Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin
Kaynak göster
Serhat Eren (DEM Parti), 11 Eylül 2023 tarihinde 7/4129 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 70 gün sonra, 20 Kasım 2023).
Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/4129, 11 Eylül 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-4129-buca-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1c142d2f-57b2-408f-b588-018a882ecf97
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 70 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Halis Dağhan, gönderdiği mektubunda,
"1-Cezaevinde siyasi tutsakların farklı blok ve koridorlarda, FETÖ, IŞİD ve adlilerle iç içe tutulduğunu, tutsak Deniz Ataş'ın adli faşist mahpuslar tarafından tehdit edildiğini, saldırıya uğradığını, böylelikle siyasi tutsakların hem tecrit altında tutulduğunu, hem de tutsaklara psikolojik baskı yapıldığını,
SORULAR
Kaldıkları hücrelerde yeterli hava sirkülasyonu olmadığını, yeterli güneş almadığını, pencerelerde demir parmaklıklar olduğu gibi bir de sineklik tipi demir tellerin olduğunu, bu tellerin de hava girişini engellediğini, görüş açılarının 2-3 metreye kadar indiğini, sürekli halsizlik ve bitkinlik yaşadıklarını, bunun sağlıklarını bozacağını, nitekim görme problemlerinin başladığını, tüm gün zaten hücrede tutulduklarını ve gökyüzünü göremediklerini,
Hücrenin içinde 24 saat odayı gören kameraların bulunduğunu, kameraların banyo tuvalet ve yatak dahil tüm yaşam alanını 24 saat izlediğini ve kaydettiğini, mahremiyet alanı ve özel yaşamlarının kalmadığını, izlenmekten dolayı ağır psikolojik baskı altında kaldıklarını,
Gardiyanların her gün onlarca kez hücrelerine girdiğini, kapıyı sertçe açıp sertçe çarptıklarını, bu yolla tehdit edildiklerini, can güvenliklerinin olmadığını,
Kaldıkları hücrede havalandırmanın bulunmadığını havalandırma için başka bir bölüme götürüldüklerini, günde sadece 2 saat havalandırmaya çıkarıldıklarını, ağırlaştırılmış müebbet hükümlü koşullarında tutulduklarını,
Çamaşırlarını, nevresim ve battaniyelerini daracık hücrede yıkayıp aynı yerde kurutmaya çalıştıklarını, bir tişörtün iki günde ancak kuruduğunu, bütün nemin hücrede kaldığını, hücrenin rutubetli ve boğucu hale geldiğini, bu durumun akciğer hastalıklarına sebebiyet verebileceğini, sağlıklarıyla kasıtlı olarak oynandığını, bunun bir idam politikası olduğunu,
7/- Spor ve sohbet gibi faaliyetlerden yararlanamadıklarını, siyasi tutsakların bu hapishanede 20 kişi olduğunu ama altı grup halinde faaliyetlere çıkarıldıklarını, böylece sosyal tecrit politikasının uygulandığını" anlatmıştır.
Aynı hapishanedeki Şaban Sidal da gönderdiği mektubunda,
"Bu cezaevinin mimari yapısının ağırlaştırılmış müebbet veya tehlikeli dedikleri hükümlülere göre olduğunu, kendisinin ağırlaştırılmış müebbet veya tehlikeli yükümlü olmadığını, normal müebbet ceza alan bir tutsak olduğunu, buna rağmen tek kişilik hücrelerde tutulduklarını, daha önce kaldıkları cezaevlerinde sahip olduğu hakların hiçbirini kullanamadıklarını, örneğin diğer cezaevlerinde gün doğumundan gün batımına kadar havalandırmaya çıkabildiklerini ancak burada günde sadece 2 saat havalandırmaya çıkarıldıklarını, üstelik pencerelerin tel örgülerle kapatılmış olduğunu, gökyüzünü göremediklerini, yeterince hava alamadıklarını ve siyasi tutsakların birbirinden ayrı tutulduğunu" anlatmıştır.
Bu bağlamda,
I. Cezaevinde siyasi tutsakların farklı blok ve koridorlarda tutulmalarının sebebi nedir?
Siyasi tutsakların FETÖ, IŞİD ve adlilerle iç içe tutulmasının amacı nedir? Siyasi tutsakların can güvenliği konusunda alınmış önlemler var mıdır?
Deniz Ataş isimli tutsağa saldıran, hakaret ve tehdit eden mahpus hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Deniz Ataş'ın can güvenliği sağlanmış mıdır?
Tek kişilik hücre tipi odaların güneş görmemesinin ve yeterli havalandırmaya sahip olmamasının mahpusların sağlığı üzerindeki etkilerine yönelik Kurumunuz tarafından yapılan bir çalışma var mıdır?
Havalandırma alanının ve pencerelerin üzerine sık bir şekilde tel örülmesinin amacı nedir? Bu tellerin insan sağlığı üzerine olumsuz etkileri Kurumunuz tarafından değerlendirilmekte midir?
Çamaşırların odada kurutulması sebebiyle oluşan rutubeti engellemek için bir şey yapmayı düşünüyor musunuz?
Yüksek güvenlikli hapishanelerin inşa edilme amacı nedir ve hangi mahpuslara özel olarak inşa edilmişlerdir?
Adı geçen tutsaklar ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olmadıkları halde neden tutulma koşulları ağırlaştırılmış müebbet koşullarıdır?
Hücrenin içinde tüm mahremiyet alanını kaydeden kameraların kanuni dayanağı nedir?
Tahrik edici davranışlarda bulunan gardiyanlarla ilgili soruşturma açılmış mıdır?
II. Siyasi tutsakların spor ve sosyal faaliyetlere bir arada çıkarılmamasının kanuni dayanağı nedir?
Tüm hapishanelerdeki insansızlaştırma, yalnızlaştırma, izole etme sonucunu doğuran ve bir şekilde yasal kılıfı oluşturulan tecrit sisteminin evrensel hukuktaki yeri nedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1285319 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/4129 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı :E-56020453-610-738-3311/6207 Konu : Yazılı soru önergesi | 201 44/2023
Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/4129 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi tutsak" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.
II- 5275 sayılı Kanunun;
A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanmmaksızın uygulanacağı,
B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fikrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.
NI Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi fal. ile erişebilirsin
Mevzuat Genel Müdürlüğü kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
IV- A) 5275 sayılı Kanunun 8., 9. ve 10. maddeleri uyarınca kapalı ceza infaz kurumları, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları ve kadın kapalı ceza infaz kurumları firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fiziki engellerle donatılmış tesislerdir.
B) Adalet, İçişleri ve Sağlık bakanlıkları arasında imzalanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve Nakilleri ile Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokolün "Ceza İnfaz Kurumlarında Dış Kontrol ve Arama" başlıklı. Üçüncü Bölümünde yer alan "Kurumların teknik donanımı" kenar başlıklı 15. maddesinde, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumundan başlamak üzere, mevcut kapalı ceza infaz kurumlarının dış korumasındaki aydınlatma, kule, tel örgü, kafes tel, ihata duvarı, dinleme cihazı, kamera, nöbetçi kulübeleri, kapı ve pencere demirleri ve elektronik kontrol cihazları gibi fiziki noksanlıkların giderilmesi suretiyle, tünel kazılarak vuku bulacak firarları önlemek amacıyla, Bakanlığımızca bütçe imkânları ölçüsünde gerekli tedbirlerin alınacağı, yeni yapılacak ve yapılmakta olan ceza infaz kurumlarında da aynı fiziki tedbirlerin alınarak uygulamaya konulacağı hükmüne yet verilmiştir.
Ceza infaz kurumlarında, firar ve benzeri olaylar ile güvenlik zafiyetine meydan verilmemesi için yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca kamera sistemi kullanılmaktadır. Söz konusu uygulamalar ulusal mevzuat, uluslararası cezaevi kuralları ve temel insan hakları gözetilerek gerçekleştirilmektedir.
V- "Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümler" konulu, 27/07/2007 tarihli ve 46/1 Nolu Genelgenin "Eğitim-Öğretim Çalışmaları, Sosyal-Kültürel ve Sportif Faaliyetler" başlıklı Üçüncü Bölümünün "A- Gehel Esaslar" kısmının | ilâ 5. maddelerinde, eğitim-öğretim çalışmaları ile sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlerin Standartlar Sistemi çerçevesinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanarak kurumlara gönderilen "eğitim haritası" kapsamında yürütülmesi ile bu amaçla yapılacak duyuru, seçim ve yerine getirmeye ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Anılan Bölümün "B- Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumlarındaki Eğitim-Öğretim Çalışmaları, Sosyal-Kültürel ve Sportif Faaliyetlere İlişkin Esaslar" kısmının 1. maddesinde
DERE
Mevzuat Genel Müdürlüğü ise yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında ve kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan hükümlü ve tutukluların, bireysel veya 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif çalışmalardan genel esaslar çerçevesinde yararlandırılacağı belirtilmiştir.
VI- 28/03/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Kapıların açılmaması ve temasın önlenmesi" kenar başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında, odaların havalandırma bahçesine açılan kapılarının açılış ve kapanış saatlerinin, kurumların fiziki yapıları, kapasiteleri, mevcutları ve bölgenin coğrafi koşulları değerlendirilerek, bu hususların kurum iç yönergesinde düzenleneceği hükmüne yer verildiği malumlarıdır.
VI- İzmir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 28/09/2023 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümözlünün İzmir 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 24/02/2023 tarihinde Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği,
B) Kurumda oda veya koğuş yerleştirme işlemlerinin 5275 sayılı Kanun ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde suç grupları ve türleri, risk durumları, yaş, cinsiyet, Kurum güvenliği gibi kriterlere göre, Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapıldığı,
C) Kurumda bulunan kameraların sadece ortak yaşam alanlarını görüntüleyecek şekilde kurulu bulunduğu ve herhangi bir mağduriyet yaşanmadığı, aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,
Ç) Kurumda bulunan oda ve kısımlarda iklim koşulları gözetilerek yeterli havalandırmanın sağlandığı, hükümlü ve tutukluların havalandırma hakları konusunda bir kısıtlamanın söz konusu olmadığı,
D) Kurumda, hükümlülere ve tutuklulara kötü muamele ve ayrımcılık yapılmasının söz konusu olmadığı, tüm iş.ve işlemlerin mevzuat hükümleri çerçevesinde ve insan onuruna saygı ilkesi esas alınarak gerçekleştirildiği, keyfi uygulamanın söz konusu olmadığı,
E) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan