Tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş ürünlerin bazı marketlerde satışa sunulduğu iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 26 Şubat 2026 tarihinde 7/41647 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ticaret Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 50 gün sonra, 17 Nisan 2026).
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “Tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş ürünlerin bazı marketlerde satışa sunulduğu iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41647, 26 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41647-tavsiye-edilen-tuketim-tarihi-gecmis-urunlerin-bazi-marketlerde-satisa-sunuldugu-iddiasina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1b7020a6-b3d6-4f6f-b25f-019caeb88ad7
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 50 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Ticaret Bakanı Sayın Ömer BOLAT tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Cc. CANT ag
Türkiye'de son yıllarda derinleşen ekonomik kriz, gıda enflasyonundaki kontrolsüz yükseliş ve alım gücünün tarihsel seviyelere gerilemesi, toplumun en savunmasız kesimleri | olan emekli, engelli ve öğrencileri "beslenme hakkı" ile "hayatta kalma içgüdüsü" arasında imkânsız bir tercihe zorlamaktadır. Nefes Gazetesi'nden İlke Çıtır tarafından kaleme alınan "Tarihi geçmiş gıda market rafında" başlıklı saha haberi, bu acı tablonun ulaştığı korkunç boyutu Eskişehir örneği üzerinden tüm Türkiye'nin gündemine taşımıştır.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Haberde yer alan veriler ve vatandaş beyanları, toplumun temel gıdaya erişim stratejisinin artık "ucuz üründen" ziyade "tarihi geçmiş, bozulma riski taşıyan ürüne" evrildiğini kanıtlamaktadır. "Yenir Market" ve benzeri işletmelerde, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) üzerinden aylar geçmiş, hatta bir yıla yaklaşmış gıdaların satışa sunulması, "israfı önleme" maskesi altında bir "yoksulluk piyasası" yaratıldığını göstermektedir. Bilimsel olarak TETT ve Son Kullanma Tarihi (SKT) arasındaki teknik fark; ürünün besin değerini, dokusunu ve mikrobiyolojik güvenliğini koruduğu süreyle doğrudan ilintilidir. Ancak bir yıllık gecikmelerin, gıda üzerinde toksik etkiler yaratma ve halk sağlığını kitlesel olarak tehdit etme riski barındırdığı yadsınamaz bir gerçektir.
Haberde görüşlerine yer verilen lise öğrencilerinin, okul kantinlerindeki fahiş fiyatlar nedeniyle 30 Tİ.'ye tarihi geçmiş noodle alarak karınlarını doyurmaya çalışmaları oluşturmaktadır. 75 yaşındaki emeklilerin sabahtan akşama kadar ucuz gıda peşinde tramvaylarla şehir turu yapması ve "hakkımı helal etmiyorum" feryatları, sosyal devlet ilkesinin yerini "çaresizlik ekonomisine" bıraktığının tescilidir.
Vatandaşın "zehirlenmeyi göze alarak" alışveriş yaptığı bu marketlerin önündeki kuyruklar, bir israf savaşı değil, bir hayatta kalma savaşıdır. Devletin asli görevi olan denetim mekanizmalarının bu noktada esnemesi ve ekonomik yoksulluğun bu denli normalleştirilmesi; hem Anayasa'nın 2. maddesindeki "Sosyal Hukuk Devleti" ilkesine hem de 56. maddesindeki "Herkesin sağlıklı bir çevrede ve sağlıklı bir şekilde yaşama hakkına" açıkça aykırıdır. Bu bağlamda, gıda güvenliği denetimlerinin sıkılaştırılması ve yoksulluğun halk sağlığı felaketine dönüşmemesi için acil önlemler alınması kaçınılmazdır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Nefes Gazetesi'nden İlke Çıtır imzasıyla yayımlanan "Tarihi geçmiş gıda market rafında" başlıklı haberde, bazı işletmelerin Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) üzerinden 12 ay geçmiş ürünleri sattığı belgelenmiştir. Bu durum, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "ayıplı mal" hükümleri ve tüketicinin sağlık ve güvenliğinin korunması temel hakları çerçevesinde Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?
Söz konusu işletmelerin "İsraf Savaşçısı" gibi sloganlar kullanarak tarihi geçmiş ürünleri pazarlaması, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği uyarınca tüketiciyi aldatıcı veya tecrübesizliğini istismar edici bir uygulama değil midir? Bu işletmelere yönelik "Haksız Ticari Uygulama" incelemesi başlatılmış mıdır?
Haberde vurgulanan, büyük zincir marketlerin "stok dışı" bıraktığı tarihi geçmiş veya son kullanma tarihi yaklaşmış ürünlerin bu tür "indirimli" marketlere transfer edilmesi süreci Bakanlığınızın "Ürün Takip Sistemi" veya ticari denetim mekanizmaları ile izlenmekte midir? Gıda tedarik zincirinde tarihi geçmiş ürünlerin yeniden satışa sunulması ticari etik ve mevzuat açısından uygun mudur?
Emeklilerin ve öğrencilerin "zehirlenme riskini" göze alarak bu marketlerin önünde kuyruğa girmesi, piyasadaki haksız fiyat artışlarının ve fahiş kâr marjlarının bir sonucu mudur? Bakanlığınızın "Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu", dar gelirliyi bu tür riskli alışverişe iten temel gıda fiyatlarındaki manipülasyonları engellemek adına 2026 yılı için hangi somut tedbirleri almıştır?
. Haberde yer alan öğrencilerin 30 TL'ye tarihi geçmiş ürünle karnını doyurmaya çalışması, okul kantinlerindeki fiyat denetimlerinin yetersizliğini mi göstermektedir? Okul kantinleri ve çevresindeki işletmelerde fiyat — kalite dengesini korumak adına Ticaret İl Müdürlükleri tarafından son bir yılda yapılan denetim sayısı kaçtır?
. TETT ve SKT ayrımı üzerinden yürütülen bu ticari modelin, tüketicinin bilgisizliğinden faydalanarak bir "yoksulluk fırsatçılığına" dönüşmesini engellemek için bu tür ürünlerin etiketlerine; "Tarihi Geçmiştir", "Besin Değeri Kaybolmuştur" gibi büyük puntolu ve uyarıcı ibarelerin eklenmesi konusunda bir düzenleme yapılacak mıdır?
. Bakanlığınız bünyesindeki Tüketici Konseyi'nde, ekonomik kriz dönemlerinde artan "tarihi geçmiş ürün satışı" ve bunun dar gelirli gruplar üzerindeki sosyo-ekonomik etkileri üzerine bir çalışma yapılmış mıdır?
. Haberde adı geçen işletmelerin, TETT'si geçmiş ürünleri 9080 indirimle satarken faturasız veya kayıt dışı ticari işlem yapıp yapmadığına dair bir mali denetim veya piyasa gözetimi gerçekleştirilmiş midir? buy
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·
İlgi (o : 11.03.2026 tarihli ve 43452547-120.07.04-E.1815214 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, Mersin Milletvekili Sayın Mehmet Emin EKMEN tarafından verilen 7/41647 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Prof. Dr. Ömer BOLAT
Bakan Ek: Soru Önergesi Cevabı (2 Sayfa) Telefon No: 4491367 Faks No: 4491341 Zehra CAN İ ikin ire İnternet Adresi: www.ticaret.gov.tr Telefon No: 4491367 Ri piki
TİCARET BAKANLIĞI
Mersin Milletvekili Sayın Mehmet Emin EKMEN'e Ait 7/41647 Sayılı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevaplar:
Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla, önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:
1. 8) Bakanlığımızca, başta temel ihtiyaç ve gıda ürünleri olmak üzere, fiyat istikrarı ile piyasa dengesinin korunmasına yönelik denetim faaliyetleri; serbest piyasa ilkeleriyle uyumlu şekilde, rekabetin sağlıklı işleyişinin temini ve tüketicinin korunması hedefleri doğrultusunda kesintisiz olarak yürütülmektedir. Bu kapsamda, Bakanlığımıza iletilen tüm ihbar ve şikâyetler titizlikle incelenmekte olup, üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler günlük ve rutin olarak denetlenmekte; elektronik ticaret pazar yerleri de dâhil olmak üzere piyasadaki fiyat hareketleri yakından takip edilmektedir. Ticaret İl Müdürlüklerimiz tarafından, 2026 yılında yaklaşık 12 bin işletme ve 110 bin ürün; son bir yılda ise yaklaşık 90 bin işletme ve 700 bin ürün denetlenmiş olup, aykırılık tespiti hâlinde Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından gerekli idari yaptırımlar ivedilikle uygulanmaktadır.
Bilindiği üzere, ülkemizde tüm gıda ürünlerinin piyasa gözetim ve denetim görev, yetki ve sorumluluğu Tarım ve Orman Bakanlığımızın uhdesinde bulunmaktadır. Bununla birlikte, tüketicilerimizin ekonomik çıkarlarının korunması amacıyla, ürünlerin etiketleri ve reklamlarındaki fiyat gösterimleri, indirimli satışlar ve ürünlerin niteliği konusunda bilgilendirme gibi tüketicilere yönelik gerçekleştirilen tüm ticari uygulamalar, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelikler kapsamında Bakanlığımızca denetlenmektedir.
Gıda perakendeciliği sektöründe faaliyet gösteren firmaların, stok yönetimi ve israfı önleme kapsamında birtakım kampanyalar düzenlediği Bakanlığımızın bilgisi dahilinde olup, söz konusu uygulamalar çerçevesinde son tüketim tarihi geçen gıdaların, bilinçli ve planlı bir şekilde satışının yapıldığı yönünde Bakanlığımıza herhangi bir başvuru yapılmamıştır. Bununla birlikte, söz konusu kampanyaların indirimli satış kampanyası kapsamında veya fırsat başlığı altında düzenlenmesi veya reklamlarda malın son tüketim tarihi hakkında yanıltıcı bilgi verilmesi durumunda yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde gerekli denetimlerin yürütülmesi mümkündür.
Diğer taraftan, Bakanlığımız görev ve yetki alanı kapsamında, tüketicilerimizin bilgilendirilmesine ve farkındalığın artırılmasına, böylece tüketicilerimizde bilinçli tüketim alışkanlığının kazandırılmasına yönelik faaliyetler yürütülmektedir. Bu bağlamda, tüketici profili ve bilincinin belirli periyotlarla ölçümlenmesi ve bu doğrultuda alınacak aksiyonların belirlenmesi ihtiyacına binaen, Bakanlığımız tarafından 2014 yılından itibaren "Tüketici Profili ve Bilinç Düzeyi Araştırması" gerçekleştirilmekte ve araştırma sonuçları rapor haline getirilerek kamuoyuyla paylaşılmaktadır. Bununla beraber, Türkiye genelinde israfın boyutlarını belirlemek; israfın yoğun olarak gerçekleştiği tüketim alanlarını ortaya koymak ve böylece israfı önlemeye yönelik yapılacak iletişim çalışmalarına kaynaklık edecek bulgulara ulaşmak amacıyla, Bakanlığımızca "Türkiye İsraf Araştırması" ilk kez 2017 yılında yayımlanmıştır. İsrafa ilişkin yapılan bu verimli çalışma, 2018 yılında kapsamı daha da genişletilerek tekrardan yapılmış ve iki yıl arasında kıyaslamalar eklenerek israfa ilişkin önemli bulgular ortaya konulmuş ve bu bulgular ilgili tüm taraflarla paylaşılmıştır.
Bununla birlikte, son kullanma tarihi yaklaşmış, paketleme veya üretim hatası bulunan, ihracat veya ihtiyaç fazlası gibi sebeplerden dolayı değerini kaybeden veya zayi olacak ürünlerin ihtiyaç sahiplerine bağışlanması esasına dayanan, bağışlanmış gıda, giysi, temizlik ve hijyen ürünlerini toplayan, ayrıştıran, depolayan ve ihtiyaç sahiplerine dağıtan bir sivil toplum örgütlenmesi olan "Gıda Bankacılığı" sistemi ülkemizde oluşturulmuştur. Her ne kadar gıda bankacılığı sadece gıdayla ilgili gibi görünse de, gıda dışında giyecek ve temizlik maddesi gibi temel ihtiyaç ürünleri de gıda bankacılığı faaliyet alanında yer almaktadır. Ülkemizde, belediyeler ve dernek-vakıf gibi STK'lar bünyesinde gıda bankacılığı faaliyetleri yürütülmektedir.
Son olarak, "Ürün Takip Sistemi" ile ilgili çalışmalar T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.