10 Ekim 2025'te İstanbul'da saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden bir gazeteci ile ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin
Kaynak göster
Ayten Kordu (DEM Parti), 27 Şubat 2026 tarihinde 7/41787 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Ayten Kordu (DEM Parti, Tunceli). “10 Ekim 2025'te İstanbul'da saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden bir gazeteci ile ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/41787, 27 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-41787-10-ekim-2025-te-istanbul-da-saldiriya-ugrayarak-hayatini-kaybeden-bir-gazeteci-ile-ilgili (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/06b1c74f-59c8-470a-86b9-019cad596daf
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 230 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Akın GÜRLEK tarafından Anayasa'nın 98"inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Ayten KORDU Tunceli Milletvekili
Ekoloji mücadelesinin öncü isimlerinden biri olarak maden sahaları, baraj projeleri, orman tahribatı ve çevre yıkımı üzerine hazırladığı belgesellerle tanınan; büyük şirketlere karşı açılan davalarda tanıklık yaparak kamu yararını savunan ve bu nedenle haberleştirdiği rant projelerinin de hedefinde bulunan gazeteci, çevre aktivisti ve yönetmen Hakan Tosun, İstanbul'un Esenyurt ilçesinde 10 Ekim tarihinde uğradığı saldırı sonucu 13 Ekim'de hayatını kaybetmiştir. Hakan Tosun'un hunharca katledilmesinin ardından yaşananlar ciddi hukuki tartışmaları da beraberinde getirmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, olay anına ilişkin görüntü çözüm tutanaklarında; katiller Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin'in Hakan Tosun'a defalarca tekme attığı, başını aşağı çekerek hedef aldığı ve yerde hareketsiz haldeyken darp eylemini sürdürdüğü belirtilmektedir. Adli Tıp Kurumu raporunda ise ölüm nedeninin kafatası ve yüz kemik kırıkları, kafa içi kanama ve beyin doku harabiyeti olduğu açıkça ifade edilmiştir. Ambulans personelinin beyanına göre Hakan Tosun olay yerinde bilincini kaybetmiş durumdadır.
Buna karşın Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan fezlekede, dosyanın ağır ceza mahkemesi görev alanına girdiği gerekçesiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği; ancak fezlekede eylemin "ağır yaralama" kapsamında değerlendirilmesi yönünde bir çerçeve çizildiği belirtilmektedir. Ayrıca fezlekede, katillerin eylemlerinin "maktulün ilk haksız fiilinin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işlendiği" yönünde bir değerlendirmeye yer verildiği kamuoyuna yansımıştır. Bu ifade, olası bir "tahrik" indirimi tartışmasını gündeme getirmektedir.
Öte yandan müşteki tarafın avukatları tarafından soruşturma aşamasında yapılan birçok talebin reddedildiği belirtilmiştir. Özellikle olayın gerçekleştiği bölgedeki en net kamera görüntülerinin şüpheli ailesi tarafından temin edildiği, bazı görüntülerin silinmiş olabileceği iddiası ve bu görüntülere müşteki tarafın ulaşamadığı yönündeki beyanlar son derece ciddidir. Delillerin korunması ve karartılmasının önlenmesi ceza muhakemesinin temel ilkelerindendir.
Ayrıca Esenyurt Mevlana Karakolu'nda görevli polislerin HTS kayıtlarının incelenmesi ve şüphelilerle olası iletişim bağının araştırılması yönündeki taleplerin reddedildiği ifade edilmiştir. Hakan Tosun'un kimliksiz şekilde defnedilmeye çalışıldığı ve ailesine 27 saat boyunca haber verilmediği yönündeki iddialar ise soruşturmanın sağlıklı yürütülüp yürütülmediğine ilişkin kamu vicdanında ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Basın ve ifade özgürlüğü kapsamında faaliyet yürüten bir gazetecinin yaşamını yitirdiği bu olayda, soruşturmanın şeffaf, tarafsız ve etkin biçimde yürütülmesi hem adil yargılanma hakkının hem de yaşam hakkının korunması bakımından zorunludur.
Bu kapsamda;
SORULAR
Hakan Tosun'un ölümüyle ilgili soruşturmada eylemin "ağır yaralama" kapsamında değerlendirilmesinin hukuki gerekçesi nedir? Olası kastla öldürme veya kasten öldürme suç tipleri yönünden değerlendirme yapılmış mıdır?
Fezlekede yer aldığı belirtilen "haksız fiilin doğurduğu öfke" değerlendirmesi hangi somut delillere dayandırılmıştır?
Olay anına ilişkin kamera görüntülerinin bir kısmının silindiği iddiası araştırılmış mıdır?
Görüntülerin tamamına savcılık makamınca el konulmuş mudur?
Şüpheli yakınlarının kamera kayıtlarına eriştiği iddiası doğru mudur? Delil güvenliği açısından bu konuda herhangi bir soruşturma yürütülmekte midir?
Esenyurt Mevlana Karakolu'nda görevli polislerin şüphelilerle öncesinde görüşme yapıp yapmadıklarına anlaşılması için HİS kayıtlarının incelenmesi talebi neden reddedilmiştir?
Şüpheliler ile kamu görevlileri arasında herhangi bir iletişim bağı araştırılmış mıdır?
Maktulün kimliksiz şekilde defnedilmeye çalışıldığı ve ailesine geç haber verildiği iddiaları hakkında idari veya adli inceleme başlatılmış mıdır? ii hla$I
Müşteki avukatlarının soruşturma aşamasında sunduğu taleplerden kaç tanesi kabul edilmiş, kaç tanesi hangi gerekçeyle reddedilmiştir?
Soruşturmanın tarafsız, bağımsız ve etkin yürütülmesini sağlamak amacıyla Bakanlığınızca herhangi bir denetim veya teftiş mekanizması işletilmiş midir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir