmasından, tasnif edilmesinden ve dağıtımından Bakanlığımız sorumludur. Ayrıca SYD Vakıfları aracılığıyla ilgili mevzuat çerçevesinde afetten etkilenen hanelere yönelik acil temel ihtiyaç, ev eşyası ve barınma yardımları yapılmaktadır.

Bu kapsamda 6 Şubat'ta Kahramanmaraş merkezli afetin yaşandığı ilk andan itibaren deprem bölgesindeki şehirlerimize ulaşmak için tüm birimlerimiz seferber olmuştur. Türkiye Afet Müdahale Planı-Ayni Bağış Depo Yönetimi ve Dağıtım Çalışma Grubu kapsamında ulusal ve uluslararası ayni bağış depoları aracılığıyla ayni bağış kabulü ve dağıtımı titizlikle yürütülmüştür. Bununla birlikte 6 Şubat depremleri nedeniyle afetten etkilenen vatandaşlarımızın afet bölgesinde ve tahliye edilmiş oldukları illerde acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ivedilikle ödenek aktarımları gerçekleştirilmiştir.

Öte yandan Bakanlığımızca yürütülen sosyal yardım programları, özellikle ailelerin ihtiyaçlarını gözetecek şekilde uygulanmakta olup, kadınların yoksulluktan daha fazla etkilendiği ve yoksulluk riski ile daha fazla karşılaştığı gerçeğinden hareketle düzenli yardım programlarından 9061'i kadınlara verilmektedir.

Hak sahiplerinin kadın olduğu Eşi Vefat Etmiş Kadınlara Yönelik Yardım, Şartlı Sağlık Yardımı, Doğum Yardımı, Asker Ailelerine Yönelik Yardım, Çoklu Doğum Yardımı gibi düzenli yardımlar gerçekleştirilmektedir. Söz konusu yardım programlarında ödemelerin kadınlara yapılması öncelenmektedir.

Ayrıca proje desteklerimiz arasında yer alan Aile Destek Merkezi (ADEM) ve Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) Projeleri ile aile müessesini güçlendirmek, milli ve manevi değerleri korumak, kadınların aile içerisindeki rolünü ve statüsünü belirgin kılmak, kadınların yeteneklerini ortaya çıkararak gelir elde edici faaliyetler yürütebilmelerini sağlamak, toplumu ve aile yapısını tehdit eden madde bağımlılığı, kumar, şiddet ve istismar gibi zararlı alışkanlık ve davranışlardan aile bireylerini ve yapısını korumak için mesleki ve kişisel gelişim kursları, seminerler ve eğitim programları düzenlenmektedir.

Bununla birlikte merkezlerimizde kursiyerlerimizin psiko-sosyal, sosyokültürel, mesleki ve kişisel yönden gelişimlerinin ve toplumsal entegrasyonlarının sağlanması amacıyla kurslar düzenlenmekte ve kurslara düzenli katılım sağlayan kursiyerlerimize aylık teşvik ödemeleri yapılmaktadır. Öte yandan belirli aralıklarda düzenlenen kermesler aracılığı ile de kadınların merkezlerimizde üretmiş oldukları ürünlerden gelir elde etmeleri sağlanmaktadır.

Böylelikle kadınların ekonomik ve sosyal statülerinin güçlenmesi ile toplumsal hayata katılımlarının artması hedeflenmektedir.

Metin otomatik okundu. 3 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir