Bir sivil toplum kuruluşunun Türkiye'de yaşandığı iddia edilen hak ihlalleri hakkında hazırladığı rapora ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 31 Ağustos 2023 tarihinde 7/4125 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 81 gün sonra, 20 Kasım 2023).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Bir sivil toplum kuruluşunun Türkiye'de yaşandığı iddia edilen hak ihlalleri hakkında hazırladığı rapora ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/4125, 31 Ağustos 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-4125-bir-sivil-toplum-kurulusunun-turkiye-de-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlalleri-hakkinda-hazi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4a84217d-e479-4a03-9f7d-018a4ffc41b5
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 81 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
SORULAR
08.2023 İ
İşkence, tarih boyunca gücü elinde bulunduranların kullandığı en acımasız araçlardan biri olmuştur. Her bir insanın sahip olduğu onur ve değere saldırı anlamı taşıyan işkence, tam da bu nedenle uluslararası hukukta insanlık dışı bir suç olarak kabul edilmiş ve istisnasız bir şekilde yasaklanmıştır.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, "hiç kimseye işkence ya da zalimce, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele ya da ceza uygulanamayacağını" açıkça belirtir. Ayrıca Türkiye'nin de tarafı olduğu, Birleşmiş Milletler (BM) İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşme, işkence yasağının savaş ve OHAL koşulları da dahil hiçbir koşulun işkencenin uygulanmasına gerekçe olamayacağını net bir şekilde ortaya koyar.
Türkiye'nin bu sözleşmeyi imzalamasının üzerinden 35 yıl geçse de, Anayasa, iç hukuk ve uluslararası hukukta mutlak bir yasak olan işkence ne yazık ki varlığını korumaktadır. "İşkenceye sıfir tolerans" sözleri lafta kalmıştır, işkence adeta sokağa taşmıştır. Kolluk güçlerinin sokakta, karakolda, emniyet müdürlüklerinde, resmi araçlarda yurttaşlara işkence ve kötü muamele uyguladığına dair haberler sık sık medyada yer almakta, bu insanlık suçuna dair görüntüler peşi sıra sosyal medyada ifşa olmaktadır.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın geçtiğimiz günlerde yayınladığı 2022 Yılı Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezleri Raporu da bu tablonun vahametine işaret etmektedir. BM İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı, Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Biçimde
Soruşturulması ve Belgelendirilmesi için El Kılavuzu'nun (kısa adı İstanbul Protokolü) hazırlanmasına ve güncellenmesine öncülük eden, işkencenin belgelendirilmesi konusunda dünyada referans kabul edilen TİHW'in raporuna göre, işkence ve kötü muamele nedeniyle vakfa yapılan başvurular 2022 yılında bir önceki yıla göre 9022 artmıştır. Geçtiğimiz yıl 1079 kişi Türkiye sınırları içinde işkence gördüğü için vakfa başvurmuştur. Bunlardan 756'sının 2022 yılı içinde, 230*unun ise 2017-2021 yılları arasında işkence gördüğü belirlenmiştir. Başvuruların en küçüğü 3 yaşındadır.
Rapora göre, başvuruların 9071,9u anadillerinin Kürtçe ve lehçeleri olduğunu belirtirken Kürt etnik kimliğinde olanların diğerlerine kıyasla işkenceye daha fazla maruz kaldığı anlaşılmaktadır. Buna istinaden, Silvan/Bameydan Köyünde çıplak arama/ soyma ve işkence ile bir aileden 5 kişinin gözaltına alındığı görüntüler, keyfi ve hukuksuz yöntemlerin vahametini gözler önüne sermektedir.
Buna göre;
İ- Rapora göre sokak ve açık alanlar işkence mekânı haline gelmiştir. Örneğin; gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların cezalandırılması talebi ile demokratik protesto hakkını kullanmak isteyen Cumartesi Anneleri/İnsanları'nı engellemek amacıyla çevik kuvvet polislerinin "güvenlik çemberi" adı altında bir uygulama yaptığı ve çember içerisindeki hak ihlalleri ve işkencenin görüntülenmesini de keyfi olarak engellediği bilinmektedir. Herhangi bir yasal dayanağı olmayan "Güvenlik çemberi" denilen bu uygulama son olarak da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın gerçekleştirmek istediği basın açıklamasında da gerçekleştirilmiş olup taban maaş hakkını savunan öğretmenler ters kelepçe uygulanarak darp edilmiştir. Öğretmenlere işkence yapan kamu görevlileri ve polis amirleri hakkında bir soruşturma açmayı düşünüyor musunuz? "Güvenlik çemberi" denilen bu uygulamanın yasal dayanağı var mıdır? Varsa neye dayanılarak bu uygulama yapılmaktadır?
2022 yılında işkence ve kötü muamele uyguladığı gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılıklarında kaç kamu görevlisi hakkında, kaç soruşturma dosyası ele alınmıştır? Bu dosyalardan kaçı davaya dönüşmüştür?
2022 yılında, işkence suçunu tanımlayan TCK Madde 94 kapsamında yargılanan kamu görevlilerinin sayısı ve karara bağlanan dosyası kaçtır? Davaların karara göre dağılımı ne olmuştur? Kaç kamu görevlisi bu davalarda ceza almıştır?
Son yıllarda işkence uygulanan birimler arasında hastanelerin de belirmeye başladığı izlenmiştir. TİHV yapılan başvuruların 32'si gözaltı sırasında hastanede de işkenceye maruz kaldığını aktarmıştır. Başvurucular ilk sırada Bayrampaşa Devlet Hastanesi, Haseki Eğitim Araştırma Hastanesi ile Eyüpsultan Devlet Hastanesi'ni işkence mekânı olarak tanımlamıştır. İşkence suçlarına sağlık çalışanlarının da tanık olduğu veya işkence suçlarına göz yumduğunu/ortak edilmeye çalışıldığı düşünüldüğünde ilgili hastanelerde süren bir soruşturma var mıdır?
Cezaevlerindeki işkence iddialarına ilişkin kaç kamu görevlisi hakkında adli/idari soruşturma başlatılmıştır? Bu soruşturmalar nasıl sonuçlanmıştır?
Personelinizin işkence ve kötü muamelenin önlenmesi, işkence iddialarının BM İstanbul Protokolü'nün öngördüğü biçimde etkin bir şekilde araştırılması ve belgelendirilmesi konusunda eğitimi için hangi çalışmalar yapılmaktadır veya planlanmaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1285319 sayılı yazı.
İlgi. yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili İskender Bayhan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/4125 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden Numâhl2 - C9Hkvvt - thstljJre - 3TVE3ÜR ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-734-3246/6115 Konu : Yazılı soru önergesi 20 / K /2023
Sayın İskender BAYHAN İstanbul Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/4125 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Anayasanın;
I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,
2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,
3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,
4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Mİ 1Xh79 - hHKABKH - nirPWGe - j C2İZUCZ ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır. "
N- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Adli istatistikler sanık ve suç esas alınarak derlenmektedir. Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "İşkence" kenar başlıklı 94. ve "Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence" kenar başlıklı 95. maddeleri uyarınca Cumhuriyet başsavcılıklarında açılan ve sonuçlanan soruşturma dosya sayıları ile ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan davalardaki suç ve karar sayılarına ait istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün "https://www.adlisicil.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden MJİXh79 - hHKABKH - nirPWGe - j CİZUC- ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan