Türkiye'deki cezaevlerinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin
Kaynak göster
Kamuran Tanhan (DEM Parti), 2 Ağustos 2023 tarihinde 7/2705 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 210 gün sonra, 28 Şubat 2024).
Kamuran Tanhan (DEM Parti, Mardin). “Türkiye'deki cezaevlerinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/2705, 2 Ağustos 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-2705-turkiye-deki-cezaevlerinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/bf8b4bc6-5c21-4656-84b4-0189ba35f341
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 210 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla dilerim.
TANHAN
Türkiye cezaevleri başta yaşam hakkı olmak üzere işkence, kötü muamele ve her türlü hak ihlallerinin yaşandığı mekânlar olmaya devam ediyor. Sivil toplum örgütlerince hazırlanan raporlarda işkence ve kötü muamele uygulamalarının arttığı görülürken ifade ve haberleşme özgürlüğü ihlalleri yaşanmaktadır.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi, "Türkiye Hapishanelerinde Hak İzleme Raporu"nu 31 Temmuz 2023 tarihinde açıkladı. Açıklanan bu rapora göre, 58 ilde bulunan 153 cezaevinde yapılan başvurular yer almıştır. Bu başvurular kapsamında en aZ 10 bin 789 ihlalin yaşandığını belirtilmiştir. Bu rapor kapsamda, 359 gazetenin verilmediği, 1 kitap kotasının konmasından dolayı hediye gelen kitapların verilmediği, yasaklı kitaplar gerekçe gösterilerek toplatıldığı, Kürtçe kitap, dergi, mektupların gönderilmediği veya verilmediği, iç postaların engellendiği ve Türkçe bilmeyen tutukluların ise bu konudaki tüm haklarının ihlal edildiği belirtilmiştir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Türkiye'deki toplam cezaevi sayısı ve kapasiteleri kaçtır? Bu cezaevlerinin bölgelere göre dağılım sayısı nedir?
Bakanlığınız cezaevlerinde bulunan güvenlik güçleri ve personelleri için insan hakları eğitimi ve farkındalık programları gerçekleştirmeyi planlıyor mu?
İHD'nin raporunda belirtilen ihlaller hakkında bakanlığınız tarafınızdan yapılan bir inceleme ve soruşturma mevcut mudur? Mevcutsa, bu soruşturmaların sonuçları ve alınan tedbirler nelerdir?
Cezaevlerindeki kitap, dergi ve mektup gönderimine yönelik kotalar ve yasaklar hangi gerekçelerle uygulanmaktadır ve bu gerekçelerin yasal dayanağı nedir?
Türkiye'deki cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülere kaç kitap hakkı verilmektedir? . Türkiye cezaevlerinde Kürtçe kitap, dergi ve iç posta engeli, mahkumların iletişim özgürlüğünü nasıl etkilemektedir? Kürtçe materyallerin engellenmesi, Kürt tutukluların haklarını nasıl etkilemektedir?
Belirli dillere yönelik kitap, dergi ve mektup gönderiminde hangi kriterler göz önünde bulundurulmaktadır ve hangi diller bu kapsamda değerlendirilmektedir?
Türkçe bilmeyen tutukluların dil haklarının ihlali ile ilgili olarak alınan önlemler ve yapılan düzenlemeler nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1261882 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/2705 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Eiğoebi isi
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı :E-56020453-610-549-3452/6431 Konu : Yazılı soru önergesi 22. / 02024,
Sayın Kamuran TANHAN Mardin Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/2705 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
I- A) Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 62. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci Mevzuat Genel Müdürlüğü fıkrasında hükümlünün, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında resmi kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınların, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verileceği; eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitaplarının denetime tâbi tutulamayacağı; üçüncü fıkrasında kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayının hükümlüye verilmeyeceği; dördüncü fıkrasında ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hâli dışında Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazetelerin, ceza infaz kurumuna kabul edilmeyeceği, yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığının yetkili olduğu,
B) 5275 sayılı Kanunun, "Kütüphaneden yararlanma" kenar başlıklı 61. maddesinin birinci fıkrasında, ceza infaz kurumlarında, kurumun büyüklüğüne göre, kütüphane veya kitaplık oluşturulacağı, kütüphanelerde veya kitaplıklarda verilen derslere kaynaklık edecek kitapların yanı sıra olanaklar ölçüsünde hükümlülerin boş zamanlarını değerlendirmelerini, okuma alışkanlığı edinmelerini ve kültür bakımından ufuklarını geliştirmelerini sağlayacak kitapların da bulundurulacağı,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Hükümlü ve tutukluların odalarında bir defada bulundurabilecekleri kitap sayısıyla ilgili olarak, ceza infaz kurumu eğitim kurulları tarafından, 5275 sayılı Kanunun 35. maddesi, Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkındaki Yönetmeliğin 8. maddesi, Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinin 10, 11, 12 ve 30. maddeleri uyarınca uygulama yapılmakta olup, hükümlü ve tutukluların odalarında bulundurabilecekleri kitap sayısı ile ilgili herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır.
Ancak, özellikle mevcudu kalabalık ceza infaz kurumlarında, odalardaki düzensizliğin, bulundurulması yasak eşyaların ve örgütsel dokümanların saklanmasının, aramalar sırasında yaşanabilecek olumsuzlukların ve oda yakma olaylarında kitap ve dokümanların kullanılmasının önlenmesi amacıyla Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinin 30. maddesinde yer alan "Verilecek yayın sayısı, kütüphane ve kitaplık hizmetlerini aksatmayacak, oda veya koğuş düzenini bozmayacak şekilde, oda veya koğuştaki hükümlü ve tutuklu mevcudu ile kütüphane veya kitaplıkta bulunan yayın sayısı dikkate alınarak eğitim kurulu kararıyla belirlenir." hükmü uyarınca eğitim kurulunca alınan kararla hükümlü ve tutukluların odalarında bulundurabilecekleri kitap sayısında sınırlamaya gidilebilmektedir.
HI- 5275 sayılı Kanunun, "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahip olduğu, hükümlünün usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebileceği; ikinci fıkrasında, hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafların mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince Mevzuat Genel Müdürlüğü denetleneceği; üçüncü fıkrasında, kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği; dördüncü fıkrasında, hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgrafların denetime tâbi olmadığı, bu iletilerin, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabileceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular anılan maddede belirtilen kısıtlama sebeplerini içermemesi kaydıyla mektup, faks ve telgraflarını gönderebilmekte, kendilerine gelen mektup, faks ve telgrafları kabul edebilmektedirler.
IV- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden;
A) Ceza infaz kurumları ve denetimli serbestlik müdürlüklerinde görevli personel için "İnsan hakları" konulu eğitimlerin, her yıl yapılan personel eğitim planlamaları dahilinde 25 farklı eğitim programında gerçekleştirildiği,
B) 21/09/2023 tarihi itibarıyla Ülke genelinde 407 adet ceza infaz kurumu bulunduğu,
C) Ülkemizdeki tüm ceza infaz kurumlarında iş ve işlemlerin, başta 5275 sayılı Kanun olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde ve insan onuruna saygı ilkesi esas alınarak yürütüldüğü,
Anlaşılmıştır.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan