Siirt'in Eruh ilçesinde meydana geldiği iddia edilen bir cinsel istismar vakasına ilişkin
Kaynak göster
Sabahat Erdoğan Sarıtaş (DEM Parti), 16 Şubat 2026 tarihinde 7/41020 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Sabahat Erdoğan Sarıtaş (DEM Parti, Siirt). “Siirt'in Eruh ilçesinde meydana geldiği iddia edilen bir cinsel istismar vakasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41020, 16 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41020-siirt-in-eruh-ilcesinde-meydana-geldigi-iddia-edilen-bir-cinsel-istismar-vakasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/45199011-ed48-4b4c-bc2a-019c70047de9
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 241 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96 ile 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
O eri
Sabahat ERDOĞAN SARITAŞ Siirt Milletvekili 12.02.2026
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Siirt'in Eruh ilçesinde yaşayan Z.Ç., henüz 15 yaşındayken, kayınpederi olan korucu İ
Y tarafından sistematik olarak cinsel istismara maruz bırakılmıştır. Fail, muhtar ve korucu olmasının verdiği nüfuzu ve elindeki silah gücünü kullanarak Z.Ç'yi "ailesini katletmekle" tehdit etmiş, üzerinde ağır bir korku tahakkümü kurmuştur. Dava dosyasında yer alan Adli Tıp Kurumu raporu ve DNA incelemesi sonucunda; hamile kaldığı çocuğun biyolojik babasının İ Y olduğu kesinleşmiştir. Bu somut veri, cinsel saldırı fiilinin gerçekleştiğinin en tartışmasız kanıtıdır. Ancak yerel mahkeme, gerekçeli kararında çocuğun sanıktan olduğunu kabul etmesine rağmen; "kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği" gibi hukuki mantıktan uzak bir gerekçeyle beraat kararı vermiştir. Avukatların itirazı ile dosya İstinafa taşınmış; beraat kararını bozan İstinaf Mahkemesi, tutuksuz yargılanan İ Y yeniden yargılanmasına karar vermiştir. İstinafın bozma kararı sonrası, yerel mahkemenin maddi gerçekleri ve kesin delilleri dikkate alarak adaleti tesis etmesi beklenirken; bugün görülen duruşmada davanın "düşürülmesine" karar verilmiştir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan DNA raporuyla, sanığın mağduru istismar ettiği ve bu istismardan bir çocuk doğduğu kesinlik kazanmışken; yerel mahkemenin 'kesin delil yok' gerekçesiyle verdiği beraat ve akabinde gelen 'düşme' kararı, yargının maddi gerçeklikle bağını kopardığı anlamına mı gelmektedir?
Sanığın muhtar ve güvenlik korucusu olması sebebiyle mağdur üzerinde kurduğu silahlı tehdit ve baskı, şikayet süresini engelleyen bir mücbir sebep olarak neden değerlendirilmemiştir? Kamu görevlisinin nüfuzunu kullanarak işlediği bu suçun cezasız kalması, bölgedeki diğer mağdurların adalete olan güvenini nasıl etkileyecektir?
İstinaf mahkemesinin bozma kararına rağmen yerel mahkemenin dosyayı esastan karara bağlamak yerine 'düşme' kararı vermesi, "çocuğun korunması" ve "etkin soruşturma" ilkeleriyle bağdaşmakta mıdır?
. Aynı dosyada hem çocuğun sanıktan olduğunun kabul edilip hem de sanığın cezalandırılmaması, yargı sisteminde "delil takdiri" yetkisinin somut kanıtları yok sayacak kadar geniş kullanıldığının bir göstergesi midir? Bakanlığınız bu karara karşı bir inceleme başlatacak mıdır?
. Failin korucu olması, yargılama sürecinde sanığa zımni bir "koruma zırhı" mı sağlamıştır? Şiddet ve istismar vakalarında faillerin düşme kararlarıyla serbest kalması, toplumda yükselen cezasızlık algısını ve adalete olan inançsızlığı derinleştirmemekte midir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir